# 193 sayılı gelir vergisi kanununda değişiklik yapılmasına ilişkin kanun (s.s1215)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Kemal Sağ (CHP, Adana)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 120. Birleşim
- **Tarih:** 27 Haziran 2006
- **Gündem:** 193 SAYILI GELİR VERGİSİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KANUN (S.S1215)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/kemal-sag-22-2006-06-27-193-sayili-gelir-vergisi-kanununda-degisiklik-yapilmasina-iliskin-kanu

> Kemal Sağ (CHP), 27 Haziran 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 120. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 193 SAYILI GELİR VERGİSİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KANUN (S.S1215)); konuşma 1.016 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA KEMAL SAĞ (Adana) - Sayın Baş­kan, değer­li mil­let­vekil­leri; 1215 sıra sayılı Gelir Ver­gisi Kanunun­da Değişik­lik Yapıl­masına İliş­kin Yasa Tek­lifinin 3 ün­cü mad­desi hak­kın­da Cum­huriyet Halk Par­tisi Grubu adına söz al­mış bulunuyorum; Yüce Heyetinizi say­gıy­la selam­lıyorum.

Kanunun genel gerek­çesine bak­tığımız zaman değer­li ar­kadaş­lar, tasar­ruf­ların ver­gilen­diril­mesine yönelik düzen­leme yapıl­dığını, yapılır­ken de AB uy­gulamalarına iliş­kin olarak uyum sağ­lan­dığını belir­tiyor­sunuz. Ay­rıca, ül­kemiz­deki kurum­sal yatırım­ların teş­vik edil­mesi amacıy­la, yatırım­cıların, yatırım fon ve or­tak­lık­ları aracılığıy­la yatırım yap­malarının özen­diril­mesinin amaç­lan­dığını da görüyoruz.

Değer­li ar­kadaş­lar, ön­celik­le bir şeyi çok merak ediyorum. Bu yasayı, bu tek­lifi, neden bu kadar apar topar, alelacele görüş­meye açıyor­sunuz? Bu acele neden? Ayın 22'sin­de verilen bir kanun tek­lifi, bir gün son­ra, ayın 23' ün­de Plan Büt­çe Komis­yonun­da görüşülüyor, 48 saat uy­gulamasına bile gerek görül­mek­sizin Genel Kurula getiriliyor.

Hükümet telaş için­de; âdeta, yan­gın­dan mal kaçırır­casına hareket et­mek­te. Ay­rıca, madem bir acil durum var ise, bu tek­lif, bu tasarı, neden bir Hükümet tasarısı olarak getiril­miyor da, bir mil­let­vekili tek­lifi olarak gün­deme taşınıyor; yok­sa, Hükümet ken­dine güvenemiyor mu değer­li ar­kadaş­lar?

Değer­li ar­kadaş­lar, hani, Sayın Baş­bakanımız, bu yılın baş­ların­da "fon­lara ver­giyi ilk koyan hükümet biziz" diyor­du ve övünüyor­du. Şim­di, ne ol­du da, fon­lar­daki yüz­de 15 olan ver­gi tev­kifatı sıfıra düşürülüyor. Yani, bol keseden ah­kâm kesen­ler, al­tı ay son­rasını göremediler mi? Ne ol­du şim­di?

Bak­tınız, sıcak­paranın gidişini fren­leyemiyor­sunuz, ül­kede kal­masını sağ­layamıyor­sunuz, bunu sağ­lamak için de, dar mükel­lefiyete tabi kurum­ların finan­sal kay­nak­lar­dan el­de et­tik­leri kazanç­tan kesil­mesi gereken yüz­de 15'lik stopajı, yüz­de 0'a düşürerek, yaban­cı ser­mayenin ül­kede kal­masına im­kân ver­meye çalışıyor­sunuz. Biz, Cum­huriyet Halk Par­tisi olarak, geçen yıl­dan beri siz­leri hep uyar­dık. Bu faiz­ler yük­sek­tir, dolar kuru sunî olarak düşük tutul­mak­tadır, it­halat pat­laması var­dır, ih­racat dur­ma nok­tasına gel­miş­tir, dış­ticaret açığı teh­likeli nok­tadadır. Yatırım yap­mayan sıcak­para risk­lidir dedik; ama, siz ne dediniz? Hiç­bir şey demediniz, sadece kös din­ler gibi din­lediniz sayın ar­kadaş­larım.

Şim­di soruyorum: Kanun tek­lifinin gerek­çesi ne derece ger­çeği yan­sıt­mak­tadır? Dar mükel­lefiyete tabi olan, yani, ül­kemiz­de yer­leşik ol­mayan ger­çek kişi ve kurum­ların finan­sal araç­lar­dan el­de et­tiği kazanç ve irat­larına uy­gulanacak Gelir Ver­gisi tev­kifat oranının sıfıra in­diril­mek is­ten­mesin­deki ger­çek amaç, niyet nedir? Bu teşeb­büsünüz­le ül­keden git­mek­te olan sıcak­paranın git­mesine en­gel olabilecek misiniz? Hâlâ, ül­kede ekonomi yolun­dadır, iyi yol­da git­mek­tedir diyebiliyor musunuz? İyi gidiyor­sa bu panik neden? Üç­buçuk yıl­da ekonominin gel­diği nok­ta or­tadadır. Kötü bir ekonomi yönetimi son­rasın­da ABD doları 1 700'leri aş­mış, euro 2 300'lere ulaş­mış, faiz­ler 5 puan yukarı çık­mış, enf­las­yon 2 haneli rakam­lara dayan­mış­tır. Kısacası, ekonomide bunalım baş gös­ter­meye baş­lamış­tır.

Değer­li ar­kadaş­lar, eğ­ri oturup doğ­ru konuşalım. Şim­di, siz, bütün bun­lara rağ­men ekonomi, hâlâ, iyi gidiyor diyebiliyor musunuz? Verecek doğ­ru cevabı biliyor­sanız söy­leyin; eğer, bil­miyor­sanız, biz söy­leyelim: Ekonomiyi iyi yönetemiyor­sunuz. Tür­kiye'yi iyi bir nok­taya değil, bir kaosa sürük­lüyor­sunuz ve kur­tuluş, bu ekonominin yeni bir yönetime kavuş­masın­dadır. Evet, bu yeni yönetimin de kim olacağına Türk Hal­kı san­dık­ta karar verecek­tir.

Değer­li ar­kadaş­lar, bugüne kadar, Türk ekonomisini IMF yönetiyor denil­miyor muy­du? Şim­di "bu krizi IMF gör­müyor mu; neden çöz­müyor?" diyebilir bazı in­san­larımız. Burada bir ger­çeği açık­lamak is­tiyorum: Evet, doğ­rudur; ekonomi IMF'nin denetimi al­tın­dadır. Son yapılan göz­den geçir­me rapor­ları, Türk Hükümetinin is­teği üzerine, ilk defa kamuoyuna açık­lan­mamış­tır. Hükümet, IMF'nin öner­diği ön­lem­leri al­ma sözünü ver­miş, an­cak, bunu yerine getir­memiş­tir. IMF sözün­de dur­muş, ama, Hükümet dur­mamış­tır değer­li ar­kadaş­lar. Meselenin özü de zaten budur. Hal­buki, uzağa git­meye ne gerek var­dı? Biz, Cum­huriyet Halk Par­tisi olarak, ekonomiye iliş­kin çözüm­leri, her zaman söy­lüyoruz.

Bu düzen­lemey­le, yapılan, res­men, yaban­cılara im­tiyaz sağ­lan­masıdır değer­li ar­kadaş­lar. Bunun Os­man­lı'da adı ney­di hatır­lıyor musunuz? Hatır­lamıyor­sanız ben hatır­latayım değer­li ar­kadaş­lar, bunun adı res­men bir kapitülas­yon­dur; çif­te stan­dart­tır. IMF şöy­le yapın diyor öy­le yapıyor­sunuz; madem yapıyor­sunuz, o zaman, doğ­ruları, size, IMF'den ön­ce, daha ön­ce söy­leyen Cum­huriyet Halk Par­tisine neden hâlâ kulak ver­miyor­sunuz?!

Değer­li ar­kadaş­lar, Sayın Baş­bakanın ver­gi koy­mak­la övün­düğü finan­sal araç­lar­dan sağ­lanan kazanç­lar­da al­tı ay içerisin­de ne değiş­ti ki, al­tı ay son­ra tek­rar ver­giyi kal­dırıyor­sunuz?! Gerek­çede "son ekonomik geliş­meler nedeniy­le" diyor­lar, diyor­sunuz. Peki, iyi de, bu Hükümetin ekonomik ön­görüleri yok mudur, ekonomist­leri yok mudur?! Nasıl oluyor da, per­şem­benin geleceğini çar­şam­badan an­layamıyor­sunuz?! Hiç­bir şey bil­miyor­sanız, lüt­fen, Sayın Bay­kal'ı her saat din­leyin; o bile size yetecek­tir.

Yine, tek­lifin gerek­çesin­de, ekonominin için­de bulun­duğu kon­jonk­tür­de, 3 Mayıs-21 Haziran dönemin­de dev­let iç­borç­lan­ma senet­lerinin faiz­lerinin yüz­de 13'ten yüz­de 20'nin üzerine çık­tığı, Türk Lirasının yüz­de 25 değer kay­bet­tiği, enf­las­yonun yük­sel­me tren­dine gir­diği belir­tiliyor.

Peki, değer­li ar­kadaş­lar, hani Türk Lirasının değer­li ol­ması iyiy­di?! Hani faiz­ler art­mıyor­du?! Hani enf­las­yon düş­müş­tü?! Hani açık­lar kar­şılanabiliyor­du?! Ar­kadaş­lar, laf­la pey­nir gemisi yürümüyor. Siz bile, ken­di söz­lerinizi yalan­layarak, ger­çek­leri kabul et­mek zorun­da kalıyor­sunuz.

Ben bir konuyu daha, kayıt­lara geçir­mek açısın­dan belirt­mek is­tiyorum değer­li ar­kadaş­lar. Sırf sıcak­para git­mesin diye bu düzen­lemeyi yapar­ken, mev­duat ve repo faiz­lerinin yüz­de 15 stopaj yap­masına devam ediliyor. Peki, Türk vatan­daşı olarak tasar­ruf­larını ban­kaya koyan in­sanımızın suçu nedir, on­lara neden bir ver­gi kolay­lığı sağ­lan­mıyor?! Bu mev­duat­lar ol­masa, acaba, ban­kalar han­gi kay­nak­tan kredi verecek­ler, merak ediyorum. Hani sizin Par­tinin adı "Adalet ve Kal­kın­ma" idi?! Vatan­daş­lar arasın­da sağ­ladığınız adalet eğer bu ise, kal­kın­ma da ona ben­zer bir şey­dir her­hal­de.

Ger­çek­ten, yatırım­lara ödenek ayır­madan nasıl kal­kın­ma yapacağınızı merak ediyorum. İş­te, yapılan or­tada. Yatırım yok; ama, iş­siz­lik ha bire art­maya devam ediyor.

Değer­li ar­kadaş­lar, tasarının 1 in­ci mad­desinin 17 nolu fık­rasın­da çok il­ginç bir hüküm var, bunu size belirt­meden geçemeyeceğim.

Bu hük­me göre, Bakan­lar Kurulu bu mad­dede yer alan ver­gi oran­larını -dik­kat­le iz­leyin sayın ar­kadaş­larım- her bir kazanç ve irat türü ile bun­ları el­de eden­ler itibariy­le, yatırım fon­larının katıl­ma bel­gelerinin fona iade edil­mesin­den el­de edilen kazanç­lar için fonun port­föy yapısına göre, ay­rı ay­rı sıfıra in­dir­meye veya yüz­de 15'e kadar ar­tır­maya yet­ki veriyor Bakan­lar Kuruluna.

Değer­li ar­kadaş­lar, buradaki birin­ci il­ginç nok­ta şudur: Her bir kazanç ve irat türüne ay­rı ay­rı ver­gi oranı koyabiliyor­sunuz bu hük­me göre. İkin­ci il­ginç nok­ta, bu kazanç ve irat­ları el­de eden­lere göre fark­lı oran­da ver­gilen­dir­me koyabiliyor­sunuz. Üçün­cü il­ginç nok­ta ise, fonun port­föy yapısına göre fark­lı oran­da ver­gi koyabilecek­siniz.

Ar­kadaş­lar, ver­gicilik­te ay­nı kazanç için üç fark­lı açıdan fark­lı ver­gi oranı koyamaz­sınız. Bu konu Anayasanın 73 ün­cü mad­desine de ay­kırıdır. Uyar­ması ben­den, gerisi size kal­mış.

Söz­lerimi tamam­lar­ken, Cum­huriyet Halk Par­tisi olarak bu uy­gulamadan vaz­geç­menizi, çif­te stan­dart­tan, kapitülas­yon­dan vaz­geç­menizi, ay­nı kazan­cı ay­nı kay­nak­tan el­de eden yer­li ve yaban­cı uy­ruk­lu in­san­lar arasın­da fark­lı uy­gulamaların doğ­ru ol­madığını bir kez daha belir­tiyor, Yüce Heyetinizi say­gıy­la selam­lıyorum. (CHP sıraların­dan al­kış­lar)

BAŞ­KAN - Teşek­kür ederim.

Mad­de üzerin­de, Anavatan Par­tisi Grubu adına, Mer­sin Mil­let­vekili Sayın Hüseyin Güler; buyurun. (Anavatan Par­tisi sıraların­dan al­kış­lar)

---

**Kaynak gösterme:** Kemal Sağ (CHP, Adana). “193 sayılı gelir vergisi kanununda değişiklik yapılmasına ilişkin kanun (s.s1215)”. TBMM Genel Kurulu, 120. Birleşim tutanağı, 27 Haziran 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kemal-sag-22-2006-06-27-193-sayili-gelir-vergisi-kanununda-degisiklik-yapilmasina-iliskin-kanu (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
