# Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısındaki konuşma

- **Tür:** Komisyon konuşması (TBMM 28. Dönem)
- **Konuşmacı:** Kamuran Tanhan (DEM Parti, Mardin)
- **Yer:** TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu
- **Tarih:** 5 Kasım 2026
- **Gündem:** Tutanak Metni
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=91600
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/kamuran-tanhan-2026-11-05-ham-tutanak-1

> Kamuran Tanhan (DEM Parti), 5 Kasım 2026 tarihinde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu oturumunda konuştu (gündem: Tutanak Metni); konuşma 1.039 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

KAMURAN TANHAN (Mardin) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan. Sayın Bakan, Bakan Yardımcıları, değerli bürokratlar, değerli basın emekçileri ve Plan ve Bütçenin üyeleri, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum. Bir tespit yapalım öncelikle... (Gürültüler) Arkadaşlar, bu seremoniyi hep bende yapıyorsunuz... Baştan alabilir miyiz Sayın Başkanım? Öncelikle şu tespiti yapalım Sayın Bakan: Dünyanın tek bir ülkesi var mıdır ki mükemmel bir adalet sistemine sahip olsun ancak ekonomisi bozuk olsun? Yahut dünyada tek bir ülke var mıdır ki adaleti bozuk olsun ancak ekonomisi mükemmel olsun? Elbette ki olmuyor bunlar. Adaletin mükemmel işlediği bir devlet sistemi nasıl olmalıdır, nasıldır? Bir ülkenin, adaletsiz olan ülkelerden farkı nedir? Adaletin egemen olduğu bir ülkede gayrimeşru kazanca yer olmaz, her şey kayıt altındadır, gerek adaletin caydırıcı gücü gerek adaletin boşluk bırakmayacak fonksiyonu nedeniyle paralar legal ve meşru bir düzlemde dönmeye devam eder. Bu durum ülkedeki haksız parayı yok ettiği gibi o ülkedeki insanların emeğini de karşılıksız bırakmaz. Emeğinin karşılığını hakkıyla alan insanlar maddi ve manevi doyuma ulaşır; çalışmak, üretmek için daha çok gayret ederler. Bu ülkede karanlık güç odaklarına yer yoktur, rastlayamazsınız. Sayın Bakan, adalet olmadığı müddetçe sizin göstereceğiniz her çaba boşa gidecektir, öyle de oluyor, yıllardır da bunu tecrübe ediyoruz. Dolayısıyla, önce adaleti sağlamanız gerekiyor. Yapmanız gereken ne biliyor musunuz? Yüksek mahkeme kararlarına uyulmadığı zaman itiraz etmeniz ve olası ekonomik risklere dikkat çekmeniz. Yapmanız gereken Sayın Bakan, adaletin herkese eşit uzaklıkta kalmasını sağlamaktır ve uyarmaktır. Yapmanız gereken Sayın Bakan, iktidarınıza yakın şüphelilerin VIP protokollerle ifadeye çağrılması değil -ifadeleri alınıp- muhaliflere yapılan sabah beşteki baskınlara ses çıkarmanızdır. Yapmanız gereken Sayın Bakan, adalet önünde herkesin eşit olmasıdır. Bu sağlanmadığı sürece bu ülkenin ekonomisi düzelmez ve Bakanlığınızda faiz lobilerine daha çok kaynak aktarmak zorunda kalacaktır. Adalet sizin Bakanlığınıza da işlemiyor Sayın Bakan, iç barışınız ve iç adaletiniz de yok. Ücretli çalışanları tabiri caizse "vergi dilimi" adı altında kurduğunuz bir giyotin tezgahında doğuruyorsunuz. 2025 yılında 158 bin lira olan vergi diliminin ilki 2026 yılında sadece yüzde 20 oranında artırarak 190 bin liraya çıkardınız ve komik bir seviyeye çıkardınız. Oysa Yeniden Değerleme Oranı, 2000 yılından bu yana hakkaniyetle uygulanmış olsaydı bugün ilk vergi diliminin en az 500 bin lira olması gerekiyordu. Kasıtlı olarak bu dilimleri dar tutuyorsunuz. Bu, bir kamu emekçisi, bir fabrika işçisi yılın daha beşinci ve altıncı ayında ikinci, üçüncü vergi dilimine girmesine tekabül ediyor. Kaşıkla verdiğiniz maaş artışını temmuz ayında vergi dilimleriyle âdeta kepçeyle alıyorsunuz. Değerli hazırun, DİSK-AR'ın 2026 yılı verileri önümüzde duruyor ve siz de okumuşsunuzdur muhakkak. Ocak-eylül döneminde sigortalı işçilerin enflasyon ve vergi kesintileri nedeniyle yaşadığı toplam kayıp 2 trilyon 554 milyar liradır. Emekçi daha üretimi eline almadan stopajla parasını kesiyorsunuz. Yetmiyor, pazara çıkıp domatesi alırken, çocuğuna defteri alırken yeniden KDV ve ÖTV alıyorsunuz. O zaman şu tespiti de yapmak gerekiyor: Bu resmen çifte sömürü değil midir? Emeğin gaspı değil midir? Peki, emekçiye reva görülen bu vergi sopası sermayeye nasıl işliyor Bakanlığınızda? İşte, bütçenin en karanlık ve en utanç verici sayfası da buradadır Sayın Bakan. Vergi harcamaları, 2027 yılı merkezi yönetim bütçesinde sermaye çevrelerine, holdinglere "istisna" "muafiyet" ve "indirim" adı altında 4 trilyon 878 milyar liralık vergi kıyağı çektiniz. Verdiğiniz bu vergi tutarı 2027 yılı için öngördüğünüz 3 trilyon 868 milyarlık bütçe açığının bile üzerinde. Şimdi soruyorum Sayın Bakan: Neden holdinglerin milyarlarca liralık vergi borcunu bir gecede siliyorsunuz. Sayfa: 44 Sonuç olarak, tekrar etmekte, hatırlatmakta fayda var. Her haksız kazancın varlığı ülkede kara deliklerin varlığı demektir. Kara deliklerin varlığı ülkedeki adaletin ulaşamadığı noktaların varlığına işaret eder. Her kara delik ülke bürokrasisini ve dolayısıyla ekonomiyi felç eder. Her kirli para karanlık güç odaklarını besler. Karanlık güçler, elmayı kemiren kurt misali meşru kazancı da yok ederek ülkenin mali dengesini bozar. Adaletin etkin ve verimli olmadığı bir ülkede hesap sormak güçleşeceğinden veya imkânsız hâle geleceğinden, kamu kaynakları verimli dağıtılmayacaktır. Kamu kaynaklarının verimli dağıtılmadığı ülkede rüşvet ve yolsuzluk had safhaya ulaşacak, meşru kazanç peşinde olan ticaret mensupları zarar görecektir. Çok tanıdık geliyor değil mi? Tıpkı bugün olduğu gibi. Legal ve dürüst tacirler bu ortamdan zarar göreceğinden ticari rekabetten çekilmek zorunda kalacaklardır. Hâliyle meydan kime kalacak? Gayrimeşru para sahiplerine kalacak elbette. Meşru bir temele dayanmayan hiçbir ekonomik kurul, kuruluş uzun soluklu olamaz; bu, dünyanın değişmez bir kanunu ve kuralıdır, zira temelsiz para bir virüs gibidir ve sektörün tamamını felce uğratır. Adaletin etkin olmadığı, etkili olmadığı bir ülkede haksız rekabet koşulları oluşacak ve legal firmalar diğer firmalarla rekabet edemeyeceğinden tek tek iflasa mahkûm olacaktır. Legal ve meşru olmayan firmalar devlete ödemesi gereken vergiyi ödemediğinden devlet de güçsüz kalacaktır. Meşru bir temele dayanmayan tacirler de elde ettikleri zenginliklerin büyük bir kısmını zorunlu olarak ülke içinde tedavüle süremeyip yurt dışına kaçırmak zorunda kaldıklarından ülke zorunlu bir sonuç olarak finans sıkıntısı yaşayacaktır, bugün olduğu gibi. Adaletin olmadığı bir ülkede iş insanları güvenle yatırım yapmazlar. Adaletin düzgün işlemediği bir ülkeye yabancı yatırımcı gelmeyecek ve güvensizlik nedeniyle ülke sermaye sorunu yaşayacak. Adaletin olmadığı bir ülkede gerek siyasi gerekse başka menfaat ilişkileri nedeniyle bankamatik memurları ortaya çıkacak, ülke ekonomisi haksız gelir dağılımı nedeniyle zarar görecek. Adaletin olmadığı bir ülkede yatırımlar verimlilik esasına göre değil, siyasi irade ve başka saiklerle yapılacağından ülkenin genel ekonomisi verimsiz bir hâle gelecek ve ülke ciddi zararlar görecektir. Adaletin olmadığı bir sistemde Sayın Bakan, bu sistemi kurgulayanlar sistemde mutlak surette zamanı gelince kullanılmak üzere bilinçli bir boşluk bırakırlar. Adaletin olmadığı bir ülkede kamunun menfaatleri bireylerin çıkarı için yontulurken sistem buna sessiz kalmaya mahkûm olacaktır. Adaletin olmadığı bir ülkede kirli para sahipleri hızla organize olur ve kamuyla iş birliği yaparak kamu kaynaklarını kemirmeye devam eder. Bu insanların kısa yoldan zenginleşmesi diğer insanlarda para hırsı oluşmasına yol açar ve insanlarda daha fazla yolsuzluk yapma duygusu gelişir. Adaletin olmadığı bir ülkede yöneticiler kendilerini besleyen iş ve iş birliği yaptıkları iş dünyasını destekler ve diğerlerinin hak ve taleplerini görmezden gelerek onların sorularını umursamazlar. Adaletin olmadığı bir ülkede siyaset, ticaret, mafya iş birliği içine girer, bu hâkim olur; kirli üçgen kamu kaynaklarını kendi menfaatleri doğrultusunda kullanmaya başlar. Adaletin olmadığı bir ülkede helal kazanç riskli olur, kirli kazanç risksiz hâle gelir. Bu hâlde kirli kazanç daha güvenli bir model olduğu için insanlar helal kazancı bırakır ve illegal kazancın peşine düşerler. Tüm bunlar ülke ekonomisini yorgun düşürür ve ülke dışa bağımlı bir ülke hâline gelir, korunaksız bir hâle gelir; ekonomisi güçlü olmayan ülkeler ise asla bağımsız hareket edemezler. Son olarak diyoruz ki Sayın Bakan, bir ülkede her yol adalete çıkar, adalete çıkmak zorundadır. Bu saydıklarımın tamamı, bu ülkede ne yazık ki yaşanıyor. Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

---

**Kaynak gösterme:** Kamuran Tanhan (DEM Parti, Mardin). “Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısındaki konuşma”. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu tutanağı, 5 Kasım 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamuran-tanhan-2026-11-05-ham-tutanak-1 (erişim: 5 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=91600

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
