# Türk ceza kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.: 565)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Kamer Genç (CHP, Tunceli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 28. Birleşim
- **Tarih:** 8 Aralık 2010
- **Gündem:** TÜRK CEZA KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (S.S.: 565)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2010-12-08-turk-ceza-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-s-s-565-2

> Kamer Genç (CHP), 8 Aralık 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 28. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK CEZA KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (S.S.: 565)); konuşma 689 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

KAMER GENÇ (Tunceli) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 565 sıra sayılı Yasa Teklifi’nin tümünün oylamasından önce oyumun rengini belirtmek üzere, aleyhte söz istedim. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Biraz önce teklif sahibi Veysi Kaynak’ı dinledik. Diyor ki: “Arkadaş, biz ne yapsak bu millet bize oy verecek. Biz soygunculuk da yapsak verir, yolsuzluk da yapsak verir, ülkeye ne yapsak da verir.” (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

MEHMET EMİN TUTAN (Bursa) – Hayır, öyle bir şey demedi!

AHMET YENİ (Samsun) – Ayıp, ayıp!

KAMER GENÇ (Devamla) – Denilen o kardeşim!

Dolayısıyla, yani bu millet, biz ne yapsak, bu memlekete karşı ne yapsak da verir.

AHMET YENİ (Samsun) – Laflarına dikkat et, laflarına!

KAMER GENÇ (Devamla) – Ee, ne yapalım? Ey millet, sen duyuyorsun! Ben daha ne diyeyim?

Şimdi, bu kanun müzakere edilirken Bülent Arınç çıktı kürsüye, dedim ki: “Vicdanın bunu kabul ediyor mu?” “Çok kabul ediyor.” dedi. Ben aslında hata etmişim. Ya, ben Bülent Arınç’ı tanıyorum. Bülent Arınç Meclis Başkanı iken Manisa’da bir KİT malı orada bir gruba 3 milyon dolara satıldı. Arkasından altı ay sonra bu malın yarısı 15 milyon dolara birilerine satıldı. En azından bunu önleyebilirdi. Yine Turgutlu’da bir İngiliz şirketine, Turgutlu’nun en güzel dağlarındaki o ormanlar yok edilmek suretiyle bir nikel madeni ruhsatı verildi. Bu da yetmemiş gibi bir de TÜBİTAK tarafından 1 milyon dolar kendisine para verildi. Meclis Başkanıydı Bülent Arınç. Hakikaten memleketi düşünseydi bunları engelleyebilirdi.

Şimdi, ben zaten sizin partinizin ve yöneticilerinizin bu devletin mallarının pek öyle devlet elinde kalmasına sıcak bakmadığını bilen bir insanım.

Şimdi, her konuşmamın sonunda Suat Kılıç kalkıyor “Efendim, küfretti.” Ben kime küfrettim kardeşim? Ben diyorum ki: Bu memlekette ihanet edenlere “ihanetçi” diyorum. Eğer siz ihanet edenlere “ihanetçi” demiyorsanız hayhay. Ama Suat Kılıç’ın kayınpederi Başbakanlıkta -büyük miktarda- Başbakanın Başmüşaviri, karısı da Ankara Anakent Belediyesinden yine çok yüklü bir maaş alıyor.

SUAT KILIÇ (Samsun) – Saygılı ol! Terbiyeli ol! Senin evladın hangi, nerede çalışıyor? Senin evladın hangi Mecliste çalışıyor? Utan! Utan!

AHMET YENİ (Samsun) – Senin oğlun nerede çalışıyor?

AYŞE NUR BAHÇEKAPILI (İstanbul) – Aileyi niye karıştırıyorsun? Ayıptır!

KAMER GENÇ (Devamla) – Kendisi de Grup Başkan Vekili. Tabii, böyle olunca, tabii ki her şeye ama her şeye karşı çıkıyor.

Şimdi, bakın arkadaşlar, mesele şu: Bir kanun teklifini getirmişsiniz. Bu kanun teklifinde, demin de söylediğim gibi, bu devlette görevini, kamu görevini yapıp da görevini suistimal edenlere seksen yıldır uygulanan bir ile üç yıl arasında ceza var. Şimdi bu cezayı kaldırıyorsunuz? Niye kaldırıyorsunuz?

VEYSİ KAYNAK (Kahramanmaraş) - Kaldırmıyoruz.

KAMER GENÇ (Devamla) – Veya düşürüyorsunuz yani altı ay ile iki seneye indiriyorsunuz. Niye indiriyorsunuz? Çünkü mevcut Ceza Kanunu uygulamasında böyle bir cezanın artık hukuki kıymeti kalmaz. Altı ay ceza alsa paraya çevriliyor. Ne yapacak? E, para çok sizde.

Şimdi, bakın, İstanbul Belediye Başkanının aşağı yukarı seksen küsur ihalesinden dolayı görevini suistimal ve ihmal ettiğine dair Danıştay tarafından verilmiş karar var. Bu, Mart 2010’dan beri İstanbul Başsavcısının elinde bekliyor bu dosya, üzerine bir türlü soruşturma yapılmıyor.

Şimdi bu kanun çıktı. Hemen hepsine soruşturma izni verecekler. Bunlar gidecekler mahkemeye, mahkemede altı ay kendilerine ceza verilecek…

RAHMİ GÜNER (Ordu) – Üç ay, üç ay.

KAMER GENÇ (Devamla) – …cezalar da paraya çevrilecek, ondan sonra gelecekler “Gördünüz mü arkadaşlar, biz aklandık.” diyecekler.

VEYSİ KAYNAK (Kahramanmaraş) – Paraya çevrilme zorunluluğu var mı?

KAMER GENÇ (Devamla) – Yine Melih Gökçek’le ilgili bu konuda bir sürü görevi ihmal ve suistimal dosyaları var. Bunlar gidecek yine mahkemeye, gelecek, efendim işte “Beraat ettik.”

Şimdi arkadaşlar, peki, bu devlet nasıl ayakta kalır? Bu devleti yöneten kamu görevlileri, eğer görevlerini suistimal ettiklerinde bir ceza almadıkları takdirde nasıl bu devlette doğru görev yapılabilir? Yapılamaz. Bizim içimizin yandığı olay bu. Yani bu devletin belli birtakım soygunculara karşı, hırsızlara karşı korunması lazım. Bu cezaları indirmek değil, bu cezaları artırmak lazım. Bunların caydırıcı olması lazım. Bu kamu görevini yapan, bir ihaleyi yapan, Kamu İhale Kanunu’na aykırı hareket ettiği zaman bilmeli ki arkadaş, Türk Ceza Kanunu’nda kendisinin ağır bir cezayla cezalandırılacağını bilecek ve bu fiilinden caydırıcı olarak dürüst görev yapacak.

Şimdi, sizin içinizde bazı milletvekilleri var. Bunlar, zamanında bürokrattı, görevi ihmal ve suistimalden dolayı ceza aldılar, geldiler, milletvekili oldular. Şimdi, bu kanun yürürlüğe girdikten sonra bunlar tekrar, hükmüm yeniden incelemeye alınacak… İşte, uyarlamaya diye bir madde var biliyorsunuz Ceza Kanunu’nda…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Kamer Genç (CHP, Tunceli). “Türk ceza kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.: 565)”. TBMM Genel Kurulu, 28. Birleşim tutanağı, 8 Aralık 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2010-12-08-turk-ceza-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-s-s-565-2 (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
