# 2011 yılı merkezi yönetim bütçe kanunun tasarısı ile 2009 yılı merkezi yönetim kesinhesap kanunu tasarısı hakkında

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Kamer Genç (CHP, Tunceli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 40. Birleşim
- **Tarih:** 23 Aralık 2010
- **Gündem:** 2011 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNUN TASARISI İLE 2009 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİNHESAP KANUNU TASARISI HAKKINDA
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2010-12-23-2011-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunun-tasarisi-ile-2009-yili-merkezi

> Kamer Genç (CHP), 23 Aralık 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 40. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2011 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNUN TASARISI İLE 2009 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİNHESAP KANUNU TASARISI HAKKINDA); konuşma 625 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

KAMER GENÇ (Tunceli) – Sayın Başkan, ben söz istiyorum.

BAŞKAN – Buyurun.

Tunceli Milletvekili Sayın Kamer Genç.

Süreniz beş dakika.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bütçe tasarısının 13’üncü maddesi üzerinde şahsım adına söz almış bulunuyorum. Hepinize saygılar sunuyorum.

Şimdi, bir bütçe gelmiş, bütçe demek için yüz tane şahit lazım. Hükûmet sırasında oturan kişiler, maalesef, milletvekillerinin sorduğu, işin özüne ilişkin soruları cevaplandıramıyor. Böyle bir kabine olur mu? Hükûmet sıraları her gün bomboş, hükûmet diye bir şey yok.

Perde arkasında birtakım karanlık oyunlar oynanıyor değerli milletvekilleri. Ülkenin Adalet Bakanı olduğunu iddia eden kişi yirmi saatliğine Amerika’ya gidiyor, kiminle görüştüğü belli değil, ne götürdüğü belli değil. Yani devletlerarası ilişkilerde aslında insanlar, yani bakanlar seviyesindeki olanlar giderken elçiliklere haber verirler, elçilikler bunların görüştükleri kişilerle ilgili zabıt tutarlar; böyle bir şey yok.

AHMET KOCA (Afyonkarahisar) – Ne biliyorsun?

KAMER GENÇ (Devamla) – Bu ancak, olsa olsa özel bir kurye. Yani Tayyip Erdoğan Hükûmetinin milletten, elçilikten, devletten sakladığı bir sırrı özel olarak Amerika’ya götürüyor ve Amerika’da verilen talimatı Türkiye’ye getiriyor. Dolayısıyla Amerika’da verilen bu özel talimatın ne olduğu belli değil. Çıksınlar, burada konuşsunlar, sizin onların adına konuşmaya hakkınız yok. Hükûmet burada; çıksın, desin ki: Ben Amerika’ya yirmi saatliğine şu nedenle gittim, orada şununla görüştüm.

KEREM ALTUN (Van) – Açıklama yaptı.

KAMER GENÇ (Devamla) – Arkadaşlar, Türkiye Cumhuriyeti devletinin parçalanması konusunda çok hain planlar var. Bu hain planların uygulayıcıları maalesef Türkiye’de önemli mevkilere gelmişlerdir. Amerikan kontrolü altında Türkiye’de ciddi oyunlar oynanıyor. Biz burada parlamenter olarak bunları söylemek zorundayız. Artık korkunun hiç bir şeye faydası kalmamış, Türkiye her şeyi kaybetmiş. Türkiye, maalesef, işte seksen yıldır bu devlete düşman duygularını besleyen kişiler iktidarın, gelmiş, koltuğuna oturmuş, her şeyi gizlemişler, efendim, denetimi kaldırmışlar, devlete karşı, devleti ayakta tutan kurumlarını bir bir yok ediyorlar. Âdeta, şöyle bir şey derim, Türkiye Cumhuriyeti… AKP, artık, bugüne kadar bu devlete karşı verilen savaşta bindikleri araba ovaya çıkmış, düz ovada yürüyor. Bürokrasi tamamen tasfiye edilmiş, devleti koruyan hiçbir kurum yok.

Şimdi, ondan sonra birtakım Türkiye’de söylemler oluyor, ortada kimse yok, devleti şey eden kimse yok. İşin acayip tarafı, şimdi, “özerk Kürdistan projesi” diye bir proje açıklanıyor, bir arkadaş çıkıyor diyor ki: “Tam millî birlik ve beraberlik projesi.” Ne kadar güzel değil mi! Şimdi, AKP de aynı düşüncede. Türkiye’de rüşveti, talanı en büyük boyutlarda olduğu konular ortada iken bunlara karşı çıkıp da, maalesef, hep diyorlar ki: “Dürüst yönetim. Efendim, bizden daha dürüst yönetimi gördünüz mü?” Hukuk devletini ortadan kaldırıyorlar. “Efendim, hukuk devleti bizim zamanımızda işliyor.” diyorlar.

Arkadaşlar, bu kafayla… Bakın, bu memleket hepimizin. Bu memleketi çok sıkıntılı bir zemine sürüklediniz. Yani bakalım, 12 Haziran seçimlerine çıkar mı, çıkmaz mı? Bakın, bunları ben burada hissediyorum, tehlikenin farkındayım. Herkesin aklını başına toplaması lazım. Bu memleket çok ciddi sıkıntılar içinde. Bu sıkıntılara, maalesef, Türkiye’de iktidarda olan bir parti bunlara göz yumuyor. Türkiye’nin, kurumların yok olması için, devlet devlet olarak ortadan yok olması için, maalesef, hileli her türlü çabalar var, bunun karşısında direnen kimse yok.

Bir de bizim bölgede meydana gelen bir deprem nedeniyle… 8 Martta Elâzığ’da bir deprem meydana geldi, hâlâ o insanlara doğru dürüst yardım yapılmadı. Ben buradan soru soruyorum, diyorum ki: Bu 8 Mart depreminde Tunceli’de meydana gelen deprem sonucunda kaç tane ağır, kaç tane hafif, kaç tane orta hasarlı bina var? Cemil Bey burada çıkıyor, diyor ki: “Efendim, burada deprem yok ama, efendim, işte, 873 tane hasarlı bina var, 1.460 tane orta hasarlı var, 2 bin tane hafif hasarlı var.”

Şimdi, değerli arkadaşlarım, eğer burada deprem yoksa, bu insanların evlerini kim yıktı? Sonra, oradaki ağır hasar gören vatandaşlara başka yerde normal ev yapıyorsunuz, bunlara 47 metrekarelik bir prefabrik ev veriyorsunuz. Bu, insanlık duygusuyla bağdaşır mı? Böyle bir şey olur mu? Bu memlekette kanun önünde eşitlik varken, durup dururken Tuncelili vatandaşa onu veriyorsunuz ama başka yerde altında ahırı olan, insanca yaşamasını gerektiren bir konut veriyorsunuz.

Peki, teşekkür ederim efendim.

---

**Kaynak gösterme:** Kamer Genç (CHP, Tunceli). “2011 yılı merkezi yönetim bütçe kanunun tasarısı ile 2009 yılı merkezi yönetim kesinhesap kanunu tasarısı hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 40. Birleşim tutanağı, 23 Aralık 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2010-12-23-2011-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunun-tasarisi-ile-2009-yili-merkezi (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
