# İçtüzüğün 19 uncu maddesine göre grup önerileri hakkında

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Kamer Genç (Tunceli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 90. Birleşim
- **Tarih:** 21 Nisan 2010
- **Gündem:** İÇTÜZÜĞÜN 19 UNCU MADDESİNE GÖRE GRUP ÖNERİLERİ HAKKINDA
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2010-04-21-ictuzugun-19-uncu-maddesine-gore-grup-onerileri-hakkinda

> Kamer Genç, 21 Nisan 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 90. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İÇTÜZÜĞÜN 19 UNCU MADDESİNE GÖRE GRUP ÖNERİLERİ HAKKINDA); konuşma 647 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

KAMER GENÇ (Tunceli) – Sayın milletvekilleri, biraz önce ben, burada yapılan bir usulsüzlük nedeniyle, İç Tüzük’ün 63’üncü maddesine göre Başkanı Meclisin çalışma usullerine davet için söz istedim, başka hiçbir şey demedim. Söz istedim fakat tabii, ben bağımsız bir milletvekiliyim, halkın oyuyla gelmişim, genel başkan beni bir yere tayin edip getirmemiş, bileğimin hakkıyla gelmişim.

Tabii, Mehmet Ali Bey’i tanıyorum, öteden beri tanıyorum, onu sonra anlatırım. Geçenlerde de bir konuşma yaptık, Tayyip Bey’in gözüne girmek için yine bana uyarı cezasını verdi. Yine, bir hükûmet programı mıydı, herhâlde gensoruydu; sırf işte, Tayyip Bey dinlemesin diye, herkes dağıldıktan sonra söz verdi, bugün de aynısını yaptı.

Şimdi, 158’inci madde diyor ki: “Oturumun sonunda veya birleşimin sonunda ama Başkan takdir ederse daha önce de verir sözü.”

Şimdi, olay şu: Bu Mehmet Ali Bey’le bizim aramızda epey ihtilaf var. Benim hakkımda bir dava açtı, gitti, Yargıtayda… Açtı, ikinci celsede bir hâkim 5 milyar hükmetti. Bu gitti Yargıtaya, bozuldu geldi. İkinci celsede yine o hâkim 5 milyar aleyhime hükmetti. Bu burada dedi ki, Mehmet Ali dedi ki: “Ben bu parayı yiyeceğim.” Ama yiyemedi, yiyemedi. O kişi kim? O hâkim şimdi Adalet Bakanı Müsteşarı. [MHP sıralarından alkışlar(!)]

Şimdi, bu Mehmet Ali Bey Başbakan Yardımcısıyken, kendi yakın akrabasını getirdi Bolu’da, Abant’ta, Otelcilik Anonim Şirketine, boş olan kişiyi genel müdür atadı. Arkasından bir süre sonra bunu İstanbul Millî Emlak Müdürlüğüne getirdi. Orada, sonra, kendisi, bilmiyorum aralarında ne geçti, dedi ki: “Bu benim adımı kullanarak para alıyor.” Sonradan o kişinin, birisinden 70 milyar aldığı anlaşıldı; çok kısa zamanda almış. 20 milyarını iade etti, sonradan o 50 milyarı da aldı. Sonra Melih Aşık’ın sütununda şöyle bir şey çıktı: O akrabasının arkadaşını, şey karısını çağırmışlar. “Vallaha, biz, Mehmet Ali Bey’le her zaman, işte, beraber Abant’a gidiyorduk, orada bana dedi ki, ya başım açıktı: ‘Başını ört.’ dedi. Ben başımı örttüm, kocama genel müdürlük verdi. Sonra, baktım, başımı açınca kocamla, hakkında bu muamele yaptı.” Bunları o zaman Melih Aşık’ın sütununda da söyledi.

Şimdi, değerli milletvekilleri; şimdi, AKP’nin benimle ilgili bir tutumu var yani diyorlar ki: “Biz bunu bu Mecliste çalıştırmayalım. Bu Meclise gelirse muhalefet ediyor bize.” Çünkü burada… Bakın, Allah rızası için, şu oylama gizli oylamaya benziyor mu arkadaşlar? Yani oylama açık yapılıyor. Orada gidiyor kendi adamları bakıyorlar, gidiyorlar zorla milletvekillerinin koluna girip getiriyorlar. Böyle bir oylama olur mu, böyle bir gizli oylama olur mu? Bakın, biz Anayasa’ya, İç Tüzük’e, Meclisin çalışma… Yani burada yasama faaliyetlerini hakka, adalete ve Anayasa’ya uygun yerine getireceğimize namusumuz ve şerefimiz üzerine yemin ettik. Şimdi, namus ve şeref üzerine yapılan yeminlerin, yapan kişilerin görevlerini o namus ve şeref çerçevesinde yapması lazım. Ee, şimdi böyle yapmayınca ben ne diyeyim yani?

Şimdi, bütün mesele, yani beni tahrik ediyor, hakaret edeyim kendisine, ondan sonra beni, uyarma cezası, arkasından Meclisten çıkarma cezası verecek. Ben Meclise gelmeyeyim. Sen beni Meclisten çıkarsan ne olacak, çıkarmasan… Senin bana uyarı cezası vermen benim için onurların en büyüğü.

Onun için Sayın MHP Genel Başkanı Beyefendi’ye de çok teşekkür ederim, lütfettiler beni de yanına çağırdılar. O gösterdikleri hüsnü kabulden dolayı da kendilerine şükranlarımı arz ediyorum. Yani o hareketinin yanında ayrıca da… Ya bunun anlamı şu: Yani o insan haktan, adaletten yana -CHP’li arkadaşlarımız da öyle- ayrıca da millet arkamda. Şimdi, ben Antalya milletine, özellikle burada Antalya halkı… Ey onurlu ve şerefli Antalya halkı, bakın, sizin orada seçip de buraya gönderdiğiniz ve Meclis Başkanlığı Makamına oturan kişinin ne kadar hissî, ne kadar taraflı, ne kadar hak ve hukuktan ayrı bir tutum içinde olduğunu size şikâyet ediyorum. Bunu Antalya’ya sokmayın. Lütfen, bizim hakkımızı siz arayın buradan. Yani ne yapayım ey halk! (CHP ve MHP sıralarından alkışlar)

Ben burada usulsüzlük yapmıyorum, haksızlık yapmıyorum, Anayasa’ya göre halkımın hakkını koruyorum. Şimdi, aslında, ben, bugün Mehmet Ali Bey’den değil, Tayyip Bey’den söz istemem lazımdı. Bundan sonra artık Mehmet Ali Bey’den söz istemeyeceğiz, Tayyip Bey’den isteyeceğiz. Belki o ona nazaran biraz daha erken saatlerde söz verebilir.

BAYRAM ÖZÇELİK (Burdur) – Nezaketsiz! Saygısız!

KAMER GENÇ (Devamla) – Şimdi, değerli milletvekilleri, ben...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Kamer Genç (Tunceli). “İçtüzüğün 19 uncu maddesine göre grup önerileri hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 90. Birleşim tutanağı, 21 Nisan 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2010-04-21-ictuzugun-19-uncu-maddesine-gore-grup-onerileri-hakkinda (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
