# 2006 merkezi yönetim bütçe kan.tas.(tbmm,rtük,cumhurbaşkanlığı,sayıştay,anayasa mahkemesi)birinci tur

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Kemal Sağ (CHP, Adana)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 32. Birleşim
- **Tarih:** 15 Aralık 2005
- **Gündem:** 2006 MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KAN.TAS.(TBMM,RTÜK,CUMHURBAŞKANLIĞI,SAYIŞTAY,ANAYASA MAHKEMESİ)BİRİNCİ TUR
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/kemal-sag-22-2005-12-15-2006-merkezi-yonetim-butce-kan-tas-tbmm-rtuk-cumhurbaskanligi-sayista

> Kemal Sağ (CHP), 15 Aralık 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 32. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2006 MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KAN.TAS.(TBMM,RTÜK,CUMHURBAŞKANLIĞI,SAYIŞTAY,ANAYASA MAHKEMESİ)BİRİNCİ TUR); konuşma 1.043 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA KEMAL SAĞ (Adana) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2006 Yılı Merkezî Yönetim Bütçe Yasa Tasarısının Sayıştayla ilgili bölümünde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; sözlerime başlarken hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Geçen yıl yine bu kürsüden 2005 malî yılı bütçesi hakkında da Sayıştayla ilgili bölümde birçok uyarıda ve eleştiride bulunmuştum. Bu eleştirilerimizin bazılarının dikkate alındığını memnuniyetle görüyoruz. 5018 sayılı Yasa tamamıyla 2006 yılbaşında yürürlüğe girecek. Bu yüzden, bugün daha çok, Sayıştayın bundan böyle üstlenmesi gereken yeni misyonuna ve gündemdeki Sayıştay Yasa Tasarısıyla ilgili, yeni değişikliklerle ilgili görüşlerimizi açıklamaya çalışacağım.

Bilindiği gibi, Cumhuriyet Halk Partisinin desteğiyle Anayasamızda gerekli değişiklikler yapılarak 5018 sayılı Yasayla uyum sağlanmıştır. Yapıcı muhalefet anlayışımızla, 5018 sayılı Yasaya ilişkin olarak 2003 yılında yine bu kürsüden yaptığımız eleştiriler maalesef iki yıl içerisinde bizi haklı çıkarmıştır ve AKP Hükümeti, o yasayı, hiçbir değişiklik yapmadan, hiçbir uygulama yapmadan değiştirmek zorunda kalmıştır ve yasama tarihinde bir ilkin de sahibi olmuştur. Evet, bu onur size yeter değerli AKP'li arkadaşlarım...

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sayıştay mevcut yapısıyla diğer çağdaş ülke sayıştayları için çizilen hukukî ve teorik çerçeveyle genelde uyum içerisindedir. Bu nedenle, bize göre, Sayıştay Yasasında çok kapsamlı ve köklü değişiklikler yapmaya gerek yoktur.

Sayıştayın bugünkü statüsü Anayasamızın 160 ıncı maddesinde belirlenmiştir. Bu bağlamda, Sayıştay denetimini, uygunluk denetimi, malî denetim ve performans denetimi şeklinde gerçekleştirmektedir. Gerek uygunluk, gerek malî ve gerekse performans denetimlerinin yapılabilmesi, Sayıştaya hesap vermekle sorumlu olanların kamu adına yaptıkları işlemler sonucunda düzenleyecekleri belgeleri sunmasıyla mümkün olabilecektir; ama, ne var ki, 5018 sayılı Yasada hesap vermekle sorumlu olanlar belirtilmemiştir. Bu durumun uygulamada kargaşaya yol açması kaçınılmazdır. Bu konudaki uyarılarımızı, yine, Genel Kuruldaki görüşmeler sırasında, AKP'liler olarak dikkate almadınız. Umarız ki, Sayıştay Yasası değişikliklerinde uyarılarımızı dikkate alırsınız.

Değerli arkadaşlar, malî denetimin yapılabilmesinin ana unsuru muhasebe düzenliliğidir; yani, kayıt nizamıdır. Yasayla muhasebe yetkililerine verilen bu görevin layıkıyla yerine getirileceğine inanıyoruz. Bu inancımı da, Cumhuriyet Halk Partisi olarak bütün uğraşlarımıza rağmen, AKP'nin duyarsızlığı, ilgisizliği ve önergelerimizi dikkate almamaları sebebiyle, her ne kadar 5018 sayılı Yasa değişikliği sırasında hakları korunmamış olsa bile, bu görevi sayman sıfatıyla bugüne kadar layıkıyla yapan ve bundan böyle muhasebe yetkilisi olarak görevlerini sürdürecek olan kamu görevlilerinin geçmişteki gayretli ve azimli çalışmalarına dayanarak belirtiyorum.

"Performans denetimi" kavramı, ilk defa, 4149 sayılı Kanunla Sayıştay mevzuatına girmiş; ancak, yapının yetersizliği nedeniyle, birkaç pilot uygulama dışında bugüne kadar pek uygulama alanı bulamamıştır. 5018 sayılı Yasayla, performans denetimi için gerekli olan altyapı oluşturulmaktadır. Bugün görüşülmekte olan merkezî yönetim bütçe yasasıyla da, performans esaslı bütçe hazırlandığı hükümetçe iddia edilmektedir. Böylece, Sayıştayın performans denetiminin önü açılmış olmaktadır. Bundan böyle, Sayıştayımızın, ciddî olarak, performans denetimi yapmasını bekliyor ve Cumhuriyet Halk Partisi olarak da, bu hususun takipçisi olacağımızı, buradan belirtiyorum.

Önümüzdeki günlerde Meclis gündemine girecek olan Sayıştay Yasa Teklifi hakkında da iki önemli uyarımızın, sorumlu muhalefet anlayışımız dolayısıyla ve bunun yeni bir örneği olarak tutanaklara geçmesini arzu ediyorum.

Birinci uyarımızı Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulunun geleceği hakkında yapmak istiyorum. AKP Hükümetinin, bir kısmını satarak, birçoğunu kapatarak ve bazılarını da peşkeş çekerek, özelleştirme adı altında tasfiye sürecine giren KİT'ler sayıca azalmaktadır ve bunların denetimini yapan Yüksek Denetleme Kurulunun fonksiyonu da, dolayısıyla, azalmaktadır.

1938'den beri KİT'lerin her bakımdan denetimini yapan ve 5018 sayılı Yasayla yapılan değişiklikten sonra Sayıştayın genişleyen denetim portföyü ve merkezî yönetim bütçesinin 2 nolu cetveline dahil edilen kuruluşlardaki denetim tecrübeleri Sayıştay denetimine de olumlu katkı yapacağından, bundan böyle her iki kuruluşun aynı çatı altında görev yapması doğru olacaktır. Ancak, bunu yaparken, YDK üye ve denetçilerinin özlük haklarının da Sayıştay üye ve denetçilerine paralel olarak iyileştirilmesi şarttır.

İkinci uyarımızı, Sayıştayın denetim yetkisi genişletilirken, yargı yetkisinin daraltılmasına ilişkin olarak yapmak istiyorum. Anayasamızın 160 ıncı maddesindeki "sorumluların hesap ve işlemlerini kesin hükme bağlamak" şeklindeki hüküm, 5018 sayılı Yasanın 68 inci maddesindeki yeni düzenlemeyle, Sayıştayın yargı yetkisini, sadece bir durum tespiti yapmak haline getirmiştir ve bir nevi elinden almış olmaktadır.

Sayıştayın yargı yetkisinin kaldırılması düşünülüyorsa, bu bir siyasî tercihtir, kabul etmesek bile bir şey diyemeyiz. Yalnız, burada yanlış olan husus, bu tercihin net bir siyasî tercih olarak ortaya konulmayıp, yapılan düzenlemelerle yargı yetkisinin dolaylı olarak zaafa uğratılmaya çalışılmasıdır.

Eğer, Sayıştayın yargı yetkisi elinden alınmak isteniyorsa, buna ilişkin hükümler taslaktan tümüyle çıkartılmalı, eğer, bu yetki korunacaksa, doğru ve kesin bir hüküm konularak siyasî tercih açıkça ortaya konulmalıdır.

Cumhuriyet Halk Partisi olarak bizim görüşümüz, Sayıştayın yargı yetkisinin korunması ve genişletilmesi yönündedir; çünkü, Sayıştayın yargı yetkisi, 1862'de Divanı Âli Mahkemei Kübra olarak kurulan Sayıştay tarafından bugüne kadar doğru ve yerinde kullanılmıştır. Bugün kaldırılmasını gerektiren bir husus olmadığı gibi, AKP Hükümetinin uygulamaları dikkatle izlendiğinde, bilakis, devamını gerektiren önemli birçok neden ortaya çıkmaktadır. Anayasamızın 125 inci maddesindeki "idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır" hükmü karşısında bütçe uygulamaları yargı denetimi dışında bırakılamaz. Bu uygulamaların Sayıştayca kesin hükme bağlanmaması halinde, sorumlulukların adlî yargıda hükme bağlanması gerekeceği tabiîdir. Bu durum, mahkemeler açısından ek bir iş yükü, sorumlular açısından içinse katlanılması güç bir külfet oluşturacaktır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sayıştay ve Maliye Bakanlığının kamu maliyesi konusundaki uzmanlığı, deneyimli kadrolarının fedakârca çalışmaları ve ciddî bir meslekî eğitimden geçmesinden kaynaklanmaktadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Sağ, konuşmanızı tamamlayınız.

KEMAL SAĞ (Devamla) - Ancak, AKP Hükümetinin kadrolaşma anlayışı yüzünden bu deneyimli kadrolar her iki kurumdan da hızla uzaklaşmakta veya uzaklaştırılmaktadır; çünkü, AKP, bu kadrolardan rahatsızlık duymaktadır. Sadece bu kadrolardan rahatsızlık duymakla kalmayıp, cumhuriyetin temel kurumlarından da rahatsızlık duymaktadır. Bu nedenle de, söz konusu bu kurumları teker teker tahrip ederek, parçalayarak, yok etmeye çalışmaktadır. Şimdi, bu tahribatı Sayıştayda yapmak üzeresiniz. Bu konunun detayına şimdilik girmiyorum; ancak, Cumhuriyet Halk Partisi olarak, tasarı Meclise geldiğinde, o zaman, konuşacağız.

Arkadaşlar, lütfen eleştirilerimize kulak veriniz; unutmayın ki, eleştiri varsa iyileştirmeye açık alanlar var demektir. Sonuç olarak, 5018 sayılı Yasayla denetim işlevi genişletilen; ancak, yargısal işlevi ortadan kaldırılmak istenen Sayıştay, Anayasamızın 160 ıncı maddesiyle verilen görevini tam olarak yerine getiremeyecektir; bu nedenle, yakında Parlamento gündemine gelecek olan Sayıştay Kanun Teklifinde bu hususların dikkate alınarak, Sayıştayın tarihî misyonuna uygun şekilde yapılandırılması sağlanmalıdır.

Değerli arkadaşlar, vaktim biraz kaldığı için kullanmak istiyorum izninizle. Tekelin Adana Sigara Fabrikasının, 700 işçisiyle, bugün, Özelleştirme İdaresinde, kapatılma kararı alınmak üzere toplanılmaktadır. 2000-2005 yılında, 1 trilyon para harcanarak yenileştirilen bu tesisin kapatılması, bana göre, cinayettir. Bunun, lütfen, dikkate alınmasını, Adana Sigara Fabrikasının kapatılmasından vazgeçilmesini, bu kürsüden, tüm millet huzurunda duyurmak istiyorum. Değerli arkadaşlar, bir de örnek vermek istiyorum: Bitlis kapatıldı, yeniden açıldı. Adana'nın da kapatılmamasını, lütfen, arz ediyorum.

Sözlerimi tamamlarken, 2006 yılı bütçesinin ülkemize hayırlı olmasını diliyor, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Kemal Sağ (CHP, Adana). “2006 merkezi yönetim bütçe kan.tas.(tbmm,rtük,cumhurbaşkanlığı,sayıştay,anayasa mahkemesi)birinci tur”. TBMM Genel Kurulu, 32. Birleşim tutanağı, 15 Aralık 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kemal-sag-22-2005-12-15-2006-merkezi-yonetim-butce-kan-tas-tbmm-rtuk-cumhurbaskanligi-sayista (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
