# Yap-işlet modeli ile elektrik enerjisi üretim tesislerinin kurulması ve işletilmesi ile enerji satışının düzenlenmesi hakkında kanunda değişiklik yapılmasına ilişkin kanun teklifi (s.s 1231)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Kemal Sağ (CHP, Adana)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 123. Birleşim
- **Tarih:** 30 Haziran 2006
- **Gündem:** YAP-İŞLET MODELİ İLE ELEKTRİK ENERJİSİ ÜRETİM TESİSLERİNİN KURULMASI VE İŞLETİLMESİ İLE ENERJİ SATIŞININ DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KANUN TEKLİFİ (S.S 1231)
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c126/b123/tbmm221261230429.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/kemal-sag-22-2006-06-30-yap-islet-modeli-ile-elektrik-enerjisi-uretim-tesislerinin-kurulmasi-v

> Kemal Sağ (CHP), 30 Haziran 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 123. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YAP-İŞLET MODELİ İLE ELEKTRİK ENERJİSİ ÜRETİM TESİSLERİNİN KURULMASI VE İŞLETİLMESİ İLE ENERJİ SATIŞININ DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KANUN TEKLİFİ (S.S 1231)); konuşma 1.016 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA KEMAL SAĞ (Adana) - Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; 1231 sayılı Yap-İşlet Modeli ile Elektrik Enerjisi Üretim Tesisleri Kurulması, İşletilmesi ve Satılması Hakkındaki Kanun Teklifi üzerine Cumhuriyet Halk Partisi adına söz almış bulunuyorum; hepinizi, saygıyla selamlıyorum.

Maddeye geçmeden önce, yap-işlet modelinin aşamalannı bir hatırlatmak istiyorum arkadaşlar. Yap-işlet modelinde, birinci aşama, yatırım anlaşması aşaması. Bu aşamada, Bakanlık ve yatırım yap-işlet firması anlaşma yapıyor. İkinci aşama, elektrik satış anlaşması. Burada, yap-işlet firması ile TETAŞ anlaşma yapıyor. Üçüncü aşama, BOTAŞ ile yap-işlet firması arasında doğalgaz anlaşması.

KİGEM, yani, Kamu İşletmeciliğini Geliştirme Merkezi Vakfı, yap-işletler aleyhine Danıştayda dava açıyor. Davanın özeti şu: Adapazarı, İzmir ve Ankara doğalgaz kombine çevrim santralı anlaşmaları için Danıştay görüşü alınmadığından, yap-işlet anlaşmalarının iptali hakkında. Çünkü, bu anlaşmalar, kamu imtiyaz anlaşması. Danıştay, açılan bu davayla ilgili olarak, önce, yürütmeyi durdurma karan veriyor, sonra da esası hakkında, bu anlaşmalarm yasalara uygun olmadığı karanm veriyor. Peki, bu yeni yasa ne getiriyor; bu yasayla, Danıştay kararının doğurduğu hukukî sonucu değiştirmek için yeni bir hüküm getiriliyor. Madde ne diyor: "Bu sözleşmeler özel hukuk hükümlerine tabidir."

Maddenin (b) fıkrasıyla eklenen geçici maddeyle de -Sayın Başkan, izniniz olursa devam etmek istiyorum, gerekirse diğer maddede- "doğalgaz sözleşmeleri herhangi bir işleme gerek kalmaksızın, içerdiği hüküm ve şartlarla yenilenmiş sayılır" diyor.

Değerli arkadaşlar, bu durum, kanuna karşı hiledir. Çünkü, bir; önce bu sözleşmelerin taraflarını ve tabi olduğu mevzuatı bir hatırlayalım. Bakanlık, kuruluş kanununa tabi; BOTAŞ ve TETAŞ ise 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine tabi. Şimdi, 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 3 üncü maddesine bakalım. 3 üncü madde, teşebbüslerin nasıl kurulduğunu açıklayan madde. "Teşebbüsler, Bakanlar Kurulu kararıyla kurulur. Yeni bir teşebbüsün kurulmasında ve mevcut bir müessese veya bağlı ortaklığın teşebbüs haline getirilmesinde ekonomik ihtiyaçlar gözetilir. Teşebbüslerin sorumlulukları sermayeleriyle sınırlıdır. Teşebbüslerin sermayesi ilgili bakanlığın talebi üzerine, Yüksek Planlama Kurulunca belirlenir." Aynı kararnamenin kapsam ve amacını belirleyen birinci maddesine bakmak istiyorum; orada diyor ki: "Bu kanun hükmünde kararnamenin amacı, iktisadî devlet teşekkülleri ile kamu iktisadî kuruluşlanmn ve bunlann müesseselerinin bağlı ortaklıklannm ve bunlann müesseselerinin bağlı ortaklıklannm kurulmasını, iştiraklerinin teşkilini özerk bir tarzda ve ekonominin kurallanna uygun olarak yönetilmelerini, kamu iktisadî kuruluşlanmn kendilerine verilen görev ve kamu hizmetlerinin ekonomik veya sosyal gereklere uygun olarak verimlilik ilkesi doğrultusunda yürütmelerim, iktisadî devlet teşekküllerinin, kamu iktisadî kuruluşlanmn ve bunlann müesseseleri ile bağlı ortaklıklannm amaçlanna ulaşabilmesini sağlamak için denetlenmelerini düzenlemektedir."

Değerli arkadaşlar, size, yap-işletler hakkında mevcut mevzuatı hatırlatmış oldum. Maddeyle getirilmek istenen yeni hükmü de belirttim. Peki, şimdi soruyorum: Bu teşebbüsleri kuran kim; devlet. Bu teşebbüslere sermaye veren kim; devlet. Bu teşebbüslerin yöneticilerini atayan kim; yine, devlet. Peki, bu anlaşmalar için garanti veren kim; yine, Türkiye Cumhuriyeti Devleti.

Sorulanına devam ediyorum: Tüm, her şey devlet içerisinde yapılıp, yürütülürken, bu kanun teklifine koyulan bir cümlelik hükmün ne anlama geldiğini bana kim açıklayacak arkadaşlar? Bu sihirli cümle neyi ifade ediyor, ne yapacak, bunun arkasından neler gelecek? Bunun cevabını vermeden önce, yap-işletler hakkında, 4283 sayılı Yasanın 3 üncü maddesini size okumak istiyorum. Burada, 3 üncü maddenin üçüncü fıkrasında, DPT'den uygunluk görüşü alınması gerektiğini, dördüncü fıkrada, Bakanlıktan izin alınması gerektiğini, beşinci fıkrada TEAŞ ile yap-işlet firmasının anlaşma yapması gerektiğini, altıncı fıkra, üretim koşullannın belirlenmesini gösteriyor ve yedinci fıkra ise, uygulamanın nasıl yapılacağını anlatıyor. Bu fıkrayı okumak zorundayım: "Bu kanuna göre yapılacak üretim tesisleri için, ihaleye katılanlarda aranacak şartlar, üretim şirketinin sermayesi, şirket ve/veya ortaklannın deneyimi, şirketin seçimi, proje ve fizibilite esaslan, yakıt temini, üretim kapasitesi, alınacak enerjinin miktan, süresi, enerji birim fiyat oluşum esas ve usulleri ile tesis kurma ve işletme izin esas ve usulleri, diğer hususlar, Bakanlıkça hazırlanarak, Bakanlar Kurulunca çı- kanlacak yönetmelikte gösterilir."

Değerli arkadaşlar, Yüce Meclisin huzurunda, yap-işlet modelinin geçmişini, mevzuatını, uygulamada nasıl işlediğini açıklamaya çalıştım.

Kısaca söylemek gerekirse, bu maddenin uygulama sonucu hukukî değil, hukuksuzluk olacaktır; hatta, kanuna karşı hile olma niteliğiyle, belki de, bir kanunsuzluk örneği olacaktır.

Az önce, değerli arkadaşımız Sayın Ordu, Anayasanın 47 nci maddesinden bahsetti. Evet, 47 nci madde -okumaya gerek yok, gerekirse okuruz da- bazı yap-işletlerin devrine müsait, doğrudur; ama, Anayasanın bu hükmü her şeyiyle devir öngörüyor. Size "sorumluluğu devlete bırak, kârlılığı özel sektöre armağan et" demiyor; ama, bu yeni hükümle, işin uluslararası sorumluluğunu devletin üzerinde bırakırken, kârlı tarafını özel sektöre devretmiş oluyor. Bir de, burada, izniniz olursa, Sayın Bakanımın konuşma üslubuna değinmeden geçemeyeceğim. Sayın Bakanım, siz, dört haftalık, dört aylık bir bakan değilsiniz, dört yıldan beri Enerji Bakanlığını yürütüyorsunuz; fakat, ben bir milletvekili olarak, gerek komisyonda, misafiren bulunduğum Plan ve Bütçe Komisyonunda gerekse Genel Kuralda veya diğer yerlerde ne zaman bir sorunlu konu açılsa, her zaman konuyu kucağınızda bulduğunuzu ifade ediyorsunuz. Bir defa, ben, bir milletvekili olarak, bu üslubu bir sayın bakana yakıştıramıyorum.

İkincisi de, dört yıllık bir bakanın, hâlâ, sorunları kucağında bulduğunu ifade etmesi yerine, bu sorunların çözümünü anlatması lazım; ama, çözümü bulurken de, böyle hükümlerle değil, ülkenin menfaatlanm gözeten çözümler bulmasını biz bekliyoruz.

Sayın Bakanım, ne kadar savunursanız savunun, Trusgazdan Gasproma, Mavi Akımdan BTC'ye kadar tüm dosyalan takipteyiz. Size göre haklı olabilirsiniz; ama, biz de bu izlemeye usanmadan devam edeceğiz.

Değerli arkadaşım Sayın Başoğlu'na bir söz söylemek istiyorum. Sayın Başoğlu, size faklı duygularımı belirterek bir şeyler söylemek istiyorum: Türkiye'de bir kuvvetler ayrılığı olayı vardır. Şimdi, demin ifade ettiniz, detaya girmeyeceğim; ama, şunu bilmenizi isterim ki, Türkiye'de yargı karar verirken "Türk Milleti adına" diye başlayarak karar verir. O yüzden de, mahkemelerin verdiği bu karara hepimiz saygılı olmak ve uymak durumundayız.

Değerli arkadaşlar, sonuçta, yap-işletlerle ilgili olarak kamu otoritesi tamamen devreden çıkarılacak ve bu üretim modeli tamamen özel sektörün egemenlik ve inisiyatifine bırakılacaktır. Yani, kamu menfaati gözardı edilerek, her şey tamamen özel sektörün kâr amacının egemenliğine bırakılacaktır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Sağ, lütfen, toparlar mısınız.

Buyurun.

KEMAL SAĞ (Devamla) - Tamam Sayın Başkanım, teşekkür ederim.

Bu kürsüden bir tahminde bulunmak zorundayım. Bu uygulamanın arkasından gelecek olan nedir biliyor musunuz; şimdi yap-işletleri devrediyoruz özel sektöre; bunun arkasından yap-işlet-dev- ret modeliyle çalışan işletmelerin de, benzeri bir operasyonla, yine özel sektör egemenliğine bırakılması gündeme gelecektir. Bunu yazın; ben, buradan hatırlatıyorum.

Bütün bu gelişmeleri hep birlikte izleyecek ve göreceğiz; ama, şu bilinmelidir ki, Cumhuriyet Halk Partisi bu olayların peşini kesinlikle bırakmayacak, Anayasa ve İçtüzüğün verdiği tüm imkânlar kullanılacak ve Yüce Divana kadar kovalanacaktır.

Bu duygu ve düşüncelerle, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyor, bu saatte uzun konuştuğum için tekrar özür diliyor, teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Kemal Sağ (CHP, Adana). “Yap-işlet modeli ile elektrik enerjisi üretim tesislerinin kurulması ve işletilmesi ile enerji satışının düzenlenmesi hakkında kanunda değişiklik yapılmasına ilişkin kanun teklifi (s.s 1231)”. TBMM Genel Kurulu, 123. Birleşim tutanağı, 30 Haziran 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kemal-sag-22-2006-06-30-yap-islet-modeli-ile-elektrik-enerjisi-uretim-tesislerinin-kurulmasi-v (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c126/b123/tbmm221261230429.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
