# Doğal gaz piyasası kanununda değişiklik yapılması hk (s:s:932)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Kemal Sağ (CHP, Adana)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim
- **Tarih:** 16 Haziran 2005
- **Gündem:** DOĞAL GAZ PİYASASI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HK (S:S:932)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/kemal-sag-22-2005-06-16-dogal-gaz-piyasasi-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hk-s-s-932

> Kemal Sağ (CHP), 16 Haziran 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DOĞAL GAZ PİYASASI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HK (S:S:932)); konuşma 1.240 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA KEMAL SAĞ (Adana) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 932 sıra sayılı Doğalgaz Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin 2 nci maddesi hakkında, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu ve şahsım adına söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Gerekçesi "yapılmakta olan doğalgaz kontrat ihalesinin, ihale sonrası piyasada rekabet şartlarında doğalgaz teminini daha verimli hale getirecek şekilde yapılması öngörülmektedir" şeklindeki kısa bir açıklamadan ibaret olan bu madde, 4646 sayılı Yasanın ilgili maddesinde, küçücük, ama önemli değişiklikler yapmaktadır. 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanununun ilgili geçici 2 nci maddesinin birinci fıkrasında, doğalgaz alım kontratlarının ihale yoluyla devrine ilişkin sürece, mevcut ifade biçimi korunarak, aralara serpiştirilen küçük ve kısa ifade ilaveleriyle yapılan müdahaleler sonucunda, ihale süreci önemli ölçüde değiştirilmiştir. Maddenin daha önceki biçimiyle, BOTAŞ tarafından ithalat yeterlilik lisans sahibi şirketlerin katılacağı bir ihale yapılması öngörülmüşken, bu kanun teklifiyle araya girilen "satıcı şirketten sözleşme devri hususunda önonay alan" ifadesiyle, sadece satıcı şirket olan, örneğin, Rus kontratının tarafı olan Gaspromun ya da Cezayir kontratının tarafı olan Sonatrak'ın onayını alan lisans sahibi şirketlerin katılacağı bir ihale öngörülmüştür.

Kanunun mevcut şeklinde, yapılacak ihaleyi kazanan şirketin devir için BOTAŞ'tan alacağı muvafakat aranırken, bu kanun teklifinde "ihalede birinci olan şirketten başlamak üzere satıcı tarafla görüşmek ve yeni sözleşme imzalamaya yönelik satıcı onayını temin etmek üzere BOTAŞ tarafından tüzelkişilere sırayla muvafakat verilir" denilerek, yapılacak olan ihalenin bir müsamereye çevrildiği görülmektedir. Yani, süreci yeni baştan ele alırsak, ithalat lisans sahibi şirketlerin, örneğin, Rus kontratları için önce Gaspromdan önonay alıp, sonra ihaleye katılması ve ihale sıralamasına göre yeniden Gasprom ile görüşmek ve sözleşme imzalamak üzere BOTAŞ'tan sırayla muvafakat almaları gerekiyor. Yasanın mevcut şekline göre, satıcı ile sözleşme imzalanamaması halinde, ihaleyi kazanan ithalatçı şirketin, BOTAŞ'ın tüm yurtdışı mükellefiyetini yerine getirmeyi kabul etmesi ve ikili anlaşmalarla belirlenen doğalgaz alım fiyatının altında olmamak koşuluyla satış yoluyla devir işleminin gerçekleşebileceğini hüküm altına almışken, görüşülen yasa teklifinde, ilgili ihalede tüzelkişilerin sözleşme yapamaması halinde, ithalat, lisans, yeterlilik sahibi şirketlerin katılacağı ve kazanan ithalatçı şirketin, yukarıda sayılan BOTAŞ'a ait ve diğer mükellefiyetleri yerine getirerek miktar devrinin yapılacağı şeklinde bir düzenleme uygun görülmüştür.

Buradan şu sonuç çıkmaktadır ki, biz, kontrat devri suretiyle; yani, ilgili kontratı tüm hak ve yükümlülükleriyle birlikte ihaleyi kazanan ya da ihaleye katılanlardan herhangi birine bu devri yapamamaktayız; ancak, satıcı taraf, örneğin, Rus kontratları için, Gasprom, içinde kendi uygun gördüğü şirkette bulunan bu adaylar arasından istediğini seçebilecek ve kontrat devrini bu aday ya da şirkete yapabilecektir. Böylece, kontrat devirleri bakımından bu yasa değişikliği teklifiyle Mavi Akım Anlaşmasında hattın inşaı için öngörülen model bir başka şekliyle yeniden karşımıza çıkmaktadır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu modeli, artık, Rusların taraf olduğu doğalgazla ilgili anlaşmalardan öğrenmiş bulunuyoruz. Doğrusu, bu nedenle, şaşırtıcı olmadığını söylemeliyim.

Özetlemek gerekirse, bu yasa değişikliği teklifiyle, aslında, kontratın devredileceği şirket de tanımlanmış olmaktadır. Bunun için kâhin olmanın gerekmediğini, katılacak şirketlerden hangisiyle bu devre onay verecek olan satıcının, ortaklık ya da ortaklıklarının bulunduğuna bakmanın yeterli olacağını da ilave etmeliyim. Bunu ben söylemiyorum değerli arkadaşlar. Hükümetin bir teklifi olarak ilgili komisyonda görüşülen ve 647 sıra sayısıyla Büyük Millet Meclisi gündeminde olan Elektrik Piyasası Kanunu, Doğalgaz Piyasası Kanunu ve Petrol Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısıyla öngörülen değişikliklerden, 6 ncı maddenin gerekçesinden aynen okuyorum değerli arkadaşlar: "Ayrıca, 4646 sayılı Kanun kapsamında öngörülen kontrat devirlerinin gerçekleştirilemeyeceği anlaşılmış olup, miktar devri ile yükümlülüklerin BOTAŞ üzerinde kalmasının yanı sıra, tek fiyatlı olan kontratın parça parça devredilmesinin, devralanlar için kontrat sonuna kadar alış fiyatlarında bir değişimin söz konusu olmadığı, kanunla kimsenin piyasa payının yüzde 20'sini geçemeyeceği gibi konular da gözönünde tutulduğunda tüketici açısından bir rekabet sonucu fiyat düşüşü yaratamayacağı da aşikârdır."

Değerli milletvekilleri, evet, doğru duydunuz. Bu, hükümetin görüşüdür ve aynen anlaşıldığı gibi acı bir itiraftır. Demek ki, neymiş; bir; kontrat devirlerinin 4646 sayılı Kanuna göre devri mümkün değilmiş. Neden; çünkü, miktar devri ile yükümlülükler BOTAŞ üzerinde kalıyor. İki; kontrat devirleri suretiyle fiyat düşüşü beklemek koca bir hayalmiş. Neden; çünkü, tek fiyatlı olan kontratın parça parça devredilmesiyle devralanlar için kontrat sonuna kadar alış fiyatlarında bir değişim söz konusu olmayacaktır.

Peki, o zaman neden böyle bir yasa değişikliği teklifi veriliyor? Sebebi çok basit; zira, bu piyasada BOTAŞ tek oyuncu, tek oyuncu, tek aktör durumunda ve üstelik de kâr ediyor. O halde, bu kârlı işlerin bir an önce özel sektöre devri gerekiyor. Bu millî bir kuruluş imiş, yabancı imiş, malı satan artık hem satarken hem alırken kazanacakmış, ülke döviz kaybedecekmiş ne gam; artırırsınız doğalgaz fiyatlarını, olur biter! Tepki mi aldınız; artırırsınız dolaylı vergileri, biter gider! Zaten şu teklifin kendisi bile, ilgili yasaya, onun temel esprisine aykırı değil mi?!

Bakınız, değişikliğini konuştuğumuz 4646 sayılı Doğalgaz Piyasası Kanunun "Amaç" başlıklı 1 inci maddesi ne diyor: "Bu kanunun amacı; doğalgazın kaliteli, sürekli, ucuz, rekabete dayalı esaslar çerçevesinde çevreye zarar vermeyecek şekilde tüketicilerin kullanımına sunulması için, doğalgaz piyasasının serbestleştirilerek malî açıdan güçlü, istikrarlı ve şeffaf bir doğalgaz piyasasının oluşturulması ve bu piyasada bağımsız bir düzenleme ve denetimin sağlanmasıdır."

Doğalgazı rekabete dayalı ve ucuz olarak sağlayamıyorsanız, kamu gücüyle bu şartların yaratılmasına çalışır ve bu husustaki birikmiş tecrübeleri heba etmezsiniz değerli arkadaşlar. Akıl ve samimiyet bunu gerektirir.

Burada kastettiğimiz kurum ise BOTAŞ'tır. BOTAŞ, kimdir, ne yapar; bunu da 647 sıra sayılı tasarının 5 inci madde gerekçesinden okuyalım; bir diğer ifadeyle, hükümetin ağzından dinleyelim: "1987 yılından beri doğalgaz ithalatı yapan BOTAŞ'ın alıcı olarak taraf olduğu 9 adet doğalgaz alım-satım anlaşması mevcuttur. Bu anlaşmalar uzun dönemli ve birçoğu hükümetlerarası anlaşmalar çerçevesinde yapılmış özel hukuk hükümlerine tabi ticarî anlaşmalar olup, asgarî alım taahhütleri mevcuttur. Bu anlaşmaların asgarî alım taahhütlerinin yekûnları çerçevesinde BOTAŞ'ın ithalat yapısı ve ithal ettiği doğalgazı ülke sathında satması gerekmektedir. Ülkenin ihtiyaçları kapsamında 4646 sayılı Kanun öncesinde imzalanmış olan bu anlaşmaların devri veya feshi için hukukî ve ticarî bir süreç gerektiği gibi, bunun ötesinde de anlaşmaların diğer taraflarının da rızasını gerektirmektedir. BOTAŞ'ın uluslararası taahhütleri çerçevesinde pazar payını kanunda belirtilen yüzde 20 seviyesine indirmesi makul ve basiretli bir tüccar olarak kendi elinde değildir. Öte yandan, kanunda konulmuş bulunan yüzde 20 seviyesinin amacı, pazarda tekellerin önlenmesi içindir. BOTAŞ'ın tekel durumunu suiistimal etmemesi için halihazırda satış fiyatları Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunca düzenlenmektedir." Yani, uzun yıllardır gaz arz eden ülkeler ve bunların kurumlarıyla dişe diş müzakereler yapan, pazarlık eden BOTAŞ, belki de bu yüzden, 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin kendisinden beklediği ve yükümlü olduğu makul ve basiretli bir tüccar olarak elindeki kontratları vermeyecek; bununla yetinmeyecek, EPDK olmasa, tekel durumunu da suiistimal edecek.

Bunları kim söylüyor değerli arkadaşlar; bunları, BOTAŞ yönetimini atayan, yönetim personelini atamakla kalmayıp, her düzeyde personel atamalarıyla BOTAŞ'ı kasıp kavuran hükümet söylüyor.

Peki, BOTAŞ'ın ilgili olduğu bakan ve bakanlık ne yapıyor; BOTAŞ üzerinde denetim ve gözetim yetkisi yok mudur; yoksa, ilgili bakanlık, bağlı ve ilgili kuruluşlar üzerindeki kontrolünü mü kaybetti? Anlaşılan odur ki, artık, iş bilmezliğin ve akıl, izandışı uygulamaların siyasî sorumluları, bağlı ve ilgili kurumları hedef gösterip, günah keçisi ilan etmeye başladılar.

Değerli arkadaşlarım, 647 sıra sayılı tasarıdan bazı bölümleri aktardım size; ancak, 4646 sayılı Yasada neyi değiştirdiğini henüz söylemedim. Bu kanun teklifi yasalaştıktan sonraki aşamayı ilgilendiren bir tasarıdan bahsediyorum aslında; yani, bu teklife göre gaz alım kontratları ya da miktarlar devredildikten sonra devralan özel sektörümüzün özel şirketlerinin al ya da öde yükümlülüklerinin BOTAŞ üzerinde kalmasını ve mevcut kontratların özel sektöre açılacak kısmını yüzde 25'le sınırlayan ya da bu kontratların yüzde 75'inin BOTAŞ'ın elinde patlamasını sağlayacak olan ve ayrıca, ithalat serbestliği getiren bir yasa tasarısından bahsediyorum.

Yüzde 25 oranı neye göre mi belirlenmiş; gayet basit, fiilî tüketim miktarına göre. Bu durumda, gaz arz fazlasına ilişkin al ya da öde yükümlülükleri kimin üzerinde mi kalıyor; bence siz cevabı biliyorsunuz. Henüz tahmin edemeyenler varsa, ayrıntılar için 647 sıra sayılı tasarının görüşmelerini bekleyecekler ve sanıyorum kontrat sahibi şirketler bazında…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Kemal Sağ (CHP, Adana). “Doğal gaz piyasası kanununda değişiklik yapılması hk (s:s:932)”. TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim tutanağı, 16 Haziran 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kemal-sag-22-2005-06-16-dogal-gaz-piyasasi-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hk-s-s-932 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
