# Türkiye cumhuriyeti hükümeti ile makedonya cumhuriyeti hükümeti arasında sağlık ve tıp bilimleri alanında işbirliğine dair anlaşmanın onaylanmasının uygun bulunduğuna dair kanun (s.s.: 338)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Kamer Genç (CHP, Tunceli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 13. Birleşim
- **Tarih:** 2 Kasım 2010
- **Gündem:** TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ İLE MAKEDONYA CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ ARASINDA SAĞLIK VE TIP BİLİMLERİ ALANINDA İŞBİRLİĞİNE DAİR ANLAŞMANIN ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞUNA DAİR KANUN (S.S.: 338)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2010-11-02-turkiye-cumhuriyeti-hukumeti-ile-makedonya-cumhuriyeti-hukumeti-arasin

> Kamer Genç (CHP), 2 Kasım 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 13. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ İLE MAKEDONYA CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ ARASINDA SAĞLIK VE TIP BİLİMLERİ ALANINDA İŞBİRLİĞİNE DAİR ANLAŞMANIN ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞUNA DAİR KANUN (S.S.: 338)); konuşma 992 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

KAMER GENÇ (Tunceli) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Sudan Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Gümrük Konularında İşbirliği ve Karşılıklı Yardım Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı üzerinde söz almış bulunuyorum. Hepinize saygılarımı da sunuyorum.

(x) Açık oylama kesin sonuçlarını gösteren tablo tutanağa eklidir.

(xx) 358 S. Sayılı Basmayazı tutanağa eklidir.

Şimdi, sayın milletvekilleri, tabii ki uluslararası anlaşmalar -deminki konuşmamda da belirttiğim gibi- çok önemli konulardır. Bu Anayasa’mıza göre uluslararası anlaşmalar kanunların üstünde ve Anayasa’ya da eş değer bir hiyerarşik yapıya sahiptirler. Dolayısıyla bunların çok iyi incelenmesi lazım.

Ayrıca da Türkiye Cumhuriyeti devleti, AKP İktidarıyla beraber uluslararası düzeyde çok büyük bir itibar kaybetti. Bu itibar kaybettiği konulardan birisi de bu Sudan meselesidir. Biliyorsunuz, Tayyip Erdoğan Bey gitti, Sudan’ı ziyaret etti, “Yahu ben sokaklarda katliam görmedim.” dedi. Hâlbuki bugünkü Sudan Kralı orada büyük bir… 300-500 bin insanın katledildiği söylendi ve uluslararası arenada da bu mahkûm edildi yani kendisi soykırımla itham edildi.

Şimdi, bir devletin hukuka bağlılığı, hukuk devleti olduğuna, çağdaş insan haklarına saygılı olduğuna en önemli delil, o devleti yöneten insanların, insan haklarına saldıran kişileri masum göstermemesi gerekir, kendi memleketinde vatandaşlarına işkence, insanlık dışı işlem yapmaması gerekir ama Sudan Devlet Başkanı, maalesef, uluslararası düzeyde, işkenceyle, vatandaşlarına soykırım yapmak suçlarıyla mahkûm olduğu hâlde, mahkûm olduğu Birleşmiş Milletlerce de açıkça belirtilmesine rağmen, her nedense, AKP’li bazı birtakım tüccarlara ve müteahhitlere iş bulma pahasına, Türkiye Cumhuriyeti devleti, bu kadar küçük menfaatler uğruna, uluslararası düzeyde itibarı sarsılacak girişimlerde bulundu.

Şimdi, bu Ahmet Davutoğlu, tabii, Dışişleri Bakanlığına gelince çok fantezi laflar söyledi, işte “Komşu ülkelerle sıfır problem.” Peki, komşu ülkelerle nasıl sıfır problem yapacaksın? Komşu ülkelerle sıfır problem nasıl yaparsın? Hamas’ı, tuttular, Türkiye’ye davet ettiler, ondan sonra, sonradan bir görüşmediler, yok, havaalanlarından kaçtılar, sonra…

Arkadaşlar, devleti yöneten insanların o devletin şanına ve şöhretine uygun bir itibar sahibi olması lazım, sözüne güvenilir insan olması lazım. Eğer sizin anayasalarınızda, katıldığınız uluslararası sözleşmelerde ve birliklerde temel hak ve özgürlükler ön plandaysa, temel hak ve özgürlükleri ihlal edenlere karşı hem kendi anayasanız hem hukuk sisteminiz hem de katıldığınız uluslararası birliklerde bunlar suç sayılıyorsa siz onlara uymak zorundasınız. Uymadığınız zaman kimse de size itibar etmez.

Dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti devletinin gerek Hamas’la ilgili tutumunda ve gerekse Sudan’la ilgili tutumunda büyük bir itibar kaybı olmuştur. Bu itibar kaybı uluslararası platformlarda Türkiye’yi zor duruma düşürmüştür ama tabii, Türkiye’yi yönetenlerin ve özellikle de Türkiye Büyük Millet Meclisinde iktidar grubunun 337 milletvekilinin bunlara, Türkiye'nin yurt dışında itibarını bu kadar düşük gösteren kişilere karşı bir eylemsizlik içinde olmaları ve hatta onları övmeye yönelik çabalar içinde olmaları, bunları maalesef hesap verebilirlilik durumundan kurtarmıştır. O bakımdan, bugün Türkiye'nin uluslararası düzeyde, uluslararası platformlarda itibarı çok sarsılmıştır. Sarsıldığı başlardan birisi de Sudan’dır. Sudan Devlet Başkanı Türkiye’ye davet edilmiştir, hatta -aklımda kaldığına göre- bir defa cesaret edip de Türkiye’ye gelememiştir ve “Acaba yolda uçağı kaçırılır mı?” diye öyle bir korku içinde vazgeçilmiştir ama her nedense sonradan tekrar Türkiye’ye davet edilmiştir. Bu kadar, kendi ülkesinde büyük bir insan katleden bir ülkeyle bizim anlaşma yapmamız bence Türkiye Cumhuriyeti devletinin özünde var olması gereken insan hakları, işkenceye karşı olma, masum insanları kurşuna dizme gibi suçları işleyen insanlara karşı bu tavrını da uluslararası düzeyde göstermesi lazımdı.

Bu arada, tabii, İsrail’le yapılan olaylar da ortada. Şimdi, bir Mavi Marmara gemisi evvela İsrailce “Bizim hudutlarımıza gelme.” diye defalarca ikaz edilmesine rağmen ve İsrail de biliyoruz ki yani öyle acıma duygusu olan bir kişi, bir ülke olmamasına rağmen orada maalesef Hükûmetin çok aciz bir tavrı karşısında orada 9 vatandaşımız şehit edilmiştir, birçok vatandaşımız da ağır yaralanmıştır. Tayyip Erdoğan çıkıyor, o 9 vatandaşımızın içinde yalnız Amerikan vatandaşı olan kişinin ismini söylüyor, sanki öteki kişiler vatandaş değil. Diyor ki İsrail’e: “Bak onu katlettiniz.” ama geriye kalan 8 kişiden bahsetmiyor, sanki onlar insan değil, sanki Türkiye Cumhuriyeti devletinin vatandaşı olmak… Uluslararası düzeyde birtakım insanlar öldürürse bunları öldürebilirsin gibi bir anlam çıkıyor. Yani işte ikide bir çıkıyor diyor ki -ismini unuttum rahmetli arkadaşın, işte, Amerikan vatandaşı- ikide bir “Yahu işte İsrail bunu da öldürmüştür.” diyor ama ötekilerden bahsetmiyor.

Dolayısıyla bu olayda Türkiye Cumhuriyeti devleti dış itibarı itibarıyla büyük yara almıştır, bugün Türkiye’yi yöneten AKP İktidarı uluslararası düzeyde Türkiye Cumhuriyeti devletinin itibarını koruyacak bir nitelik, bir kuvvetten yoksun bir hâle getirilmiştir. Her ne kadar “Efendim, Birleşmiş Milletler geçici üyeliğini aldık.” diyorlarsa da Birleşmiş Milletler geçici üyeliğine üç devlet talipti, bunun birisi zaten ekonomik iflas içindeydi, Türkiye Cumhuriyeti devleti getirdi birtakım Arap ülke… Yani birçok devletlere aşağı yukarı rüşvet verdi, tam 75 trilyon para harcadı arkadaşlar, 75 trilyon. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

FATİH ARIKAN (Kahramanmaraş) – Utan, utan!

KAMER GENÇ (Devamla) – 75 trilyon harcadığını sorabilirsin. Bak, Hükûmet varsa burada, sor kendisine, 75 trilyon para harcadı. Aslında onu da harcama yoktu… Ama ondan sonra o 75 trilyon harcanmak suretiyle kazandığı Birleşmiş Milletler geçici üyeliği de Türkiye’yi uluslararası düzeyde çok itibarsız bir hâle getirdi. Getirdi, İran’daki, İran’la yapılan bir oylamada ret oyunu kullanmak suretiyle Türkiye Cumhuriyeti devletinin uluslararası düzeyde yine itibarını çok sarstı. Yani bu kadar tutarsız, bu kadar ülkeyi uluslararası düzeyde zor duruma düşüren bir Hükûmetin hâlâ Türkiye’de ayakta kalması gerçekten hayret verici bir durumdur.

Şimdi, değerli milletvekilleri, aptal olan anlar, aptal bile anlar ki İran’ın nükleer enerji sahibi olmasından en başta Türkiye zarar görür yani şimdi, başımızda en yakın komşumuz İran, İran’ın nükleer bombalara sahip olmasının en başta zarar vereceği ülke Türkiye.

E, peki, bu kadar hayati tehlike teşkil eden bir meseleden dolayı senin gidip de İran’a sahip çıkmanın anlamı ne acaba? Bunun bir izahı var mı? Tabii İran’la birtakım anlaşmalar var arkadaşlar. Bakın, doğal gaz anlaşması var İran’la. Fiyatını niye açıklamıyorsunuz? Neden biliyor musunuz, doğal gazdan dolayı İran’a korkunç -pahalı- para veriliyor. Bu paraların bir kısmı el altından alınıyor, bazı yerlere transfer ediliyor. Bu varsa, açıklayın işte.

KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI ERTUĞRUL GÜNAY (İstanbul) – Ohoo!

KAMER GENÇ (Devamla) – Hadi, sen açıkla burada. De ki: “İran’la doğal gazın metreküpünü şu kadar paraya alıyoruz.” Açıkla, “of, of” deme! Bu tamamen bizim gıyabi aldığımız birtakım bilgilere dayanmaktadır. İran’dan alınan doğal gaz uluslararası fiyatların çok üstündedir. Bunların bir kısmı, işte biliyorsunuz, bazı televizyonlarda referandumda İran’dan bir para geldiğinden söz edildi.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Kamer Genç (CHP, Tunceli). “Türkiye cumhuriyeti hükümeti ile makedonya cumhuriyeti hükümeti arasında sağlık ve tıp bilimleri alanında işbirliğine dair anlaşmanın onaylanmasının uygun bulunduğuna dair kanun (s.s.: 338)”. TBMM Genel Kurulu, 13. Birleşim tutanağı, 2 Kasım 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2010-11-02-turkiye-cumhuriyeti-hukumeti-ile-makedonya-cumhuriyeti-hukumeti-arasin (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
