# Zeytin ve zeytin üreticilerinin araştırılarak alınması gereken önlemler (10/41,170,177,263,295)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Kemal Demirel (CHP, Bursa)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 47. Birleşim
- **Tarih:** 3 Ocak 2006
- **Gündem:** ZEYTİN VE ZEYTİN ÜRETİCİLERİNİN ARAŞTIRILARAK ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLER (10/41,170,177,263,295)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/kemal-demirel-22-2006-01-03-zeytin-ve-zeytin-ureticilerinin-arastirilarak-alinmasi-gereken-onlemle

> Kemal Demirel (CHP), 3 Ocak 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 47. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ZEYTİN VE ZEYTİN ÜRETİCİLERİNİN ARAŞTIRILARAK ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLER (10/41,170,177,263,295)); konuşma 1.156 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

KEMAL DEMİREL (Bursa) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Değerli Başkan, değerli milletvekilleri; bugün, zeytinle ilgili vermiş olduğumuz araştırma önergesini tekrar gündeme alınıp, bununla ilgili araştırma önergesinin sonuçlanması için tekrar bir aradayız.

Biliyorsunuz bu konu bundan bir ay evvel tekrar burada gündeme gelmiş, Cumhuriyet Halk Partisi olarak biz bu konunun gündeme alınması için görüşmelerimizi ve görüşlerimizi ortaya koymuştuk. Ne yazık ki, o gün AKP'li arkadaşlarımız milyonlarca zeytin üreticisinin, köylümüzün, çiftçimizin umutla beklediği, kendisine sahip çıkılması noktasında Türkiye Büyük Millet Meclisinin üzerine düşen görevi yapacağına olan inancıyla televizyonları başında bunu beklerken, bunu görememenin, AKP İktidarının ve milletvekillerinin o gün bu araştırma önergesini reddederek, âdeta köylüye, çiftçiye ve zeytin üreticine olan bakışını ortaya koyması açısından da ibret verici bir tabloydu bu.

Yani, ne değişti; aradan bir ay geçti, bir ay içerisinde tekrar bu konu gündeme geliyor ve gündeme gelen konuyu da, Cumhuriyet Halk Partisi olarak olsun, diğer partiler olarak olsun, hepimiz bu konuyu elbirliğiyle ve oybirliğiyle buradan çıkaracağız.

Değerli milletvekillerim, yani, doğru tektir. Doğrunun etrafında başka bir şey aramanın mantığı yoktur. O gün Cumhuriyet Halk Partisi olarak biz zeytinle ilgili bu araştırma önergesini getirdiğimiz zaman çok değerli AKP'li vekil arkadaşlarımızın da bu konuda araştırma önergeleri vardı. O gün, eğer, burada oybirliğiyle karar alınabilseydi ne kaybetmiş olacaktık; hiçbir şey kaybetmiş olmayacaktık; tam tersine, o bir ayı en iyi şekilde değerlendirme şansını belki yakalayacaktık. Bu konuda, Bursa Milletvekilimiz Sayın Altan Karapaşaoğlu'da aslında, o gün ben konuşmamda bu konunun gündeme alınması için gayret sarf ederken, kendisi de bunun eğer bugün gündeme alınırsa bir şey ifade edebileceğini, eğer bugün gündeme alınamazsa hiçbir şey ifade edemeyeceğini; çünkü, zeytin üreticisinin en zor döneminin aralık ayı içerisinde olduğunu vurgulamıştı; ama, ne yazık ki, kendisi de kendi grubunda yalnız kaldı ve o gün bu konu reddedildi.

Değerli milletvekili arkadaşlarım, zeytin gerçekten önemli. Yani, nasıl Zonguldak'ın karaelması varsa, Marmara'nın, Ege'nin, Akdeniz'in karaelması da zeytindir. Bu zeytin, ülkemizin ekonomik anlamda, dışarıya yapacağı ihracat anlamında ülke ekonomisine önemli katkı sağlayacak bir ürün. Tabiî, bu ürün kolay yetişmiyor. Yani, bugün, ben, Cumhuriyet Halk Partisi Bursa Milletvekili olarak, Bursa'nın köylerini dolaşırken, en çok uğradığım köylerin başında zeytin üreticisi, zeytin çiftçisinin köyleri… Yağmurda, karda, kışta, en zor koşullarda zeytinleri ağacından toplayarak, yerlerden toplayarak bu ürünlerinin para etmesi için ellerinden gelen gayreti gösteren bu insanlarımız, ne yazık ki, bugünlerde, üretmiş oldukları bu ürünün karşılığını alamamanın derin üzüntüsünü yaşıyorlar. Bugün, zeytin üreticisi olan yurttaşlarımız, ülkede 500 000'i aşkın aileyi kapsıyor; yani, bizler, geniş aile yapısına sahip insanlarız; yani, bizleri birkaç kişi falan olarak değerlendirmezsek eğer, bu 500 000 kişi bu ülkede milyonları ifade ediyor. Sadece yetiştirenler değil, yetiştirilmesinden sonra geçirmiş olduğu merhalelerde çalışan işçilerin, emekçilerin de bu zeytinle ilgili çabalarını göz önüne aldığımız zaman, tüccarını, sanayicisini, demek ki, ülkemiz için gerçekten önemli bir ürün.

Bu noktada, bizler, öyle bir noktaya geliyoruz ki, köylerde, ilçelerde, beldelerde, bu konuyla ilgili, zeytinin toplanmasından sofraya kadar gelmesi noktasında görev yapan bütün insanlarımızın beklentisi, gerçekten, alınteriyle yetiştirmiş oldukları bu ürünün karşılığını alması; çünkü, bizim o zeytin üreticimiz, o kışın en zor koşullarında çoluğuyla çocuğuyla mücadele ederek, onları o çamurların içerisinden toplayarak, eğer şansları yaver gitmezse, o kış şartlarında da kar veya yağmur yağdığı zaman, inanın o tarlalara girmek mümkün olmuyor; yani, toplamak istedikleri o zeytini layıkıyla toplayamaz noktasına geliyorlar. O insanlar bunları toplayacaklar. Topladıktan sonra, hak ettiği paraya satmak isteyecekler. Hak ettiği paraya sattıktan sonra da, o parayı almanın mücadelesini verecekler. Aldıktan sonra da, yazın çoluğunun çocuğunun düğününü veya en güzel gününü yaşamak için o paraları kullanacaklar, evlerini belki dayayıp döşeyecekler; ama, eğer, bunlar bunun karşılığını alamazsa, inanın, o çiftçi, perişan demektir, çaresiz demektir. Ee, peki, devlet nerede diye sorduğumuz zaman, işte, devlet o zaman ortaya çıkmalıdır. Yani, bu konuda özellikle vurgulamak istiyorum; zeytin üreticisi olsun zeytin sanayicisi olsun zeytin tüccarı olsun zeytin kooperatifleri olsun, hiç kimsenin, ama hiç kimsenin, sadece kendi başına bu sorunun çözülmesiyle ilgili mücadele etmesiyle bu sorunun çözüleceğine inanmıyorum. Yani, bu konuda çok ciddî, tutarlı, kalıcı, hükümet politikalarının ötesinde, artık, Türkiye'nin bir devlet politikası olması gerektiğini vurgulamak istiyorum. Yani, zeytin, hiç kimsenin tekeline bırakılmayacak kadar önemli bir üründür. Böyle bir ürünü hiç kimsenin tekeline bırakmak doğru değildir. Bugün, kooperatiflerimiz var. Bu kooperatiflerimiz, bu ürünleri en iyi şekilde değerlendirmek için mücadele ediyorlar; ama, bu kooperatiflerimize, yeri gelecek, devlet olarak, ekonomik anlamda sahip çıkacağız, destek olacağız. Bunlardan bir tanesi Marmarabirlik, bir tanesi Tariş. Tabiî, bunların, ekonomik şartlar altında, o yıl içerisinde alabilecekleri ürünlerle ilgili mevcut paraları vardır; ama, bu paralar yetmediği zaman devletten kaynak istemektedirler. Ben, yine araştırdım, bu konularda, Marmarabirlik'e 75 trilyon destek olunduğuyla ilgili görüşler ortaya atılıyor; ama, onların da bize aktardıkları, tam tersine, 25 artı 25'i alabildiklerini, onun üzerine bir 25 trilyon alamadığını vurguladılar.

Şimdi, değerli arkadaşlarım, yani, bizler, siyasetçiler olarak, böyle, önemli bir ürün karşısında, üretici ile tüketiciyi, kooperatifi ile tüccarı veya sanayiciyi, çiftçimizi karşı karşıya getirerek bu sorunu çözemeyiz; tam tersine, devlet ve hükümet, bu konuda koordinasyon görevini üstlenmeli.

Bugün, ülkemizde, gerçekten, şartların iyi gitmesinden dolayı önemli bir noktada zeytinimiz var. Bu zeytinimizin en iyi şekilde değerlendirilmesi için devletin yol gösterici olması lazım. Bugün, tarlada alınteriyle çalışan o emekçi, üretici kardeşlerimiz, çiftçilerimiz, köylülerimiz dünya pazarlarına çıkma şansını nasıl bulacaklar; bu mümkün değil; ama, onların ürettiklerinin dünya piyasalarına çıkması noktasında devletin yol gösterici olması lazım, kooperatiflere yol gösterici olması lazım, tüccarlara yol gösterici olması lazım; çünkü, bu işin sonunda kazanan çiftçi olacaktır, köylü olacaktır, tüccar olacaktır, kooperatif olacaktır; ama, onun ötesinde, Türkiye kazanacaktır. Bu noktada, çiftçimize ve üreticimize sahip çıkılması gerektiğini bir kez daha vurgulamak istiyorum.

Yine, önemli konulardan bir tanesi, Uluslararası Zeytinyağı ve Zeytinle ilgili Konseyden çıkmamız. Gerçekten, o da çok ilginç. Yani, biz, bu kadar önemli zeytin üreticisi bir ülke olmamıza rağmen, böyle önemli bir konseyden ayrılmamızın hiçbir haklı gerekçesi olamaz; yani, tasarruf tedbirleri, ne olursa olsun; siz, 500 000'i aşkın aileyi, yani milyonları ilgilendiren bir konudaki ürünle ilgili, Uluslararası Zeytinyağı Konseyinden ayrılacaksınız. Şimdi, Sayın Bakana da soru önergesi vermiştim; o soru önergesinde aldığım yanıt, 2004'teki toplantıdan sonra, tekrar, bizim o konseye alınmamızla ilgili olumlu görüşlerin olduğu. Tabiî, arada geçen zaman içerisinde, bu konudaki eksikliklerimiz, inşallah en kısa zaman içerisinde gidererek, tekrar, Türkiye'yi, Uluslararası Zeytin ve Zeytinyağı Konseyinde önemli yerlere getirerek, dünya piyasalarında, Türkiye'nin, zeytinini en iyi şekilde temsil etme noktasında üzerine düşeni yapması gerektiğini vurgulamak istiyorum.

Değerli milletvekilleri, Cumhuriyet Halk Partisi bu konuda, gerçekten, geçtiğimiz aylarda, Grup Başkanvekilimizin başkanlığında ve zeytin üreticilerinin vilayetlerinden oluşan değerli milletvekili arkadaşlarımızla beraber, uzun, yorucu; ama, çiftçinin alınteriyle ürettiği bu ürünü kamuoyuna duyurma noktasında üzerine düşen görevi layıkıyla yapmış. Bu noktada da, bugün, şu anda, İstanbul'da yaptıkları bir basın toplantısıyla, zeytinin hangi durumda olduğunu, yapılmasını gerekenlerin neler olduğunu, bu sorunların nasıl aşılacağıyla, çalışmaların neler olacağıyla ilgili basın açıklaması yapıyorlar. Zaten, şu anda, elimde de gösteriyorum, Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun yapmış olduğu çalışmayla, zeytinyağı ve zeytinle ilgili karşılaştırdığımız sorunların çözümlenmesiyle ilgili yapmış olduğumuz çalışmaları kamuoyuna duyuruyorum.

Bu araştırma önergesi buradan geçecek ve bu konuda komisyon oluşacak. Bu komisyonun, gerçekten, zeytinin geldiği noktada hak ettiğini alabilmesi için ne gerekiyorsa en iyi şekilde yapılması noktasında üzerine düşeni layıkıyla yapması gerektiğini vurgulamak istiyorum. Bunu niçin istiyorum; çünkü, Türk çiftçisi bunu istiyor. Ben bu kürsüye çıkarken…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Kemal Demirel (CHP, Bursa). “Zeytin ve zeytin üreticilerinin araştırılarak alınması gereken önlemler (10/41,170,177,263,295)”. TBMM Genel Kurulu, 47. Birleşim tutanağı, 3 Ocak 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kemal-demirel-22-2006-01-03-zeytin-ve-zeytin-ureticilerinin-arastirilarak-alinmasi-gereken-onlemle (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
