# Devlet memurları kanunu ve türkiye cumhuriyeti emekli sandığı kanunu ile diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.827)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Kemal Unakıtan (AK Parti, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 69. Birleşim
- **Tarih:** 10 Mart 2005
- **Gündem:** DEVLET MEMURLARI KANUNU VE TÜRKİYE CUMHURİYETİ EMEKLİ SANDIĞI KANUNU İLE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.827)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/kemal-unakitan-22-2005-03-10-devlet-memurlari-kanunu-ve-turkiye-cumhuriyeti-emekli-sandigi-kanunu-i-3

> Kemal Unakıtan (AK Parti), 10 Mart 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 69. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DEVLET MEMURLARI KANUNU VE TÜRKİYE CUMHURİYETİ EMEKLİ SANDIĞI KANUNU İLE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.827)); konuşma 1.081 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (İstanbul)- Sayın Başkan, teşekkür ediyorum.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; burada, bu çatı, milletin vicdanını temsil eden bir çatıdır. Bu çatının altında olanlar milleti temsil ederler ve verdikleri kararların gayet doğru, vicdanî olması lazımdır. Ve bunun için de, bu kararı verebilmek için de iyi bilgilenmeye ihtiyaç vardır. Şüphesiz, her arkadaşımız bu görevi yerine getirecek karakter ve şahsiyete sahip kimselerdir. Burası, Yüce Meclistir.

Bunun bilgilendirilmesi için, birtakım, tabiî, siyasî olarak, yani, muhalefet açısından görüşler yapılır, ileri sürülür filan... Biz, muhalefetin muhalefet yapmasını saygıyla karşılıyoruz; ama, gerçekleri de ortaya koymak lazım.

TUNCAY ERCENK (Antalya)- Tavuklar büyüdü mü tavuklar!

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla)- Şimdi, bir konuya yaklaşırken, daha kafadan, efendim, yolsuzluklar yapılıyor, şunlar yapılıyor, falan, falan... Öyle bir şey yok, söz konusu değil. Nedir bu; bunu ben size izah etmek için huzurunuza geldim.

Şimdi, Tekelin, biliyorsunuz, alkol ve sigaradan, hatta, yaprak tütünden teşekkül eden kısımları vardı. Alkolü sattık; şimdi, sigarayla ilgili olarak da, bu, özelleştirme sürecinin içerisinde olan bir kuruluşumuz. Ancak, bu kuruluşumuz, biliyorsunuz, daha önce tek başına sigara üreten bu kuruluşumuz. Bizden çok daha önce, özel sektör de yabancılar da gelip burada sigara üretebilirler diye kanun çıktıktan sonra, birçok yabancı kuruluş, sigara kuruluşları gelmişlerdir ve onlar da Türkiye'de imalata, üretime ve satışa başlamışlardır.

Tabiî, bu yeni gelen kuruluşlar, hem yüksek teknolojide makineler çalıştırılması hem daha işletmeci zihniyetine uygun çalışmaları hasebiyle, öne geçmişlerdir ve Tekelden her geçen gün market payı, pazar payı alıp, Tekeli, gide gide, iyice düşük seviyelere kadar getirmişlerdir.

Tekelde, biz tabiî özelleştirme yapacağız, yapacağız; ama, gözümüzün önünde bu Tekelin giderek küçülmesine, giderek erimesine de göz yummamız mümkün değil. Bunun için de bir şeyler yapmamız icap ediyor. O bakımdan, bir araştırma yapıldı. Araştırmada, Tekelin "soft production" dediğimiz o yumuşak sigara paketlerinin yerine, eğer, biz "hardbox", sert sigara üretebilirsek, yani, sert kutular üretebilirsek, pazar payının çok daha fazla yükseleceğini tespit ettik. Bununla ilgili olarak da bir yatırım yapalım ve Tekelin pazar payını yükseltelim diye bir karar verdik. Bununla ilgili araştırmalarımız başladı. Mevcut makinelerimizi çevirelim dedik, olmadı; Çin'e göndereceğiz, onlardan teminat mektubu alamadık. Sıfır numara makineleri yepyeni yaptıralım dedik; bunlar 10 000 000 dolar falan; çok fazla yüksek fiyatlar ve iki üç sene sonra ancak yapılabilecek. Bu da bize bir çare olmuyordu ve bu arada, araştırmalar... Fason yapalım dedik, çok yüksek; 40 sent gibi bize bir para teklif ediyorlar her yerde. Her tarafa da gittik; İspanyasından Çinine kadar, efendim, her yere gittik. O da bize pahalı olduğu için yapamadık. Sonunda dedik ki, biz, yeni makine olsun, kullanılmamış makine olsun, fakat, bunu bize çok acil verebilecek kimselerden bir teklif istedik. Bu teklifler neticesinde bize birkaç tane teklif verildi. Bu verilenler içerisinde 2 884 000 euroluk teklif vardı, bir de 1 100 000 euroluk teklif vardı; peşin fiyatı. 1 100 000 euroluk teklif kabul edildi ve bu, kiralama yoluyla -1 734 000'e geliyor bu kiralama- dört beş sene bir müddeti var bunun, onlar kabul edildi, makineler getirildi. Şimdi, bu makinelerin getirilmesinde, şartnamede "yeni makine" yazıyor. Yani, gelen makineler yeni olacak.

Fakat, bu arada da bizim Tütün Üst Kurulu ile, maalesef, Tekel arasında da bir sürtüşme var. Neden? Tütün Üst Kurulunun başında bulunan arkadaşımız, daha önce Tekel Yönetim Kurulunda olduğu için, eski yönetime ikide bir mahkeme açıyor Tekel Genel Müdürlüğü, yeni yönetim. Onlar da çok rahatsız oluyorlar bundan. Şimdi, böyle bir rahatsızlık da var ikisinin arasında. Tekel, makineleri getiriyor ve Tütün Üst Kurulu da "bu makineler yeni mi, değil mi, bizim kanunî hakkımız, bizim bakmamız lazım" diyor ve gidiyorlar, "bu makineler yeni değil" diyorlar. Şimdi, yeni makineden kasıt, bir firmanın tek başına kendi patenti altında yaptığı makine değildir. Elimizdeki arabalar dahil, baktığımız zaman, bir makinenin bir parçası başka yerden, bir parçası başka yerden, arabanın lastiği başka yerden, camı başka yerden olduğu gibi; Bursa'da birsürü yan sanayici var; onların yaptığı gibi, çeşitli yerlerden alınan makineler; fakat, kullanılmamış makineler olarak, yeni makine olarak veriliyor.

Bu, eski mi yeni mi diye tartışma yapılırken, Tekel Genel Müdürlüğü gidiyor İstanbul Sanayi Odasına, bir rapor da oradan alıyor. Onlar da diyor ki, "bu, gümrükten geçmiş yeni makine." Tütün Üst Kurulu diyor ki, "eski makine." Eski mi yeni mi; bunlar münakaşa edilirken, Tekel Genel Müdürlüğü "arkadaş, bunların yeni makine olup olmadığının tespiti" diye bir de mahkemeye gidiyor. Fakat, takdir edersiniz, mahkeme süreci de bizde uzun sürüyor. Bunların da belli bir müddeti var. Diyelim ki 60 gün, 70 gün belli müddetleri var. Onun sonucunda, eğer mahkemeden "yeni" veya " eski" diye bir karar çıkmazsa, o makinelerin olduğu gibi geriye gönderilme mecburiyeti var. Geriye gönderilecek... Geriye gönderildiği zaman ne olacak; artık, tekrar, yapılması, gelmesi, etmesi falan... Bunun manası, Tekelin bundan sonra hardbox üretimi yapması mümkün olmayacak. Tabiî, mümkün olmayınca, bunun rakipleri de var. Dolayısıyla, rakiplere bir avantaj daha verilmiş olacak. Mesele bu.

Şimdi, burada getirilen yeni kanunda, aman bunlar eskileri koruyor, burada büyük bir yolsuzluk yapılacak, bilmem ne...Hayır. Nedir orada?.. Şartname "yeni" yazmış. O şartname, yerine gelecek. Bu kanun çıksa da gelecek çıkmasa da gelecek. Fakat, bu o kadar büyütüldü ki, mesela burada Sayın Dağcıoğlu konuşurken Cumhuriyet Halk Partili bazı milletvekili arkadaşlar bir önerge vermişler. Önerge belki hepimizin önünde. Onlar o önergede diyor ki: "30.6.2005'e kadar buna böyle bir bakalım. Hiç olmadı, makineler geri gitmesin. 30.6.2005'ten sonra, eğer mahkeme de kararını verirse, ne olursa da olsun..." Yani, kanunen neyse, o herkese uygulansın; ama...

YAŞAR TÜZÜN (Bilecik) - Nasıl kanun?..

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Öyle... Feramus Beylerin vermiş oldukları... Cumhuriyet Halk Partisi de diyor ki: "Grup kararı değildir, Grup buna da katılmıyor." Cumhuriyet Halk Partili arkadaşlar neye katılıyor neye katılmıyor, onları ben bilmiyorum. (CHP sıralarından gürültüler)

ALGAN HACALOĞLU (İstanbul) - Sizi ilgilendirmez.

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Kim neye katılıyorsa, gelsin buraya; bu kürsü herkese açık. Bütün milletvekilleri burada da neye katılıp neye katılmadıklarını, niçin katıldıklarını söylesinler.

Ben sadece, vicdanen karar vermek mecburiyetinde olan sayın milletvekillerine durumu izah etmek için geldim, durum budur. Bundan sonra Yüce Meclis ne karar verirse, o olacak; ama, tabiî, bu derece, iş karışık olduğu için, bizim de bir önergemiz var, arkadaşlarımızın önergesi var "madem böyle çok karıştı, etti, bunu geri çekelim" diyorlar. Tamam, buna da gideriz, bunu da kabul ederiz maalmemnuniye; fakat, bunun sonucunda da Tekel artık, yani, bu gerileme sürecine hızlı bir şekilde sokulmuş olur. Öyle de karar verebiliriz böyle de karar verebiliriz. Karar Yüce Meclisindir; ne takdir ederseniz onu vereceksiniz. Ben, kararın hayırlı olmasını diliyorum; fakat, şunu arz etmek istiyorum ki, ne Bakanlığım ne Tekel Genel Müdürlüğü ne de AK Parti Grubu, asla, ne bir yolsuzluğa burada geçit verir ne bir yolsuzluğu kabul eder, yolsuzluğun y'sine bile müsaade etmez bu Grup, onun bilinmesini istiyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Çok teşekkür ediyorum, saygılar sunuyorum.

---

**Kaynak gösterme:** Kemal Unakıtan (AK Parti, İstanbul). “Devlet memurları kanunu ve türkiye cumhuriyeti emekli sandığı kanunu ile diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.827)”. TBMM Genel Kurulu, 69. Birleşim tutanağı, 10 Mart 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kemal-unakitan-22-2005-03-10-devlet-memurlari-kanunu-ve-turkiye-cumhuriyeti-emekli-sandigi-kanunu-i-3 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
