# Yükseköğretim kurumları teşkilatı kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.:487)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Kamer Genç (Tunceli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim
- **Tarih:** 15 Nisan 2010
- **Gündem:** YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI TEŞKİLATI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (S.S.:487)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2010-04-15-yuksekogretim-kurumlari-teskilati-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dai-3

> Kamer Genç, 15 Nisan 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI TEŞKİLATI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (S.S.:487)); konuşma 754 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

KAMER GENÇ (Tunceli) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 487 sıra sayılı Yasa Tasarısı’nın 2’nci maddesinde verdiğim önerge üzerinde söz almış bulunuyorum. Hepinize saygılar sunuyorum.

İşte, vakıf üniversiteleri kuruyoruz, bunların hemen teşkilatlanması ve faaliyete geçmesi biraz zaman alacağı için yayımı tarihinden değil de yayımından bir müddet sonra yürürlüğe girmesi konusunda verdim önergemi.

Tabii, biraz önce burada Komisyon Başkanını dinledim, teşekkür ederiz. Biz, zaten Sayın Komisyon Başkanıyla uzun zaman beraber de çalıştık. Şimdi, bir metin, eğer bir yasa metni veya bir iç tüzük metni çok açık seçik, net ise elbette ki okumak kadar bir de onu anlamak da önemli. Onun için, yani “okuma yazma meselesi” derken okunan şeyi doğru yorumlamak ve anlamak meselesi yönünde bir tenkitte bulundum.

Bir de, tabii, kendisi, bir geçici maddeyle ilgili, yerinden, Komisyon “Katılıyorum.” dedi, ben de dedim ki: “Katılamazsınız çünkü Komisyon çoğunluğunuz yok.” İç Tüzük’ün 45’inci maddesinde diyor ki: “Eğer komisyon sırasında yeterli çoğunlukta milletvekili yoksa komisyon sözcüsü komisyon raporuna aykırı olarak önerilen öneriyi ya reddeder yahut da o önergeyi komisyona ister.” Bu çok açık yani buna rağmen, Sayın Hocam, bu kadar, “Yetti be, yetti artık.”demenizi de hakikaten yadırgadım ben, çünkü bu çok açık. Yani bu salonda her yapılan yanlışa müdahale etmek bizim görevimiz. Onun için, yani bir kontrol mekanizması da değilim ama biraz vicdanımız elvermiyor. Burada diyoruz ki: Yanlış bir şeyler konuşulmasın, uygulamalar… Çünkü burada bir defa bir yanlış uygulama başladı mı artık o sonuna kadar gider.

Dün de burada konuştum. Bakın burada bizim yapmak istediğimiz, Türkiye'nin kıt kaynakları var, bu kıt kaynakların en iyi değerlendirilmesidir. Bakın gazetenin birisinde diyor ki: “Gazi Üniversitesi Rektörü kendi oğluna özel bölüm açtırdı.” Ben dün burada da konuştum. Genel bir konuşma yaparken konuşmada sarf ettiğim bazı lafları sanki ben Tunceli Üniversitesi için söylemişim diye… Hayır, öyle değil, ben rektörlerle ilgili genel bir konuşma yaptım. Birçok üniversiteye gidip de araştırırsanız, kendi oğlunu, gelinini, yakınını, işte yeğenlerini getirmiştir orada öğretim görevlisi yapmıştır, ondan sonra en lüks bir şekilde yaşamaktadır, üniversiteye ayrılan o kıt kaynakları en sağlıklı şekilde kullanmamaktadır. Mesela bir düzenleme getirebiliriz; hiçbir rektörün, rektörü bulunduğu üniversitede kendi çocuğunun veya şu kadar dereceye kadar olan yakınlarının o üniversitede belli bir bilimsel kariyer yapmaması lazım. Çünkü yaptığı zaman taraflı oluyor, çünkü torpil geçiyor. Onun için, sağlıklı bir düzen kurmak istiyorsak, sağlıklı bir yapı kurmak istiyorsak…

Biz elbette ki Türkiye’nin cehaletten kurtulup en ileri derecede bir eğitime kavuşmasını istiyoruz. Bir ülkenin en ileri derecede eğitim seviyesine kavuşabilmesi için orada sağlıklı bir eğitim kadrosunun olması lazım. Eğitim kadrosu olmadan, getir, ondan sonra, üniversiteyi açıyorsunuz, orada kaç tane profesör var? Yani bir ortaokul öğretmeni, lise öğretmeni üniversiteye ders vermeye giderse… Zaten onun yeteri kadar bilgisi yok, eğitim konusunda aldığı belli bir birikimi yok. Onun için, hiç olmazsa oraya üniversiteyi bitiren insanları mümkün olduğu kadar belli bir bilgi ve belli bir kültürle almak lazım.

Ben Anayasa Komisyonunda da konuştum. Anayasa Komisyonu Başkanı da karşımda oturuyor. Şimdi, “Ben Sorbonne Üniversitesinde doktora yaptım.” dedi. Ben de orada, Paris’te bulundum ama öyle hocalar vardı ki orada, getiriyorlardı, parayla başkasının tezini alıp, ondan sonra, tercüme ediyorlardı, getirip Türkiye’de “Efendim, ben işte, bakın, doktora yaptım, master yaptım.” diyorlardı. Bunları kendi gözümüzle gördük. Yani bu tip hocalar da var memlekette yani bu durumda hocalar da var. Yani onun için istiyoruz ki aklı, mantığı yeterli eğitimi alacak derecede gelişmiş, öğrenciler karşısında çıkıp da konuştuğu zaman öğrenciye verdiği ders ve onlara yarattığı fikir düzeyi itibarıyla öğrencide saygı yaratan bir…

MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas) – Arkanı dön göreceksin, arkanda bir tanesi, orada oturuyor.

KAMER GENÇ (Devamla) – Hah, neyse… Onu kendisi anlatır canım. Onu da siz söyleyin, hepsini ben mi söyleyeceğim?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun Sayın Genç, konuşmanızı tamamlayınız.

KAMER GENÇ (Devamla) – İşte, tezleri kopya etmeyen, kişiliği teşekkül eden, bilgi seviyesi yüksek, öğrenci karşısına çıktığı zaman öğrenciye anlattığı fikirlerle öğrencilerin saygısını kazanan ve herkesin saygı duyduğu insanların öğretim görevlisi, öğretmen olduğu, profesör olduğu üniversiteler yaratalım ki işte o zaman, orada alınan o kültür ve o bilgiyle talebe piyasaya çıktığı zaman, dolu, dolgun bir fikirle ortaya çıkıyor.

Ben Danıştayda hâkimken hukuk fakültesi mezunu arkadaşlar dilekçe yazmasını bilmiyorlardı arkadaşlar. Yani kaç defa, inanınız, bunlara şahit de olduk. Yani hukuk fakültesini bitirmiş, bir dava dilekçesini yazamıyor. Kaç defa, doğru dürüst dava dilekçesini yazmadığı için dilekçe ret kararını verdik. Hatta dilekçe ret kararına uygun olarak düzenlenen… Yani diyoruz ki kararda: “Ya, şu şu eksik, sen yanlış dilekçeyi hazırlamışsın.” Orada da süresinde düzeltip de vermediği için de vatandaşın hak arama… Ya, davayı kaybetmiştir.

Yani biz diyoruz ki eğitelim gençlerimizi, sağlıklı kadrolarla eğitelim, tüm kaynaklarımızı en iyi şekilde kullanalım.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

KAMER GENÇ (Devamla) – Teşekkür ederim efendim.

---

**Kaynak gösterme:** Kamer Genç (Tunceli). “Yükseköğretim kurumları teşkilatı kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.:487)”. TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim tutanağı, 15 Nisan 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2010-04-15-yuksekogretim-kurumlari-teskilati-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dai-3 (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
