# Vergi barışı kanun tasarısı

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Kemal Kılıçdaroğlu (CHP, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 23. Birleşim
- **Tarih:** 16 Ocak 2003
- **Gündem:** VERGİ BARIŞI KANUN TASARISI
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/kemal-kilicdaroglu-22-2003-01-16-vergi-barisi-kanun-tasarisi-2

> Kemal Kılıçdaroğlu (CHP), 16 Ocak 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 23. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: VERGİ BARIŞI KANUN TASARISI); konuşma 589 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA KEMAL KILIÇDAROĞLU (İstanbul) - Değerli milletvekilleri, Türkiye Cumhuriyeti, 1950 yılında, gerçekten de çok önemli bir vergi reformunu gerçekleştirmiştir. Değerli arkadaşlar, 1950 yılında yapılan reformun temel nirengi noktası şudur:

1950'de yapılan reformla, yükümlülere kendi kazançlarını özgür iradeleriyle beyan etmeleri hakkı tanınmıştır; yani, Osmanlının yaptığı mültezim sisteminden vazgeçilmiş, kişilere denmiş ki "artık, devlet uygar bir devlettir, çağdaş bir devlettir, sizler kazancınızı elde edersiniz, elde ettiğiniz kazancı da getirir vergi dairesine beyannameyle beyan edersiniz." Ama, buna karşılık, devlet şunu da söylüyor: "Bunu beyan edersiniz; ama, benim de devlet olarak, sizin beyanlarınızın doğru olup olmadığını denetleme hakkım var" ve bununla ilgili vergi yasalarına değişik hükümler konuluyor. O hükümlerden çok önemli birisi, bu yasama döneminde yine sizlerin oylarıyla kaldırıldı. Eğer bir yükümlüye gidip "arkadaş, şu kadar beyan ettin; ama, şu aradaki farkın bana hesabını ver" dediğiniz zaman, sizin çıkardığınız yasalarla biz bunu soramayacağız.

Ben, size, Vergi Dünyası'nın Ocak sayısında Katma Değer Vergisi iadeleriyle ilgili olarak bir hesap uzmanı arkadaşımızın yaptığı çok ciddî bir çalışmadan bir paragraf okumak istiyorum ve Sayın Bakanımın dikkatine sunmak istiyorum; paragraf aynen şöyle: "Tekstil ve konfeksiyon sektörünün ihracat içindeki payı yüzde 41,1 iken, ihracattan kaynaklanan iadelerin yaklaşık yüzde 70'i bu sektöre yapılmaktadır. Söz konusu sektörün ödenen KDV içindeki payı ise sadece yüzde 7,4'tür." Bu ne demektir; Türkiye'de naylon fatura uygulamasının çok yaygın olduğunu gösteriyor değerli arkadaşlar.

Şimdi, vergi barışı yasa tasarısını görüşüyoruz. Bu tasarının gerçek anlamda anlam ifade edebilmesi için tasarının yasalaşmasından sonra insanların artık yanlış beyanda bulunmamaları gerekir, ona yönlendirmemiz gerekir, devlet ile yurttaş arasında barışı sağlamak gerekir, karşılıklı güveni ve itimadı tesis etmek gerekir.

Bana söyler misiniz lütfen, bu yasa tasarısının içinde, naylon faturayı engelleyebilecek ciddî bir hüküm var mı; yok, eski hükümler duruyor. Eski hükümler, naylon faturacılığı engelledi mi; hayır. Peki, engellemek için bir şey getiriyor musunuz; hayır. Peki, bunun adı ne; vergi barışı. Arkadaşlar, bunun neresi barış?!

ÜNAL KACIR (İstanbul) - Madde üzerinde...

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla) - Tabiî, madde üzerinde konuşuyorum, Katma Değer Vergisiyle ilgili konuşuyorum.

Şimdi, bakın değerli arkadaşlar, eğer Katma Değer Vergisi iadesini bugünkü sistemde sürdürürsek, devletin soyulmasına açıkça çanak tutmuş oluruz. Katma Değer Vergisi denetimini yapabiliyor muyuz yeteri kadar? Aklımıza bu soru gelir. Yeteri kadar denetim elemanı vardır, Maliye Bakanlığı, denetim elemanları aracılığıyla denetler. Hepimiz de biliyoruz ki, Maliye Bakanlığının denetim elemanlarının sayısı çok sınırlıdır ve çok azdır ve inceleme oranımız yüzde 1,5-2 civarındadır, bütün mükellefleri inceleme oranımız.

Eğer, siz, vergi yasalarında ciddî önlemler getiremezseniz, artık bundan böyle, vergi affı projeleri, yasa tasarıları, Türkiye Büyük Millet Meclisinin gündeminden eksik olmaz değerli arkadaşlar. Neden eksik olmaz; çünkü, naylon faturacılık yine bütün hızıyla devam edecektir, Katma Değer Vergisi iadeleri yoluyla yine devlet soyulacaktır, milyarlarca, katrilyonlarca lira paralar gidecektir ve biz, vergi toplamak için yine gideceğiz mükellefe, âdeta ona şantaj yapacağız: Matrahını artır; artırmazsan, kusura bakma, seni incelerim... Böyle devlet anlayışı, böyle devlet ciddiyeti olmaz değerli arkadaşlar.

Şimdi, yine Katma Değer Vergisiyle ilgili olarak bir noktaya daha dikkatinizi çekmek istiyorum. Eğer, bir yasa, sadece gelir kaygısıyla hazırlanıyorsa "ben buradan ne ölçüde, ne alabilirim" kaygısıyla bir vergi yasası hazırlanıyorsa, o vergi yasasının, toplumun ekonomik gelişmesine katkısı olmaz, toplumun huzurlu gelişmesine katkısı olmaz, toplumun dengeli büyümesine katkısı olmaz. Bu vergi yasasıyla, bu barış tasarısıyla, sözde barış tasarısıyla, toplumun hangi kesimiyle barış sağlanacak ben merak ediyorum! Dürüst mükellefi cezalandıran, halkın deyimiyle, kümesteki kazları yolup yolup, kümes dışındaki kazlardan da bir tüy alma amacını taşıyan bir vergi tasarısıyla siz hangi barışı sağlayacaksınız?!

Ben, fazla bir şey söylemek istemiyorum; çünkü, bu tasarı, Cumhuriyet Halk Partisinin tasarısı değil, bu tasarı, adaleti ve kalkınmayı kendisine ilke edindiğini söyleyen değerli partinizin tasarısıdır. Sizlere hayırlı olsun arkadaşlar.

Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Kemal Kılıçdaroğlu (CHP, İstanbul). “Vergi barışı kanun tasarısı”. TBMM Genel Kurulu, 23. Birleşim tutanağı, 16 Ocak 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kemal-kilicdaroglu-22-2003-01-16-vergi-barisi-kanun-tasarisi-2 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
