# 2010 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu tasarısı (s.s.: 442) ve 2008 yılı merkezi yönetim kesin hesap kanunu tasarısı ile merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki idare ve kurumların 2008 bütçe yılı kesin hesap tasarısına ait genel uygunluk bildirimi ve eki raporların sunulduğuna dair sayıştay başkanlığı tezkeresi ile plan ve bütçe komisyonu raporu (s.s.:443)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Kamer Genç (Bağımsız, Tunceli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 41. Birleşim
- **Tarih:** 24 Aralık 2009
- **Gündem:** 2010 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISI (S.S.: 442) VE 2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI İLE MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KAPSAMINDAKİ İDARE VE KURUMLARIN 2008 BÜTÇE YILI KESİN HESAP TASARISINA AİT GENEL UYGUNLUK BİLDİRİMİ VE EKİ RAPORLARIN SUNULDUĞUNA DAİR SAYIŞTAY BAŞKANLIĞI TEZKERESİ İLE PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU RAPORU (S.S.:443)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2009-12-24-2010-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-tasarisi-s-s-442-ve-2008-yi-6

> Kamer Genç (Bağımsız), 24 Aralık 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 41. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2010 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISI (S.S.: 442) VE 2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI İLE MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KAPSAMINDAKİ İDARE VE KURUMLARIN 2008 BÜTÇE YILI KESİN HESAP TASARISINA AİT GENEL UYGUNLUK BİLDİRİMİ VE EKİ RAPORLARIN SUNULDUĞUNA DAİR SAYIŞTAY BAŞKANLIĞI TEZKERESİ İLE PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU RAPORU (S.S.:443)); konuşma 724 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

KAMER GENÇ (Tunceli) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 456 sıra sayılı Yasa Teklifi’nin tümünün oylanmasından önce oyumun rengini aleyhte belirtmek üzere söz almış bulunuyorum.

Daha önce de konuştuğum gibi, bu kanun tamamen fuzuli bir kanun. Daha önce 2008 yılında AKP getirmiş bu kanunu, motorlu kara taşıtlarının satışını noterden almış emniyete vermiş. O arada birkaç defa da tarihi uzatmak suretiyle, yani yine noterde kalması için… Sonradan bu, emniyete tam geçeceği sırada, şimdi de getiriyorsunuz, tekrar eski hâline dönüyorsunuz. Yani bu kadar –demin de söylediğim gibi- bu Meclisin, bu insanların emeğini boşa veriyorsunuz. Bu, bence bu iktidarın tevezzü ettiğinin, yani artık bu memleketi yönetemeyeceğinin bir ifadesi.

Bakın, cumhuriyet kurulduğu tarihten beri bu tarihe kadar şu Bakanlar Kurulu sırası bu kadar boş kalmamıştır. Bu bakanların bu Meclisin karşısına gelecek yüzü kalmamış arkadaşlar, yüzü kalmamış. Yüzü kalsa, gelirler en azından… Bu memlekette bütçe müzakeresi bir hükûmetin bir senelik icraatıdır, vatandaşların dertlerinin burada dile geldiği bir mekândır. Bu mekânda vatandaşa, millete saygısı olan, milletvekiline, Meclise saygısı olan bakanlar gelir, burada oturur. Bence, hani bunlar istifa etmiyorlarsa grupta bir güvensizlik kararı verin, bunları düşürün. Sizler gelin, belki daha yeni bir taze kanla ülkeye bir yeni hizmet yaparsınız. Yoksa ki adam gidiyor, eğlencede ya, gitseniz çoğu şimdi eğlencede, birçoğu da yurt dışında. Sizin bakanlarınızın bir hastalığı var, her gün yurt dışına gidiyorlar. Ulan, yurt dışına gidip ne yapıyorsunuz kardeşim? Bir de diyorlar ki: “Efendim, biz, büyük iş adamlarını getiriyoruz, dışarıda ihale alıyoruz.” Ya, ne ihalesi alıyorsun? Yani, sen Türkiye’de yabancı iş adamlarına ihale verirken yabancı iş adamları mı geliyor? Hayır.

ABDÜLHADİ KAHYA (Hatay) – Bak sen samanı idare edemedin!

KAMER GENÇ (Devamla) – Gidip çoluk çocuğuyla beraber, özel uçaklarda, elçiliklerde yiyorlar, içiyorlar, eğleniyorlar. Kendisine, gerekirse eşini de beraber getiriyorsa eşine de harcırah alıyor. Geliyor burada… Ne olacak? Çünkü, hesap sormuyor. Niye sormuyor? Sizin sayenizde, kendisinden hesap sorulmayacağını da bildiği için sorulmuyor.

Onun için, size ben bir dost tavsiyesinde bulunuyorum. Bu İktidara, daha doğrusu Bakanlar Kuruluna bir ders vermeniz lazım. Türkiye ciddi sıkıntı içinde. Bakın, ben bu lafları boşuna söylemiyorum. Ben, üç gün önce yurt dışına gittim, oradaki insanların feryatlarını duyuyorum, çığlıklarını görüyorum. Bugün sokaktaki aç insanın çığlığını görüyorum. İnsanlar aç, aç arkadaşlar ya! Açlık nedir bilmiyorsunuz tabii, sizin ekonomik durumunuz çok iyi, devletin kaynakları sizin elinizde.

ABDÜLHADİ KAHYA (Hatay) – Uludağ’da işler nasıl?

KAMER GENÇ (Devamla) – Getirdiniz, devletin en önemli KİT’lerini kendi yandaşlarınıza verdiniz. Altı tane şeker fabrikasını, getirdiniz kendi yandaşlarınıza verdiniz. Hem ne fiyatla verdiniz? Altısını birleştirdiniz, iki fabrikanın fiyatıyla verdiniz.

BAYRAM ALİ BAYRAMOĞLU (Rize) – Açık ihale kardeşim, açık ihale!

KAMER GENÇ (Devamla) – Dolayısıyla, siz, devleti ekonomik yönden de iflasa götürdünüz. Bakın, Manisa’da Sümerbank’a ait bir tesisi getirdiniz, 3 milyon dolara özelleştirdiniz. Altı ay sonra olmadı, onun yarısını, alan kişi getirdi, 15 milyon dolara bir başka şirkete sattı. Daha ben… Şimdi bana diyorlar ki “Ya bize delil getir.” Ya, delil, arkadaşlar, ben size getireyim. Bakın, size bir şey soruyorum: Satılan KİT’leri gelin inceleyelim. Bakın, KİT’leri inceleyelim; kimler almış? Albayraklar almış. Albayraklar kim? Tayyip Bey’in yakınları. Şimdi, şu Eskişehir yoluna giderken -Ankara’dan Eskişehir yoluna giderken- bakın, gökdelenler yükseliyor. Bu gökdelenleri yükselten insanlar paralarını nerede kazandılar? İşte devletin kaynaklarını haksız kazandıkları için kazandılar. Bir de vergi vermiyorlar. Vergi incelemesi de yapmıyorlar. Yani sizin İktidarınızın en büyük sıkıntısı, vergiyi almıyor vatandaştan, vasıtasız vergi almıyor.

Bakın, bankaların büyük bir kısmını, KİT’lerin büyük bir kısmını sattılar. Büyük kârlar eden bunlarda kurumlar vergisini yüzde 30’dan yüzde 20’ye indirdiniz. Burada devletin kaybı senede 10 katrilyon lira. Bunların hepsinden devlet aslında doğru dürüst vergi alsaydı, bugün o Tekel işçileri de orada bağırmazdı.

Tekel işçisini niye bağırtıyorsunuz? Sizin emeğe saygınız yok. Siz istiyorsunuz ki bu insanlar, işte, böyle, köle olsun, aç olsun, çalışmasın, üretmesin, ekmeğe muhtaç olsun. Ondan sonra, biliyorsunuz ki aç insan, işsiz insanın mücadele etme gücü kalmıyor. İşte bunu da hesaba kattığınız için maalesef bu insanlara bu kadar sıkıntı veriyorsunuz.

Ben gerçekten büyük bir sıkıntı çekiyorum, büyük bir üzüntü çekiyorum.

Arkadaşlar, bu memleketin bir insanıyız. Siz bu memleketin sıkıntılarını paylaşmak istemeyen bir kitlesiniz. Yarın bunun hesabı çok sorulur.

Bakın, bir memlekette devleti ayakta tutan kurumlar yok ediliyor. Bir savcı bir cemaat hakkında soruşturma açtı diye savcıyı görevden alıyorlar. Başbakan yardımcısı savcıya telefon ediyor, diyor ki: “O insanları serbest bıraktır.” Serbest bırakmasını istediği kişiler de cemaatin adamları. Türkiye Cumhuriyeti devletinin laiklik vasfını değiştirerek cemaatleştirdiniz, Türkiye’yi rayından çıkardınız. Dolayısıyla bu iktidarla bir yere varamazsınız.

Onun için ben sizin getirdiğiniz bütün, her türlü yasalara karşıyım.

Saygılar sunuyorum.

---

**Kaynak gösterme:** Kamer Genç (Bağımsız, Tunceli). “2010 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu tasarısı (s.s.: 442) ve 2008 yılı merkezi yönetim kesin hesap kanunu tasarısı ile merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki idare ve kurumların 2008 bütçe yılı kesin hesap tasarısına ait genel uygunluk bildirimi ve eki raporların sunulduğuna dair sayıştay başkanlığı tezkeresi ile plan ve bütçe komisyonu raporu (s.s.:443)”. TBMM Genel Kurulu, 41. Birleşim tutanağı, 24 Aralık 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2009-12-24-2010-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-tasarisi-s-s-442-ve-2008-yi-6 (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
