# Kamu mali yönetimi ve kontrol kanunu tasarısı (s.sayı:302)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Kemal Sağ (CHP, Adana)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 26. Birleşim
- **Tarih:** 10 Aralık 2003
- **Gündem:** KAMU MALİ YÖNETİMİ VE KONTROL KANUNU TASARISI (S.SAYI:302)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/kemal-sag-22-2003-12-10-kamu-mali-yonetimi-ve-kontrol-kanunu-tasarisi-s-sayi-302-2

> Kemal Sağ (CHP), 10 Aralık 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 26. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU MALİ YÖNETİMİ VE KONTROL KANUNU TASARISI (S.SAYI:302)); konuşma 730 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA KEMAL SAĞ (Adana)- Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu Tasarısının 18 inci maddesi hakkında Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Sözlerime başlarken, hepinizi, saygıyla selamlıyorum.

Bu maddeyle, merkezî idare bütçe kanunu tasarısının hangi eklerle ve ne zaman Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulacağı belirlenmiştir. Madde, merkezî idare bütçe kanunu tasarısına, vergi harcamaları ile merkezî idare bütçesinden yardım alan kurum ve kuruluşların listesinin eklenmesini öngörmek suretiyle malî saydamlığın sağlanmasında önemli değişiklikler getirmektedir.

Bilindiği gibi, bugüne kadar genel bütçenin Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulması sırasında, bütçe gerekçesi, yıllık ekonomik rapor, vazgeçilen kamu gelirleri cetveli gibi bilgi ve cetveller sunulurdu. Bu maddeyle, eskilere ilaveten, kamu borç yönetimi raporu, sosyal güvenlik kurumlarının bütçe tahminleri, genel idareye dahil kamu kurumlarının son iki yıla ait bütçe gerçekleşmeleri ile gelecek iki yıla ait gelir ve gider tahminleri, merkezî idareden yardım alan kamu kurum ve kuruluşlarının listesi gibi, kamu harcamalarını yakından ilgilendiren birçok bilgi ve cetvellerin merkezî idare bütçe kanunu tasarısına eklenmesi hükme bağlanmıştır.

Yine bu maddede, Maliye Bakanlığının bazı yetkileri, Maliye Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 nci maddesindeki hükme aykırı olarak kısıtlanmıştır. Madde hükmüyle, Maliye Bakanlığının, kamu kurum ve kuruluşlarınca hazırlanan bütçe tekliflerinin kalkınma planları ve yıllık programa uygunluğunun sağlanması, teklifleri konsolide ederek bütçe kanunu tasarısını hazırlamakla ilgili yetkileri sınırlandırılmakta ve bazı yetkiler dolaylı bir şekilde Devlet Planlama Teşkilatına verilmektedir.

Şimdi, burada, dikkatinizi çekmek istediğim bir husus var. Madde, son fıkrasında, RTÜK, BDDK, SPK, Rekabet Kurulu gibi düzenleyici ve denetleyici kurumların bütçelerinin eylül ayı sonuna kadar doğrudan Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulmasını, bir örneğinin de Maliye Bakanlığına gönderilmesini emrediyor.

Kanaatimce, düzenleyici ve denetleyici kurumların bütçelerinin doğrudan Türkiye Büyük Millet Meclisine gelmesi yerine, bunlar doğrudan doğruya Maliye Bakanlığına gönderilseydi, daha iyi olurdu. Böylece, bütçenin birliği ilkesine de uygun davranılmış olurdu.

Maddeyle ilgili söz almışken, kanun tasarısının tümü üzerindeki birkaç görüşümü de, izninizle, burada belirtmek istiyorum. Avrupa Birliği uygulamalarında, devlet bütçesinin tek bir birim tarafından yönetilmesi, malî disiplinin ilk şartı olarak görülür. Nitekim, IMF ve Dünya Bankası, konsolide bütçenin yatırım, cari ve transfer bütçelerinin ayrı kuruluşlarca hazırlanmasının bütçe birliğini ve disiplinini bozduğu, bu nedenle bütçenin hazırlanması ve uygulanmasından Maliye Bakanlığının sorumlu tutulması gerektiği, DPT'nin, yatırım projelerinin değerlendirilmesi ve makro ekonomik göstergelerin belirlenmesi dışında bütçe sürecinde rolü bulunmaması gerektiği hususlarında ısrar etmektedirler.

Bu gerçeklere rağmen, Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu Tasarısı bu haliyle, uluslararası ve Avrupa Birliği uygulamalarına aykırı olarak, fiilen yaratılan yatırım, cari ve transfer bütçe ayırımını, maalesef, sürdürmekte ve resmîleştirmekte, bütçenin sahipliği konusunda da önemli riskleri devam ettirmektedir.

Gerçekten, bütçenin sahipliği önemli bir konudur. Sahibi tam olarak belli olmayan bir bütçede disiplinsiz harcamalar kaçınılmaz hale gelir.

AB'ye aday ülkelerin ulusal programlarına bakıldığında, ulusal ve uluslararası kaynaklardan elde edilen bütün fonların aynı denetim sistemin tabi olduğu görülmektedir. Avrupa Birliği, IMF ve Dünya Bankası, uluslararası fonların ulusal fonlarla aynı yönetim ve denetim sistemine tabi olmasında ısrar etmektedirler.

Bu tasarı komisyona geldiğinde, söz konusu yanlışlar mevcuttu. Ancak, altkomisyonda yapılan çalışmalar sonucunda, uluslararası fonların denetiminin de ulusal fonların tabi olduğu denetime tabi olacağı hükme bağlanmıştır. Bu nedenle, altkomisyonda görev yapan milletvekillerimize tasarıda yer alan bu ve benzeri yanlışları düzelttikleri için huzurunuzda ben şahsen teşekkür ediyorum.

Genel bütçeye dahil bütün saymanlıklar Maliye Bakanlığınca yönetilirken, Hazine Müsteşarlığına bağlı 3 saymanlık yine anılan müsteşarlığa bağlı kalmaya devam etmektedir. Bu tür bir uygulama hiçbir ülkede bulunmadığı gibi, devlet muhasebe sisteminin yönetiminde bugüne kadar yaşanan uyumsuzluğun sürmesine meydan verilmektedir. Bu konu, hesapların zamanında konsolide edilmesini de engellemektedir.

Tasarı, komisyona geldiği ilk haliyle, devlet muhasebe standartlarının ve malî tablolar standartlarının düzenlenmesi görevini, Maliye Bakanlığıyla ilgisi sadece Başbakanlık tezkeresine bağlı olan Türkiye Muhasebe Standartları Kuruluna bırakmaktaydı. Neyse ki, yine altkomisyondaki arkadaşlarımız bu yanlışı düzelttiler ve devlet muhasebe standartlarının ve malî tablolar standartlarının belirlenmesi görevi yeniden Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğüne verildi. Böylece, AB ile doğabilecek bir sorun da giderilmiş oldu.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; sözlerimi tamamlarken görüşlerimi özetlemek istiyorum.

1- Tasarı bu haliyle, az önce belirttiğim noktalarda uluslararası ve Avrupa Birliğinin bazı standartlarını karşılamaktan uzak kalmıştır.

2- Maliye Bakanlığının malî yönetim sürecindeki rolü zayıflatılmış, malî denetim sürecindeki rolü ise neredeyse ortadan kaldırılmıştır.

3- Hazine ve Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlıklarına, AB standartlarına uymayan yetkiler verilmiş, Maliye Bakanlığına karşı oldukça güçlü bir konuma getirilmiştir. İlginçtir, AB standartları sadece Maliye Bakanlığı için uygulanmıştır.

Son olarak, Maliye Bakanlığına, oluşturulan sistemin zaaflarını giderebilecek yetkiler verilmemiş, doğabilecek malî tahribatı önleyecek denetim ve garanti mekanizması öngörülmemiştir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bütün bunların gözönünde bulundurularak uygulamaya, doğru yön verilmesini diliyor, hepinizi, saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Kemal Sağ (CHP, Adana). “Kamu mali yönetimi ve kontrol kanunu tasarısı (s.sayı:302)”. TBMM Genel Kurulu, 26. Birleşim tutanağı, 10 Aralık 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kemal-sag-22-2003-12-10-kamu-mali-yonetimi-ve-kontrol-kanunu-tasarisi-s-sayi-302-2 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
