# Temel ceza kanunlarına uyum amacıyla çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 56)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Kamil Erdal Sipahi (MHP, İzmir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 51. Birleşim
- **Tarih:** 17 Ocak 2008
- **Gündem:** TEMEL CEZA KANUNLARINA UYUM AMACIYLA ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.: 56)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/kamil-erdal-sipahi-23-2008-01-17-temel-ceza-kanunlarina-uyum-amaciyla-cesitli-kanunlarda-degisiklik-yap

> Kamil Erdal Sipahi (MHP), 17 Ocak 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 51. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TEMEL CEZA KANUNLARINA UYUM AMACIYLA ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.: 56)); konuşma 518 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

KAMİL ERDAL SİPAHİ (İzmir) – Sayın Başkan, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

İzmir Çamlı Barajı ve baraj havzasında altın işletme ruhsatı verilmesi konusunda Milliyetçi Hareket Partisi adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle, konu hakkında yazılı bir dosya muhteviyatı içerisinde teferruatlı bilgi veren İzmir Büyükşehir Belediyesine de teşekkürlerimi iletiyorum.

Küresel ısınma nedeniyle su konusunda en büyük olumsuzluğun tarımda ve büyük şehirlerimizde söz konusu olduğu bilinmektedir. Geçen yıl su problemi nedeniyle Türk tarımının kaybı bilinen rakamlarıyla 5 milyar doların üzerindedir. Buna karşılık, Türkiye Ziraat Odaları Birliğinin raporuna göre, sadece gübre fiyatları yüzde 31 ile 54,5 arasında artmıştır. Buna yüzde 19,5’a varan bu yılın elektrik zammını da eklerseniz Türk çiftçisinin 2008 yılında da yoksulluk ve açlıkla mücadeleye devam edeceği doğal olarak anlaşılır. Tarımda AKP Hükûmetinin tek icraatı daha çok kredi, yani borç verip susuzluğa borç batağını eklemektir.

İzmir büyükşehir nüfusu hâlen 3 milyon 200 bine yakındır. 2030 perspektifiyle 5 milyonu geçeceği tahmin edilmektedir. İzmir havalisinde yağış azdır, yakınlarında önemli bir nehir yoktur. Yer altı suları sürekli daha derine çekilmektedir. Metropol su ihtiyacının yüzde 36’sı Tahtalı Barajı’ndan, yüzde 2’si Balçova Barajı’ndan, yüzde 62’si derin kuyulardan temin edilmektedir. Ancak derin kuyular gittikçe kullanım dışı kalmaktadır.

1987 yılından kalma bir Devlet Su İşleri Planlaması olan Çamlı Barajı bitirildiğinde 21,5 milyon metreküp aktif hacimle asgari olarak 250 bin kişiye temiz su imkânı sağlayacaktır. Ancak, 3 Ocak 2008’de Resmî Gazete’de yayımlanan Bakanlar Kurulu kararıyla Çamlı Baraj havzasındaki Efemçukuru köyü arazisindeki 35 parselde yurt savunması gerekçesiyle acele kamulaştırma kararı alınmıştır.

ÇED raporu verilen şirket yüzde 100 yabancı sermayeli TÜPRAG olup merkezi Kanada’daki Eldoradogold Corporation’ın alt kuruluşudur. TÜPRAG isimli şirketin ruhsatı baraj havzasında olduğu için 2005’te iptal edilmiştir. Şirket, mahkeme kararına rağmen işletme ruhsatı ve iznini iade etmemiştir.

Aynı şirketin Uşak Kışladağ’daki altın madeni işletmesi de Danıştay 6. Dairesince 2007 yılında durdurulmuştur. Ruhsat verilen bölge su havzasıdır, tarım bölgesidir, turizm ve termal bölgesidir ve ana teması sağlık olan ve İzmir’in geleceği olan EXPO 2015’in mücavir alanıdır. Menderes ilçesine bağlıdır, ancak Menderes, Seferihisar, Urla, Güzelbahçe, Balçova ilçe hudutlarının kesişme noktasındadır.

Bu yabancı şirketin menfaatleri, yabancı sermayenin çıkarları 250 bin kişinin su ihtiyacından daha mı önemlidir, binlerce köylünün üzüm ve narenciye gelirinden, İzmir’in turizm ve termal gelirinden ve sadece İzmir değil tüm Ege’nin geleceğini kurtaracak ve 31 Mart 2008’de karar verilecek olan EXPO 2015’in getireceklerinden, İzmir’i bir dünya kenti yapacak olmasından daha mı önemlidir sorusu ister istemez her İzmirlinin aklına gelmektedir. EXPO 2015’in karar aşamasında bu ruhsat, İzmir’e ve İzmirliye yapılan bir sabotajdır.

Acele kamulaştırma kararında yurt savunması gerekçesi nasıl açıklanacaktır? Yurt savunmasını, TÜPRAG isimli yabancı sermayeli şirket, İzmir halkından ve Efemçukuru köylüsünden daha mı iyi yapacaktır?

Ben, basında, bu, yurt savunması gerekçesini okuduğumda gözlerime inanamadım ve Bakanlar Kurulu kararını getirdim. Gerekçede yurt savunması yazmıyordu. Onun üzerine, “Acele kamulaştırma” bölümünü inceledim. Kamulaştırma Kanunu’nun 27’nci maddesinde “Acele kamulaştırma” şu şekilde ifade ediliyor, takdirlerinize sunuyorum: “3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Bakanlar Kurulunca karar alınacak hallerde…” diye gidiyor.

Şimdi sizlere soruyorum: Baraj havzasında yabancıya altın ruhsatıyla, milli müdafaa mükellefiyetinin ve vatan savunmasının ne ilgisi, ne alakası var? Yurt savunması ne zamandan beri yabancı şirketlere ihale edildi? İzmirliler adına bu sorunun cevabını bekliyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Kamil Erdal Sipahi (MHP, İzmir). “Temel ceza kanunlarına uyum amacıyla çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 56)”. TBMM Genel Kurulu, 51. Birleşim tutanağı, 17 Ocak 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamil-erdal-sipahi-23-2008-01-17-temel-ceza-kanunlarina-uyum-amaciyla-cesitli-kanunlarda-degisiklik-yap (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
