# Sosyal güvenlik prim alacaklarının yeniden yapılandırılması ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.1066)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Kazım Türkmen (CHP, Ordu)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 64. Birleşim
- **Tarih:** 16 Şubat 2006
- **Gündem:** SOSYAL GÜVENLİK PRİM ALACAKLARININ YENİDEN YAPILANDIRILMASI VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.1066)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/kazim-turkmen-22-2006-02-16-sosyal-guvenlik-prim-alacaklarinin-yeniden-yapilandirilmasi-ve-bazi-ka

> Kazım Türkmen (CHP), 16 Şubat 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 64. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOSYAL GÜVENLİK PRİM ALACAKLARININ YENİDEN YAPILANDIRILMASI VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.1066)); konuşma 936 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA KÂZIM TÜRKMEN (Ordu) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün görüşülmekte olan prim borçlarının yeniden yapılandırılmasıyla ilgili 7 nci madde üzerinde söz almış bulunuyorum. Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Bu kanunla ilgili madde, 1998'lerden itibaren, bugüne değin her zaman görüşülerek, kamuoyunun oldukça dikkatini çekmiştir ve kamuoyunda da çok ciddî bir beklenti yaratmıştır. Dolayısıyla, kanunun bugüne kadar geç gelmiş olmasının sebebini anlamak mümkün değildir.

Değerli milletvekilleri, bu kanunun gereğine baktığımız zaman, çok olumlu karşılanan yönleri olduğu gibi, son derece haksız olan uygulamalar da kanunla beraber gelmektedir. Örneğin, bu kanunla ilgili 2003 yılında yeniden yapılandırma olmuş; ama, gerçek amacına ulaşmadığı için tekrar yeniden yapılandırma gibi bir konumla karşı karşıya kaldık. Şu anda 2006 yılındayız; 2002 yılından bugüne değin, eğer bu kanun zamanında çıkmış olsaydı, hem devlet alacaklarını almış olacak hem de birçok vatandaşımız bugün devlete veya diğer kurumlara borçlu olmayacaktı.

Ama, burada, söz konusu çok önemli iki konu var: Bir tanesi, hükümet yetkililerince, hükümet kanadınca bu kanunun çıkarılacağı çok önceden beri ilgililer tarafından kamuoyuna açıklanmakta. Dolayısıyla bu açıklamanın neticesi olarak, nasıl olsa prim borçları ödenecek diye birçok mükellef bu kanunu beklediler; ama, biz, bu kanunu beklerken yeni bir haksızlık daha getirdik. Gerçekten, bugün borcunu ödeyemeyecek durumda olanların, özellikle çiftçinin, esnafın zaten durumu belli, onlar için son derece önemli kazanımlar da var burada; ama, birçokları var ki, bu kanunun çıkacağını bildikleri için, nasıl olsa ileride bu borçlar taksitlendirmeye gidecek düşüncesiyle borçlarını ödemediler. Eğer o gün olanakları varken borçlarını ödeyenlerin ödedikleri para ceplerinde kalmış olsaydı, bugün her birisi bir servet sahibi olacaktı. Bunu niçin söylüyorum; bu kanunla beraber yeniden bir yapılandırma olmuştur, faizlerde düşüş olmuştur; bunları olumlu karşılıyoruz; ancak, özellikle tarım kesimindeki insanlarımızın, esnafımızın büyük bir bölümünün bu prim borçlarını, hem şu andaki prim borçlarını ödeyecek hem de bundan sonraki yapılandırmayla ilgili, 60 ay da taksit yapacaklar, bunları ödemeleri mümkün görünmüyor. Burada, özellikle 60 ay taksit gibi, taksitlerin uzamış olması son derece olumlu görünse bile, hem şu anda ödemesi gereken borcu ödeyecek hem de bundan önceki ödeyemediği borçları ödemek gibi üzerine bir külfet gelecek, bu borçların ödenmesinde gerçekten zorluk olacak, bunu hep beraber gördük. Vergi barış yasasında da çok iyi uygulamalar olduğunu burada söyledik; ama, bu uygulamanın aksaklıklarını daha sonra görerek, bunu yeniden Meclis olarak ele almak zorunda kaldık.

Değerli milletvekilleri, şimdi, özellikle, Cumhuriyet Halk Partisinden diğer sözcü arkadaşlarımız da söylediler, ben de kendi bölgem Karadeniz'den size bir örnek vermek istiyorum; çünkü, Karadeniz'deki üreticinin büyük bir bölümü esnaftır, çiftçidir ve tek geliri fındıktır. Şimdi, bunun, bununla ne ilgisi var diye bazı arkadaşlarımız sorabilir. Değerli arkadaşlarım, Karadeniz'de 8 000 000 insan fındıktan geçimini sağlamaktadır. 8 000 000 insan geçimini fındıktan sağlarken, hükümet, tamamen fındığı desteklemenin dışında bırakarak, âdeta, fındık üreticisini kendi kaderiyle baş başa bırakmıştır; ama, asıl burada hazin olan, borcuna sadık olan insanımıza, köylümüze bir başka oyun oynamıştır. Fiskobirlik'in geçen günlerde yapılan seçimlerine, her ne hikmetse, iktidar partisinin, Düzce'den, Bolu'dan, Sakarya'dan olmak üzere, tüm fındık bölgelerindeki milletvekilleri, seçimler için Giresun'a gitmişlerdir; olağanüstü baskı yapmışlar seçimleri almak için; ama, neticede, bugünkü yönetim, çiftçinin de desteğiyle, büyük bir başarıyla çıkmıştır. Bunu niçin söylüyorum; ilgili, bakanlık yapmış arkadaşlarımız dahi, orada "bundan sonra Fiskobirlikle bizim işimiz yoktur, bu yönetim olduğu süre içerisinde, hiç kimse bizim yanımıza gelmesin" diyerek, âdeta, fındığın üzerinde yeni bir malî terör estirmişlerdir. Fındık sezonunda eylül ayında 6 500 000 lira olan fındık, şu anda bugün 4 500 000 liradır. Dolayısıyla, 1 ton fındıkta 2 000 000 000 gibi düşük bir fiyatla karşı karşıyadır. Bunun asıl nedeni, hükümetin özellikle bu seçimlerden sonra Fiskobirlik'i gözden çıkarmış olması, Fiskobirlik'in ihtiyacı olan kredilerin verilmesi konusunda ciddî bir çaba sarf etmemiş olmasından kaynaklanıyor. Şimdi, böyle bir çiftçimizin, üreticimizin bu prim borçlarını zamanında ve tamamen ödemiş olması hiç de mümkün görülmüyor. Bu sadece burada olmuyor. Birçok esnafımız, çiftçimiz bu prim borçlarını gerçekten ödüyor.

Değerli milletvekilleri, bu kanunun asıl amacının 2000-2001 krizi olduğunu hepimiz biliyoruz. Bu krizin getirmiş olduğu acıları, ıstırapları, nice ailelerin söndüğünü de hep beraber biliyoruz. Onlara da bir çare olsun diye bu yasaları getiriyorsunuz. Ancak, o günün tüm şartlarında 800 000 esnafımızın kepenk kapattığını hepimiz yakinen biliyoruz. Ne yazık ki, her türlü şarta rağmen, her türlü zorluğa rağmen o gün prim borcunu ödeyenler bu kanunla âdeta cezalandırılmıştır. Diyoruz ki namuslu vatandaşımıza: Siz borcunuzu ödediğiniz için, devleti düşündüğünüz için, onurunuzdan açlığa rağmen kaybetmemek uğruna, çoluk çocuğunuza rağmen prim borçlarını ödediğiniz için bu yasayla mağdur ediliyorsunuz. Bu son derece haksızlıktır, bundan sonraki uygulamalar için de çok kötü örnekler olacaktır.

Her birinizin iş âleminden geldiğini biliyorum. Siz, bütün yokluklar içerisinde, sıkıntılar içerisinde prim borçlarınızı malınızın mülkünüzün azalması pahasına ödemeyi devlete olan bir borç görüyorsanız, birçok açıkgözler de bu kanunun çıkacağını bildiği için -fakir fukara için demiyorum- nasıl olsa bir af gelecek diye ödemeyen insanlarla bunları aynı kefeye koyduğumuz zaman, bundan sonraki yapılandırmalarda, bu insanlar da kendi durumunu yeniden değerlendireceklerdir. Hiç olmazsa, bu yasayla şu yapılmalıydı; bu, Vergi Barışı Yasasında da yapılmadı: Her türlü zorluğa rağmen, o günün şartlarının zorluklarına rağmen, kendi prim borçlarını ödeyen insanlarımıza, hiç olmazsa, bu yasayla bir olanak sağlanmalıydı. "Ben zamanında sıkıntı çektim, malımın mülkümün azalmasına rağmen, çocuklarımı aç bırakmama rağmen ödediğim borçlar karşılığında bugün devletim bana böyle bir olanak sağladı" diye o gurur tablosunu da yaşamalıydı. Ama, görüyoruz ki Türkiye'de, hep vuranlar, hep çalanlar, devleti hep soyanlar hep önde oluyor, hep bunlar kazançlı çıkıyor. Bu yasanın o bakımdan da son derece olumsuz yönleri vardır.

Değerli milletvekillerimiz, bu kanun tasarısını hep beraber siz de okuyorsunuz. Şimdi, başka bir zorlukla karşı karşıya kalacak esnafımız. Esnafımız, bu borcu ödemek için, kendi borcunun ne kadar olduğunu kimden öğrenecek? Yasanın dilinden öğrenmesi lazım. Ama, bu yasayı elli defa okusanız, yüz defa okusanız, tek başınıza karar verme şansına sahip değilsiniz; çünkü, yanınızda her bir kanuna ait dolu dolu kitaplar…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Kazım Türkmen (CHP, Ordu). “Sosyal güvenlik prim alacaklarının yeniden yapılandırılması ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.1066)”. TBMM Genel Kurulu, 64. Birleşim tutanağı, 16 Şubat 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kazim-turkmen-22-2006-02-16-sosyal-guvenlik-prim-alacaklarinin-yeniden-yapilandirilmasi-ve-bazi-ka (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
