# Bazı kanunlarda değişiklik türkiye imar bankası t.a.ş. hakkında kan.tas. (s.sayısı : 304 )

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Kemal Kılıçdaroğlu (CHP, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 28. Birleşim
- **Tarih:** 16 Aralık 2003
- **Gündem:** BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK TÜRKİYE İMAR BANKASI T.A.Ş. HAKKINDA KAN.TAS. (S.SAYISI : 304 )
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/kemal-kilicdaroglu-22-2003-12-16-bazi-kanunlarda-degisiklik-turkiye-imar-bankasi-t-a-s-hakkinda-kan-ta

> Kemal Kılıçdaroğlu (CHP), 16 Aralık 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 28. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK TÜRKİYE İMAR BANKASI T.A.Ş. HAKKINDA KAN.TAS. (S.SAYISI : 304 )); konuşma 1.033 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

KEMAL KILIÇDAROĞLU (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; gecenin bu saatinde, gerçekten, Türkiye Cumhuriyeti açısından ve devletin saygınlığı açısından önemli bir yasayı görüşüyoruz.

Ben, izninizle şöyle kısa bir hatırlatma yapmak istiyorum: 12 Haziranda, hükümet, ÇEAŞ ve Kepeze el koydu; 12 Haziranda, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu, İmar Bankası hesaplarında olağandışı hesaplar, olağandışı hareketler gördüğünü açıkladı; ama, BDDK bir şey daha yaptı; BDDK, hükümete bir yazdı, dedi ki: Biz, yönetim kurulu olarak toplanamıyoruz, sayısal çoğunluğumuz yok; ya süratle yeni üye atayın veya görev süresi dolan üyeler, yeni atama yapılıncaya kadar görevlerine devam etsinler. Hükümet, buna da izin vermedi.

Şimdi, Sayın Bakana Plan ve Bütçe komisyonunda sordum; 12 Haziran-3 Temmuz arasında, bu süre içerisinde, devlet içborçlanma senedine yatırılan para kaç lira? Yani, sizin reddettiğiniz, Sayın Bakanın söylediği rakamı veriyorum; 540 trilyon lira. Hükümetin atama yapmaması nedeniyle toplanamayan ve İmar Bankasına el konulamayan sürede -çünkü, BDDK sayısal çoğunluğunu kaybetmişti, yönetim kurulu toplanamıyordu- 540 trilyon lira devlet içborçlanma senetlerine yatırılmış.

Yine Sayın Bakana sordum, hükümetin atama yapmadığı bu dönemde, yani 12 Haziran ile 3 Temmuz arasında ne kadarlık off-shore hesabı normal hesaba dönüştürüldü? Sayın Bakanın verdiği yanıt: 606 trilyon lira. Şimdi, elinizi vicdanınıza koyun arkadaşlar ve bu gece uyurken de lütfen düşünün; bir BDDK düşünün, sayısal yeterliliği olmadığı için yönetim kurulunu toplayamıyor; hükümete yazı yazıyor "bana izin ver, ben bu konuda çalışayım" hükümet izin vermiyor; bu arada bankada bir sürü numaralar dönüyor, sonra, biz geliyoruz, hükümetin hiçbir sorumluluğu yokmuş gibi, vatandaşın yakasına yapışıyoruz.

Şimdi, arkadaşlar, bunun neresi doğru, neresi doğru bunun?!. Bakın, BDDK Başkanı istifa etti, niye; niçin geç el koydun diye. Bankalar Yeminli Murakıpları Kurulu Başkanı istifa etti, niçin; niçin zamanında denetim yapmadın diye. Hükümet ne yapıyor; zamanında atama yapmıyor, ama, yerinde oturmaya devam ediyor. Bunun uygarlıkla, demokrasiyle, demokrasi kültürüyle bir ilgisi var mı?! (CHP sıralarından alkışlar)

Şimdi, off-shore hesaba kızıyorsunuz değil mi arkadaşlar; niçin off-shore hesap açılıyor?..

SERACETTİN KARAYAĞIZ (Muş) - Evet.

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla) - Bir arkadaşımız "evet" dedi. Sayın Uzunkaya burada olsaydı, beni dinleseydi, çok da mutlu olacaktım. Şimdi, ben "evet" diyen arkadaşımdan rica ediyorum; İstanbul Büyükşehir Belediyesi hangi bankaya ne kadar off-shore hesabı açtı? (AK Parti sıralarından "Bize ne" sesleri)

SELAMİ UZUN (Sivas) - Bize ne?..

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla) - Efendim, Sayın Genel Başkanınız o zaman İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanıydı. (CHP sıralarından alkışlar ve gülüşmeler; AK Parti sıralarından gürültüler)

Bir dakika efendim... Biz, bir şeyi söylerken değerli arkadaşlarım...

FİKRET BADAZLI (Antalya) - Off-shore'da devletin güvencesi yoktur.

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla) - Ben, off-shore'da devletin güvencesi var demedim; off-shore'da devletin güvencesi yoktur; ama, bir kamu kuruluşu gidip, bir başka kamu bankasına off-shore hesabı açıyor. Ben, bunu soruyorum.

HALİDE İNCEKARA (İstanbul) - Suç mu?!

FİKRET BADAZLI (Antalya) - Riski göze alıyor...

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla) - Hayır efendim, ben suç olduğunu da söylemedim.

Bir dakika, şunun için söylüyorum değerli arkadaşlarım: Bir şeyi, bir ilkeyi, bir temiz ilkeyi koymamız lazım.

MAHMUT UĞUR ÇETİN (Niğde) - Parayı nasıl bulmuş?!

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla) - Çok güzel, parayı nereden buldu, değil mi?.. Peki, Değerli Milletvekilim, bu nereden buldunu ben mi kaldırdım, siz mi kaldırdınız?! (CHP sıralarından alkışlar) Nerede?! Niçin kaldırdınız?!

Bakın, siz, yeri ve zamanı gelince hesap sormuyorsunuz, hesap sormak istemiyorsunuz; neden; size dokunduğu için; ama, başkasına dokunduğu zaman, efendim, biz buna hesap soralım... Biz, baştan beri, herkese hesap soralım diyoruz ve baştan beri, bizim temel ilkemiz şu.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, sözlerinizi tamamlar mısınız.

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla) - Bu Parlamentoda görev yapan herkes hem hesap sorabilmeli hem de hesap verebilmeli; kime; halkına karşı; kime; yurttaşa karşı; yani, bunu istemek kadar doğal bir şey olabilir mi! Şimdi, bakın değerli milletvekilleri, benim söylemek istediğim şu: Off-shore hesabı açmak elbette yasak değil, yasası var bunun, Parlamento kanun çıkarmış; şu şartlarda off-shore hesabı açabilirsin deniliyor. Vatandaş da gitmiş açmış. Şimdi, hukukçu arkadaşlarımız var; geriye doğru otuz gün giderek, diyoruz ki, off-shore hesabı açanların bu paralarını ödemeyelim.

Arkadaşlar, hukukta temel bir kural vardır ve kendinizi, gerçekten, samimî söylüyorum, sade bir vatandaşın yerine, off-shore hesabı olan bir vatandaşın yerine koyun, gittiniz İmar Bankasına off-shore hesabı açtınız; suç değil, sizler de biliyorsunuz. ÇEAŞ ve Kepeze el konulduğu zaman, ben, vatandaş olarak giderim, off-shore hesabımı normal hesaba, devlet güvencesine dönüştürürüm. Bu, normal bir hesabın, normal bir insanın yapması gereken bir şey; yapmış bunu. Şimdi, biz, geriye gidiyoruz, diyoruz ki; sen getirdin ama, kusura bakma, ben, sana bu parayı vermiyorum; neye göre?

ÖZKAN ÖKSÜZ (Konya) - Anlaşmalı getirmişse?!.

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla) - Şimdi, bakın, muvazaalı olursa... Haklısınız, ben onu da söyleyeyim.

Değerli arkadaşlarım, bakın, hukukçu arkadaşlarınız vardır, bir şeyde muvazaa varsa, kanun çıkarmanıza gerek yok. Muvazaayı nasıl tespit edersiniz; bankalar yeminli murakıpları giderler, banka hesaplarına bakarlar, eğer muvazaa varsa, zaten kanun çıkarmanıza gerek yok, idare onu ödeyemez. Haa, şöyle yazsaydınız: "Muvazaalı olan hesaplar ödenmez." Yazmasanız da ödenmez zaten; önce muvazaayı saptamanız lazım. Kim saptayacak muvazaayı; ben gidip saptayamam, siz de saptayamazsınız. Muvazaayı saptayacak olan, devletin bu konuda yetkilendirilmiş, görevlendirilmiş, bunun eğitimini görmüş insanlarıdır.

Değerli arkadaşlar, bakın, bir yanlışlık daha yapıyoruz: Biz, Uzan grubundan alamadığımız para için, vatandaşa diyoruz ki: "Kusura bakma, ben ondan alamadığım için, sana bu parayı ödeyemiyorum" Şimdi, bu, devletin ciddiyetiyle bağdaşmaz.

Biz şunu yapalım: Off-shore hesaplarını yasaklayalım; getirin yasayı. Diyelim ki: "Off-shore hesabı açılmaz." Off-shore hesabının temelinde ne yatıyor biliyor musunuz; Türkiye Cumhuriyeti Devletine vergi ödememek. Bunu kim çıkarmış; Parlamento çıkarmış. Kızıyorsanız, getirin "bundan sonra off-shore hesabı açılmaz" deyin; bu kadar basit. Hem bunu getirmiyorsunuz hem "normal hesabını son otuz gün içinde off- shore'a dönüştürenlere ödemeyeceğim..." Bir düşünün arkadaşlar, hukukta bir temel kural vardır; 1 000 kişinin yapmış olduğu yanlışlığın içerisinde, 1 adam bir tane doğruyu yapmışsa, doğruyu yapanı incitmemek için 1 000 kişiyi feda edersiniz.

SELAMİ UZUN (Sivas) - 1 kişiye göre yasa çıkarılmaz.

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla) - Bu, hukukun temel kuralıdır. Siz bu temel kuralı, bu uluslararası kuralı, bu evrensel kuralı bile bununla çiğniyorsunuz. Yani, biz adaleti istiyoruz, adaletten yana davranalım diyoruz...

Ben, Sayın Bakana şunu da sordum: "Sayın Bakanım, kamu kuruluşları off-shore hesabı açtırabilir mi? Açtırabilirse, bugüne kadar kaç kamu kuruluşu, hangi bankadan ne kadar off-shore hesabı açtırmış?" Ne zaman sordum bunu; ağustos ayında; şu anda hangi aydayız; aralık ayındayız. Sayın Bakanımız orada oturuyor, bu sorumu, burada, tekrar hepinizin huzurunda yineliyorum: Sayın Bakanım, Türkiye Cumhuriyetinde kaç kamu kuruluşu, hangi bankaya, ne kadar off-shore hesabı açtırdı? Gelin, lütfen, Parlamentoda, bütün parlamenterlerin önünde açıklayın.

Hepinize teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Kemal Kılıçdaroğlu (CHP, İstanbul). “Bazı kanunlarda değişiklik türkiye imar bankası t.a.ş. hakkında kan.tas. (s.sayısı : 304 )”. TBMM Genel Kurulu, 28. Birleşim tutanağı, 16 Aralık 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kemal-kilicdaroglu-22-2003-12-16-bazi-kanunlarda-degisiklik-turkiye-imar-bankasi-t-a-s-hakkinda-kan-ta (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
