# Kamu yönetimi temel kanunu tasarısı (ss.349)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Kemal Sağ (CHP, Adana)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim
- **Tarih:** 28 Şubat 2004
- **Gündem:** KAMU YÖNETİMİ TEMEL KANUNU TASARISI (SS.349)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/kemal-sag-22-2004-02-28-kamu-yonetimi-temel-kanunu-tasarisi-ss-349

> Kemal Sağ (CHP), 28 Şubat 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU YÖNETİMİ TEMEL KANUNU TASARISI (SS.349)); konuşma 941 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA KEMAL SAĞ (Adana) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Kamu Yönetimi Temel Kanunu Tasarısının 39 uncu maddesi hakkında görüş açıklamak üzere Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum.

Tasarıyla getirilmekte olan denetim modelinde denetim, iç ve dışdenetim olarak ayrılmaktadır. Madde dışdenetimin Sayıştaya içdenetimin ise her kamu kurumunda en üst yöneticiye bağlı olarak çalışacak içdenetçiye verilmesini öngörüyor.

Tasarıda içdenetim, hataların önlenmesi, risk ve zayıflıkların belirlenmesi, iyi uygulama örneklerinin yaygınlaştırılması, yönetim sistemlerinin ve süreçlerinin geliştirilmesi amacıyla yapılan denetim, dışdenetim ise kamu kurum ve kuruluşlarının faaliyet, karar ve işlemlerinin kurumsal amaç, hedef ve planlara ve kanunlara uygunluk yönünden incelenmesi ve sonuçlarının değerlendirilmesi olarak tanımlanmıştır.

İçdenetim, Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Yasasının 63 üncü maddesinde "danışmanlık faaliyeti" olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanunun 64 üncü maddesinde de, içdenetçiler tarafından yürütülen denetim sırasında veya denetim sonuçlarına göre soruşturma açılmasını gerektirecek bir durumun tespiti halinde, konunun, ilgili idarenin en üst makamına bildirileceği belirtilmektedir. Söz konusu hükümden de anlaşılacağı üzere, içdenetçilerin, yolsuzlukları derinlemesine araştırma, belge ve delilleri ortaya koyma ve soruşturma yapma yetkileri yoktur.

Sayıştayın denetimi ise, Parlamento adına, merkezî hükümet ve yerel yönetimlerin yaptıkları kamu giderleri ile topladıkları kamu gelirlerinin, bir hesap mahkemesi olarak, yasalara uygun şekilde gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin denetimini ve Parlamentoya rapor edilmesini içermektedir. Sayıştay denetiminde, harcamaların ödeneklerinin olup olmadığı, uygun tertipten ödenip ödenmediği gibi unsurlar, yalnızca evrak üzerinden denetlenebilmektedir.

Bu tasarıda, kurumlararası, uluslararası ve organize nitelik taşıyan denetimler ile yolsuzluk denetimlerinin nasıl yapılacağı düzenlenmediği gibi, malî denetim konusunda, uluslararası uygulamalara uymayan bir sistem öngörülmektedir.

Müfettişlik kurumunun kaldırılması ve yerine üst yöneticinin emir ve talimatına bağlı içdenetçilik sisteminin kurulması, ülkemizin öncelikli ihtiyacı olan ve üzerinde geniş bir toplumsal mutabakat sağlanan yolsuzlukla mücadeleye büyük bir darbe indirecektir.

Atanmalarındaki sürecin doğal bir sonucu olarak, içdenetçilerin, siyasal iktidarların etkisinden uzak, bağımsız ve yansız bir denetim yapması mümkün değildir.

İçdenetçilerin yapacakları iş, tasarıda da yer aldığı üzere, danışmanlık faaliyetini aşamayacaktır; aksi hal, eşyanın tabiatına aykırıdır.

Günümüzdeki karmaşık ekonomik yapı, malî suçların da karmaşık hale gelmesine yol açmıştır. Örneğin, haksız bir Katma Değer Vergisi iadesi olayında veya bir gümrük kaçakçılığında, karapara aklama, kaçakçılık, vergi kaçakçılığı ve memurlar tarafından işlenen rüşvet ve görevi kötüye kullanma suçları bir arada olabilmektedir. Bu tür suçlar, suç örgütleri tarafından, organize olarak, birden çok şehir ve birden çok ülkede kurulan şirketler tarafından müştereken yürütülmektedir.

Ne düşündüğünüzü doğrusu merak ediyorum. Sadece, içdenetçiler ya da bizzat, yöneticiler tarafından yapılması öngörülen denetimle, bu tür çok yönlü suçların açığa çıkarılması ve yargılama aşamasına getirilmesi mümkün müdür değerli milletvekilleri?!

Müfettişlik mesleği, uzmanlık gerektiren teknik bir iştir. Teftiş kurullarına girenler, ülkemizde, çok az meslekte bulunan ciddî eğitimlerden geçmekte ve meslekî yeterlilik sınavlarına girmektedirler.

Yukarıda belirttiğim türdeki olayların çözümlenebilmesi, ancak, profesyonel müfettişlerin mesaisiyle mümkün olabilir; aksini iddia ediyorsanız, herhalde, bir hastane müdürünün de kalp ameliyatına girebilmesini olağan karşılıyorsunuz demektir.

Müfettişler, usulsüzlük ve yolsuzluklara karşı, önleyici fonksiyon olarak caydırıcı durumdadırlar. Örneğin, maliye müfettişlerinin hiçbir siyasî ve bürokratik baskı altında kalmadan bağımsız çalışma anlayışları, hepimizin malumudur. Kazanılan bu haklı şöhret bile, muhtemel yolsuzlukların ve usulsüzlüklerin önünde büyük bir engel olarak durmaktadır.

Trilyonluk haksız KDV iadeleri, organize şekilde çalışan rüşvet çeteleri, hayalî ihracat ve kaçakçılık şebekeleri, vergi dairelerinden dosya kaybettiren menfaat gruplarıyla mücadelenin maliye müfettişleri yerine amir-memur tarzı içdenetçilerle önlenmesi kesinlikle mümkün değildir. Yöneticilerin aynı zamanda denetim işlevinin de olması normaldir; ancak, teftiş kurulları, bağımsız nitelikleriyle, yöneticilerin denetimini de yapmaktadırlar. Doğaldır ki, üst yöneticilerin de içinde bulunduğu yolsuzluklar, ancak bunlardan bağımsız çalışan denetim elemanları tarafından ortaya çıkarılabilir. Kanun tasarısının bu şekliyle kabul edilmesi halinde, organize şekilde işlenen bazen de global yönü bulunan hayalî ihracat, ihale yolsuzlukları, gümrük kaçakçılığı gibi toplumun vicdanında büyük tahribat yaratan suçların soruşturulmasında ciddî bir boşluk doğacaktır. Tabiîdir ki, bu suçların soruşturulması, 46 ncı maddede öngörüldüğü gibi, müsteşar ve genel müdür gibi hükümetle gelip hükümetle gidecek yöneticiler ve bunlara bağlı içdenetçiler tarafından yapılamaz.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; ABD'de yaşanan 11 Eylül saldırılarının hemen arkasından tüm dünyada gelişen yeni güvenlik ve savunma konsepti içerisinde uluslararası terör örgütlerinin finansal kaynaklarının tespit edilmesi, terörü besleyen kaynakların kesilmesi, öncelikli tartışma konularından birisi haline gelmiştir. Bu tartışmaların ortak sonuçlarından birisi, ulusal ve uluslararası düzeyde finansal hareketlerin ve ekonomik faaliyetlerin her yönü hakkında bilgi ve istihbarat sahibi olan veya bilgi ve istihbarata ulaşma yeteneğine sahip kadrolara duyulan ihtiyacın vurgulanmasıdır. Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Yasasının 63 üncü maddesinde rehberlik ve danışmanlık faaliyeti olarak tanımlanan içdenetim ve bunu yapacak içdenetçilerle, terörün malî kaynaklarının bulunması ve bunların kaynağına nüfuz etme zorluğu, hatta, imkânsızlığı ortadadır. Bu yasa tasarısını hazırlayanlara bir kez daha sormak istiyorum: Kendi bakanlığının sınırlı işlemleri dışında bir perspektifi olmayan, danışman niteliğindeki içdenetçilerin, uluslararası nitelikteki karapara ve suç organizasyonları ile nasıl mücadele edeceklerini açıklayabilir misiniz?

Getirilen içdenetim ve içdenetçilik sisteminin en büyük sıkıntılarından bir tanesi de, farklı bakanlık memurlarınca müştereken işlenen suçların, yöneticiler ve içdenetçiler tarafından soruşturulmasındaki zorluktur; ayrıca, üst denetçiler tarafından işlenen suçların nasıl soruşturulacağı da bu tasarıda belirsizdir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN- Buyurun Sayın Sağ.

KEMAL SAĞ (Devamla) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; bu kanun tasarısıyla müfettişlik kurumu kaldırılacağına göre, üst yöneticiye isnat edilen suçlarla ilgili soruşturmanın başka bir üst yönetici tarafından mı yapılacağı, yoksa, kendisine bağlı içdenetçilerce mi yapılacağı tartışmaya açık bir durumdadır.

Usulsüzlük ve yolsuzlukların toplumun ahlakî değerlerini erozyona uğrattığı bir dönemde, devletin, devlet olmaktan kaynaklanan denetim fonksiyonunu yerine getiren profesyonel ve bağımsız müfettişlere, bugün, her zamankinden çok daha fazla ihtiyaç vardır. Kamu yönetimi Temel Kanunu Tasarısıyla öngörülen denetim sisteminde, devletin yolsuzlukla mücadele fonksiyonu sahipsiz ve eksik kalmaktadır. Bu nedenle, yolsuzluklarla mücadelede önemli görevler ifa eden bakanlık teftiş kurullarının, tasarıda öngörülen denetim sisteminin tamamlayıcısı olarak, mutlaka, muhafaza edilmesi şarttır.

Anamuhalefet Partisi adına bu konudaki uyarı görevimizi yerine getirdiğimiz inancıyla -çünkü, her konuşmacı hemen hemen bunu neredeyse en az bir kez tekrar etti- İktidar Partisinin bu çok önemli yanlıştan dönmesini, hatta, bu tasarıyı çekmesini bir kez daha hatırlatıyor; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Kemal Sağ (CHP, Adana). “Kamu yönetimi temel kanunu tasarısı (ss.349)”. TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim tutanağı, 28 Şubat 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kemal-sag-22-2004-02-28-kamu-yonetimi-temel-kanunu-tasarisi-ss-349 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
