# 2006 merkezi yönetim bütçe kan.tas.(başbakanlık,mit müsteşarlığı,mgk genel sekreterliği,atatürk kültür,dil ve tarih yüksek kurumu başkanlığı)ikinci tur

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Kemal Kılıçdaroğlu (CHP, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 32. Birleşim
- **Tarih:** 15 Aralık 2005
- **Gündem:** 2006 MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KAN.TAS.(BAŞBAKANLIK,MİT MÜSTEŞARLIĞI,MGK GENEL SEKRETERLİĞİ,ATATÜRK KÜLTÜR,DİL VE TARİH YÜKSEK KURUMU BAŞKANLIĞI)İKİNCİ TUR
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/kemal-kilicdaroglu-22-2005-12-15-2006-merkezi-yonetim-butce-kan-tas-basbakanlik-mit-mustesarligi-mgk-g

> Kemal Kılıçdaroğlu (CHP), 15 Aralık 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 32. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2006 MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KAN.TAS.(BAŞBAKANLIK,MİT MÜSTEŞARLIĞI,MGK GENEL SEKRETERLİĞİ,ATATÜRK KÜLTÜR,DİL VE TARİH YÜKSEK KURUMU BAŞKANLIĞI)İKİNCİ TUR); konuşma 819 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA KEMAL KILIÇDAROĞLU (İstanbul) - Teşekkür ediyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ilk kez çokyıllı bir bütçeyi görüşüyoruz. Sayın Maliye Bakanımız sunuş konuşmasında bunun çok önemli olduğunu söyledi; çünkü, üç yılı beraber görme ve üç yılla ilgili gerekirse tahlil yapma, sorgulama imkânımız olacak.

Dün burada, Sayın Başbakan konuşurken, Adalet ve Kalkınma Partisine mensup arkadaşlarımız, haklı olarak, Sayın Başbakanı, hemen hemen her sözcüğünü alkışladılar. Şimdi, şu gerçeği çok kabul etmemiz gerekiyor değerli arkadaşlar: Eğer hatayı alkışlarsanız, hatayı yapan insana cesaret verirsiniz. Hatayı alkışlamamak, en azından sessiz kalmak ve Sayın Başbakana bilgi sunanların "Sayın Başbakanım, bu konuya girmeyin, burada yanlış olabilir" demeleri gibi bir medenî usulün de olması gerekir.

ŞÜKRÜ ÜNAL (Osmaniye) - Hatay'ı alkışlıyoruz; çünkü, Hatay güzel bir ilimizdir.

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla) - Şimdi, Hatay ile hata arasında bir fark var Sayın Milletvekilim. Eğer bunu kavrayamıyorsanız, doğrusunu isterseniz, Adalet ve Kalkınma Partisinin Parlamentoya taşıdığı milletvekilinin bilgi düzeyini göstermesi açısından da acı bir tablo olduğunu belirtmek isterim.

ŞÜKRÜ ÜNAL (Osmaniye) - Hatay ile hatayı güzel telaffuz edeceksiniz o zaman.

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla) - Şimdi, bakın değerli milletvekilleri, Sayın Başbakan burada konuşurken, sağlık reformundan söz etti ve "özel hastaneleri de devreye aldık; artık, sigortalılar özel hastanelere de gidiyor" dedi ve bunu alkışladınız.

Değerli arkadaşlar, 1950 yılından bu yana sosyal sigortaya mensup hastalar özel sağlık kurumlarına giderler; yeni bir şey değildir bu, 1950 yılından bu yana.

RECEP KORAL (İstanbul) - Kim havale ediyor?!

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla) - Bir Başbakan hâlâ bu gerçeği bilmiyorsa, hâlâ bu gerçeği öğrenememişse, siz, buna nasıl diyebilirsiniz, nasıl alkışlayabilirsiniz bunu?!

Bakın, Sayın Cemal Ünsal burada; sorun kendisine. Sayın Zekai Özcan genel müdürlük yaptı Sosyal Sigortalar Kurumunda; kaç tane özel hastaneyle sözleşme yapıldı, kaç tanesine imza attı, size söylesin.

ORHAN SEYFİ TERZİBAŞIOĞLU (Muğla) - Ama 50 kuruş verirlerdi, 50 kuruş…

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla) - Değerli arkadaşlarım…

MUSTAFA BAŞ (İstanbul) - Millet yaşıyor, yaşıyor!..

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla) - Milletin yaşadığını biz de biliyoruz. Millete doğruyu söylemek, her şeyden önce, bir başbakanın görevidir. Milleti yanıltmak başbakanların görevi değildir; önce, bunu bileceksiniz. (CHP sıralarından alkışlar)

İkinci yanlış…İkinci yanlış… Bakın, arkadaşımız diyor ki: "Evet, gidiyordu; ama, onlara az para veriliyordu."

ORHAN SEYFİ TERZİBAŞIOĞLU (Muğla) - 50 kuruş… 50 kuruş…

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla) - Siz, bol kepçeden dağıtıyorsunuz; o, sizin siyasî politikanız.

ORHAN SEYFİ TERZİBAŞIOĞLU (Muğla) - Hepsini veriyoruz, hepsini…

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla) - O sizin siyasî politikanız; bol kepçeden dağıtma politikası; ona da geleceğim… Ona da geleceğim…

ORHAN SEYFİ TERZİBAŞIOĞLU (Muğla) - Demagoji yapıyorsun.

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla) - İkinci hata… Efendim, Sayın Başbakan burada diyor ki: "Efendim, SSK'lılar yurt dışına tedaviye gidemiyordu, şimdi gidiyorlar."

Değerli arkadaşlar, 1950 yılından beri Türkiye'de tedavisi mümkün olmayan aktif sigortalılar yurt dışına gönderiliyordu; Sayın Başbakan bundan nasıl haberdar olmaz; kim haber vermez Sayın Başbakana?!.

RECEP KORAL (İstanbul) - Kaç kişi gidiyordu?

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla) - Kaç kişi gidiyordu?.. Çok güzel bir soru; hemen yanıtını vereceğim değerli arkadaşlarım.

Yurt dışına gidenlere yönetim karar vermez, yurt dışına gidenlere doktorlar karar verirler. Ankara Numune Hastanesi de hakem hastanedir; eğer o kişinin tedavisi Türkiye'de mümkün değilse, Sosyal Sigortalar Kurumu Yönetim Kurulu o kişiyi yurt dışına göndermek zorundadır.

BURHAN KILIÇ (Antalya) - Torpille…

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla) - Geçmişte kaç kişi gitmişse aynı prosedürle gitmiştir, şimdi de aynı prosedür vardır. Dolayısıyla, Sayın Başbakan burada yetmiş milyon insanı yanıltmıştır; onun da altını çizeyim.

Bir başka konu…

SONER AKSOY (Kütahya) - Senin genel müdürlüğünde kaç kişi SSK?..

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla) - Ben Sosyal Sigortalar Kurumunda Genel Müdürken aynı kuralı uyguladım. Doktorların "Türkiye'de tedavisi mümkün değildir" dediği herkesi yurt dışına gönderdik.

RECEP KORAL (İstanbul) - Kaç kişi?!. Kaç kişi?!.

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla) - Efendim, ona karar veremeyiz. Bakın, ona karar verecek olan hekimlerdir. Hekimler diyecek ki, bu hastalığın Türkiye'de tedavisi mümkün değildir.

RECEP KORAL (İstanbul) - Kaç kişiye karar verdiniz?

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla) - Bu kişiye kararı biz vermiyoruz, kararı doktorlar veriyor.

RECEP KORAL (İstanbul) - Kaç kişiye karar verdiniz?!

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla) - Güzel… Siz şimdi kaç kişi gönderdiyseniz, ondan daha fazlasını ben kendim gönderdim. Evet, bunu da bilin. (CHP sıralarından alkışlar)

Bakın, istatistikler sizin elinizde. Bakın, benim genel müdürlük yaptığım dönemde ben kaç kişiyi gönderdim, siz kaç kişiyi gönderdiniz; gidin bakın.

ALİM TUNÇ (Uşak) - Şu anda göndermeye gerek yok, tıp o kadar ilerledi ki…

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla) - Bir başka alkışladığınız olaya geliyorum değerli arkadaşlar. Sayın Başbakan şunu söylüyor: "Efendim, Ofer Ailesinin kaç kişiden oluştuğunu siz bilemezsiniz."

Bakın, Sayın Başbakan burada çok doğru bir şey söylüyor; gerçekten kutlamak lazım. Alkışladığınız için sizi de kutlarım ayrıca. Bakın, doğruya doğru söylüyoruz; çünkü, Cumhuriyet Halk Partililerin, Ofer Ailesinin kaç kişiden oluştuğunu merak etme gibi bir merakı yok ki.

RECEP KORAL (İstanbul) - Yok canım!

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla) - Bu merak nereden kaynaklanıyor Sayın Başbakanda?! Sayın Başbakan Ofer Ailesinin kaç kişiden oluştuğunu niçin bize sorma gereğini duyuyor?! Acaba, bu soruyu aklıselimle düşünme ihtiyacınız oldu mu? Kapalı kapılar ardında ihale öncesinde görüşme yapan Sayın Başbakan, Ofer Ailesiyle ilgili bu ayrıntılara neden merak sarıyor?!

RECEP KORAL (İstanbul) - Siz Oferci oldunuz da ondan.

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla) - Evet, biz soruyoruz.

---

**Kaynak gösterme:** Kemal Kılıçdaroğlu (CHP, İstanbul). “2006 merkezi yönetim bütçe kan.tas.(başbakanlık,mit müsteşarlığı,mgk genel sekreterliği,atatürk kültür,dil ve tarih yüksek kurumu başkanlığı)ikinci tur”. TBMM Genel Kurulu, 32. Birleşim tutanağı, 15 Aralık 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kemal-kilicdaroglu-22-2005-12-15-2006-merkezi-yonetim-butce-kan-tas-basbakanlik-mit-mustesarligi-mgk-g (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
