# Yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik enerjisi üretimi amaçlı kullanımına ilişkin kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi (s.s.:395)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Kamer Genç (CHP, Tunceli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 15. Birleşim
- **Tarih:** 4 Kasım 2010
- **Gündem:** YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARININ ELEKTRİK ENERJİSİ ÜRETİMİ AMAÇLI KULLANIMINA İLİŞKİN KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ (S.S.:395)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2010-11-04-yenilenebilir-enerji-kaynaklarinin-elektrik-enerjisi-uretimi-amacli-ku

> Kamer Genç (CHP), 4 Kasım 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 15. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARININ ELEKTRİK ENERJİSİ ÜRETİMİ AMAÇLI KULLANIMINA İLİŞKİN KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ (S.S.:395)); konuşma 1.025 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

KAMER GENÇ (Tunceli) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yenilenebilir enerji kaynaklarıyla ilgili olarak bazı milletvekillerinin verdiği kanun teklifinin tümü üzerinde söz almış bulunuyorum. Hepinize saygılar sunuyorum.

Evvela, bu Hükûmet ciddi bir hükûmetse, bu kadar çok önemli bir kanunun bazı milletvekillerinin teklifiyle gelmemesi lazım, bir hükûmet tasarısı olması lazım. Dolayısıyla, biliyorsunuz, hükûmet tasarısı olunca çeşitli kuruluşlardan bilgi alınıyor. Bu kanunun hazırlanmasında çok değişik devlet dairelerinden bilgi alınıyor, mütalaa soruluyor, dolayısıyla bunları da baypas etmek için, daha ziyade birtakım yandaş şirketleri, yandaş müteahhitleri büyük kazançlar sağlamak için… E nasıl olsa burada getirip bir teklif veriliyor.

Şimdi, biz bu Hükûmetin sicilini iyi biliyoruz. Bakın, geçen gün nükleer enerji santraliyle ilgili burada bir anlaşma geçirdiniz. Bu anlaşmayı kimin için getirdiniz? Çalık-ENI Grubuna yardım etmek için getirdiniz. Çalık-ENI Grubunun kime ait olduğunu, Tayyip Bey’in yakını olduğunu bilmiyor muyuz? Ondan sonra, bu Akkuyu Nükleer Santrali, daha önce 21,16 sent üzerinde size teklif verdi, siz kabul ettiniz. Danıştaya gitti, “Bu, serbest piyasa fiyatının 3 katıdır.” dedi, Danıştay iptal etti. Danıştay iptal edince Tayyip Bey dedi ki: “Bu yargı benim ciğerimi kanatıyor. Bu yargı benim ayağımın bağı oluyor.” dedi. E niye kanatıyor yargı Tayyip Bey’in ciğerini? Çünkü Tayyip Bey’in tasarladığı paralar, devletin paraları, vatandaşın paraları Tayyip Bey’in yakınlarının keselerine akmadığı için, kasalarına akmadığı için, yargı buna engel olduğu için, dolayısıyla ciğer kanıyor. Vah vah, ne ciğerler kanıyormuş!

Şimdi, değerli arkadaşlarım, elbette ki bu Parlamento, Türkiye'nin menfaatlerini koruyarak… Türkiye’de vatandaşın hava ve su gibi kullandığı elektriğin en iyi fiyatlarla sağlanması, en ucuz fiyatlarla sağlanması hepimizin arzusudur ama özellikle siyasi iktidar bu halkın ekmek ve su kadar, hava kadar doğal ihtiyacı olan bir maddesini, elektrik gibi temel maddeyi fiyatlandırırken, üretime giderken, yatırım yaparken birtakım yandaş kurumların menfaatlerini ön plana çıkarırsa işte buna elbette ki muhalefet çıkıp karşı çıkacak. Peki, niye getirdin ondan sonra nükleer enerjinin anlaşmasını Parlamentodan geçirdin? Çünkü orada yapacağın suistimale Parlamentoyu ortak etmek için yaptın. Bunu, burada defalarca söyledik, anlaşmayı geri çekmediniz. Şimdi, ne yapacaksınız yarına? “Yahu, efendim, Türkiye ile Rusya arasında nükleer enerji anlaşmasını yaptık, Meclisten geçirdik arkadaşlar. Meclisin kanununu uygulamayacak mıyız? Meclisin kanununu uygulamayınca suçlu olacağız.” diyeceksiniz. Biz, daha önce bunları gördük. Arkadaşlar, bunu buradan da ikaz ettik, söylemediniz.

Şimdi, Seydişehir tesislerini, getirdiniz, bir yakınınıza sıfır değerle verdiniz. Yani öyle bir fiyatla verdiniz ki o özelleştirme yapıldığı tarihte depolardaki mevcut malzemenin değerini bile almadınız. Kime verdiğinizi biliyoruz. Kimin adamı olduğunu biliyoruz. Tayyip Bey’in hemşehrisi olduğunu da biliyoruz. Bir de ona Oymapınar Barajı’nı getirdiniz verdiniz. Şimdi, getiriyorsunuz ona Oymapınar Barajı’nı da… Ayrıca da elektrik üretip dışarıya satacaksınız, şimdi önergeyi vereceksiniz burada. Yahu, arkadaşlar, bu Meclis, birtakım AKP yandaşlarının özel getirdikleri keyfî kanunlarla kendilerine özel kazanç kaynağı sağlayan bir kurum mudur? Bu Meclis, Türkiye Cumhuriyeti devletinin menfaatini, vatandaşların menfaatini korumak için buraya gelmiş, toplanmış ve göreve başlarken de bunun üzerine yemin etmiş arkadaşlar. İşte, milletvekili yemini ortada. Bunları siz bir tarafa koyuyorsunuz, çıkıp çok genel, konuya hiç değinmeden, konuyu başka noktalara saptırmak suretiyle, burada hiç konuyla ilgisi olmayan, esas, can alıcı noktaları başka tarafa çekmek suretiyle birtakım… Tamam, yenilenebilir enerji kaynaklarına ülkenin ihtiyacı var. Ülkenin o kadar rüzgârı var, ülkenin o kadar güneşi var, ülkenin o kadar su kaynakları var, onları en rantabl şekilde kullanmak suretiyle pekâlâ bunları yapabiliriz ama şimdi, ne yaptınız? Bir su kullanma hakkını getirdiniz, herkes gitti, birtakım suların kullanma hakkını aldı, milyon dolarlar kazanıyorlar arkadaşlar, milyon dolarlar. Getirmiş, efendime söyleyeyim, birtakım şeylerle… Yahu, bir kanun çıkarırken, tabii, bu kanunları çıkarırken bu kanunlardan birtakım art niyetli insanların, birtakım vurguncu insanların yararlanmaması için de tedbir almak lazım, almıyorsunuz ki.

Şimdi, onu bir tarafa bırakıyorsunuz, Türkiye'nin en doğal kaynaklarını, en güzel vadilerini yok etmek için âdeta yarışıyorsunuz. Bakın, mesela Munzur Nehri -benim ilimin içinde- gerçekten dünya harikası bir vadi, bir Pülümür Vadisi var, bir Ovacık Vadisi var, burası dünyanın en nadide vadilerinden birisi. Buralarda kaç tane baraj ve hidroelektrik santrali yapma kararını aldınız, şimdi soru soracağım, bize açıklayacaksınız. Munzur Millî Parkı var. Munzur Millî Parkı’nın çevresel etüt planı yapılmadan hiçbir tesis yapılamaz, Milli Parklar Kanunu’nun temel ilkesidir bu ama siz, Munzur Vadisi uzun devre gelişme planları yapıldı fakat bugüne kadar tasdik etmiyorsunuz. Buna rağmen, orada baraj ve hidroelektrik tesisleri yapmaya çalışıyorsunuz. Yahu, bir hukuk devletinde eğer bir hükûmet hukuk devleti kurallarına uyuyorsa, bu kanunlar yürürlükteyse, bu kanunları, efendime söyleyeyim, bu Hükûmet ezip de suyunu içmek için mi çıkardı? Bu kanunları uygulamak için çıkardı, niye uygulamıyorsunuz? Munzur Vadisi uzun devre geliştirme planını bugüne kadar niye onaylamadınız? Bu planı onayladığınız zaman zaten orada hiçbir baraj da yapmayacaksınız, HES de yapmayacaksınız. Yani oralarda insanları öyle zor duruma sokuyorsunuz ki, geçenlerde işte biliyorsunuz böyle, birtakım, orada bir iki tane tesis yapıldı, işte, gittiler, yaktılar. Yani insanların, tabii ki biz yakmasını tasvip etmiyoruz ama o bölge insanının duygularını eğer kale almazsanız, insanlar bakacaklar ki ortada Hükûmet yok, kanun da yok, e ne yapalım? İhkakı hakka gidiyorlar. Siz bu milleti bu duruma getirdiniz.

O bakımdan, mesela Rize’de, geçen gün, vatandaşım… Rize’deki İkizdere Vadisi. Yani arkadaşlar, bazı vadiler, bazı tabiat varlıkları, oradaki bitki örtüsü, o kadar iyi korunması lazım ki orada üç beş kuruşluk para için veya büyük paralar için de olsa o güzellikler yok edilemez. İşte, Rize’nin İkizdere Vadisi’nde yaptığınız bu. Orası sit alanı ilan edildi. E şimdi, orada sit alanından çıkarmak için yeni bir kanun getirdiniz. Kimin için getirdiniz? İki üç tane veya beş on tane, büyük para kazanacak müteahhitleri zengin etmek için getirdiniz. Yahu, böyle bir şey olur mu arkadaşlar! Devletin temel kaynakları, güzellikleri, güzel vadileri, üç beş kişiye para kazandırmak için bu hâle getirilebilir mi!

Şimdi, Munzur Vadisi’nde yapılan Konaktepe’yle ilgili, Danıştay yürütmenin durdurulması kararını verdi. Şimdi, diyorsunuz ki: “Efendim, yargı bizim ciğerimizi kanatıyor.” Yahu, yargı niye sizin ciğerinizi kanatsın, sizin çıkardığınız kanunlara uygun işlem yap diyor yargı. Diyor ki: “Kardeşim, sen burada, Munzur Vadisi uzun devreli geliştirme planını tasdik etmemişsin, yapmamışsın. Ayrıca, millî parklar çevresel etüt planlarını yapmadan burada herhangi bir yapı yapamazsın.” Sen, bunları yapmadan yapıyorsun. E ne olacak? Hukuk devletinde Danıştay da tabii gidip bunları araştırıyor arkadaşlar. Diyor ki: “Arkadaş, sen hukuk devletisin, işte buyur, çıkardığın mevzuat burada, sen bu mevzuatı bir yana bırakıyorsun, ona göre, aksine iş yapıyorsun.”

O bakımdan, bunların hepsi, üzerinde durulması gereken şeylerdir. Bunlar, esas hukuku… Birtakım, devletin kaynaklarını kullanırken hukuk kurallarına riayet etmek lazım. Hukuk kurallarına riayet etmeden “Efendim, ben yaptım, oldu.”

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Kamer Genç (CHP, Tunceli). “Yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik enerjisi üretimi amaçlı kullanımına ilişkin kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi (s.s.:395)”. TBMM Genel Kurulu, 15. Birleşim tutanağı, 4 Kasım 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2010-11-04-yenilenebilir-enerji-kaynaklarinin-elektrik-enerjisi-uretimi-amacli-ku (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
