# Devlet yardımlarının izlenmesi ve denetlenmesi hakkında kanun (s.s.:523)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Kamer Genç (Tunceli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 6. Birleşim
- **Tarih:** 13 Ekim 2010
- **Gündem:** DEVLET YARDIMLARININ İZLENMESİ VE DENETLENMESİ HAKKINDA KANUN (S.S.:523)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2010-10-13-devlet-yardimlarinin-izlenmesi-ve-denetlenmesi-hakkinda-kanun-s-s-52-2

> Kamer Genç, 13 Ekim 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 6. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DEVLET YARDIMLARININ İZLENMESİ VE DENETLENMESİ HAKKINDA KANUN (S.S.:523)); konuşma 603 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

KAMER GENÇ (Tunceli) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 520 sıra sayılı Yasa Tasarısı’nın geçici 5’inci maddesiyle ilgili olarak verdiğimiz önerge üzerinde söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Önergemiz gayet açık. Geçmişte teşvik belgesini alıp da gereğini yerine getirmeyenlerin, bir kısmını yerine getirip de ödediği vergilerin kendilerine geri verilmemesi konusunda önergede bu hususu açıklığa kavuşturuyoruz. Bence normal bir önerge. Yani şimdi, bu, zaten daha önce taahhütlerini yerine getirmemiş ve vergisini ödemiş insanlara eğer bu istisnayı getirmezseniz bunlara vergi iadesini yaparsınız ki, şimdiye kadarki hiçbir uygulamada böyle bir sistem yoktur ama aksini iddia ediyorsanız, işte, burada Komisyon var. Komisyon desin ki, hayır desin. Yani “Ödenmiş vergiler iade edilmez.” derse, o zaman mesele hallolmuş oluyor.

Şimdi, sayın milletvekilleri, burada bir Hükûmet oturuyor, Hükûmeti temsilen birileri oturuyor. Burada milletvekiliyiz, diyoruz ki: “Bu kanunun ismi yardım kanunu. Bir deprem meydana gelmiş. Bizim ilimizde meydana gelen bu deprem nedeniyle insanlar dışarıda; evleri yıkılmış, çadır verilmiş. Bu insanlar ne olacak?” Burada oturan bakan mıdır, bakan yardımcısı mıdır veyahut da kimse bize cevap vermek zorundadır. Ben soru soruyorum hiç kale almıyor. Yahu sen Hükûmet temsilcisi değil misin? O zaman oturma burada.

Şimdi, düşünebiliyor musunuz ekim ayına gelmişiz, deprem martta meydana gelmiş. İnsanlar dışarıda. Çadır verilmiş. Diyoruz ki: “Ya, bu insanların derdine bir çare bulacak mısınız, bulmayacak mısınız?” Yok. Karşımızda sağır bir Hükûmet var. Aynı zamanda AKP Grubu da sağır. Yani bunu bana söyletmeden sizin söylemeniz lazım ya! Bu arkadaşın… Yani Tunceli’de AKP’ye de oy veren insanlar var. Ya, bunların hepsi yani size karşı insanlar değil ki. Diyoruz burada: “Ya orada oturmayın ya oturuyorsanız milletvekilinin sözlerine cevap verin.” Diyoruz ki: “Bu insanlar kışa girecek. Ne yapacak?” Açıyoruz telefonu, efendim, işte “Bazı kişilere 42 metrekarelik prefabrik ev vereceğiz.” Ya kardeşim, ne zaman vereceksin?

Ayrıca, vatandaşın evi yok. Diyor ki: “Kardeşim, sosyal güvenlik yani yaşlılık aylığı alıyorsunuz.” Beyler, bakın, adamın evi yıkılmış, bana inanmıyorsanız İl Afet Müdürüne açıp sorabilirsiniz. “Efendim, sen yaşlılık aylığı alıyorsun.” Kaç lira yaşlılık aylığı alıyor? “Evin yıkılmış ama sen yaşlılık aylığı alıyorsun.” diyor. “Sen bu yardımdan yararlanamazsın, yani depremde sana yardım edemeyiz.” Ya arkadaşlar, böyle bir şey olur mu ya! Ya, bir yaşlılık aylığı veya velev ki emekli aylığını alan birisi, nasıl… Deprem meydana gelmiş, evi yıkılmış “Buna bir kuruş yardım yapamayız.” diyor. Ya, bu devlet bu kadar fakir mi arkadaşlar? Bu devlet o kadar zengin bir devlet ki. Bakın, ben size söyleyeyim: Halk Bankası, Merkez Bankası, Vakıflar Bankası TOKİ’ye 1 katrilyon lira para veriyor, TOKİ’ye, TOKİ’ye. Niye veriyor biliyor musunuz? TOKİ gitmiş, İstanbul’da devlete ait bir arsayı almış. Vakıflar Bankası, Halk Bankası, Merkez Bankası buna, TOKİ’ye 1 katrilyon lira veriyor, devletin arazisi... Bu paraların bir kısmıyla bizim oradaki insanlara yardım edin yahu. Deprem var arkadaş, dışarıda... Peki, ne yapacak bu adam? Bu adamın çaresizliğini burada dile getiren bir milletvekili olarak, burada, bu sıralarda oturan adamlar sağırlık yaparsa peki ben buna nasıl cevap vereyim? Böyle bir şey olur mu arkadaşlar yahu? Bu, ne vicdana sığar ne insanlığa sığar ne insan haysiyetine sığar. Ondan sonra, gel, orada otur, gül, git... Yahu, çocuklar da güler. Yani büyüyen insanların çocuklardan farklı olduğunu göstermeleri lazım arkadaşlar. Yani sağırlar da susar. Yani burada oturan kişilerin sağırdan farklı olduğunu belirtmesi lazım. Bu neyle belirtilir? Sözle, ağızdan çıkan sözle arkadaşlar. Bunu defalarca dile getirdik. Getirdik, siyah çelenk bırakmaya kalktık. Yani arkadaşlar mecbur muyum her gün bu konuları burada dile getirip de karşımızdaki insanlar da böyle susacak.

Peki, AKP’liler, size soruyorum yahu: Yani sizin memleketinizde böyle bir şey olsa, insanlar karda kışta kalsa, siz “Bu insanlar karda kışta kalsın.” mı diyeceksiniz? Yani Pakistan’a yardım yapıyorsunuz da, Gazze’ye yardım yapıyorsunuz da, peki Tunceli’deki vatandaş Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı değil mi? O da Müslüman değil mi?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Kamer Genç (Tunceli). “Devlet yardımlarının izlenmesi ve denetlenmesi hakkında kanun (s.s.:523)”. TBMM Genel Kurulu, 6. Birleşim tutanağı, 13 Ekim 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2010-10-13-devlet-yardimlarinin-izlenmesi-ve-denetlenmesi-hakkinda-kanun-s-s-52-2 (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
