# Maliye bakanlığı, gelir bütçesi

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Kemal Unakıtan (AK Parti, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 35. Birleşim
- **Tarih:** 23 Aralık 2003
- **Gündem:** MALİYE BAKANLIĞI, GELİR BÜTÇESİ
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/kemal-unakitan-22-2003-12-23-maliye-bakanligi-gelir-butcesi-2

> Kemal Unakıtan (AK Parti), 23 Aralık 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 35. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MALİYE BAKANLIĞI, GELİR BÜTÇESİ); konuşma 1.124 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (İstanbul) - Sayın Başkan, teşekkür ediyorum.

Ben, müsaadenizle, soru sırasına göre değil de, hepsine ayrı ayrı cevap vereceğim. Sırayı şaşırabilirim, onun için kusura bakmayın.

Sayın Sıvacıoğlu, Kastamonu'daki eğitim fakültesinin inşaatı hâlâ devam ediyor, ödenekleri başka yerlere mi kaydırılıyor; bu, ne zaman bitecek diye sormuştu. Bununla ilgili olarak, ben, gerekli çalışmayı yapacağım. Kendisine, yazılı olarak bilgi arz etmek istiyorum.

Sayın Yıldırım, birinci sualinde, belediyelerin yüzde 6 olan payının yüzde 5'e düşürüldüğünü ve yeni çıkacak mahallî idarelerle ilgili yasanın da gecikmesinden dolayı; bu, ne zaman uygulanacak; uygulanacak mı uygulanmayacak mı diye sordu. 2004 yılında, yüzde 6 uygulanacak.

İkincisi, Adapazarı Şeker Fabrikasının özelleştirilmesi için gerekli çalışmalar yapılıyor. Bu hususta, önce, biliyorsunuz, Pankobirlikle ilgili, bir netice alamadığımız görüşmeler uzun sürdü; fakat, şimdi, başka yollarla, yine, çalışmamız devam ediyor; ama, bunu özelleştirmeye niyetliyiz ve tahmin ediyorum, 2004 yılı içerisinde bunu gerçekleştireceğiz.

Sayın Ilıcalı'nın 3 sorusu oldu. Ulaştırmayla ilgili, diğer konularla ilgili sorularına yazılı olarak cevap vereceğim.

Erzurum Et ve Balık Kurumu hakkındaki sorusuna da şöyle demek istiyorum. Et ve Balık Kurumu, Erzurum'da çok büyük fonksiyon icra ediyor ve oradaki hayvancılığımızın gelişmesine büyük katkıları oluyor. Dolayısıyla, özelleştirme kapsamında olmasına rağmen, şu anda hemen özelleştirileceklerin arasında değildir. Eğer bu fonksiyonunu yeni bir kuruma icra ettiremediğimiz müddetçe, Et ve Balık Kurumu orada devam edecektir.

Sayın Veli Kaya, Kilis'e bağlı Suma Fabrikasının her yıl üzüm aldığını, ilave üzüm alacak mı diye benden de müjdeli bir haber beklediğini söyledi. Tabiî, müjdeli haberler vermek çok güzel bir şey; ama, bunların hesabını kitabını iyi yapmak mecburiyetimiz de var. Biliyorsunuz, Tekelin alkol bölümü özelleştirilmiş; yani, Özelleştirme Yüksek Kurulu kararı da çıktı ve resmen özelleştirilmiş oldu. Şimdi, yeni sahipleri söz konusu. Biz, bir yıllık üzüm alıyoruz ve bu seneki üzümleri de aldık; ama, ilave alınacak üzümler için, bizim yeni sahipleriyle konuşmamız lazım. Herhalde birkaç gün içerisinde bu görüşmeyi de yapacağız. Eğer bizden, bu aldığımız üzümleri kendileri satın almayı kabul ederlerse biz alım yaparız, eğer kabul etmeyip de, vallahi ne verirseniz geri kalanını da bedava isteriz derlerse, parayla alıp bedava verme gibi bir şeyimiz söz konusu olamaz; dolayısıyla, birkaç gün içinde yapacağımız görüşmenin neticesine göre bunu karara bağlayacağız.

Üniversite geliştirme ödeneğinden istifade edilip edilmeyeceği konusundaki soruya gelince: 2004 yılında, bütün üniversiteler, üniversite geliştirme ödeneğinden istifade edecekler; Kilis'in de bundan payını alacağını tahmin ediyorum.

Sayın Albayrak'ın, kamu bankalarının özelleştirilmesiyle ilgili, Halk Bankasının ve Ziraat Bankasının özelleştirilme koşullarının ne olacağı hakkındaki sorusuna gelince: Bütün bankaları özelleştirme niyetinde Hükümet; ama, Halk Bankasını da hemen, acele özelleştirelim, herhangi bir değeri var mı yok mu şeklinde, böyle bir düşüncemiz yok. Her yere kendi değerini kazandırmak istiyoruz.

Bakınız, şimdi, bankaların, 2003'ten sonra yeni yönetimlerince, hem Halk Bankasında hem Ziraat Bankasında hem Vakıflar Bankasında çok iyi neticeler alınmaya başlandı ve oralarda, o bankalarımızda büyük kârlılıklar söz konusu. Ayrıca, şube bakımından, müşteri bakımından, teknik altyapı bakımından da oldukça önemli potansiyellere sahipler ve şimdi, yeni ve verimli çalışmaları neticesinde, eski, kötü alacaklarını da yeniden yapılandırıp iyileştirme çabaları içerisindeler; yani, orada büyük bir gelişme söz konusu. Böyle büyük bankalarımızı da, ille özelleştireceğiz ve ondan sonra yok pahasına vereceğiz zihniyetinde de değiliz; ama, netice olarak da, devletin bankacılık yapmayacağı düşüncesi içerisindeyiz. Halk Bankasının özelleştirilmesiyle ilgili olarak bir danışman firma tutuldu. O, gerekli çalışmaları yapıyor ve bu bankalarımız, şu anda, Hazineden sorumlu Devlet Bakanlığımıza bağlı olduğu için, onlarla da görüşmek suretiyle, daha geniş bilgiyi, Sayın Albayrak'a yazılı olarak sunarız.

Sayın Tiryaki, üniversitelere verilmesi düşünülen kadrolarla ilgili bir soru sordu. Üniversitelerle ilgili olarak, Maliye Bakanlığına gelen bütün vizeler verilmiş bulunuyor. Şu anda ilgili yere gönderdik. Bizim, üniversitelere herhangi artniyetli bir düşüncemiz asla söz konusu değildir ve olamaz da. Üniversitelerimiz bizim gözbebeğimizdir, ilim irfan yuvalarıdır ve gençliğimizin geleceği orada yatıyor. Dolayısıyla, üniversitelerimize, hem bütçe bakımından hem kadro bakımından, elimizden gelen imkânların azamîsi kullanılmaktadır, kullanılmaya da devam edilmektedir. Hatta, bırakınız sadece onaylamayı ayrıca, bu yoğun çalışmama rağmen, üniversiteleri özel olarak gidip ziyaret ediyorum, sayın rektörlerimizin dertlerini dinliyorum. Elimizdeki mevcut imkânlarla yapabileceğimizin azamîsini yapmaya devam ediyorum ve buna da devam edeceğiz.

HALİL TİRYAKİ (Kırıkkale) - Bir hafta kalmış, daha atanmamış...

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (İstanbul) - İmzaladım efendim.

HALİL TİRYAKİ (Kırıkkale) - Peki; teşekkür ederim.

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (İstanbul) - Ben teşekkür ederim.

ENİS TÜTÜNCÜ (Tekirdağ) - Başbakanlık Müsteşarı imzalamamış efendim.

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (İstanbul) - Ben, Maliye Bakanıyım!

Sayın Bulut "özelleştirme ne durumda, bu konudaki programınızda herhangi bir sapma var mı" diye sordular. Özelleştirmeyle ilgili çalışmalarımızda herhangi bir sapmamız söz konusu değil. Bugüne kadar yapmış olduğumuz özelleştirmelerin bedeli, aşağı yukarı, 750 000 000 doları tutuyor. Bunlar, bilfiil yapılmış olan özelleştirmelerdir. Biz hazırlıyoruz; ancak, bizim dışımızdaki bazı etkenlere de hükmedemiyoruz, onlar da bizim irademiz dışında oluyor. Mesela, burada büyük rakamlar beklentisi içerisinde olan halkımıza da, o rakamları biz 2003'te maalesef gösteremedik. Sebebi de, bunların içerisinde, en büyüklerinden biri de Tekeldir. Biliyorsunuz, Tekelin alkol ve sigara bölümleri vardı; alkol bölümünün satışı tamamlandı, özelleştirilmesi tamamlandı; ama, sigara bölümünde, beklediğimiz fiyat ile verilen fiyat arasında çok büyük bir fark vardı. Bu farkı da gözönüne alarak, bizden, bunu nasıl özelleştirmemiz lazım, kaça satmamız lazım düşüncesiyle de hareket etmemizin beklenmemesi lazım. Evet, özelleştirmeye niyetimiz tamdır, bu irademizde herhangi bir sapma veya azalma söz konusu değildir; ama, bunlar milletin malıdır, bu mallarımızı özelleştirelim derken, bunları yok pahasına da verme niyetinde değiliz. Bunu bir kere daha ifade etmek istiyorum.

Özelleştirmelerde büyük mesafe katettik ve şimdiye kadar birçok işletmemizi özelleştirdik. "Efendim, birinci özelleştirmeyi yapamadınız, ikincide de istediğiniz fiyatı bulamazsınız; o zaman ne olacak" şeklinde bize tenkitler yöneltiliyor.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; burada, bir iki örnek vermek istiyorum. Yeni özelleştirdiğimiz İstanbul Gübre Sanayii var, Gemlik Azot Sanayii var. Bakınız, İstanbul Gübre Sanayiini, bundan dört beş ay önce ihaleyle satışa sunmuştuk ve orada bize verilen fiyat 36 000 000 dolardı. Biz, bu rakamı uygun görmedik; çünkü, beklentimiz çok daha fazlaydı. İkisinin arasındaki fark çok fazla olunca, ihale komisyonu, zaten buna cevaz vermiyor. O zaman, ihale komisyonu, bunu iptal etti, yapmadık. Bir müddet sonra, geçenlerde ihaleyi yaptık bitirdik ve verilen fiyat 100 500 000 dolar. 36 000 000 dolar nerede 100 500 000 dolar nerede?! Satamadık diye bir şey yok; satılacak malımız olsun. Biz, malımızın kıymetini bilen insanlarız, onun idaresine dikkat eden ve onun değerini de yükseltmek için her türlü çalışmayı yapan kimseleriz, o zihniyetle yapıyoruz.

Daha önce, Trabzon Limanını satmaya kalktık, 13 000 000 dolar verdiler, vermedik; ikinci ihalede 24 000 000 dolara sattık.

Seka'nın Taşköprü'de Sigara Kâğıdı Fabrikası var. Onun birinci ihalesinde verilen 4 500 000 dolardı, vermedik; ikinci ihalesinde, 9 500 000 dolara satmış bulunuyoruz.

Dolayısıyla, satılan yerler ne oluyor acaba; satılan yerler, tekrar işletmeye açılıyor; hatta, yeni teknolojilerle, yeniden yapılandırmalarla, modernizasyonla yeniden işlerine devam ediyor.

Daha bugün, gazetelerin birinde gördüm; satmış olduğumuz TAKSAN Fabrikasını alan, orada tank üretmeyi düşünüyor; yeni teknolojik yatırımlar yapmış, bitirmiş, onları düşünüyor. İşte, Çaycuma'da vermiş olduğumuz kâğıt fabrikası, şimdi, yeni sahibinin elinde, eski işçileri almak istiyor "gelin burada çalışın, daha fazla işçiye ihtiyacım var" diyor. Bunları da misal olarak arz etmiş bulundum.

---

**Kaynak gösterme:** Kemal Unakıtan (AK Parti, İstanbul). “Maliye bakanlığı, gelir bütçesi”. TBMM Genel Kurulu, 35. Birleşim tutanağı, 23 Aralık 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kemal-unakitan-22-2003-12-23-maliye-bakanligi-gelir-butcesi-2 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
