# Ekonomik istikrarı sağlamak için ek vergiler alınması hakkında kanun tasarısı ile plan ve bütçe komisyonu raporu (s. sayı 105)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Kemal Kılıçdaroğlu (CHP, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim
- **Tarih:** 2 Nisan 2003
- **Gündem:** EKONOMİK İSTİKRARI SAĞLAMAK İÇİN EK VERGİLER ALINMASI HAKKINDA KANUN TASARISI İLE PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU RAPORU (S. SAYI 105)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/kemal-kilicdaroglu-22-2003-04-02-ekonomik-istikrari-saglamak-icin-ek-vergiler-alinmasi-hakkinda-kanun-t

> Kemal Kılıçdaroğlu (CHP), 2 Nisan 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: EKONOMİK İSTİKRARI SAĞLAMAK İÇİN EK VERGİLER ALINMASI HAKKINDA KANUN TASARISI İLE PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU RAPORU (S. SAYI 105)); konuşma 1.061 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

KEMAL KILIÇDAROĞLU (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; olağanüstü vergiler, olağanüstü dönemlerde getirilir. Şu anda gelen vergi de bir olağanüstü vergi, bir sefere mahsus olarak alınması istenilen bir vergi. Cumhuriyet tarihimizin ilk olağanüstü vergisi Varlık Vergisidir ve dönemin İstanbul Defterdarı bu vergi uygulandıktan sonra "Varlık Vergisinin Faciası" diye bir kitap yazmıştır. Umuyoruz, bu vergi de böyle bir faciaya dönüşmüş olmaz.

Bizim tarihimizde, Parlamentonun kabul ettiği ve toplumun benimsediği bir tek olağanüstü vergi vardır. O da, geçen dönem yaşadığımız deprem sonucu kabul edilen ve "deprem vergisi" olarak adlandırdığımız yasadır. Bu yasa sonucu yasa sonucu yurttaşlarımız gönüllü olarak vergilerini ödemişlerdir; ama, elde edilen vergi gelirlerinin önemli bir kısmı, maalesef, faiz ödemelerine gitmiştir.

Değerli milletvekilleri, ekvergileri toplumlar, hükümetler, iktidarlar, mevcut olağanüstü sorunları çözmek için getirirler. Şimdi, bu getirilen yasa, gerçekten, bizim sorunlarımızı çözüyor mu, çözmüyor mu; ona bir kısaca bakalım.

Değerli bakanlar zaman zaman burada konuşma yaparken şöyle bir açıklamada bulunuyorlar: "Efendim, biz şu kadar faiz ödüyoruz..." Sayın Başbakan da, gerek grupta gerek burada yaptığı konuşmalarda ödediği faizlerin fazlalığından yakındı. Doğrudur; bir bütçede bu kadar faiz olursa, bu bütçenin iflah olma şansı yoktur. Şimdi, bu hükümetin iktidar olduktan sonra ne kadar borçlandığına gelelim.

Değerli arkadaşlar, bakın, iktidar olduktan sonra 18 Marta kadar borçlanılan miktar 12 milyar 800 milyon dolar. 12 milyar 800 milyon dolar bu hükümet borçlandı. Peki, bunun ne kadarı iç ne kadarı dışborç; bunun 9,5 milyar doları içborç, 3,3 milyar doları da dışborç. Bunun faizlerini hesapladık. Bu borçlanmadan ötürü ödenecek faiz miktarı 9 katrilyon 600 trilyon lira. Şimdi, Sayın Maliye Bakanımız geçen gün dedi ki: "Efendim, vergi barışından yapacağımız tahsilat 3 katrilyonu aştı." Az önce konuşan Adalet ve Kalkınma Partisi sözcüsü de, bunun 4 katrilyon liraya yaklaştığını söyledi ve yine, ek motorlu taşıtlar vergisinden de 1,1 katrilyon lira geleceğini söyledi.

Değerli arkadaşlar, sadece sizin hükümetiniz döneminde borçlanılan miktarın faizi 9 katrilyonu aşıyor. Getirdiğiniz bu vergileri, siz faize bile yetirmeyeceksiniz. Ana sorunu bırakıp etrafında dolaşıyorsunuz arkadaşlar, ana sorunu bırakıp etrafında dolaşıyorsunuz. Sayın Tansu Çiller de, faizleri ortadan kaldırmak için böyle ekvergiler getirmişti; ne oldu; azaldı mı faiz; azalmadı. Getireceğiniz bu vergiler dolayısıyla da azalmayacak. Buna kesinlikle emin olunuz.

Değerli arkadaşlarım, şimdi, şunu merak ediyorum... Değerli milletvekili arkadaşımın da söylediği gibi, at sahibine göre kişner; ama, değerli arkadaşlar, daha beş ay bir süre geçmeden bir Başbakan kalkar, aynen şu ifadeyi söylerse: "Oksijen çadırındayız, bize serum gerekli..." Bir Bakanlar Kurulu, bir hükümet, beş ayda kendisini oksijen çadırında hissediyor!..

Peki, merak ediyorum, steril ortamdaki bir Bakanlar Kurulu Türkiye Cumhuriyetini nasıl yönetecek acaba, bu yasalarla mı?! (CHP sıralarından alkışlar) Bu yasalarla, bu hükümet, Türkiye Cumhuriyetini yönetemez değerli arkadaşlarım. Fazla uzun süre geçmeyecek zaten; önümüzdeki altı ay içinde göreceksiniz. Bakın, borç ödemekten söz ediyorsunuz, geldiğiniz nokta burada. En son 18 Martta yaptığınız ihalenin rakamlarını vereyim: Faiz yüzde 59,95; yani, yüzde 60. Yüzde 60 faizle... Siz, topladığınız vergilerle bu faizleri nasıl kapatacaksınız?..

Değerli milletvekilleri, bakın, steril ortamdaki bir hükümet, oksijen çadırındaki bir hükümet...

ÖMER ÖZYILMAZ (Erzurum) - Gerçek öyle değil.

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla) - Öyle diyor, "oksijen çadırındayız, bize serum gerekli" diyor. Aynı ifadeyi tırnak içinde alıyorum...

ÖMER ÖZYILMAZ (Erzurum) - Hükümet değil, devlet.

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla) - Devlet olamaz; Türkiye Cumhuriyeti steril çadırda değildir. Türkiye Cumhuriyeti güçlüdür; dünyanın en büyük 20 ekonomisinden birisidir sayın milletvekilim. Bütün mesele yönetmekte. Türkiye Cumhuriyetini yönetmekteki kararlılık gerekiyor. O kararlı ifadeyi biz göremiyoruz.

Değerli milletvekilleri, şimdi, bakın, şu soruyu, lütfen, hükümet üyelerinin kendisine sorması lazım: Biz, bu 9,5 katrilyon lirayı veya Sayın Başbakanın söylediği 63 katrilyon lirayı kime ödüyoruz? Bu soruyu, hükümet, kendisine sormaya cesaret edemiyor. 62 000 aileye ödüyoruz arkadaşlar, 62 000 aileye.

Peki, merak ediyorum, bir evi olandan vergi alıyorsunuz, bir arabası olandan vergi alıyorsunuz, emeklinin aylığından yüzde 1 kesiyorsunuz, bu 62 000 aileyi hiç görmüyorsunuz!.. Adalet bu mu, adalet anlayışı bu mu bu hükümetin?!. Niye görmüyorsunuz onları; çünkü, onlara dokunmaya cesaret edemiyorsunuz; ama, gariban vatandaşın sırtına biniyorsunuz. Dünyada hiçbir iktidar, yoksul halkın omuzlarına binerek yükselmemiştir arkadaşlar; ama, Adalet ve Kalkınma Partisinin Hükümeti, yoksul halkın omuzlarına binerek, tekrar iktidar olacağını sanıyor. Bunu sanıyorsanız, yanılıyorsunuz arkadaşlar. (CHP sıralarından alkışlar)

Şimdi, bir şey daha... Sayın Sağlık Bakanımız burada konuşurken enteresan bir açıklama yaptı; dedi ki: "Efendim, biz, Bağ-Kur ve SSK emeklilerine sosyal destek ödemesi getirdik, siz, buna itiraz ettiniz."

Arkadaşlar, şimdi, bunun neresini düzelteceksiniz?.. Bir sefer, biz, buna itiraz etmedik. İki, getiren Sayın Bakana teşekkür ettik. Teşekkür eden kişi de benim; Meclis tutanakları da orada. Sayın Bakan, bütün bunları bulmadan, Türkiye'de kamuoyunu yanıltmayı, acaba, bakanlık sıfatıyla bağdaştırabiliyor mu?! Türkiye Cumhuriyeti Bakanına, halka doğruları söylememek yakışıyor mu?!

Bizim söylemek istediğimiz şuydu: Bu 75 000 000 ve 100 000 000 lirayı kanunun metnine yazın, hiç değilse, bu emekliler, bunu bir yıl boyunca alsınlar; ama, ne yapıldı; bu yazılmadı ve emekliler aldatıldı.

Bir şey daha... Yine, Sayın Bakan, ısrarla şunu söyledi: "Efendim, biz getiriyoruz; siz diyorsunuz ki, bunun kaynağı nerede?.."

Değerli arkadaşlar, insaf!.. Sayın Bakan, bizi bazı köşe yazarlarıyla karıştırıyor. Cumhuriyet Halk Partisi kaynak sormaz. Cumhuriyet Halk Partisi, dayandığınız kaynaklar doğrudur veya eğridir; onu söyler.

Şimdi, siz, emekliden prim kesiyorsunuz; yanlıştır diyoruz. Faiz gelirinden vergi alın diyoruz; almıyorsunuz. Bir muhalefet partisi, kaynağı nereden bulacaksınız diye sormaz. Onu, bilim adamları sorarlar, gazetelerin köşe yazarları sorarlar, ekonomi muhabirleri sorarlar. Muhalefet partisi bunu sormaz; çünkü, iktidar sizsiniz. Siz kaynağı bulacaksınız. Siz çözüm yerisiniz. Siz, bizden fazla şikâyet etmeye başladınız. Değerli arkadaşlar, iktidardasınız; iktidarda olduğunuzun farkında değilsiniz. (CHP sıralarından alkışlar) İktidar çözüm getirir.

Bize, yine, Sayın Bakan şunu söylüyor: "Efendim, eleştiri getiriyorsunuz, çözüm getirmiyorsunuz." Geçen gün, yine, bu kürsüde söyledim. İnsaf arkadaşlar... Çözüm getiriyoruz, kulaklarınızı tıkıyorsunuz. Şu faiz geliri elde edenleri vergilendirin diyoruz, kulaklarınızı tıkıyorsunuz. İlle vatandaşın emlakinden vergi alacağım diyorsunuz. Onun kullandığı arabadan vergi alacağım diyorsunuz. Emeklinin aylığından vergi keseceğim diyorsunuz. Arkadaşlar, öneri ne, yaptığınız ne...

Hatta bu hükümet o kadar steril alandaki, öneri getirmekten aciz. Şimdi, önerileri, pek çok kamu kuruluşu getiriyor. Bir sanayici diyor ki, "servet vergisi getirin, servetimin yüzde 20'sini ödeyeceğim." Bir başkası diyor ki, "efendim, Hazreti Ömer fonu kuralım, oraya bağışlar yapalım." Öbürü diyor ki, "efendim tahvil çıkaralım."

CAHİT CAN (Sinop) - Size niye teklif etmediler?!

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla) - Bu nedir; acz içinde olan ve öneri getirmeyen bir hükümetin Türkiye'de sergilediği bir tablodur arkadaşlar. Acı, ama, gerçek olan tablo bu ve Türkiye'ye yakışmayan tablo bu.

Öneri getirmekten aciz bir hükümet olabilir mi?! Sağlıklı öneri getirmeyen bir hükümet olabilir mi; ama, bu hükümet, maalesef, sağlıksız öneri getiriyor.

AHMET YENİ (Samsun) - Maliye Bakanımız geldi, cevaplarlar...

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla) - Tabiî, yanıtlarlarsa seviniriz.

Bir diğer yanlış arkadaşlar; siz, sosyal konsolidasyon yaptınız.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Kemal Kılıçdaroğlu (CHP, İstanbul). “Ekonomik istikrarı sağlamak için ek vergiler alınması hakkında kanun tasarısı ile plan ve bütçe komisyonu raporu (s. sayı 105)”. TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim tutanağı, 2 Nisan 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kemal-kilicdaroglu-22-2003-04-02-ekonomik-istikrari-saglamak-icin-ek-vergiler-alinmasi-hakkinda-kanun-t (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
