# Kamu mali yönetimi ve kontrol kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.1014)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Kemal Kılıçdaroğlu (CHP, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 23. Birleşim
- **Tarih:** 24 Kasım 2005
- **Gündem:** KAMU MALİ YÖNETİMİ VE KONTROL KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.1014)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/kemal-kilicdaroglu-22-2005-11-24-kamu-mali-yonetimi-ve-kontrol-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-kanun-hukmunde

> Kemal Kılıçdaroğlu (CHP), 24 Kasım 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 23. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU MALİ YÖNETİMİ VE KONTROL KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.1014)); konuşma 1.172 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

KEMAL KILIÇDAROĞLU (İstanbul) - Peki efendim.

BAŞKAN - Buyurun Sayın Kılıçdaroğlu.

Süreniz 10 dakikadır.

CHP GRUBU ADINA KEMAL KILIÇDAROĞLU (İstanbul) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ben de, sözlerime başlarken, Öğretmenler Günü dolayısıyla, bizleri eğiten, bugüne kadar yetiştiren, bugüne getiren, artı, çocuklarımızı eğiten öğretmenlerimize saygılarımı sunuyorum ve hepsinin ellerinden öpüyorum.

Sayın Bakan, az önce, öğretmenlerle ilgili olarak, hükümetin yaptıklarını açıklayınca, herhalde, dinleyen öğretmenler, kendilerinin maddî durumlarının ne kadar parlak olduğunu; fakat, öğretmenlerin bunun farkında olmadığını anlamış olacaklardır. Biz, her zaman, her koşulda, sağlığımızdan özveride bulunalım, başka konularda özveride bulunalım; ama, eğitimden, öğrenimden özveride bulunmayalım, o insanlara daha fazla olanak sağlayalım; çünkü, toplumu geleceğe hazırlayan, toplumun gelişmesini sağlayan temel dinamik öğretmenlerin elinde bulunmaktadır.

Değerli milletvekilleri, bu tasarının 12 nci maddesinde, bazı kuruluşlar, daha önce bu Parlamentodan geçen şekliyle çıkarılıyor. Şimdi, çıkarılanlardan bazılarına baktığınız zaman makul görünüyor; çünkü, bunlar, zaten, ilgili bakanlığın bütçesinde yer aldığı için buradan çıkarılıyor; ama, bazıları tasarıdan çıkarılıyor ve gerçekten de, biraz sonra anlatacağım, hepimizin aklında ciddî sorunlar bırakıyor. Niçin bu kuruluşların bütçeleri Türkiye Büyük Millet Meclisine gelmesin. Niçin görüşülmesin. Sayıyorum, bunlar hangi kuruluşlar arkadaşlar: TRT, bütçesi gelmeyecek; Toplu Konut İdaresi Başkanlığı, bütçesi gelmeyecek; Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu, bütçesi gelmeyecek; Doğal Afet Sigortaları Kurumu, bütçesi gelmeyecek; Millî Piyango İdaresi Genel Müdürlüğü, bütçesi gelmeyecek; Spor Toto Genel Müdürlüğü, bütçesi gelmeyecek.

Şimdi, dikkat ederseniz değerli arkadaşlar, hepsi de çok önemli kuruluşlar, hepsi de çok önemli kamu kaynağını kullanıyorlar, büyük harcamalar yapan kuruluşlar. Peki, bu kuruluşların bütçesi Plan ve Bütçe Komisyonuna gelse, burada tartışılsa, değerli milletvekillerimiz de bu kuruluşların bütçeleri nedir, bu konuda bilgi sahibi olsa, acaba bunun bir sakıncası olabilir mi? Bu, hangi mantıkla ve hangi gerekçeyle çıkarılıyor? Şimdi, deniliyor ki: Efendim, bunların hesapları zaten KİT Komisyonuna geliyor. Doğru, geliyor; ama, KİT Komisyonuna gelen bütçe değil değerli arkadaşlarım. KİT Komisyonuna geçmişte yaptıkları harcamalar geliyor; yani, iş işten geçmiş, ne yapacaksınız zaten. Oysa, baştan bütçeleri Parlamentoya gelmeli ki, burada tartışılmalı, onunla ilgili, değerli milletvekilleri görüşlerini bildirmeli ve bu kurumun yöneticileri de, Parlamentodan gelen eleştiriler ışığında kendi çalışmalarına yön verebilmeli. Bu olanağı bu hükümet bizim elimizden alıyor. Hangi gerekçeyle alıyor, onu bilmiyoruz değerli arkadaşlar.

Bakın, değerli arkadaşlar, Toplu Konut İdaresi, çok ciddî kamu yatırımları yapıyor; büyük konut yatırımları yapıyor; Emlak Gayrimenkul Anonim Şirketinin 1,3 katrilyon liralık mal varlığı da Toplu Konut İdaresine devredildi. Emlak Bankasıyla ilgili bir haber alıyor musunuz bir yerden değerli milletvekili arkadaşlarım; almıyorsunuz. Çünkü, o, Ziraat Bankasının içinde unutuldu. O bankayı hortumlayanlar özenle kamuoyunun gözlemi, bilgisi dışına çıkarılmaya başlandı. Peki, bu soruyu, acaba iktidar kanadının değerli milletvekilleri kendilerine soruyorlar mı?! Peki, aynı gerekçeyle TOKİ'nin bütçesinin Parlamentoya gelmesinin engellenmesi doğru mudur?

Bakın, değerli arkadaşlar; TOKİ'nin geçmiş yıl uygulamalarıyla ilgili olarak Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulunun açtığı ve talep ettiği çok ciddî soruşturma konuları var. Bunlardan, bu Parlamentonun bilgisi olacak mı; olmayacak. İşte, bu bilgiler özellikle Parlamentoya gelmesin, burada tartışılmasın, kimlerin ne götürdüğü bilinmesin diye 5018 sayılı Yasanın dışına çıkarılıyor.

Size sadece bir örnek vereceğim; Kamu Haznedarlığıyla ilgili bir örnek vereceğim. Toplu Konut İdaresi Başkanlığı, Kamu Haznedarlığının kurallarına uymayarak Başbakanlıktan izin alma gereği dahi duymayarak bir özel finans kurumuna hesap açmıştır, bütün paralarını buraya yatırmıştır. Önce, ilgili başkan "benim haberim yoktur" demişti, ama sonradan haberinin olduğu da çıktı ortaya. Peki, biz bunları nerede tartışacağız değerli milletvekilleri?!

Şimdi, değerli arkadaşlar, TOKİ'nin ayrıca 1,1 katrilyon lira borcu var. Siz, kamu konutu yapıp da, daha doğrusu, lüks konut yapıp da satan bir kuruluşun zarar ettiğini duydunuz mu? TOKİ, zarar ediyor; TOKİ'ye kamu kaynağı aktarılıyor!

Peki, biz bunu sormayacak mıyız? Yani, bu milletin, yetmiş milyondan toplanan vergilerle, yetim hakkı koruyoruz diyoruz, fakir fukara, garip gureba edebiyatı yapıyoruz; peki, bu aktarılan paranın nerelere harcandığını, nasıl harcandığını, nasıl bütçelendiğini biz öğrenemeyecek miyiz; öğrenemeyeceğiz; çünkü, Adalet ve Kalkınma Partisi bunları istemiyor.

Şimdi, geliyorum TRT'ye değerli arkadaşlar. Bakın, TRT'den sadece bir örnek vereceğim. Ramazan ayında her televizyon kanalı dinî yayınlar yapar; doğrudur, yapması da gerekir; insanlar oruç tutuyor, kutsal bir ay, o ayın gereklerine uyarak televizyon kanalları da yayın yapıyorlar. Tabiî, devletin televizyonu da yayın yapıyor. Bakın, şimdi, devletin televizyonunun ekrana çıkardığı bir gazeteci arkadaşımız kadınlarla ilgili olarak ne diyor: "Kadın, yaşamak için çalışmak mecburiyetinde değildir. İslamın, bir kere, öngördüğü kural bu. Kadın, kız iken babası onun masraflarını karşılar, evliyken kocası, kocası yoksa erkek kardeşi, o da yoksa amcası. Dikkat edin hep erkekler. Demek ki, kadınların geçiminden erkekler sorumlu, yükümlü."

Şimdi, değerli arkadaşlar, devletin televizyonunda böyle bir yayına, acaba, hangi Adalet ve Kalkınma Partili milletvekili arkadaşımız tepki verdi?! Böyle bir yayın yapılabilir mi?! Sizlerin arasında da son derece değerli kadın milletvekillerimiz var.

Şimdi, bu konuşmadan sonra, o kadın milletvekili arkadaşlarımızı, herhalde, sokaktaki yurttaş sorgulayacaktır "senin kocan var, senin ne işin var çalışmakta" demeyecek midir? Biz, Avrupa Birliğine sözde giriyoruz. Böyle bir yayını yapan…

Şu düşünülebilir değerli arkadaşlar; denilebilir ki, bir kişinin görüşü böyledir; saygı duyarız, duymayız. Karşısında da farklı bir görüşten vardır, tartışırlar, bunu da belli bir noktaya kadar anlayışla karşılayabilirsiniz; ama, tek yanlı, kadını aşağılayan ve kadının çalışmasının önünde dinsel engellerin olduğunu açıkça söyleyen bir insanı devletin televizyonuna çıkaracaksınız ve biz, bu televizyonun bütçesini, Parlamentoya gelip görüşülmesin, bunlar konuşulmasın diye, buradan çıkarıyoruz. Bunu da, sizin vicdanınıza teslim ediyorum değerli arkadaşlarım.

Şimdi, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu, onu da çıkarıyorsunuz. Niçin çıkarıyorsunuz değerli arkadaşlar? Ne ilgisi var Tasarruf Mevduatı Sigorta… Yani, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunun bütçesi gelecek; ama, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun bütçesi gelmeyecek; niçin? Niye gelmiyor? Orada yapılan işlerden Parlamentodan niçin korkuluyor? Niçin acaba, orada yapılan işlerden Parlamentonun bilgisi olmasın, Parlamento bunu sergilemesin, Parlamento bunu konuşmasın diye niçin çekiniliyor?

Bakın, Hazine işlemleri raporu değerli arkadaşlar, 2004; TMSF'yle ilgili bazı bilgiler var, onları izninizle okuyayım: "TMSF'den olan hazine alacakları Haziran 2005 sonu itibariyle 49,3 milyar ABD Dolarına ulaşmıştır. Bunun 16,5 milyar dolarlık kısmını vadesi geçmiş alacaklar oluşturmaktadır. Bugüne kadar yapılan tahsilatlar ise yaklaşık 2 milyar ABD Dolarıyla sınırlı kalmıştır."

Siz para vereceksiniz, 43 milyar dolar TMSF'nin içine koyacaksınız ve bunun bütçesi Parlamentoya gelmesin diye de engel olacaksınız. Peki, değerli arkadaşlar, biz kime soracağız bunu? Yani, bu kadar büyük bir parayı aktaracağız; ama, Parlamentoda bu görüşülmesin, tartışılmasın, bütçesi öğrenilmesin…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla) - Sayın Başkan, hemen bağlıyorum.

BAŞKAN - Buyurun Sayın Kılıçdaroğlu.

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla) - Bir başka konu; yine TMSF'yle ilgili olarak, yine Sayıştay raporu: "Bugüne kadar, TMSF'nin ikraz anlaşmalarından gelen bu yükümlülüğe yeteri kadar uyup uymadığını güvence altına alacak kontrol mekanizmaları da Hazine Müsteşarlığınca kurulup işletilmemiştir. Ayrıca, Hazine Müsteşarlığı, 4749 sayılı Yasadan gelen denetim hakkını TMSF'den olan alacakları dolayısıyla kullanmamıştır."

Şimdi, Hazine Müsteşarlığı TMSF'den olan alacaklarını denetlemiyor arkadaşlar. Denetlemediğini Sayıştay söylüyor, Sayıştay raporu söylüyor. Peki, biz, TMSF'nin bütçesi gelseydi ne olacaktı; soracaktık; neyi sattın, kime sattın, kaça sattın, sattığın şeyler gerçekten kamuya açık mıydı değil miydi, kartel yarattı mı yaratmadı mı, doğru karar aldın mı almadın mı? Bu süreçleri nasıl sorgulayacaktık; bütçesi geldiği zaman sorgulayacaktık; ama, bu da, maalesef, gözardı edilmiş ve bunun üzerinde de durulmamıştır.

Değerli arkadaşlar, şunu kabul etmek gerekiyor: Eğer, bir ülkede saydamlıktan söz edilecekse, bir ülkede yolsuzlukların önüne geçmekten söz edilecekse, alınan bu kararlarla, hiçbir şekilde, bir arpa boyu yol alınamaz; çünkü, bunlar, yolsuzluğa kapı aralayan, Parlamentoyu devredışı bırakan, kamu harcamalarının Parlamento tarafından denetlenmesini engelleyen kararlardır. Alınan bu kararları, yapılan bu düzenlemeyi, sizin bilginize sunuyorum.

Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Kemal Kılıçdaroğlu (CHP, İstanbul). “Kamu mali yönetimi ve kontrol kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.1014)”. TBMM Genel Kurulu, 23. Birleşim tutanağı, 24 Kasım 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kemal-kilicdaroglu-22-2005-11-24-kamu-mali-yonetimi-ve-kontrol-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-kanun-hukmunde (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
