# Devlet memurları kanunu ve türkiye cumhuriyeti emekli sandığı kanunu ile diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.827)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Kemal Sağ (CHP, Adana)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 68. Birleşim
- **Tarih:** 9 Mart 2005
- **Gündem:** DEVLET MEMURLARI KANUNU VE TÜRKİYE CUMHURİYETİ EMEKLİ SANDIĞI KANUNU İLE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.827)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/kemal-sag-22-2005-03-09-devlet-memurlari-kanunu-ve-turkiye-cumhuriyeti-emekli-sandigi-kanunu-i

> Kemal Sağ (CHP), 9 Mart 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 68. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DEVLET MEMURLARI KANUNU VE TÜRKİYE CUMHURİYETİ EMEKLİ SANDIĞI KANUNU İLE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.827)); konuşma 1.125 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA KEMAL SAĞ (Adana) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan Devlet Memurları Kanunu ve Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu ile Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının 2 nci maddesi hakkında, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına ve şahsım adına söz almış bulunuyorum; sözlerime başlarken, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Bu tasarı, taşıdığı mütevazı adına rağmen, aslında, mahiyeti itibariyle bir ayrıcalıklar tasarısıdır.

Değerli arkadaşlar, mızrak çuvala sığmaz. Çok bilinen ve yüzyılların tecrübelerini bugüne taşıyan bu veciz sözün bir kez daha doğrulandığını ve madde metinlerinde gizlenmiş niyetlerin, zorlanarak da olsa, gerekçelerde açık hale geldiğini görüyoruz. Her ne hikmetse, bir türlü halkın cebine ve mutfağına yansımayan, ekonominin yolunda gittiği iddiaları, özel sektörde, son haftalarda, yazılı medyanın ekonomi sayfalarındaki yakınmalarda kendisini göstermeye başladı. Kamudaki yansımasını ise önümüzdeki tasarı metninden okuyup tartışarak, birlikte değerlendirecek ve bu cilalı ekonominin hikmetinden nasıl sual olunabileceğini göreceğiz ve yine göreceğiz ki, bu sahte saadet gemisi, içindeki pembe gözlüklü politikacılarla birlikte karaya oturmak üzeredir.

Sayın milletvekilleri, bu tasarı, hesap vermekten kaçınmanın, kaçmanın, bunu yaparken de suçluluk psikozu içinde hukuksuzluğun hukukunu yaratmanın bir belgesidir. Bu tasarı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, Emekli Sandığı Kanunu, 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve diğer kanunlardan anlaşılacağı gibi, hükümet politikalarının yürütülmesinde ortak sorumluluk alan, politik ve bürokratik kadroların ücret ve benzer gelirlerini artıran bir düzenlemedir. Bu tasarının 3 üncü maddesinin (g) bendi, 22 nci maddesi ve 33 üncü maddesi, efradını cami ağyarını mâni maddeleri olup, bu maddede belirtildiği gibi, bürokrasinin hedef ya da muhalif kesimlerinin ya yargıya başvurudaki özlük haklarıyla ilgili hukukî haklarını zayıflatan ya işine son verilmiş kamu işçisinin, yargı kararına rağmen işine dönüşünü engelleyen ya da genel bütçeye dahil idareler ile katma bütçeli idarelerin ihtiyaç fazlası personelini, dönersermayelere, kefalet sandıklarına ve henüz tamamlanamamış olup bütçeden yardım alan kuruluşlara nakline yetkili bir maliye ve istihdam bakanı yaratan bir garip metindir.

Bu tasarının geçici 1 inci ve geçici 2 nci maddelerinde olduğu gibi, bazı kamu kurumlarının ödeyemediği dışborçlarının hazine tarafından üstlenilmesiyle dış itibara ilişkin zevahiri kurtarma operasyonudur.

RECEP GARİP (Adana) - Hangisinden bahsediyorsunuz?

KEMAL SAĞ (Devamla) - Görüştüğümüz yasa...

Bu tasarı, geçici madde 3 ve geçici madde 4'te öngörüldüğü gibi, bazı kamu kurumlarının içborçlarına çare aramaları çabaları olup, içinde hızlı tren skandal projesinin de bulunduğu içpolitika malzemesinin bedelini, zaten bir tasfiye politikasına dönüşen özelleştirmeyle yetinmeyip, arazi satışlarından medet umarak ödemeyi basiret bilen bir politikanın başka bir versiyonudur.

Bu tasarı, 5 inci maddesinde öngörüldüğü gibi, hükümetin devlet imkânlarıyla sağlık hizmetlerinin yürütülmesindeki aczini ve hastaneler ile burada sunduğu imkânları sevk ve idare etmedeki basiretsizliği, bütün bu iş ve işlemleri dönersermayeye ihale ederek örtmeye çalışmak, ancak, hastayı müşteriye döndüren bu ilk ciddî ve kalıcı adımla da devletin sosyal sorumluluklarından en önemlisini tarihe gömmek demektir ve nihayet, bu tasarı, plan ve programın zaten unutulduğu, yasal bir zorunluluk olan bütçe gerçeğinin tanımının bile tecavüze uğradığı koşullarda, tasarının 2 nci maddesinin gerekçesinde aynen ifade edildiği gibi, taahhüde veya karara dayanmayan ve sınırlanması mümkün olmayan harcama tutarı, yer ve zaman itibariyle önceden net olarak tespit edilemeyen, tedavi, ilaç, elektrik, su, doğalgaz, ilama bağlı borç, mahkeme gideri ve doğal afet gibi durumlara bağlı harcamaların, Maliye Bakanına verilen yetki çerçevesinde belirlenecek ekonomik kodlardan izlenmesine imkân veren bir düzenleme. 1050 sayılı Yasaya ek 12 nci madde olarak entegre ediliyor ve iş, doğal afetlerin bütçelemesine kadar vardırılıyor.

Değerli arkadaşlarım, gerekçesine kısaca değindiğim ve tasarının 2 nci maddesi olarak düzenlenen bu hususu, bugüne kadar görmezden gelinmiş ya da reddedilmiş bir gerçeğin itirafı olarak da kabul etmemiz mümkündür. Kış koşullarının nasıl olacağını ve ne kadar doğalgaz kullanacağını, içinde bulunduğu ayda ne kadar elektrik yakıp ne kadar su kullanacağını ve aile efradının kaç kez hasta olup ne kadar ilaç kullanacağını, bu kadar değişkenle, yani, tedavi, ilaç, elektrik, su ve doğalgaz gibi bunlardan ibaret giderlere ilişkin tahmin yapan bir asgarî ücretlinin öngörü ve imkânları neyse, bu maddede somutlaşan bütçe ve bütçeleme yaklaşımı da farklı değildir.

Değerli arkadaşlar, belki bu bütçe anlayışı ya da yaklaşımıyla kamu maliyesinin bilinen bütçe tanım ve gereklerinden uzaklaşılmıştır; ama, sadece, tedavi, ilaç, elektrik, su, doğalgaz alım veya tüketim tahminlerine ilişkin sorunlar ve bunların bütçeleme güçlüğü nedeniyle halkın ortalama standardına yaklaşılmıştır. Burayı da tebrik ediyoruz.

Değerli arkadaşlarım, tasarının sözü edilen 2 nci maddesi, bütçede tertibi bulunmakla birlikte, harcamanın oluştuğu yer ve zamanda ödeneği olmadığından tahakkuk ettirilmesi mümkün olmayan harcamaların tahakkukunu imkân dahiline sokmaktadır. Buna göre, önce harcama gerçekleşmiş olacak, yani, teslimi yapılmış mal veya hizmet, bu iş ve işletmelere bağlı olarak doğmuş yükümlülükler ve hukukî sonuç doğuran bütün bu aşamadan sonra ödenek tefriki yapılacaktır. Bu uygulama, istim arkadan gelsin anlayışına dayalı bir uygulama olup, hem bütçenin yıllık olma özelliğini zedeler ve hem de ödenek aşımlarına sebep olur. Bu yüzden de, bütçeyle disiplin altına alınması gereken ve bu sebeple bütçe içinde yer alan harcamaların fiilen kontrolden çıkmasına yol açabilir.

Değerli arkadaşlar, madde gerekçesinde ileri sürülen ve bu maddenin değiştirilmesine yol açan sebepler bir bütçe dönemiyle sınırlı ya da geçici nitelikte sebepler değildir. Bunun, kanun metni ve gerekçesini yazanlar tarafından da böyle anlaşıldığı "taahhüde veya karara dayanmayan ve sınırlanması mümkün olmayan, harcama tutarı yer ve zaman itibariyle önceden net olarak tespit edilemeyen" ifadesinde açıktır. Burada sorun, bütçe içindeki harcama unsurlarının niceliğinden çok, bütçedışı nitelikteki harcama ya da giderlerin belirli bir gecikmeyle de olsa bütçe içine alınma çabasıdır. Hafızamızı biraz yokladığımızda, bu türden girişimlerin daha sistemli, daha organize şeklini yakın geçmişte bütçedışı fon uygulaması olarak görmüş ve yaşamıştık. Demek ki, bu iktidar da eski iktidarların anlayışını benimsemiş artık herhalde! Ne diyelim; hayırlı, uğurlu olsun! Durum, harcamaların bütçe dışında gerçekleşmesi anlamında fonlarla benzer nitelikler göstermekte; harcamanın yapılmasından sonra da ödeneğin sağlanması bakımından bütçe içine taşınması anlamında farklı görünmektedir; ancak, her durumda, fonların kaldırılmış olması nedeniyle oluşan bu boşluğun doldurulması gayretiyle karşı karşıya kaldığımız da bir gerçektir. Bu durumun en çarpıcı örneğini, dönersermaye uygulamalarının teşvikindeki hararet derecesinde görmek mümkündür.

Değerli arkadaşlar, bildiğiniz gibi, bu tasarının 5 inci maddesiyle Sağlık Bakanlığı dönersermayelerine sonsuz imkân ve yetkiler verilmektedir. Peki, üniversite dönersermayelerine neden aynı fırsatlar verilmemektedir?

Değerli AKP'li arkadaşlarım, yoksa, rektörlere güven mi duymuyorsunuz?

2005 yılı bütçe tasarısıyla birlikte sunulan kuruluş bütçelerinin incelenmesinden özellikle analitik bütçe kodlanmasının eksik ve yanlış değerlendirilmesinden kaynaklı uygulama problemleri nedeniyle, kuruluş bütçelerinin, kurumların gelecek dönemde hangi temel amaçları ne şekilde yerine getirecekleri konusunda bilgi üretmeyen dokümanlara dönüştüğü ve son iki yılın bütçe tekniklerinde bu anlamda politika oluşturma, planlama ve bütçeleme ilişkisinin koptuğu ve genel niteliklerin öne çıktığı bir yapı arz etmeye başladığı, bu Parlamentoda, maalesef, görüp yaşadığımız gerçeklerdir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yukarıda açıkladığım nedenlerle, madde metninin geçici ve masum bir düzenleme ifade ettiği konusunda ciddî tereddütlerimiz bulunmaktadır. Bütçenin fonksiyonel kodlama ve sınırlandırma esasına göre ele alınmasından kaynaklanan yapısal bir problem olarak, Yüce Meclisin, esas itibariyle, plan ve program uygulaması çerçevesinde programlar ve alt programlar üzerinden yapması gereken denetim sürecine ilişkin tereddütlerimiz açıkça ortadayken, bu madde düzenlemesini başka türlü ele almamız, en azından, şimdilik mümkün değildir.

Uyarılarımızın gözardı edilmeyip dikkate alınması temennisiyle, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Kemal Sağ (CHP, Adana). “Devlet memurları kanunu ve türkiye cumhuriyeti emekli sandığı kanunu ile diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.827)”. TBMM Genel Kurulu, 68. Birleşim tutanağı, 9 Mart 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kemal-sag-22-2005-03-09-devlet-memurlari-kanunu-ve-turkiye-cumhuriyeti-emekli-sandigi-kanunu-i (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
