# Milli eğitim bakanlığının teşkilat ve görevleri hakkında kanuna geçici madde eklenmesi (s.s.428)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Kamer Genç (Tunceli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 22. Birleşim
- **Tarih:** 24 Kasım 2009
- **Gündem:** MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUNA GEÇİCİ MADDE EKLENMESİ (S.S.428)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2009-11-24-milli-egitim-bakanliginin-teskilat-ve-gorevleri-hakkinda-kanuna-gecici-3

> Kamer Genç, 24 Kasım 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 22. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUNA GEÇİCİ MADDE EKLENMESİ (S.S.428)); konuşma 606 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

KAMER GENÇ (Tunceli) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın milletvekilleri, Millî Eğitime 10 bin kadro verilmesiyle ilgili bir yasa teklifinin maddesi üzerinde kişisel söz almış bulunuyorum, hepinize saygılar sunuyorum.

Değerli milletvekilleri, öyle sahalar var ki buralarda tasarrufa gerek yok. Burada ülkenin kaynaklarını en iyi şekilde buralara kanalize etmek lazım. Türkiye'nin eğitim ordusuna ciddi ihtiyacı var. Şimdi, üniversiteyi bitirmiş, öğretmen olma hakkını kazanan yüz binlerce insanımız var, gençlerimiz var. Bunları niye almıyoruz? Üstelik de okullarımızda açık var, birçok okulda öğretmen yok. Öğretmenliği de öyle bir rayından saptırmışız ki birisi sözleşmeli, birisi 4/C’li, birisi bilmem ders başına para alıyor.

Ben, bugün Tunceli’nin birkaç tane okulunu gezdim, dün de gezdim. Mesela bugün Pertek’te Öğretmenler Günü’ne katıldım, Tunceli’nin Pertek ilçesinde. O kadar pırıl pırıl, o kadar güzel çocuklar, o kadar güzel duygularla o kadar güzel şiirler dile getirdiler ki ben kendimi onlar karşısında gerçekten o kadar güzellikleri ifade edecek bir ifadeyi kendimde bulamayacağımı hissettim. Şimdi, bu nedir? Bir eğitim meselesidir, bu duygu meselesidir, hayatın güzelliklerini anlama meselesidir.

Onun için, değerli milletvekilleri, Türkiye’mizin kaynakları var. Bu kaynakları getirip de heba edeceğimize bu kaynakları ülkemizin aydınlık geleceği için eğitime seferber etmek bana göre gerekli. Buraya niye 10 bin koyuyoruz? Burada Millî Eğitim Bakanlığına bir yetki verelim, Türkiye’de öğretmen açığını karşılayacak düzeyde atama yapabilmek üzere Millî Eğitim Bakanlığına bir yetki verelim. Çünkü burada, değerli milletvekilleri, ekonominin de kendisine göre kuralları var.

Şimdi, birçok, devletimizin büyük kaynakları birtakım yandaşlara, holdinglere peşkeş çektiriliyor, katrilyonlar seviyesinde peşkeş çektiriliyor. Yani işte bir Telekom’un, bir bankaların kurumlar vergisini yüzde 30’dan yüzde 20’ye indirmekle devletimiz 10 katrilyon zarar gördü. Bunu siz yaptınız.

Peki, bu 10 katrilyon liranın 1 katrilyon lirasını millî eğitime verseydik ne zarar görürdük? 100 bin tane öğretmen istihdam etseydik… Şimdi aynı öğretmen odasına gidiyorsunuz, birisi 1.500 lira alıyor, birisi 300 lira alıyor. Bu yüz kızartıcı bir şey.

Değerli milletvekilleri, öğretmenin bu kadar onuruyla oynanabilir mi? Öğretmenlik, eğer bu memlekette eğitim hakikaten çağdaş, akılcı, bilime dayalı bir seviyede olursa bizim geleceğimiz parlak olur ama çocuklarımız eğitimsiz kalırsa, istenilen seviyede, istenilen yaşta, istenilen düzeyde eğitim almazsa o toplumda hayat olmaz.

Onun için, Türkiye'ye biçilmek istenen şey cahil bir toplum yaratmak. Bu cahil toplum yaratmanın da hedefi sizin İktidarınız zamanında geldi. Yani, bakın, üniversitelerde ARGE’ye ayrılan para ne kadar? Var mı sizde? Eğitime, araştırmaya ayrılan para ne kadar? Yok. Onları kıstınız çünkü Türkiye'nin geleceğinin parlaklığına, geleceğini sağlığa kavuşturacak araştırmayı, eğitimi siz yok ettiniz.

ÜNAL KACIR (İstanbul) – Senin bilmemen “yok” manasına mı geliyor?

KAMER GENÇ (Devamla) – Ben bunları, hepsini biliyorum da neyse, sizinle…

ÜNAL KACIR (İstanbul) – Senin bilgin yoksa, “yok” mu oluyor?

KAMER GENÇ (Devamla) – Yahu, keşke burada beş dakika konuşmasam da sizinle her zeminde konuşayım.

MEHMET ZEKAİ ÖZCAN (Ankara) – Farklı bir şey söyle de dinleyelim.

KAMER GENÇ (Devamla) – Ben gördüm işte, insanları gördüm. Gittim bugün şey ettim.

Şimdi, her gün, sizin, işte, Tayyip Erdoğan’ınızla Abdullah Gül’ünüz 300-500 kişiyi uçaklara doldurup da gidip de dışarıda eğleneceğine o paraları getirelim bu eğitim seferberliğine harcayalım.

AHMET YENİ (Samsun) – Bir defa saygılı konuş!

KAMER GENÇ (Devamla) – Şimdi, daha Tayyip Bey… Erbakan gitti.

AHMET YENİ (Samsun) – Saygılı konuş, saygılı!

KAMER GENÇ (Devamla) – Erbakan Libya’ya gitti. Libya’da Türkiye Cumhuriyeti devletini en aşağılayıcı bir durumla karşılaştı.

AHMET YENİ (Samsun) – Saygılı ol biraz!

KAMER GENÇ (Devamla) – Şimdi, niye kendisi gitti, bilmiyorum. Bakalım, inşallah, Kaddafi kendisine de o çadırda bir şeyler yapmaz. Neyse, göreceğiz tabii.

AHMET YENİ (Samsun) – Saygılı ol biraz, saygılı ol!

KAMER GENÇ (Devamla) – Ben saygıyı sizden öğrenmem ki, siz benden saygıyı öğrenin. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

AHMET YENİ (Samsun) – Saygıyı bizden öğreneceksin!

KAMER GENÇ (Devamla) – Siz benden saygıyı öğrenin. Çünkü bu Türkiye Cumhuriyeti devletini…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Kamer Genç (Tunceli). “Milli eğitim bakanlığının teşkilat ve görevleri hakkında kanuna geçici madde eklenmesi (s.s.428)”. TBMM Genel Kurulu, 22. Birleşim tutanağı, 24 Kasım 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2009-11-24-milli-egitim-bakanliginin-teskilat-ve-gorevleri-hakkinda-kanuna-gecici-3 (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
