# Genel Kurul konuşması

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Kazım Türkmen (CHP, Ordu)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim
- **Tarih:** 7 Temmuz 2004
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/kazim-turkmen-22-2004-07-07

> Kazım Türkmen (CHP), 7 Temmuz 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim oturumunda konuştu; konuşma 604 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

KÂZIM TÜRKMEN (Ordu) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; bugün burada, aslında, çok önemli bir yasa tasarısını görüşüyoruz. 1930 senesinde, o günkü şartlarda bu yasayı çıkaran insanlara, buradan bir defa daha minnetlerimi, şükranlarımı sunmak istiyorum; çünkü, o günün şartlarında son derece modern yasalar çıkarılmış, tüm ihtiyaçlara cevap veren maddeler tek tek sıralanmış; ama, zaman içerisinde, ne yazık ki, o maddelerin esasını ortaya koymaya yetecek malî imkânlardaki yetersizlikler nedeniyle, belediyeler iş göremez hale gelmiştir.

Bugün görüşmekte olduğumuz yasa tasarısı ile 1930 yılında çıkarılan 1580 sayılı Yasanın ömrünü mukayese ettiğimiz zaman, burada, bu Parlamento içerisinde, çok yakında göreceğiz ki, bu yasalar tekrar buraya gelecek ve bu yasaların tekrar burada görüşülmesine devam edilecek.

Sayın milletvekilleri, daha bugün, Plan ve Bütçe Komisyonunda... Yerel yönetimlere daha çok yetki verdik diye bu Meclise getirip, bugün konuştuğumuz bu yasayla yerel yönetimlere yetki vermek şöyle dursun, ellerindeki tüm yetkiler tek tek alınıyor. Örneğin, bugün, belediyelerimizde ve vilayetlerde Sosyal Yardımlaşma Fonu dediğimiz fonları, ne yazık ki, merkezî hükümetin yetkilerini yerel yönetimlere aktaralım derken, tekrar Başbakanlığa bağladık. Başbakanlık bu yetkiyi bir bakanlığa verebilir ve burada da 150'nin üzerinde bir personel kadrosu verildi. Bir taraftan, çok önemli gördüğümüz, insanların yaşamsal, hayatını ilgilendiren, Türkiye nüfusunun yüzde 60'ından fazlasını çok yakından ilgilendiren yasalarda belediyelere, valilere, il özel idarelerine çok ciddî yetkiler verirken, merkezî hükümetteki yetkilerle Türkiye'nin yönetilemeyeceği konusunda iddia sahibi olurken, bugün oradaki aynı yetkileri aldık; orada yoksula, fakire fukaraya yapılacak her türlü yardımla ilgili yetkiyi tekrar merkezî hükümete, yani, Bakanlığa almış olduk.

Şimdi, böylesine bir ortamda, biz, bugün bu yasaları görüşüyoruz. Bu yasaları görüşürken, şunu unutmamalıyız ki, belediyeler 1580 sayılı Yasanın da çok gerisinde bırakılmıştır. Öyle ki, daha iki gün önce, sayın milletvekilleri, hepinizin çok yakından bildiği Emek İnşaata, yani, Emekli Sandığına bağlı bir şirkete bile, Plan ve Bütçe Komisyonunda, plan yapma konusunda yetki verilmek istenilmiştir. Yani, bir taraftan belediyeleri güçlendirelim diyoruz, bir taraftan öylesine şirketlere -Plan ve Bütçe Komisyonunda- yetki vermeye kalkıyoruz. Şimdi, belediyeler bu durumda faaliyet raporlarını istedikleri gibi yapma şansına sahip olmayacaklardır. Şu anda, Bayındırlık Bakanlığının plan yapma yetkisi var, Çevre ve Orman Bakanlığının plan yapma yetkisi var, Toplu Konut İdaresinin plan yapma yetkisi var, büyükşehir belediyesinin plan yapma yetkisi var. Böylesine yetki karışıklığı içerisinde, hepimizin beklediği çağdaş bir belediyecilik anlayışının ortaya konularak, insanların mutlu yaşayacağı bir kent yaratılması mümkün müdür; hiç mümkün değildir. Dolayısıyla, bu yapmış olduğumuz yasa ilk bakışta reform gibi görünmüş olmasına rağmen, tam tersine hiç de reform olmadı; çünkü, burada halkın da ayağı yoktur.

Bakın, bu faaliyet raporları başkan tarafından hazırlanmasından sonra meclise gönderiliyor, bir sureti de İçişleri Bakanlığına veriliyor ve yapılan işler halka duyuruluyor. Sayın milletvekilleri, bunun halka duyurulmuş olması çok doğru bir şeydir, yapılan işten halkın haberdar olması lazım; çünkü, oradaki her türlü hizmetin katkısında halk vardır; ancak, biz, Plan ve Bütçe Komisyonunda, bunun halka geniş biçimde yayılabilmesi için, her şeyin çok daha şeffaf olabilmesi için diğer yasalarda değişiklik yapılarak, en azından, hiç olmazsa belediyelerin, büyükşehir belediyelerinin radyo kurmasını...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Türkmen.

KÂZIM TÜRKMEN (Devamla) - Bu radyo vasıtasıyla, yapılan tüm hizmetlerin halka duyurulması gibi bir olanak verilmesi ciddî biçimde istenildi; fakat, her nedense tasarının ilk halinde bulunmasına rağmen, sonradan bu kaldırıldı, buraya aynı şekilde...

Dolayısıyla, yapılan hiçbir faaliyetin halka duyurulması, halkın bundan bilgi sahibi olması mümkün değildir. Onun için bu yasa ne yazık ki bir reform yasası değil, tam tersine bütün yapılan hizmetlerin halktan uzak olduğu bir yasadır.

Daha sonraki bir maddede, bunları geniş bir şekilde açıklama olanağı da bulacağız. Bu maddelerle Türkiye yeniden bir belediye atılımı yapmayacaktır; tam tersine, geriye dönecektir. Ümit ediyorum ki, hiç olmazsa belediyelere, yapmış olduğu işleri halka iyi duyurabilecek olanak sağlanarak, halkın ayağı belediyelerin hizmetlerinde var olur.

Bu düşünceyle, hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Kazım Türkmen (CHP, Ordu). “Genel Kurul konuşması”. TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim tutanağı, 7 Temmuz 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kazim-turkmen-22-2004-07-07 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
