# Askerlik kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı ile istanbul milletvekili hasan kemal yardımcı'nın; askerlik kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi ve milli savunma komisyonu raporu (s. sayısı: 52)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Kamil Erdal Sipahi (MHP, İzmir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 22. Birleşim
- **Tarih:** 20 Kasım 2007
- **Gündem:** ASKERLİK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI İLE İSTANBUL MİLLETVEKİLİ HASAN KEMAL YARDIMCI'NIN; ASKERLİK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ VE MİLLİ SAVUNMA KOMİSYONU RAPORU (S. SAYISI: 52)
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d23/c005/b022/tbmm230050220175.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/kamil-erdal-sipahi-23-2007-11-20-askerlik-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tasarisi-ile-ista

> Kamil Erdal Sipahi (MHP), 20 Kasım 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 22. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ASKERLİK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI İLE İSTANBUL MİLLETVEKİLİ HASAN KEMAL YARDIMCI'NIN; ASKERLİK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ VE MİLLİ SAVUNMA KOMİSYONU RAPORU (S. SAYISI: 52)); konuşma 891 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MHP GRUBU ADINA KAMİL ERDAL SİPAHİ (İzmir) - Sayın Başkanım, daha önceki haftalarda da aynı görevi yaptınız, ancak, sizin bu görevi yerine getirdiğinizde ben ilk defa söz aldığım için bir Türk hanımefendisini, yiğit bir Mustafa Kemal kızını o makamda görmekten duyduğum gururu belirtir, saygılar sunarım. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Ben 2'nci maddeyle ilgili konuya geçmeden önce, müsaade ederseniz, bir başka konuya değinip daha sonra bu yasanın 2'nci maddesine değineceğim.

Efendim, değerli bir milletvekilimiz tek vatan, tek devlet, tek millet, tek bayrak konusundaki sloganı sıralarken burada, tek dil konusunu unuttular. Ben bunu sadece bir unutkanlık olarak algılıyorum. Aksini zaten eski bir silah arkadaşıma yakıştırmam mümkün değil. Ancak, bir konuyu hatırlatmakta yarar var. AKP, seçimlerden önce de bu sloganı seçim sloganı olarak kullandığında her nedense gene ilk dört madde sıralanmış, fakat billboard'larda tek dil konusu gene unutulmuştu. Bunu da bir unutkanlık olarak kabul edip dikkatlerinize sunuyorum.

Ben burada bir konuya değinmek istiyorum. 1995 yılında gene terörle mücadeledeki çok hassas bir dönemi yaşadığımız, onlarca şehit verdiğimiz bir dönemde böyle bir slogana ihtiyaç duyulmuştu. O zaman Genelkurmay Başkanlığı karargâhında görevliydim. O zaman benim ve benim yanımda çalışan bir kurmay albay arkadaşımızın bu konudaki bir teklifi olarak, ilk defa 1995 Kasım ayındaki şûrada, bu beş maddeden oluşan ve ülkenin millî birlik ve bütünlüğünü temsil eden sloganı kullandık. Bu slogan, daha sonra Türk Silahlı Kuvvetlerinin tamamına mal oldu, bir müddet son- ra da Türk kamuoyuna mal oldu. Ben, böyle bir sloganın içerisinde, daha evvel, yaratıcısı olarak görev yaptığım için bunun haklı gururunu duyuyorum. Ancak, sizlerden istirham ediyorum, bu beş slogan ancak bir arada olduğu zaman bir anlam ifade ederler. Aksi halde -sizleri tenzih ediyorum- devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne kasteden bazılarının ekmeğine yağ sürersiniz, hepinizi tenzih ediyorum. Lütfen bundan sonra, tek vatan, tek devlet, tek millet, tek bayrak ve tek dil unsurlarını... (MHP sıralarından alkışlar) ...hiçbirisini unutmadan, hepsi bir arada söylerseniz, bu ülkenin birlik ve bütünlüğüne en büyük hizmeti yaparsınız inancındayım. Bundan sonra da doğru kullanılacağı inancımı tekrarlamak istiyorum.

Şimdi geliyorum, bu konudaki, kanunun 2'nci maddesine. Ben 2'nci maddede iki hususu tenkit edeceğim: Bunlardan bir tanesi, bir yetkinin iki ayrı makamda, iki değişik unsur tarafından, iki değişik komuta kademesi tarafından kullanılmasındaki çarpıklık ve tenakuzdur. Nedir o? Sahil Güvenlik Komutanlığında alay komutanı ve eşiti aynı yetkiyi kullanırken, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri ile Jandarma Genel Komutanlığında bu yetki tugay komutanı seviyesinde kullanılmaktadır. Askerlikte esas: Eşit makamlar eşit yetkileri kullanırlar. Eğer eşit makamlar eşit yetkileri kullanmazlarsa askerliğin eşitlik ilkesine, temel ilkelerine, temel yapısına darbe vurulur. Ben bu konuyu Millî Savunma Komisyonunda dile getirdiğimde, Sayın Bakan, hatırlıyorum, "Sahil Güvenlik Komutanlığımızın henüz oturmuş bir teşkilatı olmadığı için böyle bir ifade kullandık ancak ileride belki bunu değiştirme ihtiyacı da ortaya çıkabilir." şeklinde haklı bir cevap vermişlerdi. O hâlde, ben bu işi ba- sitleştirelim diyorum ve konunun şu şekilde ele alınmasını teklif ediyorum: "Bu konuda bir ceza almamış olanlara, asgari tugay ve alay komutanlarının (Deniz, Hava Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığında eşiti)" şeklinde, hepsinin aynı ibare içerisinde "alay ve tugay" olarak aynı ibare içerisinde toplanmasını, böylece, hem eşit komuta kademelerinde eşit yetkinin kullanılması şeklinde bir basitlik sağlanmasını hem de Sahil Güvenlik Komutanlığının ileride bir teşkilat değişikliği nedeniyle alay eşitinden tugay eşitine geçilmesi hâlinde herhangi bir ilave yasa çıkarma veya yasa değişiklik teklifi ortaya çıkmaması konusunda bir kolaylık sağlayacağı inancındayım.

Onun için, birinci söyleyeceğim bu konudaki husus, bu eşit makamların eşit yetkiler kullanması şeklinde, hem üç kuvvet hem Jandarma Genel Komutanlığı hem de Sahil Güvenlik Komutanlığında bu yetkinin tugay ve alay seviyesinde kullanılması şeklinde bir değişikliğin yüce heyet tarafından kabulüdür.

Bunun bir gerekçesi daha var -onu da AKP'deki sayın askerî hâkimlik görevini yerine getirmiş meslektaşım muhakkak bilecekler- burada bir "disiplin mahkemesi" tabiri var. Yine, kendilerinin malumu, disiplin mahkemeleri de silahlı kuvvetlerde tugay ve alay seviyesinde bulunur. Dolayısıyla, disiplin mahkemesi eğer bu konuda bir ölçü birimi olacaksa, gene bu ölçü birimine uygun olarak tugay ve alay eşitliği birimlerinin birlikte kullanılmasının tabir olarak yararlı olacağı inancındayım.

Gelelim, aynı, 2'nci maddenin son fıkrasındaki hususa: "Radyoaktif ışınla çalışan erbaş ve erlere" diye başlayan bir madde var ve onlara, sivildeki benzerleri gereğince, hizmetlerine karşılık otuz gün bir sıhhi izin verilir. Bu, bir yıldan az veya çok olması hâlinde de orantı dahilinde bir izin verilir konusu gayet doğal olarak yerine getirilmiş. Buna bir itirazım yok ancak bunun başına "Kadro görevi olarak bu radyoaktif ışınla çalışan erbaş ve erlere." şeklinde... "Kadro görevi olarak" şeklindeki üç kelimenin ilave edilmesi görüşüm olacak. Şunun için: Eğer, biliyorsunuz, askerlikte böyle bir görevde bir erbaş ve eri çalıştıracaksanız iki şart aranır. Birincisi daha evvel, sivilliğinde, aldığı eğitim gereğince böyle bir yerine getirebilecek yetkide olup olmaması konusu; ikincisi, eğer bu şekilde bir kadro görevi yoksa böyle bir görevde zaten o erbaş ve eri çalıştıramazsınız. Dolayısıyla, buraya "kadro görevi" şeklinde bir kelime topluluğu ekleyecek olursanız, bu, hem uygulayıcılara kolaylık sağlar hem de bu radyoaktif ışınla görev yapan servislerdeki -birkaç günlük, geçici olarak bu işlere vekâlet etme veyahut da haberci, kayıtçı, yazıcı gibi- esasında direkt olarak radyoaktif ışınla muhatap olmadıkları hâlde aynı serviste çalışanların da bu işten haksız yere faydalanmaları gibi bir sakınca ortaya çıkabilir, eşitlik ilkesi bozulur ve konu suistimal edilebilir.

Bu nedenle, bu fıkranın da "kadro görevi olarak radyoaktif ışınla çalışan erbaş ve erlere" şeklinde başlamasını teklif ediyorum.

Sizlere arz ettiğim 2'nci maddeyle ilgili her iki konuda da gerekli değişiklik önergemiz, Milliyetçi Hareket Partisi Grubu olarak Komisyon ve ilgili Sayın Bakanımıza takdim edilmiştir.

Sözlerime son veriyorum.

Yüce Meclise saygılar sunarım. (MHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Kamil Erdal Sipahi (MHP, İzmir). “Askerlik kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı ile istanbul milletvekili hasan kemal yardımcı'nın; askerlik kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi ve milli savunma komisyonu raporu (s. sayısı: 52)”. TBMM Genel Kurulu, 22. Birleşim tutanağı, 20 Kasım 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamil-erdal-sipahi-23-2007-11-20-askerlik-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tasarisi-ile-ista (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d23/c005/b022/tbmm230050220175.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
