# Gelir idaresi başkanlığının teşkilat ve görevleri hakkında kanun (s.s.861)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Kemal Kılıçdaroğlu (CHP, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 84. Birleşim
- **Tarih:** 14 Nisan 2005
- **Gündem:** GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN (S.S.861)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/kemal-kilicdaroglu-22-2005-04-14-gelir-idaresi-baskanliginin-teskilat-ve-gorevleri-hakkinda-kanun-s-s-2

> Kemal Kılıçdaroğlu (CHP), 14 Nisan 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 84. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN (S.S.861)); konuşma 1.018 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA KEMAL KILIÇDAROĞLU (İstanbul) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, aslında, çok önemli bir tasarıyı görüşüyor olmamız gerekiyordu; ama, maalesef... Hükümetin getirdiği tasarı altkomisyonda kısmen iyileştirilmeye çalışıldı, Adalet ve Kalkınma Partisinden arkadaşlar destek verdi, biz destek verdik, Gelir İdaresi Başkanlığı, hükümetin getirdiğinden daha iyi bir konuma gelsin dedik; bu konuda gerçekten de olumlu bazı düzenlemeler yapıldı; ama, maalesef, Genel Kurulda, sizlerin, çok da farkında olmadan kaldırdığınız ellerle bu tasarı hiç işe yaramaz bir noktaya geldi.

Değerli arkadaşlar, bu tasarı yasalaştığı gün- Sayın Bakanım da gayet iyi öğrensin- ilk başta Gelir İdaresi Başkanlığı ile Bakanlık arasında çok ama çok ciddî kavgalara yol açacaktır. Örneğin, genel tebliği kim hazırlayacak, genel tebliği kim yayınlayacak?! Efendim, sen yaz bana gönder, ben yazıp sana gönderiyorum, şu cümleyi beğenmedim...

Değerli arkadaşlar, bir yasa yapıyorsanız, yasayı çıkarıyorsanız, bürokratik kavgalara ortam hazırlamayan bir düzen içinde yapmanız lazım; ama, maalesef, bu olmadı.

Bakınız şimdi, altkomisyonda karar verdik, oybirliğiyle geldi, üstkomisyonda karar verdik, Genel Kurula indi, sizler el kaldırdınız, Türkiye'nin vergi gelirlerini toplayan Gelir İdaresi Başkanı -efendim, falan daire başkanının önünde mi olsun, onun arkasında mı olsun- o bürokratik kavganın, sizin görmediğiniz, hükümetteki o kavganın sonucu olarak burada altta bir göreve yerleştirildi. Yani, mutlu mu oldunuz bundan arkadaşlar?! Bu adam Türkiye'deki bütün vergileri toplayacak adam. Bu kadar önemsiz bir görev mi üstleniyor bu adam?! Ama, sizler el kaldırdınız...

Yine, bir şey daha yaptınız; altkomisyonda görüşülürken tasarı, Adalet ve Kalkınma Partisinden değerli milletvekili arkadaşların önerisiyle iki maaş, devlet personel rejiminde iyileşme yapılıncaya kadar iki maaş, çıplak maaş, öyle çok büyük paralar değil...

MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin) - Dört maaş...

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla) - İki maaş... İki maaş...

İki maaş öneri geldi. Sayın Bakanın da altkomisyonda bulunduğu bir ortamda, bu iki maaşın yetersiz olduğunu, bunu dört maaşa çıkarmamızın daha uygun olacağını söyledik, Sayın Bakan da uygun gördü ve dört maaş yaptık. Üstkomisyonda görüşülüyor; efendim, ne gerek var buna, bunu kaldıralım ve üstkomisyonda kaldırıldı.

Değerli arkadaşlar, şimdi, hükümetteki çelişkiye mi inanırsınız, hükümetteki çelişkinin bu boyutlara varmasına mı inanırsınız... Ne yapacaksınız?.. Tasarı getiriyorsunuz; karar veremiyorsunuz, memurlarla oynuyorsunuz. Vergi toplayan memurla oynamak kolay ve güzel bir iş değildir. Bu adam vergi topluyor. Bunun, morale ihtiyacı var, desteğe ihtiyacı var. Siz, bunların moralini bozmak için elinizden gelen tüm çabaları gösteriyorsunuz; yani, gerçekten de, iktidar olarak, size yakışan bir şeyi yapıyorsunuz! Böyle şey olur mu arkadaşlar?! Yapıyorsanız, adam gibi bir şey yapın; bir karar verin, kimseyle de oynamayın. Herkes, dört maaş alacak diye beklerken, hiç maaş yok. Şimdi önerge verdik; olur ya, belki de, değerli milletvekillerimiz vicdanen derler ki, olmaz, bu, yeniden yapılanıyor; dolayısıyla, bunlara bir ikramiye verelim, devlet personel rejimi gerçekleşinceye kadar da, bu yoğun çalışma temposuna bir katkımız olsun diye. Sağ olun, sizler de hep beraber el kaldırdınız, buna gerek yok dediniz.

Değerli arkadaşlar, devlet yönetiminde ciddiyet gerekir. Devlet yönetiminde tutarlılık gerekir. Devlet yönetiminde karar alınırken, o alınan kararın arkasında durmak gerekir. Böylesine bir karar alırsanız, 40 000 personeli hayal kırıklığına uğratırsınız.

Şimdi, bakın, yarattığınız Gelir İdaresi Başkanlığının bütçesi yok; ama, Bakanlığa bağlı bir kuruluş. Efendim, özerk bir kuruluş; yok efendim, özerk değil. Yarı özerk bir kuruluş; hiç yarı özerk de değil. Peki, değerli arkadaşlar, böylesine bir kuruluş, bürokratik kavgaların sonucu olarak, nereye gidecek? Ne olacak bu kuruluş?

Değerli arkadaşlar, şimdi, politika üretemeyen, tebliğini dahi çıkaramayan... Bir arkadaşımız diyordu ya, vergide yorum yapacak diye; çok şükür, kaldırdığınız ellerle, o yorum yapma yetkisini de elinden aldınız; böylece, yorum da yapamayacak, genel tebliğ de yayımlayamayacak. Siz düşünebiliyor musunuz, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Başkanının, Bankacılık Düzenleme Denetleme Kurulu Başkanının veya Sermaye Piyasası Kurulu Başkanının onda 1 yetkisine dahi sahip olmayan bir başkanlık yaratıyorsunuz. Neden? Böyle bir şeyi yapmaya Türkiye Cumhuriyeti Parlamentosunun yetkisi var mı acaba arkadaşlar?! Niye bunu böyle yapıyoruz?! Vergi toplayacak adamı güçlendirmemiz lazım. Bu adamı, biz, başkanlık haline dönüştürürken, siyasal etkilerden arındırıp, bunu, gerçekten, Türkiye'de vergi toplayan, vergi kaçağının üzerine giden, kayıtdışı ekonomiyle mücadele eden bir konuma taşımamız lazım. Tamamen şamar oğlanına döndüren bir mekanizmanın içine koyduk biz bunu. Ondan sonra da, göreceksiniz, Gelir İdaresi Başkanlığıyla ilgili çok sayıda tasarı buraya gelecek, o tasarılarla ilgili, eğer, bize söz verilirse yine konuşacağız.

Değerli arkadaşlar, bakınız, ben size örnek vermek istiyorum. 17 katrilyon lira topluyor Gelir İdaresi Başkanı. Bulunduğu konum, sizin oylarınızla, devlet bürokrasisindeki en alt konumlardan birisine konuldu. Bana söyler misiniz Türkiye Cumhuriyetinde 17 katrilyon lira toplayan başka bir başkan var mı acaba?

Vergi dairesini alalım; Boğaziçi Vergi Dairesi 3,6 katrilyon lira para topluyor arkadaşlar. Müdürüne ne kadar para veriyorsunuz biliyor musunuz; 1 400 000 000 Lira. Gidin bakayım, o bağımsız kuruluşlarda normal bir memur kaç lira alıyor? Normal memur, bırakın vergi dairesi müdürünü falan filan, normal memur kaç lira alıyor? Değerli arkadaşlar, sizin niyetiniz vergi toplamak değil, vergi kaçağını özendirmek. Eğer, bu tedbirlerle, bu politikalarla gidilirse, bu ülkede vergi kaçağı özendirilir, vergi kaçağıyla mücadele yapılmaz.

Marmara Vergi Dairesi.... Bakın, bütün vergi dairelerinin var. Nakil vasıtalarını alalım; 1,5 katrilyon lira vergi topluyor, biz, bunun müdürüne de, yine, 1 400 000 000 lira para ödüyoruz. Peki, diyebilirsiniz ki bu maaşlar çok yüksek. Acaba, gerçekten, elimizi vicdanımıza koyalım, 3 katrilyon lira vergi toplayan bir müdüre 1 400 000 000 lira para ödediğimiz zaman, biz, vicdanen rahat olabilir miyiz?!

Peki, yapmak istediğimiz neydi? 1960'lardan bu yana, Türkiye Cumhuriyetinde, gelir idaresinin yeniden yapılanması tartışılır. En çok yasa taslağı gelir idaresinin yeniden yapılanması için hazırlanmıştır. Bütün maliye kürsülerinde vardır. Vergi reform komisyonları bu konuda raporlar hazırlamıştır; ama, bütün o tasarıların hepsinden en geri olanını, şu anda, biz, kabul ediyoruz; en geri olanı değerli arkadaşlar. Arzu eden milletvekili arkadaşlarımız, Gelirler Genel Müdürlüğüne başvursunlar, Gelirler Genel Müdürlüğündeki geçmiş tasarılar ile bu tasarıyı kıyaslasınlar.

Yine, burada, bir arkadaşımız dedi ki: "Efendim, uluslararası örneklere uygun olarak yeniden yapılandırıyoruz biz bunu." Sizi bütün vicdanımla temin ederim ki, şunu söylemek istiyorum ki; değerli arkadaşlar, dünyada bu kadar çarpık bir Gelir İdaresi Başkanlığı hiçbir ülkede yoktur. IRS modelini mi aldınız Amerika'dan; hayır, ilgisi dahi yok. Kanada modelini mi aldınız; hayır. Almanya'daki modeli mi aldınız; hayır. Şu andaki Gelirler Genel Müdürü, Gelir İdaresi Başkanından daha yetkili arkadaşlar. Neden; çünkü, gelir idaresi politikasını belirleyen adam. Onu da elinden aldınız. Ondan sonra, diyorsunuz ki, biz, vergi yönetiminde reform yaptık. Vergi reformunu deforme ettiniz.

Yeniden, deforme olmuş vergi yönetimi, Adalet ve Kalkınma Partisine hayırlı olsun.

Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Kemal Kılıçdaroğlu (CHP, İstanbul). “Gelir idaresi başkanlığının teşkilat ve görevleri hakkında kanun (s.s.861)”. TBMM Genel Kurulu, 84. Birleşim tutanağı, 14 Nisan 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kemal-kilicdaroglu-22-2005-04-14-gelir-idaresi-baskanliginin-teskilat-ve-gorevleri-hakkinda-kanun-s-s-2 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
