# İl özel idareleri kanunu tasarısı ile içişleri avrupa birliği uyum ve plan ve bütçe komisyonu raporu (s.s.583)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Kazım Türkmen (CHP, Ordu)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim
- **Tarih:** 23 Haziran 2004
- **Gündem:** İL ÖZEL İDARELERİ KANUNU TASARISI İLE İÇİŞLERİ AVRUPA BİRLİĞİ UYUM VE PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU RAPORU (S.S.583)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/kazim-turkmen-22-2004-06-23-il-ozel-idareleri-kanunu-tasarisi-ile-icisleri-avrupa-birligi-uyum-ve

> Kazım Türkmen (CHP), 23 Haziran 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İL ÖZEL İDARELERİ KANUNU TASARISI İLE İÇİŞLERİ AVRUPA BİRLİĞİ UYUM VE PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU RAPORU (S.S.583)); konuşma 868 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA KÂZIM TÜRKMEN (Ordu) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz İl Özel İdareleri Kanunu Tasarısının 9 uncu maddesiyle ilgili, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına görüşlerimi sunmak üzere huzurunuza çıkmış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlarım.

Sayın milletvekilleri, son zamanlarda, ülkemizi aslında çok yakından ilgilendiren özel idare yasaları burada görüşülürken, komisyonlarda bu yasaların yeterince görüşülmediği ve tartışılmadığı, komisyonlara yeterince zaman verilip ulusal çıkarlar doğrultusunda incelenemediği, biraz önce burada açık seçik bir biçimde ortaya çıkmıştır; çünkü, İktidar Partisi Grubu tarafından verilen önerge son derece olumlu olmasına rağmen, hükümet, çıkan yasanın getireceği sıkıntılardan çok uzak olduğu belli oldu ki, "katılmıyorum" önerisinde bulundu; buna rağmen, Parlamento bu önergeyi kabul etti.

Değerli milletvekilleri, mahallî idareler dediğimiz zaman, özel idareler, belediyeler ve köy tüzelkişiliği aklımıza geliyor. Kaldı ki, özel idareler yeniden bir yapılanmaya giderken birçok sıkıntıyı da beraberinde getirecektir. Elbette ki, merkezî idarenin yetkilerinin özel idarelere devredilmiş olmasını son derece olumlu olarak görüyoruz; ancak, bu olumluluğu gerçekten bir reform biçimine dönüştürürsek bir mana ifade edebilir. Bir kere, komisyonların oluşturulması için yeteri kadar il genel meclisi üyesinin seçilmesi lazım. Halbuki, il genel meclisi seçim yasamız çok farklıdır; ilçeleri çok az olan, yeni kurulan illerde komisyonlara yeterince üye bulmak son derece zordur. Çünkü, her 25 000 seçmene 2 üye düşmektedir; ondan sonra, her 100 000 geçerli oy için bir ilave yapılmaktadır. Dolayısıyla, küçük illerimizde, hatta, yeni kurulmuş olan illerimizin büyük bir bölümünde komisyonlara yeterince üye burada bulunmayacaktır.

Yerel yönetimlerin son derece önemli ayağı olan taa Osmanlı İmparatorluğundan bugüne değin Türkiye'de çok ciddî görevler yapan köy muhtarlığı tüzelkişiliği, ne yazık ki, bu yerel yönetimler yasası tasarısında gözardı edilmiştir. Her iki partimizin de seçim propagandalarında buna son derece dikkat çekilmiş olmasına rağmen, sadece ilçelerden seçilecek birer temsilcinin görüş alınmak üzere seçilmiş olması uygulamada hiçbir şey ifade etmeyecektir.

Sayın milletvekilleri, burada görüldüğü gibi birçok hizmet özel idareye sevk ediliyor, oraya aktarılıyor; millî eğitim, kültür, sağlık, köy hizmetleri... Peki, hangi kriterle, hangi şartlarda bu hizmetleri yapabilecek merkezî hükümetin parasal olanakları hangi oranlarda bu illere aktarılacaktır? Bunun kriteri nedir; kalkınmışlık mıdır, nüfus mudur, bugüne kadar yapılmayan hizmetler midir? Doğu Anadolunun herhangi bir iliyle Karadenizdeki herhangi bir ilin şu anda Türkiye'deki kalkınmışlık düzeyleri çok farklıdır. Bunu sadece nüfusa göre yapacaksak, çok ciddî haksızlıklar yapmış oluruz. Çünkü, bir kriter ortaya konulmamış oldu burada. Örneğin, bir ilin millî eğitimle ilgili altyapı hizmetleri tamamlanmış, bir başka ilin yok sayılmış, yapılmamıştır; ama, buradan aktarılacak olan paranın miktarı aynı oranda olacaktır. Bu durum, iller arasındaki eşitsizliğin devamına neden olacaktır. Bir kere, bu yapının ayakları tamamlanmadığı için ileride büyük sıkıntılar olacaktır. Kaldı ki, Plan ve Bütçe Komisyonunda İl Özel İdareleri Yasası Tasarısını görüştük; bugün, Belediye Yasası Tasarısı görüşülüyor, Büyükşehir Belediyeleri Yasası Tasarısı görüşülüyor; buraya gelecektir. Yukarıda, bunları yeteri kadar inceleyecek zaman da bulunamamıştır. İşte, bu kriterler arasındaki farklardan bir tanesi...

Şunun için ifade ediyorum, yukarıda özellikle ısrar ettik: Türkiye'de, sosyal adaleti sağlamış olmanın bir tek yolu var; o da, gelirin eşit biçimde dağılımını sağlamaktır. Örneğin, büyükşehir belediyeleri, o ildeki gelir payının yüzde 5'ini alırken, mesela, Eskişehir, Manisa bundan faydalanamamaktadır. Oradaki insanların medenî ihtiyaçları ile büyükşehirlerdeki insanların medenî ihtiyaçları arasında hiçbir fark olmadığına göre, bu adaletsizlik, ümit ediyorum ki -komisyonlardan geçti- burada düzeltilir; ama, aynı olay şimdi burada da devam ediyor. Şimdi, doğudaki bir ilin köy hizmetleri ihtiyacı ile altyapısını tamamlamış, asfaltını bitirmiş bir ilin altyapı ihtiyaçları için aynı oranda, aynı miktarda para verildiği zaman, o diğer illerin kalkınmışlığını sağlamamız son derece zordur.

Tabiî, bugün, özel idarelerin Türkiye'deki yapısı halkımız tarafından da çok iyi bilinmemektedir. Hepimiz yakından biliyoruz ki, o ildeki siyasîlerin, siyasî partilerin önemli kadrolarının, il özel idarelerinde değil, daha çok belediyelerde görev almak gibi istekleri öne çıkmaktadır. Kendi iç bünyesinde de yatırımları dağıtırken, kadroları oluştururken son derece sıkıntılar olacaktır; çünkü, kendi mahallî altyapısını tamamlamayan illerde o kadroları oluşturmak son derece zordur. Burada, yeni oluşacak kadroların hangi biçimde oluşturulacağı, nasıl bir kriter getirileceği konusunda hiç ama hiçbir açıklık yoktur. Kanunlar çıktıktan sonra bütün bunlar ortaya çıktığı zaman, hem düzeltilmesi son derece zordur hem de aradaki hukuksuzluk giderek artmaktadır.

Bir konuya daha burada dikkat çekmek istiyorum. Telekom Yasasında oldu, şimdi, İl Özel İdareleri Yasası da geliyor; ağır ağır hukuku orta yerden kaldırıyoruz sevgili milletvekilleri. Burada, 25 milyar liraya kadar olan uyuşmazlıklar belediye encümenleri tarafından anlaşmayla hallolur diyoruz ve buna bir süre de vermiyoruz, bir defa demiyoruz. Bundan sonra, biliniz ki, bu tip anlaşmazlıklar, sürekli burada halledileceği için, ileride son derece sıkıntılar olur. Herhangi bir sıkıntıya düşüldüğü zaman "aman canım, bırakın o işi, sonra halledin" diyebiliriz; hukukun devredışı kaldığı yerde, her türlü sıkıntı kendiliğinden oluşur. Buradaki 25 milyar liralık uyuşmazlık giderlerinin hallolması, bir defaya mahsus doğrudur. Burada, " mahkemelerimiz son derece yüklüdür, çok fazla dosya vardır" denilebilmesi asla bir mazeret teşkil etmez, o zaman orayı düzeltmek gerekir. Hukukun kalktığı yerde her türlü yolsuzluk, vurgun, rüşvet kendiliğinden oluşur. Onun için, bu kanunları yaparken, bu konularda azamî dikkatli olmak gerekir; ama, ne yazık ki, burada, Telekom Yasasında olduğu gibi, hukuk, tamamen devredışı bırakılmaktadır. Ümit ediyor ve diliyorum ki, bir önergeyle, buradaki anlaşmazlık maddesi, bir defaya mahsus olmak üzere uygulanır; ondan sonra, hukukun genel prensipleriyle özel idareler işlerini yapmaya devam ederler.

Değerli milletvekilleri, belediyeler planlama yapıyor. Şimdi, ümit ederim büyükşehir belediyeleri yapacak; Orman ve Çevre Bakanlığı yapıyor; ayrıca, Bayındırlık Bakanlığı zaten böyle bir yetkiye sahip; bu durumda, yetki sayısı o kadar çok fazla oldu ki, hiçbir belediye...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Kazım Türkmen (CHP, Ordu). “İl özel idareleri kanunu tasarısı ile içişleri avrupa birliği uyum ve plan ve bütçe komisyonu raporu (s.s.583)”. TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim tutanağı, 23 Haziran 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kazim-turkmen-22-2004-06-23-il-ozel-idareleri-kanunu-tasarisi-ile-icisleri-avrupa-birligi-uyum-ve (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
