# 23 nisan ulusal egemenlik haftası hk.

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Kemal Kılıçdaroğlu (CHP, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 89. Birleşim
- **Tarih:** 23 Nisan 2011
- **Gündem:** 23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK HAFTASI HK.
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/kemal-kilicdaroglu-23-2011-04-23-23-nisan-ulusal-egemenlik-haftasi-hk

> Kemal Kılıçdaroğlu (CHP), 23 Nisan 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 89. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK HAFTASI HK.); konuşma 1.037 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CUMHURİYET HALK PARTİSİ GENEL BAŞKANI VE MECLİS GRUBU BAŞKANI KEMAL KILIÇDAROĞLU (İstanbul) – Sayın Cumhurbaşkanı, Sayın Başkan, yüce Meclisin değerli üyeleri, bizleri televizyonlarının başında izleyen sevgili çocuklar, değerli yurttaşlarım; Türkiye Büyük Millet Meclisinin 91’inci kuruluş yıl dönümünde sizlerin karşısında olmaktan büyük bir mutluluk duyuyor ve hepinizi selamla, saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle, ilk Cumhurbaşkanımız, cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ü, dava arkadaşlarını, bu çatı altında görev yapıp da yaşama gözlerini yummuş tüm milletvekillerimizi minnetle, şükranla ve saygıyla anıyorum.

Hepinizin bildiği üzere, yaklaşık elli gün sonra seçimlere gidecek ve 24’üncü Dönem Meclisini seçeceğiz. Dolayısıyla, bu oturumumuz, Sayın Başkanın da ifade ettiği gibi, aynı zamanda 23’üncü Döneme bir veda toplantısı niteliğinde. 23’üncü Dönemde beraber çalıştığımız, aynı sıraları paylaştığımız AKP’li olsun, CHP’li olsun, MHP’li olsun, BDP’li olsun, bağımsızlar olsun tüm vekil arkadaşlarıma partim ve şahsım adına teşekkür ediyorum. Zaman zaman sert tartışmalarımız olmuş olabilir, zaman zaman birbirimizi kırmış olabiliriz ama hepimiz biliyoruz ki bunlar siyasetin doğasında olan şeyler.

23 Nisan, önümüzdeki seçim döneminde yapacağımız birçok tartışmaya ışık tutabilecek önemli bir tarih. 23 Nisan, milletimizin parlamenter sisteme olan inancının sembolü olan bir tarih. 23 Nisan, bu milletin bir meclis ile yönetilmek için gösterdiği cesaretin ve inadın simgesi olan bir tarih.

Saygıdeğer milletvekilleri, bu topraklarda parlamenter sistemin geçmişini 1840’lara kadar çekebiliriz. Vilayet meclisleri, parlamenter tarihimizdeki ilk adımlardır. İlk yasama meclisimize 1876 yılında kavuştuk. Bu güzel başlangıç otuz yıllık istibdat ile yara almış olsa da milletimiz ezilmedi, inat etti ve ısrarla “hâkimiyetimilliye” dedi. İşte bu inat sonucu, Meclis 1908’de tekrar açıldı. Padişah, Meclisi feshedip, fiilen tekrar mutlakıyete dönmeye çalıştığında da direndi milletimiz. Erzurum Kongresi’nde, Sivas Kongresi’nde hep bir konunun altı özenle çizildi: Meclis yeniden açılmalı. İşte bu inat sonucu, Meclis 1920’de yeniden açıldı. Bu milletin temsilcileri yılmadılar, yurdun dört bir yanından geldiler, 23 Nisan 1920’de burada yani Ankara’da toplandılar, bağımsızlık için, millî egemenlik için direndiler ve bu milletin Meclisini kapattırmadılar. İşte o Meclis, yani bizim Meclisimiz yönetti kurtuluş mücadelemizi. Bizim Meclisimiz kurdu cumhuriyeti. Nice devrimler yapıldı, nice atılımlar gerçekleştirildi bu Mecliste. Bu Mecliste çok partili yaşama geçildi, sosyal devletin inşasına başlandı, muhtıralar verildi, darbeler yapıldı ama bu Meclis yılmadı, inat etti, direndi. En kötü günlerinde dahi küllerinden doğmayı bildi bu Meclis. İşte 23 Nisan, bu inancın ve bu inadın simgesidir. Meclisimiz, milletimizin Meclisine, milletimizin parlamenter sisteme olan inancının simgesidir. Milletimizin Meclisini kapatmaya, yetkisini elinden almaya çalışanlara karşı gösterdiği direnişin simgesidir.

Değerli milletvekilleri, şimdi bize diyorlar ki: “Bu Meclis iyi çalışmaz, çalışamaz. Bu Meclisin yetkilerini sınırlayalım, alıp o yetkileri bir başkana verelim. Bu ülke artık parlamenter sistemle değil, başkanlık sistemiyle yönetilsin.”

Sayın milletvekilleri, soruyorum sizlere: Bu Meclis, Kurtuluş Savaşı’nı verdi, cumhuriyeti kurdu, savaşlardan harap olmuş bu güzel ülkeyi düştüğü yerden kaldırdı. Şimdi mi yönetemeyecek Türkiye’yi? Bu Meclisin yetkilerini ne istibdatçılar ne işgalciler ne de darbeciler elinden alamadı. Bu Meclisin yetkilerini en zor zamanlarda, en zor koşullarda Meclis, yetkilerini savundu ve kazandı. Şimdi biz, bu yetkilerin sudan nedenlerle, dizginlenemeyen şahsi ihtiraslarla budanmasına razı değiliz ve razı olmayız da. İşte, bu yüzden biz başkanlık değil, tam tersine, “daha güçlü, temsil kabiliyeti daha yüksek bir meclis” diyoruz, “Bu Mecliste, toplumun her rengi, her kesimi temsil edilmeli.” diyoruz, “Çok seslilik zaaf değil, güçtür.” diyoruz, “Seçim barajları kalksın, siyasi partilerde lider sultası sona ersin, bu milletin gerçek temsilcisi olsun Türkiye Büyük Millet Meclisi.” diyoruz, “Millet kendi vekilini kendi seçsin.” diyoruz.

Değerli milletvekilleri, ne diyorlar bize? “Baraj kalkarsa istikrar bozulur.” diyorlar. Bu Meclisi kapatmaya çalışanların yani darbecilerin getirdiği seçim barajını savunuyorlar. İstikrar, asıl, siz gidip barajlarla milletin oyunu gasbettiğiniz zaman bozulur. İstikrar, asıl, o gasbedilen oylarla yurttaşların özgürlüklerine, bu milletin zenginliklerine göz dikildiğinde bozulur. İstikrar, demokratik olduğu sürece makbuldür. Meclisin yetkilerini budayarak gelen istikrarın adı “istikrar” değil, “istibdat”tır. Bunun böyle bilinmesi gerekir.

Değerli milletvekilleri, milletimizin parlamenter sisteme olan inancının simgesi olan 23 Nisan günü bir kez daha altını çizerek söylemek istiyorum: Cumhuriyet Halk Partisi, parlamenter demokrasiyi savunan bir partidir. Cumhuriyet Halk Partisi, Meclisin yetkilerinin azaltılması için değil, Meclisin daha etkin ve daha yetkili hâle gelmesi için çaba harcayan bir partidir. Parlamenter sistem açısından bu kadar önem taşıyan bir günün çocuklarımıza armağan edilmesi tabii ki bir tesadüf değildir. Bu ülkenin çocukları güzel günler görecekse, bu ülkenin çocukları güneşli günler görecekse bu ancak bu ülkede parlamenter demokrasiyle olur. Bu ülkenin çocukları özgürce yaşayacaklarsa bu topraklarda, bu ancak bu ülke özgürlükçü demokrasiyle yönetilirse olur. Çocuklarımıza mutlu bir gelecek bırakacaksak bu ancak bu Meclis çalışırsa olur. Bunların hiçbiri güçlü bir meclis olmadan olmaz. Ne özgürlük ne umut ne mutluluk, bunların hiçbiri Meclisin yetkilerinin budandığı bir yerde olmaz. Biz buna inanıyoruz.

Değerli milletvekilleri, sözlerimin sonuna geldiğim bu aşamada sizlere bundan tam otuz yedi yıl önce –altını çizerek söylüyorum- ülkemizin yetiştirdiği yiğit, namuslu büyük aydınlarımızdan birisinin yani Uğur Mumcu'nun 23 Nisan için yazdığı bir yazıdan küçük bir alıntı yapmak istiyorum. Bu satırlar, bugün dahi, içinde bulunduğumuz ruh hâlini çok iyi anlatıyor diye düşünüyorum. Şöyle diyor Uğur Mumcu: “Bugün 23 Nisan Egemenlik ve Çocuk Bayramı. Sizin bayramınız çocuklar. Geleceğe umutla bakın, eğlenin, gülün, koşun. Bundan sonra hep birlikte güzel günler göreceğiz, umutlu günler, tasasız, acısız günler göreceğiz. Doğar doğmaz bakımsızlıktan ölmeyecek kardeşleriniz. Sokaklarda paramparça paçavralar içinde dilenmeyecek, 5-10 kuruş için avuç açmayacaksınız çocuklar. Hasta olduğunuz zaman size bakacak doktorlar olacak. Babanızın doktora, ilaca verecek parası olacak. Dokuz on yaşlarında fabrikalarda, atölyelerde yüzünüz, eliniz yağ pas içinde çalışmayacak, ağır yükler taşımayacaksınız çocuklar. Siz de yaşıtlarınız gibi okulları bitirecek, mühendis, avukat, doktor olacaksınız. Çocuk bahçelerinin önünde simit satmayacaksanız. Aynı yaşlardaki çocuklar kaydırak oynarken, atlıkarıncalara binerken içinizi çekerek izlemeyeceksiniz onları. Ayakkabılarınız yırtık diye arkadaşlarınızdan utanmayacaksınız. Siz doğmadan babalarınız tutuklanmayacak. Babanıza cezaevi hücrelerinde ‘Geçmiş olsun babacığım.’ demeyeceksiniz. Düşüncelerinizden dolayı hapsolmayacaksınız. Sokaklarda, ellerimizde bahar çiçekleri mutluluk türküleri söyleyeceğiz. Güzel günler göreceğiz çocuklar, ışıklı günler göreceğiz, mutlu günler, tasasız günler göreceğiz. Babalarınızın, amcalarınızın, dayılarınızın katlandıkları acılar sizlere özgür bir ülke bırakabilmek içindi. Bu güzel günlerde yaşayacaksınız çocuklar.”

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

CUMHURİYET HALK PARTİSİ GENEL BAŞKANI VE MECLİS GRUBU BAŞKANI KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla) - Evet, değerli milletvekilleri, nice babalar, nice analar nice acılara katlandılar çocukları güzel günler görebilsinler diye. Nice yurttaşımız nice mücadeleler verdi bu güzel ülke özgür olsun, bu ülke demokratik olsun, bu Meclis yetkili olsun diye. Bu Meclisin yetkilerini korumak, bu Meclisi güçlendirmek, barajları indirmek, temsili güçlendirmek bizim çocuklarımıza boynumuzun borcu. Ne söylüyorsak ne yapıyorsak onlar güzel günler görsünler diye yapıyoruz, yapmaya çalışıyoruz.

Evet, bugün 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı. Hepimize kutlu olsun.

Teşekkür ediyorum değerli milletvekilleri. (CHP sıralarından ayakta alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Kemal Kılıçdaroğlu (CHP, İstanbul). “23 nisan ulusal egemenlik haftası hk”. TBMM Genel Kurulu, 89. Birleşim tutanağı, 23 Nisan 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kemal-kilicdaroglu-23-2011-04-23-23-nisan-ulusal-egemenlik-haftasi-hk (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
