# Konya ilindeki tarım ve hayvancılık sektörünün durumu ve dolu yağışının neden olduğu zararlar hakkında

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Kamer Genç (Tunceli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 127. Birleşim
- **Tarih:** 1 Temmuz 2010
- **Gündem:** KONYA İLİNDEKİ TARIM VE HAYVANCILIK SEKTÖRÜNÜN DURUMU VE DOLU YAĞIŞININ NEDEN OLDUĞU ZARARLAR HAKKINDA
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2010-07-01-konya-ilindeki-tarim-ve-hayvancilik-sektorunun-durumu-ve-dolu-yagisini

> Kamer Genç, 1 Temmuz 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 127. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KONYA İLİNDEKİ TARIM VE HAYVANCILIK SEKTÖRÜNÜN DURUMU VE DOLU YAĞIŞININ NEDEN OLDUĞU ZARARLAR HAKKINDA); konuşma 534 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

KAMER GENÇ (Tunceli) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 507 sayılı Kanun Tasarısı’yla ilgili olarak verdiğim bir önerge üzerinde şahsım adına söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, tabii, bugün Siirt’te meydana gelen olayda 5 erimiz şehit oldu maalesef. Şimdi, bu iş gerçekten milletimize büyük bir yara açtı. Ben özellikle o bölgenin bir milletvekili olarak orada yaşayan vatandaşlara duygularımı açıklamak istiyorum.

Sevgili doğu ve güneydoğulu arkadaşlarımız, bakın, hepimizin menfaati laik Türkiye Cumhuriyeti devletinin bütünlüğündedir. Buna inanmanızı istiyorum.

Şimdi, Kuzey Irak’ta zaten bir Kürdistan kuruldu. Eğer Türkiye’yi de birtakım parçalara ayırmaya kalkarsak bu hepimizin aleyhine olur. Çünkü devletimizde demokrasiyi tam sağlarsak, bu sağlayacağımız demokrasiyle hepimiz burada rahat ederiz. Topraklarımızın verimi müsait, kaynaklarımız müsait, birtakım eksikliklerimiz varsa zaman içinde bunları gideririz ama çeşitli yerlerde yirmi yaşında, yirmi bir yaşında askere giden o genç yavrularımızı öldürmekle kimsenin eline bir şey düşmez. Bugün artık doğu ve güneydoğu halkını, birtakım insanların düşünmesi lazım ki, ülkede başka bir yerlere gidip de çalışacak durumda bırakmıyorlar; bugün Karadeniz’e gidemiyorlar, bu işler arttıktan sonra Ege’ye gidemiyorlar, Akdeniz’e gidemiyorlar.

Arkadaşlar, sevgili hemşehrilerim; sizin menfaatinizi sizden daha fazla düşünecek kimse yok, bence çocuklarınızı silahlı eylemlerin içinden çekin ve bu memleketin birlik ve bütünlüğü için de hepimiz kardeşçe yaşayalım. Aksi takdirde en büyük zararı gören sizler olacaksınız. Ben bunu özellikle vurgulamak istiyorum. Dış güçler bunu maalesef kullanıyorlar. Bakın, bir zamanlar 1915 Ermeni olaylarının geçtiği yer doğu ve güneydoğu olaylarıdır. Acaba orada bu silahlı eylemleri teşvik eden insanlar bunu kim için yapıyorlar? Bunları düşünmek lazım ve özellikle politikacı arkadaşlarımızdan da rica ediyorum, artık bu olayları tahrik etmeyelim, bunun bu bölgeye getireceği bir şey yoktur. Aksi takdirde bir Kürdistan kurulduğu zaman, işte Saddam gibi Kuzey Irak’taki aşiret ağalarının emrine girersiniz ve maalesef o bölgede ne demokrasi olur ne insan hakları olur. Onun için, hissiyatımı gerçi daha da ayrıntılı açıklamak istiyorum ama, gerçekten, her ölüm bizim için bir yıkım oluyor, her ölüm kardeşler arasında bir düşmanlık duygusunu çağrıştırıyor. Ben rica ediyorum, ey güneydoğudaki ve doğudaki kardeşlerimiz, bakın, yıllarca sizin orada yapılan işkencelerle uğraştım, haksızlıklarla uğraştım ama otuz seneye yakındır şu kanaate vardım ki hepimizin menfaati, laik Türkiye Cumhuriyeti devletinin bütünlüğündedir. Onun için, rica ediyorum, bu konuda evvela sizler bu silahlı eylemleri bitireceksiniz ve bunu aramızda… Yani bir problem varsa onu karşılarız.

Şimdi, değerli milletvekilleri, burada benim verdiğim önerge… Tabii, getirilen kanunlar ne Anayasa’yı öne tutmuş ne hukuku. Şimdi, bu 5’inci fıkrada deniyor ki: “Başbakanlık, bakanlıklar ve Başkanlık birimlerinden gönderilen kanun, tüzük, yönetmelik ve diğer mevzuat taslaklarını hukuki açıdan incelemek.”

Arkadaşlar, bizim Anayasa’mıza göre, bu yetkiler, yani kanun ve tüzük inceleme yetkisi Danıştaya ait. Şimdi burada ne getirilmiş? Danıştaya ait yetkiyi, maalesef, getirmişsiniz, Diyanet İşleri Başkanlığına vermişsiniz. Bu nedir? Geçen gün Salih Kapusuz “Efendim, biz isteseydik şimdi şeriatı getirirdik.” diyor. İşte, bu ne peki? Diyanet İşleri Başkanlığına kanun tasarı ve tekliflerini, tüzüklerini getirip de ne yönüyle inceleteceksiniz? Yani acaba, bunun şeri kurallara aykırı olup olmadığını inceleteceksiniz? Tabii, kanun taslak ve tasarıları buraya temel kanun olarak geldiği için, biz burada her madde hakkında çıkıp da konuşmuyoruz. Ama hiç olmazsa, bence, bunun yürütmesini bir beş yıl sonraya atalım ve Anayasa’mıza göre Danıştaya ait olan kanun ve tüzükleri inceleme yetkisini şeye vermeyelim. Yani Diyanet İşleri Başkanlığına olmaz arkadaşlarım. Onun için, bu, bana göre, çok sakat bir durum yani.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Kamer Genç (Tunceli). “Konya ilindeki tarım ve hayvancılık sektörünün durumu ve dolu yağışının neden olduğu zararlar hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 127. Birleşim tutanağı, 1 Temmuz 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2010-07-01-konya-ilindeki-tarim-ve-hayvancilik-sektorunun-durumu-ve-dolu-yagisini (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
