# Sayıştay kanunu teklifi (s.s.510)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Kamer Genç (Tunceli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 12. Birleşim
- **Tarih:** 27 Ekim 2010
- **Gündem:** SAYIŞTAY KANUNU TEKLİFİ (S.S.510)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2010-10-27-sayistay-kanunu-teklifi-s-s-510

> Kamer Genç, 27 Ekim 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 12. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SAYIŞTAY KANUNU TEKLİFİ (S.S.510)); konuşma 694 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

KAMER GENÇ (Tunceli) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sayıştay kanununun 17’nci maddesi üzerinde verdiğimiz önerge üzerinde söz almış bulunuyorum. Hepinize saygılar sunuyorum.

17’nci madde, denetçi ve denetçi yardımcılarının göreve alınmasıyla ilgili usul ve esasları belirleyen bir madde.

Şimdi, sayın milletvekilleri, aslında böyle bir maddeye ihtiyaç da yok, bunlar yönetmelikle düzenlenebilecek şeyler ama AKP’nin, öteden beri Tayyip Erdoğan’ın dediği bir laf var, “Yargı benim ciğerimi kanatıyor.” diyor. Tabii, yargının bir ülkede hak ve adalet kurallarına uygun olarak kamu hizmetine alınmada gözettiği objektif, genel kuralları yok etmek için AKP diyor ki: Bir kişi çok dürüst olabilir, bilgili olabilir, kültürlü olabilir ama benim felsefemde değilse o yoktur. Yani o ancak bilgisiz olabilir, geçmişi karanlık olabilir ama yeter ki beni benimsesin diyor, dolayısıyla ben o tip insanları seçerim. Bunun da en büyük göstergesi burada, mülakatı getiriyorlar.

Arkadaşlar, bakın, Danıştay imtihanı yapılıyor, hâkim ve savcı, personel alım imtihanı yapılıyor, orada kaymakamlık da var, üst düzey bürokratlar da var. Şimdi, yazılıda en büyük puanı alıyor, 1, 2, 3 veya ilk 3, 5, 10’da insanlar kazanıyor, çalışkan, dürüst, ülkesini seven insanlar. Fakat sözlüye gidiyor, soruluyor: “Ananın adı ne? Babanın adı ne?” Ondan sonra “Memleketin ne? Hadi yahu, git.” diyor. Şimdi, Danıştay ne yaptı? Diyor ki: “Kardeşim, o zaman burası bir hukuk devleti ise sen sözlüyü de bir kasete geçireceksin. Ben seni denetleyeyim.”

HALUK İPEK (Ankara) – Eskiden nasıl olmuş?

KAMER GENÇ (Devamla) – Bu kasette sen bu kişilere ne soru soruyorsun?

HALUK İPEK (Ankara) – Eskiden nasıl hâkim olmuşlar?

KAMER GENÇ (Devamla) – Bakalım, ana baba ismiyle mi geçiyorsun yoksa ki hakikaten bu çocuğun gerekli olan bilgisini ölçüyor musun? Hayır, ölçmüyor.

HALUK İPEK (Ankara) – O nasıl hâkim olmuş? Kendisi nasıl hâkim olmuş?

KAMER GENÇ (Devamla) – Dolayısıyla bu yönde, Danıştayın verdiği iptal kararlarını ortadan kaldırmak için kanunlara, buraya diyor ki: “Bunun dışında, mülakatla ilgili herhangi bir kayıt ve işlem tutulmaz.”

HALUK İPEK (Ankara) – O hâkimler nasıl hâkimmiş?

KAMER GENÇ (Devamla) – Bu Hâkimler Kanunu’nda da böyle, her tarafta…

OSMAN KILIÇ (Sivas) – Konuyu çok iyi biliyorsun!

KAMER GENÇ (Devamla) – Geçen gün Gelir İdaresi imtihanı yapıldı. Bakın, Gelir İdaresinde ilk 1, 2, 3, 4’üncü sırada kazananlar sözlüde eleniyor. “İçeriye girenler niye elendi?” diyoruz. “Efendim, anamızın babamızın ismi, memleketimiz soruldu.” diyorlar.

Arkadaşlar, bu, bu ülkeye yapılacak en büyük aşağılıkça bir muameledir. Bir memlekette eğer bu insanların, gençlerin bilgisi, görgüsü, hukuk bilgisi veyahut da o mesleğin gerektirdiği bilgiler yerindeyse sırf belli bir inancın veyahut da belli bir geleneğin adamları değilse…

HALUK İPEK (Ankara) – Bölücülük yapma!

KAMER GENÇ (Devamla) – …onlar göreve alınmıyorsa o en alçakça bir davranış biçimidir.

AHMET YENİ (Samsun) – Doğrudur, en alçakça…

KAMER GENÇ (Devamla) – İşte bu alçakça davranışı maalesef son zamanlarda görüyoruz.

RECEP KORAL (İstanbul) – Hadi canım sen de!

KAMER GENÇ (Devamla) – Yahu, arkadaşlar, bir memlekette dürüstlük varsa, dürüstlüğün kuralları bellidir yani her şeyin açık olması lazım, şeffaf olması lazım. Niye, peki, bu gençlerimizi daha imtihana alırken ille “Sen böyle bir inancın insanısın.” demeye hakkınız var mı, kimin hakkı var? Bunun göstergesi de bu. Niye siz şeffaflıktan çekiniyorsunuz?

Tabii zamanımız da çok az olduğu için, arkadaşlar, bunu kısaca izah ettikten sonra, yarın da cumhuriyetimizin kuruluş yıl dönümü… Cumhuriyet, Yüce Atatürk’ün, dünyanın bütün liderlerinin büyük bir saygı duyduğu, büyük bir devrimcinin kurduğu yüce bir, soylu bir, erdemli bir yönetimdir. Hâlâ bu cumhuriyetin erdemlerini kavramamış, zavallı, aşağılık insanlar, bu cumhuriyete karşı maalesef karşı düşünceler öne sürmektedirler. Devletin, dün televizyonda birisi çıkmış diyor ki: “Cumhuriyeti ve laikliği yıktık, Kemalizmi yıktık.”

Ulan geri zekâlılar, siz bu cumhuriyeti yıkamazsınız, bu cumhuriyet kan üzerine kurulmuştur. Bu cumhuriyeti kuran insanlar asil ve soylu, yurtsever insanlardır. Sizin gücünüz ne? Bir gün bir kısa zamanda belki bir siyasi iktidarın yarattığı, bu ülkeye, cumhuriyete düşmanlık, Atatürk’e düşmanlığın yarattığı hava içinde bundan yararlanabilirsiniz ama sizin gücünüz bu cumhuriyeti yıkmaya yetmez. En kısa zamanda bundan dönmeniz lazım.

BAYRAM ALİ BAYRAMOĞLU (Rize) – Söylediğin kim ya?

KAMER GENÇ (Devamla) – Uşaklar, başkasının kölesi olmaya layık olan insanlar, cumhuriyete karşı olanlardır. Uşaklar ve başkasına köle olmaya layık olan insanlar, başka bir devletin egemenliğinde yaşamak isteyenler, laik Türkiye Cumhuriyeti’nin getirdiği erdemli yönetime karşı olan insanlardır.

OSMAN KILIÇ (Sivas) – Cumhuriyete karşı olan vatan hainidir, vatan!

KAMER GENÇ (Devamla) – Bunu herkesin bilmesi lazım.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Kamer Genç (Tunceli). “Sayıştay kanunu teklifi (s.s.510)”. TBMM Genel Kurulu, 12. Birleşim tutanağı, 27 Ekim 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2010-10-27-sayistay-kanunu-teklifi-s-s-510 (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
