# Sayıştay kanununda değişiklik yapılması hakkında (s.s.427)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Kemal Kılıçdaroğlu (CHP, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 20. Birleşim
- **Tarih:** 18 Kasım 2009
- **Gündem:** SAYIŞTAY KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.427)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/kemal-kilicdaroglu-23-2009-11-18-sayistay-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-s-s-427

> Kemal Kılıçdaroğlu (CHP), 18 Kasım 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 20. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SAYIŞTAY KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.427)); konuşma 639 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

KEMAL KILIÇDAROĞLU (İstanbul) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Sayın milletvekilleri, AKP Grup Başkan Vekili Sayın Bekir Bozdağ bizim verdiğimiz önergelerle ilgili olarak kürsüye çıkıp açıkça şunu söyledi: ”Toplumun derdi var, bir sürü sorunu var ama siz önerge getiriyorsunuz, önergelerle Parlamentonun çalışmasını engelliyorsunuz.” Yine, Sayın Bozdağ dedi ki: “Meclis çözüm yeridir. Olayların burada çözülmesi lazım.”

Şimdi, değerli milletvekilleri, emekliler açlık grevinde. Bir şey getiriyor musunuz? Hayır. Toplumun sorunu mu? Evet. İşsizlik almış başını gidiyor. Çözüm getiriyor musunuz? Hayır. Burada tartışılıyor mu? Hayır. Efendim, İhlas mağdurları var. Yıllardır paralarını alamıyorlar. Bunlar da dolandırıldılar. İhlas mağdurları devamlı bizim kapılarımızı çalıyorlar. Eminim sizlere de geliyorlar. Bunların sorununa çözüm getirdiniz mi? Hayır. Atanamayan öğretmenler var. Bunlarla ilgili pek çok sorun var. Buna çözüm getirdiniz mi? Çözüm yok. Biz öneri getirdik. Doğrudur. Getirdiğimiz öneri de aslında üzerinde gerçekten ciddi olarak durulması, tartışılması gereken bir konudur, ama bunlar da burada hiç görüşülmedi ve sizlerin oylarıyla reddedildi.

Şimdi, bakın elimizi vicdanımıza koyup şu soruyu soralım: Sayıştay denen bir kurum var. Türkiye Büyük Millet Meclisine bağlı, Türkiye Büyük Millet Meclisi adına denetim yapıyor. Sınav açıyor her kurumun açtığı gibi. Açtığı sınav hukuksuz olduğu için Danıştay diyor ki “Sen burada yanlış yaptın.” Şimdi, biz bunları almışız, maaş vermişiz; diyoruz ki: “Yanlış yapıldı ama biz bunlara bir hakkı verelim.” Güzel, verelim. İtirazımız da yok, samimi söylüyorum. Çünkü, o çocukların günahı yok, günahı olan o sınavı yanlış yapanlar. Peki, ne yapmamız lazım? Bununla ilgili bir madde getireceğiz ve çıkacak.

Şimdi, biz buraya yönetmelik gibi bir madde getiriyoruz. “Sınav şöyle olacak, şunlar imtihana girecek, şu şu derslerden girecek, puanlar şu olacak.” Yahu, bu, Meclisin konusu mu değerli milletvekilleri? Bu, Sayıştay Genel Kurulunun konusudur, bizim konumuz değildir. Biz, oraya sınavla eleman alınacağına karar veririz, maddeyi yazarız biter, usule, esasa, Sayıştay Genel Kurulu toplanır karar verir. Hadi diyelim ki, bunu getirdiniz, Allah aşkına, yabancı dili kaldırıyorsunuz sınavda. Var olan yabancı dili kaldırıyorsunuz. Hangi çağdayız biz? Sayıştaylar bir araya gelirler, dünya sayıştayları, oturur konuşurlar, çaba harcarlar. Her kurum bir değil, ikinci yabancı dili arıyor. Biz Sayıştaya yabancı dil bilmeyen uzmanlar alacağız! Nasıl oluyor, bunu Parlamento hangi gerekçeyle, hangi akılla, hangi mantıkla kabul edecek? İstirham ediyorum ve söyledim, şu maddeyi kaldıralım, oturup doğru dürüst bir tartışalım. Sayıştay, bizim Sayıştayımız, orada çalışacaklar, bizim adımıza çalışacaklar,bizim adımıza denetim yapacaklar, ama biz kaliteyi düşürmek için özel kanun çıkarıyoruz. Olacak şey değil!

Bir başka önemli nokta: Sözlüde mevcut sistem içinde 50 puan. Biz diyoruz ki “Sözlüde 50 olmaz 70 olsun.” Niçin? Yazılıda eğer başarısız olursa sözlüde kazandıralım diye. Bu da yanlış arkadaşlar, bu da yanlış. Sayıştaya nitelikli elemanı almak zorundayız, iyi yetişmiş elemanı almak zorundayız, yabancı dili iyi olan birisini almak zorundayız. Bakın, Parlamentoya geçen yasama döneminde güzel bir kararla, yabancı dili baraj yapan bir sınavla eleman alındı. Kimse itiraz etti mi? Etmedi. Nitelikli eleman alınmalı buralara. Artık, devlet, nitelikli eleman, kaliteli eleman çalıştırmak zorundadır. Benim akrabam, şunun yakını, öbürünün ilişkisi, bunları artık bir tarafa bırakalım. Onlardan alacaksak onlardan da en niteliklisini alalım ama biz bütün bunları bir tarafa bırakıyoruz ve yanlış yapıyoruz değerli arkadaşlar.

Kayıt sistemini kaldırıyoruz. Niçin? Danıştay demiş. “Kayıt sistemi olmaz.” Niye olmasın? Neden korkuyoruz? Sözlü yapıyorsa kayıtlı olsun. Ben neden korkuyorum arkadaşlar? Eğer nitelikli eleman alacaksam, sorduğum soruyu biliyorsa eyvallah, bilmiyorsa zaten elenecek. “Hayır, o olmasın, biz bunu kaldıralım ortadan.” Niçin? Danıştay böyle bir karar almış diye. Bakın, şimdi, devlette her kurum kendine göre eleman alıyor, kimisi 70 puan barajını arıyor en az, siz 70 puanı da kaldırıyor-sunuz. Niçin kaldırıyorsunuz? Hangi gerekçeyle kaldırıyorsunuz. Sayıştay bu kadar ayağa düşecek olan bir kurum mu?

Beni üzüntüye sokan, Sayın Poyraz, sizin bu kanun teklifine imza atmanız. Siz bir Sayıştay uzmanısınız, nitelikli bir elemansınız, orada yıllarınızı verdiniz, emeğinizi verdiniz. Daha nitelikli bir Sayıştay için hep beraber çalışalım, mücadele edelim ama biz bunu yapmıyoruz ve Anayasa’ya aykırı düzenlemeler yapıyoruz arkadaşlar. Resmen, biz bunu Anayasa Mahkemesine götüreceğiz, göreceksiniz Anayasa Mahkemesinin vereceği kararı da. Niçin bunu böyle yapıyoruz?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Kemal Kılıçdaroğlu (CHP, İstanbul). “Sayıştay kanununda değişiklik yapılması hakkında (s.s.427)”. TBMM Genel Kurulu, 20. Birleşim tutanağı, 18 Kasım 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kemal-kilicdaroglu-23-2009-11-18-sayistay-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-s-s-427 (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
