# Birinci tur (tbmm, cumhurbaşkanlığı,sayıştay, anayasa mahkemesi)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Kemal Sağ (CHP, Adana)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 30. Birleşim
- **Tarih:** 18 Aralık 2003
- **Gündem:** BİRİNCİ TUR (TBMM, CUMHURBAŞKANLIĞI,SAYIŞTAY, ANAYASA MAHKEMESİ)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/kemal-sag-22-2003-12-18-birinci-tur-tbmm-cumhurbaskanligi-sayistay-anayasa-mahkemesi

> Kemal Sağ (CHP), 18 Aralık 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 30. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BİRİNCİ TUR (TBMM, CUMHURBAŞKANLIĞI,SAYIŞTAY, ANAYASA MAHKEMESİ)); konuşma 861 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA KEMAL SAĞ (Adana) - Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; 2004 yılı Bütçe Kanunu Tasarısının Sayıştayla ilgili bölümü hakkında Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; sözlerime başlarken, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayıştay, Anayasanın 160 ıncı maddesindeki hüküm uyarınca, Büyük Millet Meclisi adına denetim ve yargı görevini üstlenmiş önemli bir kuruluştur; bu görevi nasıl yapacağı da Sayıştay Yasasında açıklanmıştır.

Sayıştay, kamu yönetiminde şeffaflığın sağlanması, kamu harcamalarının hukuka uygun ve etkin bir şekilde yapılmasında Yüce Meclis adına, önemli bir fonksiyonu haizdir. Sayıştay, cumhuriyetin kuruluşundan bu yana, genel, katma ve özel bütçeli tüm kamu kurumlarını özellikle harcamalar yönünden denetlemektedir. Son yirmi yıllık süreçte bu denetimden kaçmak için bir fon furyası başlamıştı, böylece, kamu harcamalarının bir bölümü denetim dışında bırakılmaktaydı. Neyse ki, birkaç yıldır Maliye Bakanlığının da direnmesiyle, kısmen bunun önüne geçilebilmiştir.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; son yıllarda ayyuka çıkan yolsuzlukların temelinde, malî denetimlerin yapılmasına yeterince izin verilmemesi yatmaktadır. Birileri, acaba ucu bana da dokunur mu korkusuyla malî denetimlere pek sıcak bakmamışlardır.

Geçen hafta Yüce Mecliste yasalaşan Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununda, Sayıştay, denetim alanı genişleyen ve harcama sonrası dışdenetim organı olarak inceleme sonuçlarını Türkiye Büyük Millet Meclisine raporlayan bir kurum olarak yer almıştır. Peki, AKP'li değerli dostlarım, siz değil miydiniz yargıya güvenmeyen? Peki, nasıl oluyor da bu kadar güvenip, tüm kamu kurumlarının harcamalar yönünden dış denetimini bir yargı organı olan Sayıştaya bırakıyorsunuz?! Üstelik, Yüce Meclise getireceğiniz kamu yönetimi temel yasa tasarısıyla da bu yetkiyi pekiştirmeyi düşünüyorsunuz. Diyeceğim şu ki: Bir taraftan yargıya güvenmediğinizi ifade ediyorsunuz, diğer taraftan da güvenmediğiniz bu yargıya tüyü bitmemiş yetimlerin hakkının denetimini veriyorsunuz. Söyler misiniz, bunun hangisi doğru; biz, sizin hangi düşüncenize inanacağız?!

ÜNAL KACIR (İstanbul) - Sen çok iyi bilirsin!

KEMAL SAĞ (Devamla) - Sayıştay açısından güzel bir gelişmeyi dile getirerek sözlerimi sürdürüyorum. Bütçe ödeneklerine baktığımız zaman, hükümetin, Sayıştaya oldukça önem verdiğini görüyoruz. Şöyle ki: Bu yıl Sayıştaya ayrılan paydaki artış oranı, yüzde 14'tür. Sayıştayın genel bütçe içindeki payına bakıyoruz, geçen sene onbinde 3 olan bu oran, bu yıl onbinde 4'e çıkarılmıştır. Bu rakamlar, Sayıştay açısından iyi bir gelişmedir, hükümetçe verilen iyi bir mesajdır.

Bu güzel mesajın ardından, ben de, Sayın Sayıştay Başkanımıza bir mesaj vermek istiyorum. Efendim, bazı makamlar vardır ki, bu makamda olan insanların, devletin geleceği, ülkenin idare tarzı, toplumun özellikleri ve siyasal açıdan çok dikkatli olmak, kısacası, lider ve örnek birer insan olmak mecburiyetleri vardır. Bu insanların ağzından çıkan her cümle, anında toplumda yankı bulur. Örneğin, Sayın Sayıştay Başkanının Plan ve Bütçe Komisyonunda sarf ettiği ve sehven ağzından çıktığına inandığım "ben, kamusal alan tanımam" sözünü hatırlatmak istiyorum. Böyle bir cümle, Sayın Başkana kesinlikle yakışmamıştır. Her ne kadar seçimle gelmiş olsa dahi, anayasal bir kurumun başındaki bir insanın, bu cümleyi Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında kullanabilmiş olması, demokrasimiz açısından kaygı vericidir. Sayın Başkanın, türban ve kamusal alan konusunda bu kadar tepki göstermesine, doğrusu, bir anlam veremedim. Hele hele, Türkiye'nin bundan çok daha önemli ve acil sorunları gündemdeyken, Sayın Başkandan, bundan böyle, bu konularda daha dikkatli ve anayasal bazı kavramlara saygılı olmalarını bekliyoruz; tüm ülkenin de bu beklentide olduğunu düşünüyoruz. Az önce, kuliste, Sayın Başkanla karşılaştık, bu konuyu görüştük. Sayın Başkanım, kendilerinin çok demokratik bir insan olduğunu söylediler; bilmiyorum, eğer bir usul varsa, burada, bu sözleri beyan etsinler; ama, ben, bu sözlerin doğruluğuna inanmak istiyorum ve bundan sonra, Sayın Başkanımı böyle görmek istiyorum.

AHMET RIZA ACAR (Aydın) - İnan... İnan...

KEMAL SAĞ (Devamla) - İnanmaya biz hazırız efendim.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Sayıştay bütçesi, kamu harcamalarının denetimini yakından ilgilendirdiği için, bir eleştirimi daha ifade etmek istiyorum. Yüce Mecliste yasalaşan Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Yasasının, bir harcama reformu olarak bu Meclisten geçmesini isterdik; ancak, ne var ki, bu yasa, sadece temel bazı konularda olumlu düzenlemeler içeren bir yasa olmaktan öteye gidemedi. Kamu malî sisteminin ihtiyaç duyduğu birçok temel konu, bazı kişisel kaygılar veya kurumsal çıkarlar uğruna, maalesef, kapsam dışında bırakıldı. Bu kanunla, stratejik planlama ve performansa dayalı bütçe sistemine geçilmesi son derece olumlu bir gelişmedir; kamuda muhasebe birliği sağlanmaktadır; Sayıştay denetiminin kapsamı genişletilmektedir. Tabiî, buna bağlı olarak, Sayıştay da, kendini buna göre hazırlamalı ve gerekli önlemleri bir an önce almalıdır.

Değerli dostlarım, bu noktada, Sayıştayın kapasitesi ve denetim gücü hakkında sizleri biraz bilgilendirmek istiyorum.

Şu anda Sayıştay bünyesinde 54 üye ve 500 civarında meslek mensubu görev yapmaktadır. Buna karşılık, Sayıştayın denetlemek durumunda olduğu birim sayısı, faaliyet raporlarına göre 2001 yılında 13 241, 2002 yılında 8 175, 2003 yılında ise 7 237'dir.

Sayın üyeler, lütfen dikkat ediniz, 2003 yılı sonunda bunların sadece 788'i denetlenmiş olacaktır; yani sadece ve sadece yüzde 11'i.

Sayın Başbakanım, buradan size sesleniyorum. Bugünkü durumda bile denetlemesi gereken birimlerin sadece yüzde 11'ini denetleyebilen bir Sayıştaya, bunlar az geliyormuşçasına, ekdenetim görevleri veriyorsunuz ve halka dönüp "yolsuzlukları böyle önleyeceğim" diyorsunuz. Ben de şimdi dönüp siz değerli AKP'lilere diyorum ki, yolsuzlukları böyle önleyemezsiniz. Bir taraftan teftiş kurullarının kaldırılmasını öngöreceksiniz, diğer taraftan yolsuzlukları önleyeceksiniz; hem de denetlemesi gereken birimlerin sadece yüzde 11'ini denetleyebilen bir Sayıştayla... Sizleri biraz inandırıcı olmaya davet ediyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bir başka önemli konu daha var. AKP Hükümeti, altmışbeş yıldan bu yana KİT'lerin denetimiyle görevlendirilen ve Anayasanın 165 inci maddesinde belirtilen görevleri üstlenen Yüksek Denetleme Kurulunu, Sayıştay bünyesine almayı planlıyor. Bu kurul 18 üyesi ve 124 meslek mensubuyla görev alanı içinde bulunan 248 birimin tamamını...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Kemal Sağ (CHP, Adana). “Birinci tur (tbmm, cumhurbaşkanlığı,sayıştay, anayasa mahkemesi)”. TBMM Genel Kurulu, 30. Birleşim tutanağı, 18 Aralık 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kemal-sag-22-2003-12-18-birinci-tur-tbmm-cumhurbaskanligi-sayistay-anayasa-mahkemesi (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
