# Gümrük müsteşarlığının teşkilat ve görevlerı hakkında (s.s.1068)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Kemal Kılıçdaroğlu (CHP, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim
- **Tarih:** 8 Şubat 2006
- **Gündem:** GÜMRÜK MÜSTEŞARLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERI HAKKINDA (S.S.1068)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/kemal-kilicdaroglu-22-2006-02-08-gumruk-mustesarliginin-teskilat-ve-gorevleri-hakkinda-s-s-1068

> Kemal Kılıçdaroğlu (CHP), 8 Şubat 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GÜMRÜK MÜSTEŞARLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERI HAKKINDA (S.S.1068)); konuşma 928 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA KEMAL KILIÇDAROĞLU (İstanbul) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, gecenin bu saatinde vaktinizi fazla almayacağım; ancak, bir konuyu hatırlatmaktan da, gerçekten, geçemeyeceğim.

(x) Kanunun ilk görüşmeleri 28.12.2005 tarihli 45 inci Birleşimde yapılmıştır.

(xx) 1068 S. Sayılı Basmayazı tutanağa eklidir.

Az önce, iktidar kanadının oylarıyla bir yasa geçti. 120 trilyon lirayı aşan bir taşınmaz satılacak ve bu taşınmaz 5018 sayılı Yasanın kuralları dışında olacak. Şimdi, Sayın Bakana soru soruldu, denildi ki: "Siz, acaba, bu taşınmazların bir hazırlığını yaptınız mı, nedir bu taşınmazlar?" Sayın Bakanın verdiği yanıt gerçekten ibretlik; Sayın Bakan dedi ki: "Küçük tarla, metruk binalar, şehir dışında kalmış arazileri satacağız." Şimdi, değerli milletvekilleri, küçük tarla, metruk bina, şehir dışında kalmış arazi ne zaman 120 trilyonu aşıyor?! Şimdi, Sayın Bakan, bize burada "ben şu adrese teslim yerleri satacağım da; ama, kusura bakmayın, şimdi açıklarsam olay olur; o nedenle, ben, bunu küçük bina, metruk bina, küçük arsa diye geçiştireyim, sizler de oy verin…" Sizler de oy verdiniz. Kendi getirdiğiniz bütçe yasasını, kendi oylarınızla deldiniz! 120 trilyon lira az para değil! Fakir fukara, garip gureba edebiyatı yapanların, 120 trilyon lirayı aşan bir satışı halktan gizlemeye, İhale Yasasının dışına çıkarmaya kimsenin hakkı yoktur herhalde.

Şimdi, geliyorum bu yasaya arkadaşlar. Şu kürsüde, başta Sayın Başbakan olmak üzere -Sayın Başbakanımız lütfedip bizi de onurlandılar; kendilerine, Parlamento çalışmasına katıldığı için teşekkürlerimizi sunuyoruz- iktidar kanadı çoğu milletvekilimiz, Sayın Cumhurbaşkanının bazı yasaları iadesini iktidarın çalışmasını engeller nitelikte gördüğünü ifade ettiler ve bu husus, hemen hemen, her iade edilen yasada ısrarla söylendi.

Şimdi bu yasada size Aziz Nesinlik bir durumu anlatacağım arkadaşlar. 1 maddelik bir tasarı geliyor. Bürokrasi hazırlıyor, Başbakanlığa gönderiyor. Başbakanlık Kanun Kararlar inceliyor, Bakanlar Kurulunda imzaya açılıyor. Sayın Başbakan imzalıyor, bakanlar imzalıyor, Türkiye Büyük Millet Meclisine geliyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi Kanun Kararlarda görüşülüyor, Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülüyor, Meclis Genel Kurulunda görüşülüyor ve Sayın Cumhurbaşkanına, onaylanıp Resmî Gazetede yayımlanmak üzere gönderiliyor.

Madde şu… Gümrükler başmüdürleri ve gümrük muhafaza başmüdürlükleri kadrolarıyla ilgili bir Bakanlar Kurulu var. Bu Bakanlar Kurulu kararı, gelen ve hükümetin gönderdiği yasa taslağında şöyle tanımlanıyor: "24.9.2003 tarihli ve 2003/6171 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla" diyor. Sayın Cumhurbaşkanı o titizliğiyle bunu inceliyor ve bu kanunda söz konusu edilen 24.9.2003 tarihli ve 2003/6171 sayılı Bakanlar Kurulu kararının, öyle, gümrüklerle falan, Gümrük İdaresiyle ilgisi olmadığını görüyor. Bu karar neyle ilgili biliyor musunuz değerli arkadaşlarım: Bu Bakanlar Kurulu kararı, Sayın Murat Başesgioğlu'nun, yurt dışında Türkiye Cumhuriyetini temsil etmek üzere görevlendirilen bir kararnamesi. Şimdi, arkadaşlar, şu, vücut dilinden anlayan bürokrasiyi bir tarafa bıraksanız da aklı başında insanlarla çalışsanız; şu, vücut dilinden anlayan, leb demeden leblebiyi anlayacak bürokratları bir tarafa bıraksanız da… Adam gibi çalışacak, Parlamentoyu yanıltmayacak, Başbakanlığı yanıltmayacak, sayın bakanları yanıltmayacak bürokratlara niçin ihtiyaç duymuyorsunuz siz?! Yani, bir kararnameyi dahi kavrayamayan, bir kararnamenin dahi ne olduğunu bilmeyen, bunu denetleme, kontrol etme ihtiyacını dahi duymayan, sizin vücut dilinizden anlayan bürokratlarla çalışırsanız, işte bu komediye bu Parlamentoyu alet etmiş olursunuz. Buna acaba hangi siyasal iktidarın hakkı var? Hangi siyasal iktidar, bu kadar gülünç bir konuma Yüce Parlamentoyu getirebilir?

Bir şey daha söyleyeyim arkadaşlar: Bakın, şu anda Gümrük Müsteşarı vekâletle, müsteşar yardımcıları vekâletle, Gümrükler Genel Müdürü vekâletle, gümrük başmüdürlerinin büyük bir kısmı vekâletle yönetiliyor. O zaman devleti de vekâletle yönetelim. Sayın Başbakan ve sayın bakanların hepsi vekil olsunlar, olur mu arkadaşlar böyle bir şey?! (AK Parti sıralarından "vekiliz zaten" sesleri)

Bakın, değerli arkadaşlar, vekâlet kurumu, geçici bir kurumdur. Devlette boşluk olmasın diye vekâleten bir yere görevlendirilir -asalet geldiği zaman- asıl olarak atanan bir kişi geldiği zaman vekâlet olayı da biter. Bu kadar doğal olan bir süreç, nasıl oluyor da üçbuçuk yıldır doldurulamıyor? Acaba, ben merak ediyorum, başka bir ülkenin hükümeti mi bu boşluğu dolduracak? Başka bir parlamento mu bunun doldurulmasını isteyecek? Peki, arkadaşlar, hükümet sizsiniz, bakanlar orada, Sayın Başbakanımız görevinin başında; nasıl oluyor da devletin en kilit noktası, Kapıkule'yi biliyorsunuz, neredeyse tümü içeride. Herkes vekâletle yönetiyor, sorumlu kimi bulacaksınız?

Şimdi, diyeceksiniz ki, belki "efendim, biz asaleten atama yapacağız; ama, Sayın Cumhurbaşkanı kabul etmiyor" Ama, burada yanılıyorsunuz arkadaşlar; çünkü, gönderilen kararnameler Başbakanlığı aşamıyor, Cumhurbaşkanlığını değil.

Ben merak ediyorum, sizler de merak ediyor musunuz bilmiyorum; acaba, ilgili bakanların, kararnamesi çıkmak üzere, kaç kararnameyi Başbakanlığa gönderdi ve bu kararnamelerden kaçı Başbakanlığa gönderdi ve bu kararnamelerden kaçı Başbakanlıkça uygun görülmeyip geri gönderildi? Siz bir bakan atıyorsunuz, bakan diyor ki, ben şu bürokratı atamak istiyorum şu göreve; Başbakanlıktan birileri diyor ki, hayır efendim, onu atayamazsın. Niçin; o bizden değil, o bizim vücut dilimizden anlamaz… Aksi halde çıkılıp bu kürsüde, o kararnamelerin hangi gerekçeyle iade edildiğini bize açıklarlar, Yüce Parlamentonun da bunu bilmesi en doğal hakkıdır, bunu bilmek isteyebilir.

OSMAN KILIÇ (Sivas) - Sen nereden biliyorsun?

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla) - Efendim, ben bunu çok iyi biliyorum. Hiç meraklanmayın, gelin, ben size, bir soru önergesi verdim, tam kesin rakamını vermiyorum; ama, giden ve geri gönderilen kararnamelerin önemli bir kısmını biliyorum, hatta size bir örnek de vereyim çok merak ediyorsanız. Maliye Bakanlığında genel müdür yardımcısı olarak, Bütçe Genel Müdür Yardımcısı olarak atanması istenen bir kişinin, Başbakanlıktan, başka bir kuruluşun genel müdür yardımcısı olarak çıkmıştır kararnamesi. İsterseniz size özel olarak ismini de verebilirim. O arkadaşımız da şu anda yurt dışında görevlidir.

Devlette ciddiyet denen bir kural vardır arkadaşlar, devlette tutarlılık denen bir kural vardır. Devleti yönetmeye talip olanların devleti belli bir ciddiyetle ve sorumlulukla götürme hakları ve yetkileri vardır. Bürokrasi siyasal partilerin oynayacakları, her an oynayacakları bir alan değildir. Bürokraside, elbette ki, her siyasal düşünceden bürokrat arkadaşımız vardır; ama, siyasal iktidar o işin uzmanını, o işi en iyi yapan insanı bulmak zorundadır, onlarla çalışmak zorundadır; ama, bunu yapmayıp da "bizim vücut dilimizden anlayanlarla biz çalışırız" derseniz, işte, bu kadar komik bir tabloya Türkiye Büyük Millet Meclisi Parlamentosunu alet etmiş olursunuz.

Hepinize saygılar sunuyorum arkadaşlar. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Kemal Kılıçdaroğlu (CHP, İstanbul). “Gümrük müsteşarlığının teşkilat ve görevlerı hakkında (s.s.1068)”. TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim tutanağı, 8 Şubat 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kemal-kilicdaroglu-22-2006-02-08-gumruk-mustesarliginin-teskilat-ve-gorevleri-hakkinda-s-s-1068 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
