# Emekli sandığı kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun (ss.72)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Kemal Sağ (CHP, Adana)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 61. Birleşim
- **Tarih:** 3 Nisan 2003
- **Gündem:** EMEKLİ SANDIĞI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (SS.72)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/kemal-sag-22-2003-04-03-emekli-sandigi-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-ss-72

> Kemal Sağ (CHP), 3 Nisan 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 61. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: EMEKLİ SANDIĞI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (SS.72)); konuşma 825 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA KEMAL SAĞ (Adana)- Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Cumhurbaşkanlığı makamınca yeniden görüşülmek üzere iade edilen Emekli Sandığı Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının 7 nci maddesi hakkında Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum.

Anayasanın 128 inci maddesinde, memurlar ile diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işlerinin yasayla düzenleneceği öngörülmüştür. Sosyal güvenlik kapsamında bulunan emeklilik, Anayasanın 60 ıncı maddesi uyarınca, kamu görevlileri yönünden bir haktır. Yaş sınırı nedeniyle emekliye sevk işleminin kamu görevlisinin isteği dışında göreviyle ilişiğinin kesilmesini gerektiren bir işlem olduğu dikkate alındığında, bunun koşullarının somut biçimde yasayla düzenlemesinin önemi, AKP hükümetinin bu uygulaması dolayısıyla daha iyi anlaşılmaktadır. Bu yasayla, hiçbir somut kriter getirilmeden bazı görevler için yaş sınırının uzatılması, Bakanlar Kurulunun takdirine bırakılmaktadır.

Gerçi, yasada yaş sınırı uzatılırken, görevin önemi, sorumluluk ve niteliğinin göz önünde bulundurulacağı belirtilerek bazı kıstaslar getirilmiştir; ancak, bu ölçütler soyut olup, her iktidar döneminde farklı yorumlanmaya ve uygulanmaya elverişlidir.

Anayasanın 2 nci maddesinde, Türkiye Cumhuriyetinin sosyal bir hukuk devleti olduğu vurgulanmıştır. Sosyal hukuk devleti niteliği, toplum ve çalışma yaşamında adalete ve eşitliğe uygun bir hukuk düzeninin kurulmasını gerektirmektedir.

Anayasanın 10 uncu maddesinde de, herkesin yasa önünde eşit olduğu kurala bağlanmıştır.

Yasanın yürürlüğe girdiği günde 61 yaşını doldurmuş olan ya da iki ay içerisinde dolduracak olan 6400 ve daha yukarı ekgöstergeli görevlerde bulunanlardan ortak kararnameyle ya da Bakanlar Kurulu kararıyla atanmış olanlar için iki aylık bir geçiş dönemi öngörülmüş iken, diğer iştirakçiler böyle bir geçiş döneminden yoksun bırakılmışlardır.

Aynı durumdaki birkısım memurlar da, iki yıllık süreyi doldurmadan makam tazminatı ya da yüksek hâkim tazminatı alma hakkından ve ek ikramiye ödemesinden yararlanamayacaklardır.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; kim, hangi yorumu getirirse getirsin, bu kanunun bir tek amacı olduğu açıktır; o da, kadrolaşmaya zemin hazırlamaktır. Hedef, kadroları önce boşaltmak, sonra da arzu edilen bir biçimde doldurmaktır.

Bu yasayı gündeme getiren AKP hükümeti, Türkiye'de ortalama ömür süresinin düşük olduğunu; bu nedenle, emeklilerin üç beş yıl daha rahat yaşam sürmeleri için bu yasayı getirdiklerini ve zorunlu emeklilik yaşını 61'e çektiklerini beyan etmektedirler. Halbuki, Türkiye'nin demografik yapısı konusundaki veriler, ortalama yaşam süresinin gittikçe arttığını gösteriyor. Buna göre, insanların daha geç emekli edilmesi ve daha az sayıda emekli maaşı ödenmesinin düşünülmesi gerekirken, üstelik, sayın hükümetimizin kaynak bulmak için her yerden imkân yaratmaya çalıştığı bir dönemde, her ne hikmetse, yine, aynı hükümet bir taraftan da harcamaları artırmaktadır. Neden; çünkü, amaç üzüm yemek değil, bağcıyı dövmektir.

Sayın milletvekilleri, az önce AKP'li bir konuşmacı -Sayın Sabri Varan zannediyorum- "mezarlıklar vazgeçilmez insanlarla doludur" dedi. Peki, vazgeçilmez insanlardan daha fazla faydalanmak doğru değil midir; onları neden hemen emekli ediyoruz?!

Ben bu arada Yüce Meclisimizle ilgili birkaç rakam vermek istiyorum: Şu anda, Yüce Mecliste görev yapan 22 nci Dönem sayın milletvekillerimizin yaş ortalaması 53'tür. 50 sayın milletvekilimizin 61 yaşın üzerinde oldukları görülüyor. Sayın milletvekillerimizin...

AHMET YENİ (Samsun) - CHP'li... CHP'li onlar...

KEMAL SAĞ (Devamla) - Efendim, onlar çok tecrübeli olduğu için öyle oluyor.

Sayın milletvekillerimizin 300 kadarı da halen emeklidir. Şimdi, bu Mecliste görev yapan 61 yaşın üzerindeki değerli milletvekillerimiz verimsiz mi sayılacaklardır? Ülkeye faydaları dokunmayacak mıdır? Ben, bu kanaatte değilim, sizin de olduğunuzu zannetmiyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; son günlerde AKP hükümetini en çok meşgul eden konuların başında ekonomiye kaynak arayışı gelmektedir. Ben, aynı kanunun birinci kez görüşülmesi sırasında Sayın Maliye Bakanımıza 35 trilyonluk bir kaynak göstermiştim. Bugün de bu kanunun uygulanmasından doğacak kaynak israfından bahsetmek istiyorum. Hesap basit; bu kanunla emekli edilmesi düşünülen memurların ortalama maaşlarının 2 milyar olduğunu varsayalım. Bu memurları emekli ettiğinizde, ödeyeceğiniz emekli ikramiyesi ortalama 25 milyar Türk Lirasıdır; öncelikle, bunu ödemek zorundasınız. Buna ilave olarak, bu memura maaşının en az yüzde 75'i oranında emekli maaşı vereceksiniz; bu da ortalama 1,5 milyar yapar. Bu yıl için ödenecek emekli maaşı toplamlı yaklaşık 15 milyardır memur başına. Toplam 3 000 civarında bir memur grubu bu kanun dolayısıyla hemen emekli olacaktır. Bunların emekli ikramiyesi toplam yaklaşık 75 trilyondur. Bunu hemen ödemek durumundasınız. Buna ilaveten çalıştırdığınız memura 2 milyar Türk Lirası öderken, çalıştırmadığınız bir memura 1,5 milyar lira para ödeyeceksiniz. Bu da, sadece 2003 yılı için yaklaşık 75 trilyon Türk Lirası yapar; yani, toplam 150 trilyon kaynak kaybı 2003 yılı için. Allahaşkına tasarruf bunun neresinde! Siz, insanların maaşlarının yarısını bağışladığı beyanı karşısında Bakanlar Kurulunda gözyaşlarınızı tutamayacaksınız, öte yandan, devletin 150 trilyon lirasını bir çırpıda harcayacaksanız. Böyle tasarruf olmaz değerli milletvekilleri!

Yüce Meclisin değerli üyeleri, Emekli Sandığı Yasasında yaş haddi nedeniyle emeklilikte sınır 65 yaştır. Tasarıyla, bu yaş sınırının daha genç yaştakilere terfi imkânı vermek amacıyla 61'e indirildiği söylenmektedir. Bu sınırın 65'ten 61'e indirilmesinin gerekçesi, daha genç yaştaki personele terfi imkânı sağlanmasıyla açıklanamaz. Kamu yönetiminde yükselmeler belli kurallara bağlıdır, yükselmeler bu kurallar içerisinde gerçekleşir. Kamu yönetiminde bugüne kadar bu konuda tek sorun yaşanmamıştır. Bu yasayla, kamu yönetiminin yerleşmiş kuralları dejenere edilmektedir.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; konuşmamı bitirirken, Adalet ve Kalkınma Partisi hükümetini, Anayasanın ilgili maddelerine uymaya, sosyal devlet ilkelerini uygulamaya ve sosyal güvenlik anlayışına davet ediyor, kadrolaşma uğruna değerli birçok insanın kamu hizmetleri dışına bırakılmaması hususunu bir kez daha düşünmenizi tavsiye ediyor, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Kemal Sağ (CHP, Adana). “Emekli sandığı kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun (ss.72)”. TBMM Genel Kurulu, 61. Birleşim tutanağı, 3 Nisan 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kemal-sag-22-2003-04-03-emekli-sandigi-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-ss-72 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
