# Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Kamer Genç (Tunceli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 88. Birleşim
- **Tarih:** 19 Nisan 2010
- **Gündem:** TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.497)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2010-04-19-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinin-degisiklik-yapilmas-2

> Kamer Genç, 19 Nisan 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 88. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.497)); konuşma 554 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

KAMER GENÇ (Tunceli) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 497 sıra sayılı Anayasa Değişikliği Teklifi’nin 2’nci maddesi üzerinde kişisel söz almış bulunuyorum.

Değerli milletvekilleri, tabii, bakın, arka sıralara bakıyorsunuz, nasıl insanlar uyuyor., sabah saat beş.

Şimdi bakın, Türkiye bir dikta rejimi altındadır. Türkiye Büyük Millet Meclisi bir dikta rejimi altındadır. Recep Tayyip Erdoğan’ın bir kelimesine karşı çıkabiliyor musunuz? Evvela bu Meclisi yöneten siz bu saate kadar bu insanları burada uykusuz bırakmanın bir anlamı var mı? Neyin acelesini yapıyorsunuz? Satılık bir memleket mi var? Burada iki gün daha bu Anayasa’yı müzakere edemez miyiz? İnsanların belirli bir kapasitesi var. Sonra bu sabahın beşinde hangi kafa çalışır ki doğru dürüst, çıkıp da bu kürsülerde konuşmaya.

Ben konuşmama başlamadan önce, Kıbrıs’ta yapılan seçimleri, yiğitçe, mücadele vererek, AKP İktidarının baskılarına boyun eğmeyerek, Avrupalıların verdiği o paralara boyun eğmeyerek onurlu ve şereflice Derviş Eroğlu’nu Cumhurbaşkanı seçen Kıbrıs halkına çok teşekkür ediyorum. (CHP ve MHP sıralarından alkışlar) Ve onun, Türk halkına da bir örnek olmasını diliyorum. Yarın seçime gidildiği zaman AKP İktidarının vatandaşlara verdiği o buzdolaplarını, çamaşır makinelerini ve başka işte makarnaları almalarını, yemelerini ama oy vermemelerini diliyorum.

Şimdi, değerli milletvekilleri, maalesef evvela Türkiye Cumhuriyeti’nin kurtulması için, Türkiye'nin dikta rejiminden kurtulması için en başta Türkiye Büyük Millet Meclisinin kişiliğini kazanması lazım. Bir kişi diyor ki sen şunu yapacaksın… Böyle bir şey olur mu? Böyle bir şey… Şimdi biraz önce Cemil Çiçek’i burada dinledik “Oo, ne kadar demokrat, insan haklarından yana, yargı bağımsızlığından yana!” Yahu, Cemil Çiçek, Erzincan Savcısının tarikatlar ve cemaatler hakkında yaptığı soruşturmada Erzincan Savcısına telefon açıp da “Yahu, bunu soruşturma, bunları tevkif etme.” diyen sen değil misin? Senin hangi kafan demokrattır, h-angi kafan yargı bağımsızlığına sadakatle saygı gösterir, bir onu söyler misin? Senin damadın TOKİ’den bir iş aldı, küçük bir iş, 300 milyar liralık işi aldı da 1 trilyon 800 milyar lira kazandı. Ayrıca da gidelim bakalım, TOKİ’nin müteahhitlerine, hangi malzemeleri, kimler, ne fiyatla veriyor? Bunlar çıktı mı ortaya? Çıkınca “Efendim, ben ne yapayım? Gidin, damadımdan bunu tahsil edin. Damadım benden habersiz bir şey yapmış...” Olur mu arkadaşlar? Şimdi, ben veya herhangi birinize, bir yetki sahibi olmadan, gidip de size bir ihale verirler mi, böyle pahalı ihaleleri? Demek ki senin sahip olduğun o Bakanlık yetkisi, Bakanlık forsun dolayısıyla ona o işler veriliyor.

Değerli milletvekilleri, her vesileyle söylüyorum: Türkiye Cumhuriyeti devletinin en büyük sorunu ekonomide yapılan talandır. Ekonomide yapılan talanın önünü kesmedikten sonra, hırsızları cezalandırmadıktan sonra, Anayasa’nın 100’üncü maddesindeki o Bakanlar Kuruluna getirilen zırh kaldırılmadıktan sonra, burada bizim, hep havanda su dövmek dışında bir iş yaptığımız yok.

Şimdi, Türkiye’de, AKP’nin iktidara gelmesiyle temel hak ve özgürlükler askıya alındı arkadaşlar. Yani, Türkiye’de siz, demokrat, çağdaş bir kişiyi hangi kamu görevine aldınız? İşte, burada oturuyor Adalet Bakanlığı Makamında oturan kişi. Bir tane sol düşünceli bir insanı, bir tane Alevi inançlı bir vatandaşı hâkimlik savcılık imtihanında kazandırdınız mı, bir tane kaymakamlıkta kazandırdınız mı? Daha hangi eşitlikten, hangi hukuktan, hangi adaletten bahsediyorsunuz?

Buraya getirdiğiniz Anayasa, Türkiye’yi faşizme götüren bir Anayasa. “Darbe Anayasası” diyorsunuz da, yahu, darbe Anayasası’ndaki getirdiğiniz yargı bağımsızlığını ileriye mi götürüyorsunuz, geri mi götürüyorsunuz? Burada “Darbe Anayasası’nda” dediğiniz, orada temel yargı bağımsızlığını tehlikeye sokan Adalet Bakanı ve Müsteşarı değil midir? Adalet Bakanı ve Müsteşarı aylarca, oradaki hâkim ve savcıların atanmasını, sırf kendi istekleri doğrultusunda atama yapmadıkları için engellemiyorlar mı? Eğer hakikaten yargı bağımsızlığını istiyorsanız, buyurun, buyurun arkadaşlar, o zaman, Adalet Bakanı ile Müsteşarını çıkaralım, orada yargının içinden gelmiş…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Kamer Genç (Tunceli). “Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)”. TBMM Genel Kurulu, 88. Birleşim tutanağı, 19 Nisan 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2010-04-19-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinin-degisiklik-yapilmas-2 (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
