# Sulama birlikleri kanunu (s.s.:621)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Kamer Genç (Tunceli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 73. Birleşim
- **Tarih:** 3 Mart 2011
- **Gündem:** SULAMA BİRLİKLERİ KANUNU (S.S.:621)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2011-03-03-sulama-birlikleri-kanunu-s-s-621-2

> Kamer Genç, 3 Mart 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 73. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SULAMA BİRLİKLERİ KANUNU (S.S.:621)); konuşma 598 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

KAMER GENÇ (Tunceli) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 621 sıra sayılı Yasa Tasarısı’nın 2’nci maddesinin (e) bendiyle ilgili olarak verdiğimiz bir önerge üzerinde söz almış bulunuyorum. Hepinize saygılar sunuyorum.

Burada “ya da inşa edilmesi planlanan”ı “ya da inşa edilecek” şeklinde değiştiriyoruz çünkü planlanan, şu anda planlanan gelecekte de inşa edilecekse bunun da bu kapsama alınması gerektiğine inanıyorum ve böylece kanun amacına daha uygun olarak bir düzenlemeye girmiş oluyor.

Şimdi, değerli milletvekilleri, AKP’li milletvekilleri hep buraya çıkınca, “Cumhurbaşkanını biz seçtik, millet seçti…” Yahu, ne millet seçti! Şimdi, Abdullah Bey’in iki tane tasarrufunu size söyleyeyim. Amerikan Büyükelçisi geldiği zaman dedi ki: “Ya, bu ne! Bir yandan özgürlük bir yandan da gazetecileri alıyorsunuz içeriye.” dedi. Ondan sonra Abdullah Gül 18 Şubatta yani geçen şubatta- Amerikan Elçisini tek başına kabul etti. Bakın, devlet geleneklerinde yabancı devletin elçileri tek başına kabul edilemez. Ne bir hariciye temsilcisi var ne orada başka kimse var. Ne konuştular bunlar acaba? Devletin başında olan insan böyle hareket etmez.

Ayrıca, öyle keyfi uygulamaları var ki, mesela Metin Doğan isminde Ankara’daki bir doktoru getirdiler Trakya Üniversitesinde profesörlük kadrosu verdiler. Ondan sonra Aydınlıkevler’de kurulan üniversiteye de rektör atadılar. Rektör atadılar ama -YÖK bunu atadı- Abdullah Gül bunu on beş gün beklettikten sonra rektör seçilme yeterliliğine sahip oldu. Düşünebiliyor musunuz yani bu kadar… Bir üniversiteye rektör atıyorsunuz, adamın ehliyeti yok ama Cumhurbaşkanlığının işlemleri yargı denetimine tabi olmadığı için, yok olan hükümleri getirdi, rektör tayin etti. Şimdi, arkadaşlar, bir memleketin başında oturan kişinin tarafsız olması lazım, herkese eşit mesafede olması lazım.

Şimdi, Danıştay ve Yargıtay kanunları çıktı. Efendim, bu adaleti şey edecek diye ben şey ettim dedi. Bakın, Hâkimler ve Savcılar Kurulunda 211 tane Danıştay ve Yargıtay üyesi, arkadaşlar, iki günde atandı. Oradaki bu beyler, bu Hâkimler Savcılar Kurulu üyeleri bu 211 tane hâkimi nasıl incelediler, nasıl sicillerini şey ettiler? Hiçbir incelemeye de tabi tutmadılar. Tamamen Adalet Bakanlığının getirdiği listeyi oraya tayin ettiler, yani bir kıstas yok. Yani en yaşlıları mı seçildi, en kıdemlileri mi? Yok. Tamamen Adalet Bakanlığının yönlendirmesiyle… Yani bunun anlamı nedir? Tam kırk yaşındaki kişileri seçtiler. Bunlar altmış beş yaşına kadar bu makamlarda kalacaklar. Dolayısıyla Danıştay ve Yargıtay, yirmi beş yıl artık AKP’nin düşüncesindeki bir yargı sistemiyle donatıldı.

Şimdi, bunları görmüyorsunuz. Bu karanlık uygulamaları çıkıp da milletin karşısında hiç sıkılmadan, sanki çok demokratmışsınız, sanki çok insani duygular içindeymişsiniz, sanki özgürlükten yanaymışsınız gibi millete tarif ediyorsunuz.

Şimdi, Mustafa Balbay’la Tuncay Özkan’ın hâlâ hangi suçtan yargılandıkları belli değilken, iddianameleri belli değilken, Adalet Bakanı olan zat çıkıyor, diyor ki: “Efendim, bunların suçunu işleyenlerin hücrede kalması lazım.” Beyler, ya insaf! Hiç mi Allah korkusunu yok içinizde? Hiç mi içinizde vicdan yok? Arkadaşlar, yani bu insanların daha suçu belli değil.

Şimdi, Oda Televizyonu -İnternet sitesi- gidiyorsunuz, sizin de aleyhinizde bir yayın yaptı diye… Hâlbuki aslında yayında doğruları söylüyorlar. Bu Soner Yalçın’ın bir özelliği var: Her şeyin en doğrusunu araştırıyor, en iyi şekilde yazıyor. Sizin hesabınıza göre doğruları yazmak suç; ancak sizin lehinize ne kadar yalan, ne kadar gerçeklere aykırı olan haberleri toplayıp söylerseniz, taltif edileceksiniz. Onları taltif ediyorsunuz ama o insanlar bu memlekette doğru haberi araştırıyorlar, doğruları yazıyorlar ve zindanlara gönderiliyorlar.

Bir Balyoz davasında… Ertuğrul Özkök yazıyor, diyor ki: “Mahkeme kararında diyor ki hâkim: ‘Eğer askerî savcı bu konuda bilirkişi incelemesi yapmışsa bunun da getirilmesi lazım.’” Ertuğrul Özkök’ün köşesinde var, Balyoz davasında yüzlerce sahte belge var. Arkadaşlar, yüzlerce sahte belge var, 2003 yılına aitmiş gibi görünen 2008 yılı belgeleri var. Şimdi, bu insanlar Türkiye Cumhuriyeti devletinin vatandaşları, bunların adaletten yararlanması lazım, hakkın, hukukkun bunlara uygulanması lazım.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

KAMER GENÇ (Devamla) – Tabii, zamanımız olmadığı için burada konuşarak gerçekleri söyleyemiyoruz ama memleketi bir karanlığa götürüyorsunuz, önümüzdeki seçimlerde göreceğiz bunu. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Kamer Genç (Tunceli). “Sulama birlikleri kanunu (s.s.:621)”. TBMM Genel Kurulu, 73. Birleşim tutanağı, 3 Mart 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2011-03-03-sulama-birlikleri-kanunu-s-s-621-2 (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
