# 2006 merkezi yönetim bütçe kan.tas. maddelerin oylanması

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Kemal Sağ (CHP, Adana)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 43. Birleşim
- **Tarih:** 26 Aralık 2005
- **Gündem:** 2006 MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KAN.TAS. MADDELERİN OYLANMASI
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/kemal-sag-22-2005-12-26-2006-merkezi-yonetim-butce-kan-tas-maddelerin-oylanmasi

> Kemal Sağ (CHP), 26 Aralık 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 43. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2006 MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KAN.TAS. MADDELERİN OYLANMASI); konuşma 884 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA KEMAL SAĞ (Adana) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2006 Yılı Merkezî Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısının 21 inci maddesi hakkında, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına, söz almış bulunuyorum ve hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Bu madde, kamu iktisadî teşebbüslerinin 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 35 inci maddesi uyarınca doğmuş ve doğacak görev zararları, Türkiye Şeker Fabrikaları ile Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürlüğünün de dahilde işleme rejimi dolayısıyla doğacak görev zararları hakkında düzenlemeyi kapsıyor. Avans olarak Hazine Müsteşarlığı bütçesinde bu amaçla öngörülen ödeneklerden karşılanması hususu da ayrıca düzenlenmiş durumda.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle bir hususu açıklığa kavuşturmak istiyorum. Hazine Müsteşarlığı bütçesinden KİT'lere yapılan ödemeleri avans ödemesi olarak ifade etmek doğru değildir; çünkü, avans şeklindeki bir ödeme, bir ön ödeme şekli olup, miktarı önceden belli olmayan bir ödemeyi kapsar. KİT'lerin bilanço hesaplarının incelenmesi neticesinde doğmuş görev zararlarının hangi tutarlarda olduğunu kolayca anlamak mümkündür. KİT'lerin fiilî görev zararlarına ilişkin ödemeler, Hazinece zamanında ve tam olarak yapılmamaktadır; dolayısıyla, burada "avans" adı altında yapılacak ödemeler, gelecekte yapılacak bir giderin karşılığı değil, fiilî harcama karşılığı bir ödeme durumundadır. Bu nedenle, kavramları doğru yere oturtmak için, Hazine Müsteşarlığınca, KİT'lere gerçekleşmiş görev zararları karşılığı yapılacak ödemeleri, avans ödemesi şeklinde değil, doğrudan ödeme şeklinde ifade etmek daha doğrudur. Yapılacak ödeme, ne zaman ki, gelecekteki, yani doğacak görev zararlarını karşılamak için yapılacak bir ödeme olur, ancak o zaman avans ödemesi kavramını kullanmış oluruz. Yıllardır, KİT'ler için, sürekli, görev zararından bahsedilir durur. Nedir bu görev zararı; açıklayayım değerli arkadaşlar. Eğer, Bakanlar Kurulu, herhangi bir KİT'e, konusuyla ilgili bir görev verir ve bu görevle ilgili olarak bir satış fiyatı belirler, bu satış fiyatı da maliyet fiyatının altında olursa, ortaya çıkan zarar, görev zararıdır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görev zararı öngörülen satışların Hazine tarafından ödenmesi şeklindeki finansman biçimi, harcamanın hemen ardından ödeme yapılmaması nedeniyle, teşebbüsün zararına yol açmaktadır. KİT'lerin, satış fiyat ve politikalarına siyasî otoritenin müdahalesi, bu KİT'lerin piyasadaki prestijlerini de sarsmaktadır. KİT'lerin görev zararlarının karşılanması için bütçeye konulan hüküm, KİT'lerin gerek özkaynak gerekse kredi kullanarak girdiği finansman darboğazını önlemeye yetmemektedir; çünkü, Hazinece görev zararlarını karşılamaya yönelik ödemeler zamanında yapılmamaktadır. Oysa, hem bütçenin şeffaflık ve hesap verilebilirlik prensibini hem de KİT'lerin malî yapısını bozan bu uygulama yerine, bu harcamaların bütçenin ilgili bölümünde ödeneğe bağlanması ve harcamanın ödenek aktarma işleminden sonra yapılarak, bu uygulamadan doğan finansman yükü, KİT'ler üzerinden kaldırılmalıdır. Nitekim, tasarıda yer alan Toprak Mahsulleri Ofisi ve Türkiye Şeker Fabrikaları AŞ'nin 2004 yılı bilanço hesaplarına baktığımızda, dahilde işleme rejimi kapsamındaki buğday ve şeker satışlarının özkaynaklarla finanse edilmeye çalışıldığını görüyoruz; ancak, yeterli özkaynak olmadığı için dış kredi kullanılmış, daha sonra, söz konusu kuruluşlara, Hazine tarafından görev zararı kapsamında ödeme yapılmasına rağmen, önemli büyüklükte bir finansman gideri doğmuştur ve bunlar da, tabiî, dolayısıyla, maliyet hesaplarına yansıtılmıştır. Bu tutarlar, Toprak Mahsulleri Ofisi için 2004 yılında 49,4 trilyon, Türkiye Şeker Fabrikaları içinse toplam 58,4 trilyon olmuştur. Dolayısıyla, dahilde işleme rejimi kapsamında yapılan satışlardan doğan bu görev zararlarının Hazinece karşılanması nedeniyle, bu satışları yapan KİT'ler için herhangi bir külfet oluşturmadığı düşüncesi doğru değildir. Verdiğim bu rakamlar devletin resmî rakamları olup, Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulunun 2004 yılı raporlarından alınmıştır. Uygulama sonuçları, bu yöntemle yapılan satışların bütçeye getirdiği yük bir yana, dünya fiyatlarıyla neden rekabet edemediğimizi de önemli ölçüde cevaplamaktadır. Katlandığımız bütün bu maliyetlere karşılık elde edilen ihracat kazancımızın ne olduğunu bile bilemeyişimiz, sorunun ciddiyetini daha da artırmaktadır.

Değerli arkadaşlar, KİT Komisyonunda, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak yaptığımız tespitler sonucunda, Toprak Mahsulleri Ofisi ile Türkiye Şeker Fabrikaları AŞ tarafından dahilde işleme rejimi kapsamında yapılan buğday ve şeker satışları konusunda, hem Cumhuriyet Halk Partisi hem de Adalet ve Kalkınma Partisi tarafından 2 adet Meclis araştırması önergesi verilmiştir ve bu önergeler, 1 Temmuz 2005'te kabul edilmiştir; ancak, bugüne kadar, hâlâ, bu 2 ciddî araştırma önergesi görüşülmeye alınmamıştır. Konu gerçekten ciddîdir. Önüne geçilmediği takdirde sonuçları da vahim olacaktır. Söz konusu önergelerin, Meclis Genel Kurulunda bir an önce görüşülmeye başlanması ve bunun sağlanması ve kurulacak komisyon marifetiyle de gerekli önlemlerin alınmasını bekliyoruz.

Sizlere dün sunduğum 2 anket sonucundan sonra, bugün de, AKP Hükümetinin başarısını gösteren bir başka istatistikî gelişmeyi bilgilerinize sunmak istiyorum. Ondan sonra huzurunuzdan ayrılacağım değerli arkadaşlar.

Türkiye Ulusal İstatistik Kurumunun açıkladığı verilere göre, işsizlik oranı, ağustos ayında yüzde 9,4 iken, eylül ayında bu oran yüzde 9,7'ye çıkmıştır. Hani ekonomi yüzde 10 büyümüştü?! Hani millî gelir artmıştı, 5 000-6 000'li rakamlardan bahsediyorduk?! Değerli arkadaşlar, peki, işsizlik neden azalmıyor da artıyor?! Sayın AKP'liler, görüyorsunuz ki, her şeyi toz pembe göstermekle, göz boyamakla olmuyor. Rakamlar, açıkça başarısızlığınızı belgeliyor.

Yine, bu bütçeyle de yatırımlar için yeterli ödenek konulmamıştır. Yatırım olmayınca da istihdamı artırmak, işsizliği önlemek mümkün değildir değerli arkadaşlarım. İktidarınız döneminde yaptığınız 4 bütçenin hepsinde de yatırıma yeterli ödeneği koymadınız. Demek ki siz, işsizliği önlemeyi düşünmüyorsunuz. 2006 bütçesi, yatırım ödeneği bakımından, şu ana kadar yapılmış en zayıf bütçe görüntüsündedir değerli arkadaşlar. Yani, 2002 ve öncesini bırakın, kendi döneminizde dahi, yatırım ödeneği bakımında, en zayıf bütçedir. Peki, nasıl olacak da siz işsizliği önleyeceksiniz?!

Değerli arkadaşlar, ürün sepetini değiştirip enflasyon oranını düşürdüğünüzü söyleyerek övünmek yerine, işsizlik oranını düşürerek övünün lütfen. Kaldı ki, fakir fukaranın mutfağındaki yangın halen devam ediyor. Yoksulluk sınırının altındaki milyonlarca vatandaşımız, eğer bu ekonomi politikaları böyle devam ederse, korkarım ki, yakında, aş yerine taş kaynatacaklar.

Değerli arkadaşlar, sözlerimi burada tamamlarken, ülkemiz ve ulusumuz için daha az işsizliğin yer aldığı, daha çok refahın oluştuğu güzel bir yeni yıl ve bayram dileğiyle, 2006 yılı bütçesinin tekrar ülkemize hayırlı, uğurlu olmasını diliyor, bu duygularla Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Kemal Sağ (CHP, Adana). “2006 merkezi yönetim bütçe kan.tas. maddelerin oylanması”. TBMM Genel Kurulu, 43. Birleşim tutanağı, 26 Aralık 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kemal-sag-22-2005-12-26-2006-merkezi-yonetim-butce-kan-tas-maddelerin-oylanmasi (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
