# Gelir idaresi başkanlığının teşkilat ve görevleri hakkında kanun (s.s.861)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Kemal Unakıtan (AK Parti, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 83. Birleşim
- **Tarih:** 13 Nisan 2005
- **Gündem:** GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN (S.S.861)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/kemal-unakitan-22-2005-04-13-gelir-idaresi-baskanliginin-teskilat-ve-gorevleri-hakkinda-kanun-s-s-3

> Kemal Unakıtan (AK Parti), 13 Nisan 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 83. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN (S.S.861)); konuşma 605 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (İstanbul) - Sayın Başkan, çok teşekkür ediyorum.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; hepinizin bildiği gibi, burada, Gelir İdaresi Kanununu görüşüyoruz, tartışıyoruz; fakat, tabiî, iş, öyle mecralara dökülüyor ki, ben de dinlerken, böyle, hayretler içerisinde kalıyorum, neler yapmışım ben meğerse yani?! Allah allah!..

Şimdi, bu bahsedilen meseleleri, ben, buradan ve çeşitli basın kuruluşlarına çok çeşitli defalar anlattım. Konu, aynı konu; pişirilip pişirilip önümüze getirilen konu, aynı konu. Albarakada Yönetim Kurulu Üyeliği yaptığım dönemlerde, 1996, 1997, 1998 yıllarında o zamanki işleri dolayısıyla, Albarakanın işleri dolayısıyla... Biliyorsunuz, bankalar kredi verirken, kredisini verirler, krediyi kullanan insan ile banka arasında herhangi bir bağ kurulmaz. Krediyi veren kimse, ne yaptıysa, o, ondan mesuldür; krediyi niçin buna verdin diye kimse bir soru sormaz bankaya. Özel finans kurumları da aynı şekilde kredi verirler. Yalnız, kredi verme şekilleri onların, ben size nakit olarak kredi veremem; ancak, lazım olan bir malı alırım; yani, ben faturayı kimden aldıysam, faturayı alırım, onun karşılığında da size faturayı keserim dediği için, alıcı ile, yani, krediyi kullanan ile özel finans kurumu arasında faturadan dolayı bir bağ, bir illiyet kuruluyor ve burada, birkaç tane üçkâğıtçı, kimse, geliyor, onu da dolandırıyor, bunu da dolandırıyor; bu arada, geliyor, Albarakayı da dolandırıyorlar.

ALİ TOPUZ (İstanbul) - Bak sen!..

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Evet.

Ve Albaraka bu fatura illiyetinden dolayı da suçlu görülüyor veyahut da hesap uzmanları bununla ilgili o dönemlerde raporlar yazıyor; fakat, bu raporları... Mahkemelere gidiyor... Ben siyasete girmeden önce de bu mahkemelere gittik geldik biz; bu davalar açılmıştı ve bu davaların bir kısmı beraat etti, bir kısmı kapandı. Şimdi, aynı konuyu gümrük müfettişleri yazmışlar, rapor olarak yazmışlar. Ben, şimdi, siyasete atılmadan önce, Maliye Bakanı olmadan önce hiç kimse yazmıyordu bunları. Bütün suçum, şimdi Maliye Bakanı olduğum için mi bunlar? Yani, bunları hayalî yapmışız, paralar almışız!.. Bilmiyorum, yani nerede bunlar?!

FİKRET BADAZLI (Antalya) - On sene evvelki iş.

AHMET RIZA ACAR (Aydın) - Öğrenin, öğrenin Sayın Bakan!

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Yani, öyle bir anlatıyorlar ki, burada büyük bir soyguncu oturuyor, o da Maliye Bakanı! İnsaf arkadaşlar!.. İnsaf!..

TUNCAY ERCENK (Antalya) - Sayın Bakan, güzel anlatıyorsunuz da, şu dokunulmazlığı kaldırın o zaman, aklanın yahu!

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Sonra, tabiî, ben hukukî haklarımı saklı tutuyorum. "Hazineyi soyan" derken hangi bilgiye, belgeye ve delile dayanarak bunu konuşuyorsunuz, hangi mahkeme kararı var benim hakkımda? Bir tane mahkeme kararı gösterin bakayım.

TUNCAY ERCENK (Antalya) - Yargılanmıyorsunuz ki! Çıkın, dokunulmazlığı kaldırın, yargılanın, aklanın!

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Hayır, ben politikaya atılmadan önce de bu mahkemeler vardı; bu mahkemelere muhatap olanlar yine devam ediyorlar. Haydi ben olmadım, benim dokunulmazlığım var diye; diğer yönetim kurulları üyeleri niye mahkûm olmadı? (AK Parti sıralarından alkışlar) Bırakın arkadaşlar!.. Bırakın!.. Efendim, Maliye Bakanının anlayışından dolayıymış!.. Bütçe açıkları, gayri safî millî hâsılaya göre yüzde 14,5'ti ben devraldığımda; şimdi, yüzde 7'ye düştü. Bu mu kötülük?

HİKMET ÖZDEMİR (Çankırı) - Ondan rahatsızlar zaten.

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Bu başarıyı görmüyor musunuz? Yurt içindekiler de görüyor, yurt dışındakiler de görüyor. Herkes görüyor, herkes de yazıyor bunu. Bu mu Maliye Bakanının başarısızlığı?! Ama, tabiî, gelip de bizi methedecek haliniz yok.

TUNCAY ERCENK (Antalya) - Onu, çıkıp da millete anlatın siz!

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Ama, biraz da insaflı konuşun yani. Hazineyi soymuşum! Nesini soymuşum Hazinenin; kaç parasını soymuşum?!

TUNCAY ERCENK (Antalya) - Söyledi; 1 950 000 000.

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Ayıp denen bir şey var! Ama, hukukî haklarımı saklı tutuyorum; mahkeme kararı olmaksızın kimse bana böyle bir şey diyemez arkadaş! Hiç kimse diyemez. (AK Parti sıralarından alkışlar) Bizim alnımız da ak, vicdanımız da rahattır. Bunu her zaman söylüyorum, her zaman söylemeye devam edeceğim.

Hepinize saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Kemal Unakıtan (AK Parti, İstanbul). “Gelir idaresi başkanlığının teşkilat ve görevleri hakkında kanun (s.s.861)”. TBMM Genel Kurulu, 83. Birleşim tutanağı, 13 Nisan 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kemal-unakitan-22-2005-04-13-gelir-idaresi-baskanliginin-teskilat-ve-gorevleri-hakkinda-kanun-s-s-3 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
