# 2007 yılı merkezi yönetim bütçesi kanun tasarısı (maliye bakanlığı, kamu ihale kurumu, gelir idaresi başkanlığı, özelleştirme idaresi başkanlığı, gelir bütçesi) 15.tur

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Kemal Sağ (CHP, Adana)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 42. Birleşim
- **Tarih:** 24 Aralık 2006
- **Gündem:** 2007 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KANUN TASARISI (MALİYE BAKANLIĞI, KAMU İHALE KURUMU, GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI, ÖZELLEŞTİRME İDARESİ BAŞKANLIĞI, GELİR BÜTÇESİ) 15.TUR
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c142/b042/tbmm221420420656.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/kemal-sag-22-2006-12-24-2007-yili-merkezi-yonetim-butcesi-kanun-tasarisi-maliye-bakanligi-ka-4

> Kemal Sağ (CHP), 24 Aralık 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 42. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2007 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KANUN TASARISI (MALİYE BAKANLIĞI, KAMU İHALE KURUMU, GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI, ÖZELLEŞTİRME İDARESİ BAŞKANLIĞI, GELİR BÜTÇESİ) 15.TUR); konuşma 1.337 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA KEMAL SAĞ (Adana) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2007 Yılı Merkezî Yönetim Bütçe Yasa Tasarısı üzerine, Cumhuriyet Halk Partisi adına söz almış bulunuyorum. Sözlerime başlarken, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Bu arada otuz üç yıl önce rahmetli olan İkinci Cumhurbaşkanımız ve Cumhuriyet Halk Partisinin İkinci Genel Başkanını da rahmetle anıyor, aynı zamanda Meclis Başkan Vekili Sayın Ali Din- çer'e de buradan acil şifalar diliyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bir bütçe maratonunun daha sonuna geldik. Yoğun bir program çerçevesinde görüştüğümüz 2007 yılı bütçesi, bu Parlamentonun yaptığı son bütçe ve sanırım ki AKP'nin yaptığı son bütçe olmaktadır.

Değerli arkadaşlar, AKP İktidarı döneminde yapılan bütçeler, toplumun sorunlarına gereken çözümü üretememiştir. Yapılan bütçeler AB ve IMF gölgeleri altında yapılmış, toplumu memnun etmekten ziyade AB ve IMF'yi memnun etmeye yönelik olmuştur. Açıkçası, AKP İktidarı, AB ve IMF güdümünden kurtulamamıştır. "IMF'yi bu ülkeden kovacağız.", "AB kaderimiz olamaz." diyen AKP bu şekilde vatandaştan oy almış, iktidar olmuş, ama ne yazık ki AB ve IMF'nin boyunduruğu altına girmiştir. Sadece bütçe yasası mı değerli arkadaşlar, bu Parlamento döneminde çıkarılan yasalar, neredeyse tamamen AB'nin ve IMF'nin isteği doğrultusunda çıkmıştır. Çıkarılan yasalar toplumda kan uyuşmazlığı yaratmıştır. Anayasa'mıza aykırı olarak çıkarılan yasaların büyük bir bölümü, ya Sayın Cumhurbaşkanınca veto edilmiş ya da Anayasa'ya aykırı olduğu için Cumhuriyet Halk Partisi tarafından Anayasa Mahkemesinde iptal davası açılarak iptal ettirilmiştir.

Bu şekilde geçen bir Parlamento döneminde, AKP İktidarının başarılı olduğunu söyleyemeyiz. Neden? Bakın, sizlere birkaç örnek vermek istiyorum. Kararı siz verin. Mesela, ekonomide önemli bir gösterge olan kapanan şirketlerin açılan şirketlere oranına bakıldığında, 2002 yılında yüzde 12 olan bu oran, 2005 yılında yüzde 19'a ulaşmıştır, 2006'da yine aynı düzeyde gerçekleşmiştir. Bu durum bile, ekonomide başarılı olduğu savunulan bir iktidar döneminin söylemleriyle piyasadaki gerçeklerin çakışmadığını göstermektedir.

Bir başka örnek, değerli arkadaşlar, tüketici kredisi ve kredi kartı kullanımındaki göstergelerdir. 2002 yılı sonunda kişi başı 64 dolar olan tüketici kredisi ve kredi kartı borcu, 2006 yıl sonunda yüzde 846 artarak 603 dolara çıkmıştır. Kredi kartlarında yüzde 377 oranında artış varken, tüketici kredilerinde bu artış oranı 1.697 olmuştur. Yani dört yılda tüketici kredileri 17 kat artmıştır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; AKP İktidarının başarısızlığını gösteren çok önemli bir başka gösterge de ticari kredilerin durumudur. Ticari kredi kullanımlarında da yaşanan gelişmelere paralel olarak protesto edilen senetlerin miktarında AKP döneminde tam bir sıçrama yaşanmıştır. Özellikle, son iki yıllık dönemdeki artışlar dikkat çekicidir. 2002'de 793 milyon YTL olan protestolu senetlerin tutarı, 2006 sonunda 4 katı artarak, 2 milyar 794 milyon YTL olmuştur.

Sadece bu resim bile bize, ekonomide inandırılmaya çalışan ekonomik yapının dışında bir farklı resmin olduğunu göstermektedir. Vatandaşlar ve şirketlerin bir kısmı, ekonominin günlük işleyişi içinde birbirlerine ve bankalara karşı olan yükümlülüklerini yerine getiremez hâle gelmişlerdir. Ekonomi bu anlamda hızla bıçak sırtı bir dengeye doğru gitmektedir. Ekonomi, yapılacak hataların tüm sistemi etkileyen sonuçlar doğurabileceği bir noktaya çekilmiştir. Protesto edilen senetler, aylık bazda 2002 yılında 67 milyon YTL iken, 2006 yılında, yani dört yılda 5 katı artarak 310 milyon YTL'ye çıkmıştır.

Değerli arkadaşlar, saymakla bitmez AKP'nin başarısızlıkları. İsterseniz, şimdi bir de ülkenin borç stokuna bakalım, durum nasıl diye. AKP döneminde iç borçtaki net değişme toplamı, son 1970 ve 2002 yıllan arasındaki otuz iki yıllık dönemdeki artış düzeyinin çok üzerinde gerçekleşmiştir. Otuz iki yılda kamu iç borç stoku toplamı 90,1 milyar dolar artarken, 2003-2005 döneminde, yani üç yıllık AKP İktidarında 90,7 milyar dolar artmıştır. Bu mu başarı değerli arkadaşlar?

Haa, AKP olarak diğer hükümetlerin otuz iki yılda yaptığı borçlanmayı biz üç yılda yapıyoruz diyorsanız, size söyleyecek bir sözümüz olamaz.

AKP'nin dört yıllık iktidarında toplam borçlar 200 milyar dolardan 400 milyar dolara tırmanmış. Yani, elli yıllık cumhuriyet döneminde yapılan borç kadar AKP devleti dört yılda borçlandırmış, toplam kamu borcu ikiye katlanmıştır. Bu mu başarı? Sayın Maliye Bakanımız dünkü konuşmasında 15 milyar dolar yabancı sermaye girişinden söz etti, ama, ülkeyi her an bir krize sokacak olan 65 milyar dolarlık sıcak para girişinden hiç bahsetmedi ve ne gariptir ki, Türklerden yüzde 10 oranında stopaj kesilirken, yabancıların stopaj oranı sıfırlandı.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; AKP hükümetlerinin açıklamış olduğu ekonomik programlarda, en fazla revizyon yaptığı veya yapmak zorunda kaldığı konuların başında cari işlemler hedefi gelmektedir. 2003-2005 döneminde bu hedef, toplam yüzde 117 oranında sapmıştır. Bu rakamlar, AKP İktidarının dört yıllık Hükümet döneminde gerek dış ticaret açığı gerekse cari işlemler açığına yönelik olarak somut politika geliştirme ve uygulama başarısını gösteremediğini ifade etmektedir. 2002 yılı sonunda 1,5 milyar dolar olan cari açık, 2006 yılı sonunda tam 22 kat artarak 34 milyar dolar olacaktır, yani birkaç gün sonra. Bu düzeydeki bir artış ve dışa bağımlılık, cumhuriyetin ilanından bugüne kadar hiçbir iktidar döneminde yaşanmamıştır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; AKP İktidarının söz verdiği hâlde önleyemediği bir başka husus, konut kiralarındaki artıştır. Konut kiralarındaki artış, bir yandan fiyatlar genel seviyesindeki artışların önemli bir nedeniyken, diğer yandan, ücretlilerin satm alma gücünü azaltan bir etkin olarak karşımıza çıkmaktadır. Gerçekleri yansıttığı şüpheli olan resmî TÜİK verilerine göre, konut kiraları 2002 yılına göre, 2005 yılında yüzde 76, 2006 sonunda yüzde 108 oranında artış göstermiştir. Bu bütçeyle, memur maaşları artış oranı yüzde 5 olacak, kira artış oranı ise yüzde 110! Sonra dönüp diyeceksiniz ki: "Biz, memuru enflasyona ezdirmedik."

Hiç oturup, kamu çalışanlarıyla sohbet ettiniz mi değerli arkadaşlar? Ay sonunu nasıl getirebildiklerini sordunuz mu onlara? Tabii ki cesaret edip soramazsınız. Keşke sorsanız da, bir cevabını alsanız; keşke sorsanız da, Pandora'nın kutusu bir açılsa. Siz cesaret edip soramıyorsunuz, ama, onlar bunun cevabını size vermek için sabırsızlanıyorlar. Memurun cevabını öğrenmeniz için, şunun şurasında en fazla on ay kaldı değerli arkadaşlar. AKP İktidarının başarısız olduğu bir başka konu ise maliye politikalarındaki uygulamalar olmuştur. Maliye teşkilatı, gelir ve diğerleri olmak üzere önce ikiye bölünmüştür. Gelir İdaresi Başkanlığı uygulamasıyla taşra teşkilatında bugüne kadar yaşanan uyum ve ahenk bozulmuştur. Özellikle taşra teşkilatında yaratılan çift başlılık hem maliye çalışanları hem de vatandaşlar arasında huzursuzluk yaratmış ve yönetimde istikrar bozulmuştur.

Değerli arkadaşlar, maliye teşkilatının yeniden yapılandırılmasının kayıt dışında bulunan ekonomiyi kayıt altına alınmasına da bir katkısı maalesef olmamıştır. Vergi gelirlerinde bir artış olmamış, tahsilat oranı önceki yıllar seviyesinde kalmıştır. Dolaylı vergilerin vergi gelirleri içerisindeki oranı artmış, dolaysız vergilerin oranı azalmıştır. Çeşitli nedenlerle getirilen geçici vergiler, maale- 1

sef, amacı dışına çıkılarak daimi vergi hâline getirilmiştir. Bu arada, beyan yoluyla tahsil edilen ver

gilerde yeni bir usul getirilmiş, çeşitli yollardan mükelleflerden beyanlarını artırmaları istenmiş, bir

nevi tehditle beyanları artırılmıştır. Bu durum, ilk kez AKP döneminde uygulanmış olup, herhalde,

maliye literatüründe zorla beyan usulü diye geçecektir.

Değerli arkadaşlar, AKP döneminde, amiyane tabirle, kümesteki kazlar her zamankinden daha

fazla yolunurken, dışarıdaki kazlar bu duruma kıs kıs gülmeye devam etmişlerdir. Bu Hükümet bir

taraftan kurumlar vergisi oranını yüzde 20'ye düşürdüm diye övünürken, öte yandan selektif bir teş

vik modeli olan yatırım indirimini kaldırarak yatırımcıya ağır bir darbe indirmiştir. Kendisi yatırım

yapmayan Hükümet özel sektör yatırımlarının da önünü kesmiştir.

Sayın Bakan VEDOK Projesi'nden bahsediyor, vergi dairelerindeki kuyrukların kaldırılmasın

dan bahsediyor. Hatırlatmak isterim ki, VEDOK Projesi AKP öncesi bir projedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Sağ.

KEMAL SAĞ (Devamla) - VEDOK Projesi AKP öncesi bir projedir ve kuyruklar da AKP ön

cesinde kalkmıştır.

Değerli arkadaşlar, söz paradan açılmışken, isterseniz, gelin, bir de şu TL ve YTL meselesine

bakalım. Paradan altı sıfır atılırken bir yıl sonra tekrar TL'ye dönüleceğini söylemiştiniz, ama, ara

dan üç yıl geçti, hâlâ TL'den bile bahsetmiyorsunuz. Yoksa, Türk lirasından vaz mı geçtiniz?

Değerli arkadaşlar, bir başka konu da, ücretlerdeki dengesizlik ve bunun yarattığı adaletsizlik

tir. AKP döneminde kamu çalışanları arasındaki ücret dengesizliği giderilememiş, aksine artmıştır.

Aynı unvana sahip kamu görevlisine kurumdan kuruma farklı ücret ödenmektedir. Bu, ciddi bir so

rundur ve mutlaka giderilmelidir. Ama, bugüne kadar düzeltmek şöyle dursun her geçen gün denge

ve adalet daha da bozulmaktadır.

Bu Hükümetin bir başka özelliği de, emekli maaşlarından kesinti yapan ilk Hükümet olması

dır. AKP yönetiminin personel politikasına ilişkin bir saptamayı belirterek sözlerimi tamamlıyorum.

Bu Hükümet, kamu personel alımında sözleşmeli ve geçici personel alımını tercih etmektedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Teşekkür ederim.

KEMAL SAĞ (Devamla) - Bağlıyorum Sayın Başkan.

BAŞKAN - Şahsınız adına da sözünüz var zaten.

KEMAL SAĞ (Devamla) - Onu bırakıyorum.

BAŞKAN - Kullanmayacak mısınız?

KEMAL SAĞ (Devamla) - Sayın Başkanım, bir cümle söyleyeyim.

BAŞKAN - Sayın Sağ, ek sürenizi de verdim.

Teşekkür ediyorum.

KEMAL SAĞ (Devamla) - Teşekkür ederim.

---

**Kaynak gösterme:** Kemal Sağ (CHP, Adana). “2007 yılı merkezi yönetim bütçesi kanun tasarısı (maliye bakanlığı, kamu ihale kurumu, gelir idaresi başkanlığı, özelleştirme idaresi başkanlığı, gelir bütçesi) 15.tur”. TBMM Genel Kurulu, 42. Birleşim tutanağı, 24 Aralık 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kemal-sag-22-2006-12-24-2007-yili-merkezi-yonetim-butcesi-kanun-tasarisi-maliye-bakanligi-ka-4 (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c142/b042/tbmm221420420656.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
