# Vergi barışı kanun tasarısı

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Kemal Kılıçdaroğlu (CHP, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 23. Birleşim
- **Tarih:** 16 Ocak 2003
- **Gündem:** VERGİ BARIŞI KANUN TASARISI
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/kemal-kilicdaroglu-22-2003-01-16-vergi-barisi-kanun-tasarisi

> Kemal Kılıçdaroğlu (CHP), 16 Ocak 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 23. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: VERGİ BARIŞI KANUN TASARISI); konuşma 673 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA KEMAL KILIÇDAROĞLU (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Vergi Barışı Kanun Tasarısının 2 nci maddesiyle ilgili olarak söz almış bulunuyorum.

Bu tasarının belki de en anlamlı maddesi 2 nci madde. Anlamlı olmasının nedeni şu: Kamu alacakları kesinleşmiş, kişiler özgür iradeleriyle beyanlarında bulunmuşlar şu kadar gelir elde ettik diye; ama, elde ettikleri gelirin önemli bir kısmını ödeyememişler şimdi, bu Vergi Barışı Yasa Tasarısıyla bu alacakların bir kısmının alınması öngörülüyor.

İzin verirseniz değerli milletvekilleri, son dört yılda beyan edildiği halde, tahakkuk ettiği halde tahsil edilemeyen toplam vergilerin miktarına bakalım: 1998 yılında bu rakam 1 katrilyon 80 trilyon lira, 1999 yılında 3 katrilyon lira civarında, 2000 yılında 3 katrilyon lira, 2001 yılında da 4 katrilyon lira. 2002 yılının rakamları henüz Maliye Bakanlığının internet sitelerinde yer almıyor, o nedenle o rakamı bilemiyoruz; ama, şöyle bir baktığımızda, kişilerin beyan edip ödeyemedikleri vergilerin, bütçe açıklarının bu düzeye ulaştığı bir ortamda hiç de küçümsenmeyecek rakamlar olduğu ortaya çıkıyor.

Şimdi, izin verirseniz, burada şu soruyu sormamız gerekiyor: Bu vergiler niçin tahsil edilemedi? Kişiler kazandılar, getirdiler Maliye Bakanlığına beyannamelerini verdiler, şu kadar gelir elde ettik dediler; ama, Maliye Bakanlığı, burada, acaba, görevini yerine getirmedi mi?!

Değerli milletvekilleri, ben, şunu, gayet iyi biliyorum: Vergi borcunu ödemek için, haciz kıskacından kurtulmak için evini satan insanı biliyorum; ama, öbür taraftan da, 4 katrilyon liralık bir boyuta ulaşan verginin tahsil edilmemesi de bir başka tuhaflık.

Şimdi, burada, temel sorun, vergi yönetiminin zafiyetinde yatıyor. Bugün, İstanbul'da, vergi dairesinin altına bakkal dükkânı açsanız, yukarıdaki vergi dairesinin haberi olmayabilir. Bürokrasiye boğulmuş bir vergi yönetimi var.

Sayın Bakanımızdan istirhamımız şu: Bu tasarı, uygun bir zamanlamayla buraya gelmemiştir. Öncelikle vergi yönetimini düzeltirsiniz, adam gibi bir vergi yönetimi kurarsınız, vergi tahsilatını hızlandırırsınız; ondan sonra, bu tasarıyı, buraya, yeni bir beyaz sayfa açmak için getirirsiniz; o zaman bunun anlamı olurdu.

Bunun, bu tasarının, şu açıdan hiçbir anlamı yok: Bu vergiler de toplanamayacak değerli arkadaşlarım. Niçin ödesinler ki bu vergiyi! Bu vergiyi ödesinler diye, siz, neyle sıkıştıracaksınız bu mükellefleri! Elinizde hiçbir şey yok ki doğru dürüst... O halde, bu vergiden kimler yararlanacak; hapis tehdidi altında olanlar ancak bundan yararlanacak, hapisten kurtulmak için. Eğer öyle bir tehdit yoksa, göreceğiz hep beraber, bu vergilerin önemli bir kısmı buradan sağlanamayacak, elde edilemeyecek.

Değerli arkadaşlar, vergilerin toplanmamasının nedenlerini, burada, ekonomik krize bağladılar değerli AKP'li arkadaşlarımız, ekonomik kriz nedeniyle vergiler toplanamadı diye... Eğer, bir ülkede vergilerin yüzde 90'ı toplanıyorsa, herhalde, yüzde 10'u da ekonomik kriz nedeniyle toplanmıyor anlamına gelmez; mutlaka bunların toplanması gerekirdi.

Bir başka yanlışlık -az önce, yine, burada ifade edildi- 36 kez af yasası çıkarmışız, vergi affı yasası... Artık, toplum, öyle bir beklentiye girdi ki, yeni hükümet kurulduğunda nasıl olsa bir af çıkacak, ben niye vergimi ödeyeyim... Böyle bir beklentiye toplumu soktuğunuz andan itibaren, toplumda vergi bilincini, maalesef, yaygınlaştıramazsınız, sağlam raya oturtamazsınız.

Değerli milletvekilleri, kesinleşmiş alacaklardan bahsettik ve bu maddenin anlamlı olduğunu da ifade ettik; bunun, bir vergi barışı amacıyla getirildiğini iddialı bir şekilde ifade ettik; ama, bu yasa tasarısı bile, kendi içinde, maalesef, adaletsizlikler yaratıyor.

Değerli milletvekilleri, bakın, vergi borcu olanın faizlerinin önemli bir kısmını siliyorsunuz; ama, SSK prim borcu olanın faizlerini silmiyorsunuz... Vergi borcu olanların faizlerinin önemli bir kısmını kaldırıyorsunuz; ama, esnafın Bağ-Kur primine yüklenen faizin önemli bir kısmını kaldırmıyorsunuz... Bu, adaletsizlik değil mi arkadaşlar?!

6 milyar lira prim borcu olan bir Bağ-Kur'lu, bugün 12 milyar lirayı aşkın bir rakamı ödemezse, Bağ-Kur'dan yararlanamıyor. Peki, bu, adalet olabilir mi arkadaşlar?!

Yine, bu maddeyle ilgili bir önergemiz daha var. Sanıyorum sayın grup başkanvekillerine de bu önerge gitti.

Değerli arkadaşlarım, bu maddenin içinde bir başka adaletsizlik daha var. Vergi borcu olanların, birikmiş borçları ve faizlerine 9 aylık taksit öngörülüyor, 9 aylık eşit taksit içerisinde ödenirse bu aftan yararlanacaklar; ama, elimizi vicdanımıza koyup düşünelim arkadaşlar; normal bölgedeki bir mükellefle deprem bölgesindeki bir mükellefi aynı koşullara tabi tutmak adalet midir ?!

Biz, şunu öneriyoruz; diyoruz ki, deprem bölgesinde olan vergi mükelleflerinin taksitini 18'e çıkaralım, diğer bölgelerdeki yükümlüler 9 ay içerisinde bu vergilerini ödemiş olsunlar. Eğer, buna olumlu oy verirseniz, Cumhuriyet Halk Partisi olarak sizlere teşekkür ederiz.

Benim bu maddeyle ilgili olarak düşüncelerim budur; Cumhuriyet Halk Partisi olarak düşüncelerimizi ifade ettik.

Hepinize teşekkürlerimi sunuyorum değerli milletvekilleri.(CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Kemal Kılıçdaroğlu (CHP, İstanbul). “Vergi barışı kanun tasarısı”. TBMM Genel Kurulu, 23. Birleşim tutanağı, 16 Ocak 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kemal-kilicdaroglu-22-2003-01-16-vergi-barisi-kanun-tasarisi (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
