# Sosyal güvenlik prim alacaklarının yeniden yapılandırılması ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.1066)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Kemal Sağ (CHP, Adana)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 65. Birleşim
- **Tarih:** 21 Şubat 2006
- **Gündem:** SOSYAL GÜVENLİK PRİM ALACAKLARININ YENİDEN YAPILANDIRILMASI VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.1066)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/kemal-sag-22-2006-02-21-sosyal-guvenlik-prim-alacaklarinin-yeniden-yapilandirilmasi-ve-bazi-ka

> Kemal Sağ (CHP), 21 Şubat 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 65. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOSYAL GÜVENLİK PRİM ALACAKLARININ YENİDEN YAPILANDIRILMASI VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.1066)); konuşma 917 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA KEMAL SAĞ (Adana) - Sayın Başkan, değerli üyeler; 1066 sıra sayılı yasa tasarısının 16 ncı maddesi hakkında, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; sözlerime başlarken, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, binlerce, hatta, yüzbinlerce insanın beklediği bu af tasarısı, nihayet, yasalaşıyor. Yaklaşık üç yıldan beri prim borçlusu olan insanlar, daha önceki SSK Yasasının uygulamada iyi bir sonuç vermemesi dolayısıyla, perişan durumda bekliyordu ve bugün, nihayet, tekrar, yeni bir afla SSK, Bağ-Kur ve diğer çalışanların durumları düzeltiliyor. İnşallah, darısı diğer, acil, bekleyen yasaların başına diyorum.

İşte, bu hafta görüşeceğimiz bir başka yasa da, kredi kartları yasası da bunlardan bir tanesi. Eğer o yasanın da yaklaşık bir yıldan beri Genel Kurula getirilmesi geciktirilmemiş olsaydı, zannediyorum, o, birkaç gün önce intihar etmek zorunda kalan polis kardeşimiz bugün hayatta olacaktı, belki de evini yakan o vatandaş evini yakmak zorunda kalmayacaktı.

Değerli arkadaşlar, yasa sona ererken yapacağım genel değerlendirme öncesinde bir noktaya temas etmek istiyorum. Değerli arkadaşlar, bu maddenin yazımında maddî olarak hata vardır. Bakın, ben, maddeyi okumak istiyorum: "Bir sosyal güvenlik kurumuna kayıtlı olması gerekirken, bir başka sosyal güvenlik kurumuna prim ödeyen sigortalının, bu durumunun tespiti halinde, yanlışlıkla prim yatırdığı sosyal güvenlik kurumunda geçen süreleri, herhangi bir işleme gerek olmaksızın, halen prim ödemeye devam ettikleri sosyal güvenlik kurumuna aktarılır. Bu aktarımda, eksik prim ödendiğinin tespit edilmesi halinde, aradaki fark, yasal faiziyle birlikte bu durumun tespit edildiği ayı takip eden ay başından başlamak üzere 60 gün içinde sigortalıdan tahsil edilir. Fazla ödemenin tespit edilmesi halinde ise bu fark sigortalıya ödenir."

Değerli arkadaşlar, bir sigortalı düşünün, bir kuruma, örneğin Bağ-Kura tabi olması gerekirken yanlışlıkla sigortalı olmuş. Tekrar, deniliyor ki, daha önceki, yanlışlıkla çalıştığı, sosyal sigorta kurumunun prim ödemesi devam eder ve bir önceki yanlış ödenen kurumun primleri de aktarılır.

Değerli arkadaşlar, benim önerim, henüz bu madde geçmemiş iken, bu maddî hatanın düzeltilmesi. Biz önerge versek kabul etmezsiniz; ama, İktidar Partisi tarafından bir önerge verilerek bu yanlışın giderilmesi gerekir değerli arkadaşlar.

Bir de, bir konuyu ben eleştirmek istiyorum bu madde üzerinde… Diyor ki, tahsil ederken yasal faiz alırım; ama, geri öderken faiz ödemem. Değerli arkadaşlar, bir deyim vardır; ama, burada o deyimi tekrar etmeyeceğim. Yalnız, devletin gücünü gösterirken de, mutlaka, vatandaşın haklarını da gözardı etmemek gerekir diye düşünüyorum.

Değerli arkadaşlar, bu yasada eleştirmek istediğim birkaç husus var, onlara kısaca değinip konuşmamı tamamlayacağım.

Bakın, prim borcu olan borçlular açısından bu af yasası uygulanırken, uygulamada eşitsizlik yapılıyor. Örneğin, 100 milyarın altında borcu olan bir mükellef ile 100 milyarın üzerinde borcu olan mükellefe yapılan uygulama farklıdır. Ayrıca, SSK borçlusu ile Bağ-Kur borçlusuna yapılan uygulamada çok farklılık vardır. Bu, adil değildir değerli arkadaşlar.

İkinci bir faklı durum; çok zor durum halinin belirlenmesi sağlıklı bir sonuç vermeyecektir. Bunu yaparken 2004 bilançosunun esas alınması yerine, kanaatimce, 2005 bilançosunun esas alınması mükellefin gerçek durumunun doğru tespitinde daha yararlı olurdu diye düşünüyorum.

Tasarı, metin olarak oldukça karışık ve zor anlaşılır durumda. Bürokratik işlemler oldukça fazla ve maalesef, korkarım ki, pek çok yeni uyuşmazlık da bu anlaşmazlıktan doğacaktır.

Bir başka haksız bir durum var. Diyor ki yasa tasarısı: "Sigorta veya Bağ-Kur borcu affından istifade etmek için vergi borcu olmaması gerekir." Değerli arkadaşlar, 2003 yılındaki çıkardığınız vergi affında böyle bir hüküm getirmiş miydiniz? Bu da bana göre adil değildir değerli arkadaşlar.

Bir başka yanlış hüküm "daha önce yapılan tecil ve taksitlendirmelerden yararlananlar, aftan yararlanamaz" deniliyor. Bu koşul da bana göre adil değildir. Bu durumda, daha önce, af çıkmayacağını varsayarak, borcunu yapılandıranlar, bir bakıma, iyi niyetlerinin kurbanı olmaktadırlar.

ABDULLAH ERDEM CANTİMUR (Kütahya) - Orada bir yanlışlık var Kemal Bey.

KEMAL SAĞ (Devamla) - O zaman, Sayın Bakan açıklama yapar, eğer, yanlışım varsa, ben de kabul ederim, teşekkür ederim.

Bir yanlışlık daha var. Bakın, yürürlükteki yasalara göre, prim borçlusu durumundaki Bağ-Kurlular sağlık hizmetlerinden istifade edemiyor değerli arkadaşlarım; ama, siz, bu durumdaki bir Bağ-Kur borçlusuna, bu af yasası uygulaması sırasında, diyorsunuz ki, tüm prim borçlarını ödeyin; yani, o adam, zamanında sağlık hizmetinden istifade etmediği halde, bugün, eğer, bu aftan istifade etmeyi düşünüyorsa, tüm primleri ödemek zorunda kalıyor. Bence, bu da adil bir durum değildir değerli arkadaşlar.

Bakın, her af uygulamasında, iyi niyetli, gerek vergi mükellefi gerekse SSK ve Bağ-Kur borçlusu suiistimal ediliyor ve bence, haksızlığa uğruyor.

Değerli arkadaşlar, buradan ben bir çağrı yapıyorum tekrar -5 inci maddede bu çağrımı yapmıştım, yineliyorum- evet, bu af yasası, artık, bugün itibariyle, hemen hemen çıkacak; ama, lütfen, iktidarıyla muhalefetiyle, bundan sonra, ne vergi konusunda ne SSK ve Bağ-Kur konusunda ne de diğer konularda, bu Mecliste, artık, af konuşulmasın.

HÜSEYİN EKMEKCİOĞLU (Antalya) - Bu af değil!

KEMAL SAĞ (Devamla) - Herkes, kendi alanındaki yükümlülüğünü bilsin ve yükümlülüğünü yerine getirsin. O zaman, herkes iyi vatandaş olma yolunda adım atar ve ülkemiz için de iyi bir sonuç gelir diye düşünüyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hatırlarsanız, yine, 5 inci maddede söz aldığım sırada, bu yasadaki bazı yanlışların giderilmesi için, AKP İktidarının sık sık başvurduğu tekriri müzakere yöntemiyle, yanlışların giderilmesi için, bu yasanın yeniden görüşülmesi, en azından bazı maddelerinin görüşülmesinde ben yarar mülahaza ediyorum… Bu düşüncelerimi arz ettikten sonra, bu af yasasının…

Ayrıca, bilmiyorum, burada, benim, bir şey dikkatimi çekti. Oylama sırasında, çoğunluk aranmıyor. Bunun bir af yasası olduğundan acaba bir şüphe mi var? Yani, burada…

ÜNAL KACIR (İstanbul) - Bu, af yasası değil.

KEMAL SAĞ (Devamla) - Öyle ya efendim; peki, nasıl oluyor da, borçlar yeniden yapılandırılırken, borç aslını esas alıyorsunuz, TEFE'yi uyguluyorsunuz da, diğer faizleri neden almıyorsunuz? "Bu af değil..". Peki, adına ne diyorsunuz, bilmiyorum.

O yüzden, burada, çoğunluk aranması gerektiğini de düşünüyorum. Tabiî ki, bu konuda, Divan karar verir, Sayın Başkan karar verir. Ben düşüncemi arz ettim. Bu duygularla Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum, teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Kemal Sağ (CHP, Adana). “Sosyal güvenlik prim alacaklarının yeniden yapılandırılması ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.1066)”. TBMM Genel Kurulu, 65. Birleşim tutanağı, 21 Şubat 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kemal-sag-22-2006-02-21-sosyal-guvenlik-prim-alacaklarinin-yeniden-yapilandirilmasi-ve-bazi-ka (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
