# 2007 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu tasarısı ile 2005 mali yılı genel ve katma bütçe kesin hesap kanunu hakkında

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Kemal Unakıtan (AK Parti, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 33. Birleşim
- **Tarih:** 15 Aralık 2006
- **Gündem:** 2007 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISI İLE 2005 MALİ YILI GENEL VE KATMA BÜTÇE KESİN HESAP KANUNU HAKKINDA
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c140/b033/tbmm221400330004.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/kemal-unakitan-22-2006-12-15-2007-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-tasarisi-ile-2005-mali-yili-gen

> Kemal Unakıtan (AK Parti), 15 Aralık 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 33. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2007 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISI İLE 2005 MALİ YILI GENEL VE KATMA BÜTÇE KESİN HESAP KANUNU HAKKINDA); konuşma 6.136 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (istanbul) - Değerli Başkan, çok teşekkür ediyorum

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, konuşmama başlarken hepinizi saygıyla selamlıyorum

17 Ekim 2006 tarihinde Türkiye Buyuk Mıllei Meclisine sunulan 2007 Yılı Merkezî Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2005 Yılı Kesınhesap Kanunu Tasarıları Plan ve Bütçe Komisyonunda butun yönleriyle incelenerek son şeklini almış, bugün de Genel Kurul görüşmeleri başlamaktadır

Bu vesileyle, yorucu çalışmalar sonucunda yaptıkları katkılar için Plan ve Bütçe Komisyonunun Değerli Başkanı ve üyeleriyle görevlilerin; ve bu surece katkıda bulunan butun bakan arkadaşlarıma ve kamu idarelerinin temsilcilerim huzurunuzda teşekkür ediyorum

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, 2007 bütçesi hükümetlerimiz döneminde hazırlamış olduğumuz beşinci bütçedir Buraya özellikle dikkatlerinizi çekmek istiyorum Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk defa beşinci yıl bütçesi yapılıyor (AK Parti sıralarından "Bravo"" seslen, alkışlar) Bu, sağladığımız istikrarın bir göstergesidir

Bütçe kanunlarının hazırlanması, görüşülmesi, kabulü ve yayımlanması bütçe hakkının bir gereğidir Bütçeler, devletin gelırlennın toplanmasına izin ve giderlerinin yapılmasına yetki veren kanunlardır (x) 1269, 1270, 1271 S Sayılı Basmayazılaı ve Ödenek Cetvelleri Tutanağa eklidir Bütçelerin malı yönlen yanında ekonomik ve sosyal yönlen de vardır Aynı zamanda, hükümetlerin bir yi! içinde millete sunacağı kamusal hizmetleri, izleyeceği ekonomik ve sosyal politikaları ortaya koyarlar Bütçeler, devletin nerelere ne kadar kaynak ayırjcağını ve nerelerden ne kadar kaynak toplayacağını gösterirler

Geleceğe ilişkin öngörüleri içeren bütçeler, ekonomide geleceğe yonslık beklentilerin de izlerini taşırlar Butçeleı, ekonomideki ağırlıkları ölçüsünde ekonominin gidişatını belliler Bir ülkedeki ekonomik faaliyet düzeyi, bütçelerle şekillenir

Guçlu bütçeler, guçlu ülkelerin ısıdır Bir bütçe ne kadar sağlam, öngörülebilir ve güvenilir ise ülkenin küresel ekonomi içindeki yen de o derece guçlu ve sağlamdır

Küresel rekabet yarışında ülkemizin layık olduğu yere gelebilmesi, etkin kaynak kullanımı ve malı disipline bağlıdır Çunku rekabet gucu, insan kaynakları da dâhil olmak üzere etkin bir kaynak kullanımı anlamına gelir

Bu nedenle, bütçelerin ıyı idare edilmesi zorunluluğu vardır Aksı hâlde bu durum ülke riskinin artmasına reden olur Bizden önce ıyı hazırlanmayan ve idare edilmeyen bütçeler yüzünden ülkemiz krizlere girdi ve bedelini yüksek faiz olarak odedı, ödemeye de devam ediyor Yüksek bütçe açıkları ve kamu borç yıtku, milletimize sıkıntılar yaşattı, çok çile çektirdi Toplanan vergiler, faizlere bile yetmedi Vergiler, millete sunulacak hizmetlerin yerine getirilebilmesi için en sağlam finansman kaynağıdır Eğer vergiler sadece faiz ödemelerini giderse kamu hizmetler borç almak suretiyle yapılabilir İşte, böyle bir durumda, bütçe milletin sırtında ağır bir yuk olur Bizim İktidarımızdan önce bütçe milletin sırtında ağır bir yuktu Biz, bütçeyi, milletimizin sırtında yuk olmaktan çıkarıp, milletimize hizmet eder hale getirdik

Göreve geldiğimizde, yüzde 14,6 düzeyinde olan bütçe açığının gayrısafi millî hasılaya oranı bugün yüzde I 'lerm altına düşmüştür (AK Parti sıralarından alkışlar) Borç dinamiklerinde çok suratlı iyileşmeler yaşandı Kamu net borç stokunun gayrısafi milli hasıla içindeki payı yüzde 90,4'ten 49,6'ya duştu Hükümetlerimizden önce, bütçe giderleri daima hedeflenenin üstünde, bütçe gelirleri ise hedeflerinin altında gerçekleşti, bütçe açığı hedeflen tutmadı Meclisten geçen bütçe ödenekleri yılın yansında bitiyordu Hedeflerin çok buyuk oranlarda, yüzde 49'lara varan oranlarda saptığını hepimiz gorduk, şahit olduk Bu, istikrarsızlığın en oremlı işaretidir

Hükümetlerimiz döneminde ise bütçe açıkları daima öngörülerimizden daha ıyı gerçekleşti Bu bütçe, daha önce hazırladığımız bütçeler gibi istikrarın devamı, güvenilirliğin artması ve Türkiye'nin kalkınması için hazırlanmış bir bütçedir Bu bütçe, milletimizin refah düzeyinin daha da artırılması anlayışı üzerine hazırlanmış bir bütçedir Fakire, fukaraya ve özürlüye sahip çıkan bir bütçedir Ancak, seçim bütçesi asla değildir Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk diyor ki ' Ekonomisi zayıf olan bir millet fakirlik ve yoksulluktan kurtulamaz, sosyal ve siyası felaketlerden yakasını kurtaramaz " Bu ifadeler bugün de geçerlidir yarın da geçerli olacaktır O nedenle, hedefimiz, gelişmiş ve guçlu bir Türkiye'dir Guçlu Türkiye'nin guçlu bir bütçesi olmak zorundadır

Bu bütçe, malı disipline riayet eden, popülizme meydan vermeyen bir bütçedir Türkiye buğura kadar ne çektıyse "o ne verdiyse ben daha fazlasını veririm" diyen zihniyetten çekmiştir Bu anlayışa kesinlikle geçit vermeyen bir bütçedir bu bütçe

2007 bütçesi, malı disiplin anlayışı içinde hazırlandı Göreve geldiğimiz günden bu yana sürdürdüğümüz istikrarlı ve kararlı bütçe yönetim anlayışımız aynen devam etmektedir

2007 bütçesi ile ilgili daha geniş açıklamalara geçmeden önce, dünya ekonomisi ile ilgili bazı hususlara değinmek ıslıyorum

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, artan emtia fiyatları ile yaşanan doğal afetlere rağmen dünya ekonomisi, 2005 yılında yüzde 4,9 buyume hızına ulaştı Buyume hızı, gelişmiş ülkelerde yüzde 2,6 olurken, küresel likidite imkânlarından yoğun bir şekilde faydalanarak, dikkat çekici bir TBMM Br 33 15.12.2006 0:1 performans sergileyen, yükselen piyasalar ve gelişmekte olan ülkelerde ise yüzde 7,4 düzeyinde gerçekleşti

Dünya ekonomisinde görülen buyume eğilimi sonucunda uluslararası likidite koşullan, yükselen piyasalar lehine gelişti Yatırımcıların bu piyasalardaki yatırım araçlarına olan ilgisi arttı Bunun sonucunda, bu piyasalara buyuk miktarda sermaye girişi yaşandı

Küresel piyasalardaki olumlu koşullar 2005 yılı genelinde ve 2006 yılı başlarında da devam etti Ancak, aynı dotBinde ABD ve Çin'den guçlu talebin gelmesi, buna karşılık kapasite imkânlarının sınırlı olması, başla petrol olmak üzere emtia fiyatlarında artış yaşanmasına neden oldu

Petrol fiyatları, ağustos ayında 7R dolara kadar ulaştı Fylul ayı ile birlikte arzla ilgili kaygıların azalmasının etkisiyle fiyatlar tekrar duşuş eğılımme girdi Petrolün varıl satış fiyatı 13 Aralık itibarıyla 61,33 dolar seviyesindeydi Ancak, şunun altım çizmem gerekir ki, dünya petrol fiyatları, buyuk olçude, petrol ihraç eden ülkelerin alacakları arz yonlu kararlara bağlıdır Elimizde olmayan sebeplerden dolayı petrol fiyatlarının artmasının, ekonomimizi de menfi olarak etkilemesi kaçınılmazdır

Dünya genelinde emtia fiyatlarındaki yükseliş eğilimi sırasında enflasyon ist baskılar kendini göstermeye başlamıştır

Diğer yandan, 2006 yılında yükselen bir seyir izleyen altın fiyatları, nisan ayında bir ons altının 650 dolar seviyesini aşması ile birlikte rekor seviyeye ulaşmıştır ABD Merkez Bankasının yaptığı faiz artırımı sonrasında altın fiyatları geriledi 13 Aralık itibarıyla bir ons altının fiyatı 628,40 dolar seviyesinde seyretmektedir

Tum bu gelişmeleri, fiyat istikrarı açısından nsk unsuru olarak değerlendiren gelişmiş ülke merkez bankaları, faiz artırımları yoluyla para politikalarını sıklaştırmaktadırlar

Dünya piyasalarına yayılan aşırı likiditenin çekilmeye başlamasının etkisiyle, mayıs ayının ortalarında yükselen piyasalardaki menkul kıymet fiyatlarında ve borsa fiyat endekslerinde anı düşüşler yaşandı

Ancak, dünya gemimde uygulanan kredıbılıtesı yüksek para politikaları nstıcesınde küresel enflasyon buyuk olçude kontrol altına alındı Malı piyasalar temmuz ayından itibaren yeniden istikrarlı ve normal bir seyre kavuştu 2006 yılında dünya ekonomisindeki olumlu görünümün devam etmesi, buyume hızının, gelişmiş ekonomiler için yüzde 3,1, yükselen piyasalar ve gelişmekte olan ekonomiler için yüzde 7,3 ve dünya ekonomisi için de yüzde 5,1 olması beklenmektedir

Ancak, 2007 yılı için, küresel ekonomide, 2006 yılındaki olumlu görünümün bir miktar tersine döneceğine dair işaretler vardır Bundan sonraki donsmde küresel likidite koşullarının nasıl bir seyir izleyeceği konusu bütünüyle küresel buyume surecine bağlıdır AB, Japonya ve Çın gibi ülkelerden gelmesi muhtemel yüksek buyume hızları, bu sureci doğrudan etkiler niteliktedir

Böyle bir gelişme, belli başlı ekonomilerin enflasyonla mücadele amacıyla sıkı para politikası uygulamasına reden olabilecektir

Küresel piyasaların algılamaları ve risk ongorusu çok çabuk değişebilmektedir Küresel ekonomideki gelişmeleri çok yakından takıp etmemiz gerekir 2007 yılında, ekonomik büyümenin, gelişmiş ekonomiler için yüzde 2,7, yükselen piyasalar ve gelişmekte olan ekonomiler için yüzde 7,2 ve dünya ekonomisi için ise yüzde 4,9 seviyelerinde gerçekleşeceği tahmin edilmektedir

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, şimdi de Türkiye ekonomisine ilişkin bazı gelişmelere değinmek ıslıyorum

Dünyanın önemli bir coğrafyasında stratejik onemı haiz bulunan ülkemizin, sürekli istikrarın sağlandığı omek bir ülke konumuna gelmesi son derece elzemdir Ekonomiden hukuka toplumsal hayatın her alanında gerçekleştirdiğimiz yapısal reformlar, istikrarın kalıcı hale getirilmesi doğrultusunda atılan önemli adımlardır Değerli millelvekilleri, istikrar, içindeyken değerinin çok fazla bilinmediği, ancak kaybedilince değeri anlaşılan bir kavramdır Onun ıçm, son dört yıldır yaşadığımız ıslıkraıın kıymetini bıleiım ve onu gozumuz gibi koruyalım Bu çok önemlidir (AK Parti sıralarından alkışlar)

Iklıdara geldiğimiz günden bugüne kadar, yüce milletimizin desteğiyle sağladığımız istikrar ortamının surdurulebıln olduğunu memnuniyetle gözlemliyoruz Bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da kararlılıkla uyguladığımız politikalarımızdan asla tavız vermeyeceğimizin altını çizmek istiyorum

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, Kasım 2002 seçimleriyle birlikte temin edilen güven ortamında, Türkiye ekonomisi 2005 yılında yüzde 7,6 oranında büyüyerek, öngörülen yüzde 5'lık büyüme hedefini, 2003 ve 2004 yıllarında olduğu gibi, aşmıştır Türkiye ekonomisi, 2003-2005 döneminde yılda ortalama yüzde 7,8 oranında büyümüştür

Ekonomide yaşanan bu buyume trendi, 2006 yılında da, dünya ekonomisinde yaşanan tum olumsuzluklara rağmen devam etmiştir 2006'nın ilk çeyreğinde yüzde 6,4, ikinci çeyreğinde yüzde R,R, uçuncu çeyreğinde yüzde 3 oranında büyüyen ekonomimiz, böylece, yılın ilk dokuz ayında yüzde 5,7 oranında büyümüştür Türkiye ekonomisi, tarihinde ilk kez 19 çeyrek aralıksız büyüyerek bir rekora daha imza atmıştır

2006 yıl sonu ıfıbanyla da yüzde 5*lık buyume hedefini aşacağız 2002 yılında 184,5 milyar dolar olan gayrısafi yurt ıçı hasıla, 2007 yılında 410,7 milyar dolara ulaşacaktır 2007 yılında büyümenin temel dinamikleri özel tüketim ve yatırım harcamaları olacaktır Bu da gösteriyor ki, üretim, istihdam ve ihracat artışlarıyla birlikte, ülkemiz ekonomisi sağlam temeller üzerinde yoluna devam etmektedir

Bu buyume performansı kışı başına düşen millî gelir rakamlarında da kendini göstermektedir 2002 yılında 2 59R dolar olan kışı başına gelir, 2007 yılında 5 550 dolara ulaşacaktır Bu, bir zenginleşmedir Satın alma gucu parılesıne göre ise, kışı başına millî gelirimiz, 2007 yılında 9 662 dolar seviyesine ulaşacaktır Bu rakamlar, milletimizin satın alma gucunun ve refah seviyesinin arttığını göstermektedir

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, hükümetlerimizden önce ülkemizde yaşanan yüksek ve kronik enflasyon, bekleniılerı olumsuz yönde etkiledi Ekonomide kısa vadeli yaklaşımların hâkim olmasına, yatırım ve üretim kararlarının olumsuz yönde etkilenmesine yol açtı

Hukûmefımız ekonomik ve sosyal istikrarı sağlarken, öncelikle fiyat istikrarının sağlanması gereğini goz onunde tutmaktadır

2002 yılından bugüne, enflasyona karşı mücadelede önemli bir aşama katedılmıştır Uygulanan basiretli politikalar ve tavizsiz sürdürülen malı disiplin sonucunda enflasyon, 2002 yılı başında yuz- de 73,2 seviyesinden tek haneli rakamlara inmiştir

Enflasyonda, 2006 yılının ilk yedi ayında, arz yonlu unsurlar ve dışsal koşullardan kaynaklanan bir artış eğilimi gözlenmiştir Bu donemde, enflasyonu olumsuz yönde eıkıleyen diğer bir unsur, ham petrol fiyatlarında yılın ilk çeyreğinden itibaren gerçekleşen artışlardır

Ayrıca, mayıs ve haziran aylarında malı piyasalarda yaşanan dalgalanma sonucu, ithal malların fiyatlarındaki artışlar da bu donemde enflasyonun artmasına yol açmıştır Ağustos ayına gelindiğinde bu artış eğilimin tersine donduğu, kasım ayı itibarıyla TUFE'dekı yıllık artışın yüzde 9,R6 olarak gerçekleştiği görülmektedir

Ancak, enflasyona karşı yürütülen kararlı politikalar devam edecektir Bunun uzun ve zorlu bir süreç olduğu unutulmamalıdır Alınan tedbirler ve son donemde uluslararası likidite koşullarındaki olumlu seyir nedeniyle 2007 yılında enflasyondaki duşuş surecinin devam etmesi beklenmektedir

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, 2001 yılında yaşanan kriz sonrasında istihdamda duşuş ve ıssızlık oranında artışla ortaya çıkan olumsuz îablo, 2004 yılından itibaren düzelmeye başlamıştır Ayrıca, ülkemiz ekonomisinde bir yapısal donuşum de yaşanmaktadır Tanın sektörü istihdamının toplam istihdam içerisindeki payı 2002 yılında 34,9 iken, 2006 yılı Ağustos ayında 29,2'ye gerilemiştir Tarım dışındaki sektörlerde ise istihdam artmakta ve ıssızlık gerilemektedir Yanı, tarımdan diğer sektörlere bir kayma vardır

2006 yılı Ağustos donamı itibarıyla toplam istihdam, geçen yılın aynı donsmıne göre, Türkiye gerelınde 441 bin kışı artış göstermiştir

2005 yılı Ağusıos döneminde 9,4 olan ıssızlık, 2006 yılının aynı döneminde 9,l'e düşmüştür

Hükümet olarak, istihdam imkânlarının artırılabilmesi için istihdamı daha esnek hale getireceğiz ve istihdam üzerindeki vergi yukunu düşüreceğiz

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, dış ticaret hacını, 2006 yılının Ocak Ekim döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 15,7 artışla 180 milyar dolara yükselmiştir 2006 yılı sonu itibarıyla 219,5 milyar dolara ulaşmasını bekliyoruz 2007 hedefimiz ise 244,7 milyar dolardır

2006 yılının Ocak-Ekım döneminde ihracatımız, YTL'nın guçlu konumuna rağmen, verimlilik artışının da getirdiği rekabet avantajıyla, 2005 yılının aynı dönemine göre yüzde 12,5 artarak 67,8 milyar dolara yükselmiştir 2006 yılı sonunda ihracatımız 84 milyar dolar olacaktır 2007 yılının sonunda hedefimiz 95 milyar dolardır

2000 ve 2001 yıllarında yaşanan krizlerin ardından yakalanan hızlı buyume surecinde, özel sektörün yatırım talebi artmıştır Yatırım talebindeki bu artış, özel sektörün 2004 yılından itibaren tasarruf açığı vermesine ve takıp eden yıllarda bu açığın artmasına neden olmuştur Özel sektör yatırım talebi ve enerji fiyatları paralelinde artan dış ticaret açığı, can işlemler açığının artmasındaki temel elken olmuştur Can açık, ocak-ekım döneminde 28 milyar dolar düzeyinde gerçekleşmiştir Enerjinin toplam faturasını 2006 yılı itibarıyla 28 milyar dolar olduğunu düşünecek olursak, enerjinin fiyat artmasının neticesinde, carı açığa ne kadar etki ettiğini bir kere daha görmek mumkun olacaktır

Ancak, bu noktada unutmamamız gereken önemli bir husus, carı açığın surdum lebi hrl il iğinin rakamsal büyüklüğünden çok daha fazla önem taşıdığıdır Makroekonomık temellerdekı sağlamlaşma, malı ve parasal disiplin ile enflasyonla mücadeledeki kararlılığın sürdürülmesi ve popülist politikalardan uzak durulması carı açığın sürdürülebiliri)lığını artırmıştır Ancak, dışsal şoklar karşısında bir emniyet supabı görevi yerine getiren dalgalı kur rejimi, mayıs ayında yasadan dalgalanmaya rağmen, sermaye çıkışlarını yeni girişler ile dengelemiştir Bu ise, artan güvenin ve ileriye donuk bekleyişlerin olumlu yönde geliştiğinin önemli bir göstergesidir

Carı açığın sürdürül e bil meşinde ve risk olarak algılanmamasında finansman kalitesi de çok büyük orteme sahiptir Carı açığın finansmanında geçmiş dönemlerde önemli bir paya sahip olan kısa vadeli portföy yatırımları giderek azalarak yerim doğrudan yatırımlar ile buyuk bir bolumu özel sektörce sağlanan uzun vadeli kredilere bırakmıştır Ocak-ekım döneminde 15,8 milyar dolar doğrudan yatırım girişi ile 37,3 milyar dolar uzun vadeli kredi kullanımı, ülkemizde carı açığın sağlıklı ve kalıcı bir finansman yapısına sahip olduğunu göstermektedir

Değerli milletvekilleri, burada bir noktaya temas etmek ıslıyorum Şurada, biraz önce açıkla d iğim, ekim donemi itibarıyla-bu ilk defa oluyor-doğrudan yabancı sermaye girişi Türkiye'ye, 15,8 milyar dolar olmuştur Bu ne demektir1

SÜLEYMAN SARIBAŞ (Malatya) - Banka satışları Sayın Bakan

MALİYE BAKANİ KEMAL UNAK.ITAN (Devamla} - Daha önce, hepiniz bilirsiniz, bizim hükümetlerimizden önce, serede, giren doğrudan yatırım miktarı senelik on aylıktır, senelik, yanı, ekimden ekime bakarsan 20 milyar dolardır bu

ALI TOPUZ (İstanbul) - Hangi yeni istihdamı yarattınız''

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Yanı, girmiş olan 20 milyar Eskiden baktığımızda I milyar dolar değildi bu Ortalama I milyar civarındaydı "Bu yabancı sermaye acaba bize niye gelmiyor7" diye çarşaf çarşal gazetelerde yazılıyordu Herkes konuşuyordu "Bu ülkeye acaba bu yabancı sermaye niye gelmiyor, niye kabul göstermiyor''" diyordu

TUNCAY ERCENK (Antalya) - Hangi fabrikayı kurdunuz Sayın Bakan''

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Neden** Çunku, Türkiye'nin hâli gelmeye müsait değildir

ALİ ARSLAN (Muğla) - Kıyak çekiyorsunuz, kıyak'

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Bakınız, 1 milyar dolar nerede, 20 milyar dolar nerede Şimdi, bizim aramızdaki fark bu Bizim hükümetlerimiz zamanında gelen yabancı sermaye yıllık 20 milyar dolara yaklaşmıştır Bu. budur (AK Parti sıralarından alkışlar)

TUNCAY ERCENK (Antalya) - Gelen borsaya yatırılıyor, başka-»

SÜLEYMAN SAR1BAŞ (Malatya) - Sayın Bakan, kâğıttan okusan iyi olacak

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Değerli arkadaşlar, Türkiye'nin yıllardan ben çok önemli bir problemi var, yıllardan beri çeklığr sermaye btnktmıtıın azlığıdır

CANAN ARITMAN (İzmir) - Sayın Bakan, bir iane fabrika kurdunuz mu9

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Sermaye birikiminin azlığına da ancak ve ancak ülkeye yabancı sermaye çekmek suretiyle sermaye birikiminin azlığına çare bulabilirsiniz Bunun için, butun ülkeler, dünyadaki butun ülkeler, kendi ülkeler»» yabancı sermaye çekebilmek için her turlu önleme başvuruyorlar, her turlu rekabete başvuruyorlar, her lurlu tedbiri alıyorlar, ama, her şeyden önce bir ülkeye yabancı sermaye gelebilmesi için o ülkenin iyileşmesi, o ülkenin ekonomisinin düzelmesi, o ülkenin istikrara kavuşması, o ülkenin güven sağlaması icap ediyor Ancak o zaman o ülkeye yabancı sermaye giriyor Aksı takdirde, bağırırsın çağırırsın, ama bir şey gelmez, gelmez Lafla peynir gemisi yürümez Ne yapacaksın7 İşle, bizim Hııkûmelımızın yaptığı gibi yapacaksın Ekonomiyi düzelteceksin, enflasyonu düşüreceksin, güveni sağlayacaksın, istikran sağlayacaksm (AK Parti sıralarından alkışlar) Ekonominin düzeldiğinin en guzel işaretidir bu 1 milyar dolar-20 milyar dolar Yanı, buna özellikle dikkatinizi çekmek istedim

Şimdi, burada carı açıkla ilgili çok konuşulacak, bundan sonra da konuşulacak, fakat, carı açığın en buyuk ilacı bu yabancı sermaye, doğrudan yabancı sermaye Bunu ne kaaar artırırsanız carı açığınız o derece sürdürülebilir Ha, eskiden sıcak para falan O da azalıyor şimdi Özel sektörün uzun vadeli aldığı uzun vadeli kredilere doğru kayıyor Dolayısıyla, ekonomide bir iyileşme soz konusu Fakat, biz Hükümet olarak, sürekli can açığı da duşurebılmenın gayreti içerisinde, alınması gereken her turlu tedbiri de tekrar alacağımızı burada açıklıkla ifade etmek istiyorum

Yanı, bu kapsamda ne önlemler alacaksınız7 Bunlarla ilgili olarak, mıkroekonomık tedbirler başta olmak üzere, istihdamın daha esnek bir yapıya kavuş turu I ması Bilhassa istihdam üzerindeki vergi yukunu indireceğiz, bunu kesinlikle söylüyorum (AK Parti sıralarından alkışlar)

Ar-ge faaliyetlerim destekleyeceğiz Üretim yapısının değiştirilerek, yüksek teknolojiye dayalı katma değen yüksek ürünlerin teşvik edilmesi hizmet ihracatının artırılması dâhil her turlu tedbirleri alacağız

Kendi üretimimizin maliyetlerini düşürmek suretiyle, ülkemizin rekabet gucunu artırmaya devam edeceğiz

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, şimdi, çok enteresan bir şeye temas etmek istiyorum, o da şu Son zamanlarda, yıllardan ben, bu yabancı sermaye bize niye gelmedi diye hayıflanıp duruyorduk Şimdi, ülkenin düzelmesi suretiyle, istikrar ve güvenin gelmesi suretiyle yabancı sermaye gelmeye başlayınca "Eyvah, bizim butun mallarımızı yabancı sermaye almaya başladı Eyvah, bı- zım şırkellerıınızı yabancılar alıyor, bankalarımızı yabancılar alıyor Efendim, emlakimiz satılıyor, yabancılar alıyor, biz re yapacağız9" Öyle bir yanlış düşünceye sokuluyor ki

Değerli arkadaşlar, şunu özellikle belirtmek istiyorum Yabancı sermaye geldiği zaman, yabancı sermaye, eğer, bir yabancı gelir burada bir villa satın alırsa -ki, İspanya'da ıkı milyon İane almışlar, yabancılar ıkı milyon villa satın alınış, gelmiş yerleşmiş Şimdi biz tabu çok daha azlardayız- gelıp aldığı zaman, o villayı, o evi, o toprağı kimse sırlına yükleyip memleketine götürmüyor, her şey burada

RASIM ÇAKIR (Edime) - Yahu, ns kadar çarpıtıyorsun1

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Fabrikayı alırsa, kimse fabrikayı sırtına alıp götürmüyor Aksine, onlar bizim memleketimize güveniyor, o paralarını getirip, kalıcı olmak suretiyle buraya yatırıyorlar Bir insan gelip buradan ev aldığı zaman, duşunun, her sene gelmek mecburiyetinde Kendi gelemezse, yakınlarını göndermek mecburiyetinde veyahut da emekli olduysa gelip burada yaşamak mecburiyetinde Parasını o memlekette alacak, gelecek burada harcayacak Buranın suyunu, buranın elektriğini, buranın hizmetim tüketecek, buranın meyvesini tüketecek, buranın yiyeceğini tüketecek, buranın giyeceğini tüketecek Sürekli olarak bir gelir kaynağı olacak ülke için O bakımdan, bunlara lütfen fazla itibar vermememiz lazım

RASIM ÇAKIR (Edirne) - Hayret bir şey ya' Bu söylediklerine kendin inanıyor musun Allah aşkına'

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Bakınız şimdi, 2005 yılı verilerine göre istanbul Sanayi Odasında kayıtlı 500 buyuk sanayi firmasının 136'sı uluslararası sermaye iştirakidir Bu firmaların üretimden satış büyüklüğü 49 milyar YTL ve 500 firma içerisindeki payı yüzde 33 Yanı, 500 firmanın üçte l'ı yabancı sermaye, uluslararası sermaye ihracatı ona göre, istihdamı ona göre, üretimi ona göre Bu memlekete faydaları oluyor Ayrıca bir de vergi alıyoruz adamlardan Bundan daha iyisi ne olabilir9

ALİ TOPUZ (istanbul) - Zaten üretim vardı, yeni bir üretim yok, hikâye anlatıyorsun1

MALİYE BAKANİ KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Değerli arkadaşlar, ülkemizdeki yatırım ortamının iyileştirilmesi konusunda bugüne kadar uygulamaya koymuş olduğumuz politikalar bundan sonra da devam edecektir

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, kamu borç stokunun makroekonomık istikrar açısından kırılganlık oluşturmayacak seviyelere çekilmesi temel önceliklerimiz arasında yer almaya devam etmektedir

2001 yılında yaşanan krizin ardından yüzde 90,4 olan kamu ne! borç stokunun gayrısafi millî hasılaya oranının 2006 ytlı sonu itibarıyla yüzde 49,6'ya düşmesini bekliyoruz

Ote yandan, merkezî yoretım toplam borç stoku yapısının YTL lehine yaşanan önemli değişimi 2006 yılında da devam etmektedir 2002 yılında borç stokunun yüzde 42'sı YTL cinsinden oluşurken, ekim sonu itibarıyla bu oran yüzde 62,6 seviyesine yükselmiştir

YTL cinsinden ıskontolu devle! iç borçlanma senetlerinin faiz oranı 2002 yılında yüzde 62,7 iken, 2006 yılının kasım ayında yüzde 17,9'a gerilemiştir Esasen, bu oran, 2006 yılının ilk çeyre ğınde yüzde 14'lere kadar düşmüştü

Bunun yanında, kamu kesimi borçlanma gereğinin gayrısafi yurt ıçı hasılaya oranı da önemli olçude azalmıştır 2002 yılında yüzde 12,6 olan bu oranın, 2006 yılında yüzde eksi 3,7 gerçekleşmesi beklenmektedir

Şimdi, bu rakamları söylüyorum size, işte, eksi şu, eksi bu Ne demek bu9 Bu şu demektir 2006 yılında, artık, bizim borçlarımız nominal olarak da azalmaya başlamıştır, bu, bu demektir Yanı, eskiden, kamu kesimi borçlanma gereği sürekli olarak artı verirdi, yanı, devamlı borçlanmaya ihtiyacı vardı 2006 yılında -Hükümetimizin takıp ettiği politikalar neticesinde- anık, bu, eksi veriyor, yanı, kamunun borçlanmaya ihtiyacı yok, mevcut borçları nominal olarak da azaltıyor manasında bu

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, konuşmamın bu bölümünde, çalışanlarımız ile emeklilerimize, çiftçilerimize, esnafımıza ve yardıma muhtaç vatandaşlanmiz ile bazı önemli sektorleıe yönelik icraatlarımız hakkında bilgiler vermek istiyorum

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, önce şunu söylemek istiyorum Son dört yıllık donemde TÜFE endeksinde kumulatıt değişme yüzde 53,1 olmuşlur Şimdi, yaptığımız her şeyi bunaendeks- leyeceksınız Eğer bunun üzerinde bir şey yapmışsak, reel bir artış vardır, altında artış yapmışsak, demek ki, enflasyonun allında bir artış iyi bir şey değil

Şimdi, en duşuk memur maaşı 2002 Aralık ayında 392 YTL imiş Bu, 2006 yılında 765 YTL olmuş Artış oranı 95,2

Net asgari ücret 2002 Aralık ayında 184 lira, 2006 Kasım ayında 380 YTL'ye çıkmış Artış yüzde 106,5

Başında söyledim, 53,5'la bunları kıyaslayacaksınız

En duşuk SSK emekli aylığı 2002 yılında 257 YTL, 2006 Kasım ayında 477 YTL Artış yüzde 85,6

En duşuk Bağ-Kur 2002 Aralık ayında 136 YTL, 2006 Kasım ayında 349 YTL'ye çıkmış Artış oranı yüzde 156,9 olmuş

En duşuk Bağ-Kur çiftçi emekli aylığı 2002 Aralık ayında 69 YTL, 2006 Kasım ayında 232 YTL Artış yüzde 235

En duşuk memur emekli aylığı 2002 Aralık ayında 357 YTL iken, 2006 Kasım ayında 620 YTL'ye çıkmış Artış yüzde 74

Altmış beş yaş aylığı Aralık 2002'de24 YTL, kasım ayında 69 Artış yüzde 183

Muhtar aylığı Aralık 2002'de 97 YTL, Kasım 2006'da 267 YTL Artış yüzde 174

Bu oranlar ve bu rakamlar, çalışan, emekli ve diğer dar gelirli vatandaşlarımızın durumlarının 2002 yılına göre iyileştiğim, gelirlerinde reel artışlar olduğunu açıkça ortaya koymaktadır Önümüzdeki dönemlerde de bütçe imkânları ölçüsünde dar gelirli vatandaşlarımızın durumunu daha da iyileştirmek temel önceliklerimiz arasında yer almaya devam edecektir

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, bulçeden en yüksek payı eğitime ayırmak bizim iktidarımıza nasıp olmuştur Çunku, eğitimi eksik bırakan her turlu yetersizliğin ülkemizin kalkınmasına sekte vuracağını biliyoruz Bu nedenle, butun çocuklarımızın eğitim alması için kaynaklarımızı seferber etmeliyiz Eğitim almadan bir ülkenin aydınlanabılmesı ve müreffeh olabilmesi asla mümkün değildir

Hükümete geldiğimizden ben 100 bin derslik inşa etlik ve çocuklanmızın hizmetine sunduk Okullarımıza 406 bin yeni bilgisayar gönderdik Bulun okullanmıza yakında İnternet enşım imkânı sağlanmış olacaktır

Hükümetimizin başlattığı "ilköğretim öğrencilerine ücretsiz ders kitabı dağıtımı" uygulamasına kararlılıkla devam ediyoruz Çocuklarımız öğretim yılına başlar başlamaz, hiçbir ücret ödemeden kitaplarına anında kavuşmaktadırlar 2003-2004 eğıtım-oğretım yılında başlayan uygulama kapsamında bugüne kadar toplam 411 milyon kitap dağıttık Ayrıca, 2006-2007 eğıtım-oğretım yılında ortaöğretim öğrencileri için 35 milyon 600 bin ucreisız kitap dağıtımını gerçekleştirdik

Bu rakamları eskiden bırakın dağıtmayı, bastırmak bile bir meseleydi ve parasıyla -biz hepimiz biliyoruz- gidip kitap satan kıtapçılann onunde kuyruk oluyorduk sabahlan akşama ve yine de kitaplarımızı bulamıyorduk O günleri hepimiz biliyoruz Şimdi, bırakın onları dağıtmayı, çocuklan-

-II- mız hazır masalarında buluyor bunları Bu, bu Hükümetimizin evlatlarımıza bağışladığı en güzel bir imkândır (AK Parti sıralarından alkışlar)

Üniversite öğrencilerimize, iktidarımız döneminde öğrenim kredisi ve buıs şeklinde yaptığımız desteklerde önemli artışlar kaydettik 2002 yılında 451 bin oğıencı öğrenim kredisi alırken. 2006 yılında burs ve öğrenim kredisi alan öğrenci sayısı 725 bine ulaşmıştır Kredi tutarı biz geldiğimizde 45 YTL ıdı, bugün bu rakam 150 YTL'ye ulaşmıştır Artış 3 katlan fazladır Ödeme gucu yerinde olmayan öğrencilere de ayrıca burs vermekteyiz

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri. Hükümetimizin (emel hizmet felsefelerinden birisi olan "önce insan" anlayışından harekede, sağlık alanındaki problemlere çozum getirmek amacıyla. Sağlıkta Donuşum Programı'm hayata geçirdik Milletimizin sağlık düzeyinin yükseltilmesi ıçm koruyucu sağlık hizmetlerine özel önem veriyoruz Koruyucu sağlık hizmetinin göstergesi olan aşı harcamaları, 2002 yılında 10 milyon YTL iken, 2006 yılı sonunda 100 milyon YTL'yı aşmış olacaktır Sıfır yaş grubunda bulunan bebeklerin 2002 yılında ancak yüzde 78'ı aşılanırken, 2006 yılında bu oran yüzde 93'e ulaşmıştır, 2007 yılında ise bu oran yüzde 95 olacaktır

2003 yılında 5 840 sağlık ocağı bulunurken, 2006 yılında 6 343'e ulaştı ilave olarak, 7 032 sağlıkevıyle sağlık hizmeti veriyoruz Sağlık ocaklarında muayene edilen kışı, 2002 yılında 65 milyon iken, 2006 yılında 115 milyona çıktı Yanı, halkın, ilaca, doktora erişimi ne kadar kolaylaştı, bunu bir kere daha görmek mumkun

Yine, Sağlık Bakanlığı ve SSK hastanelerinde, 2002 yılında toplam muayene sayısı 110 milyondu, bugün bu sayı 195 milyon oldu Neredeyse 2 misli Yanı, halkımızın sağlık hizmetlerinden eskiye göre ne kadar daha iyi faydalandığının açık rakamları bunlar

Hepinizin bildiği gibi, yeşil kart sahiplen, ancak ayakla tedavi ıçm paraları ödeniyordu Bizim zamanımızda şimdi, hem onların yalak ucreılen hem ilaç giderleri, hepsi karşılanıyor

Değerli arkadaşlar, birde hepinizin bildiği çok önemli bir husus var Eskiden vatandaşımız SSK hastanelerine gidiyordu Orada kuyruk bekleniyor Bir (arafta hastanelerin bazılarında yatak kapasitesi boş duruyor, bir tarafta kuyruklar O kuyrukları bekledikten sonra ancak doktora gidiyor, dok- lor buna bir reçete yazıyordu Reçeteyi aldıktan sonra, haydi bir ilaç kuyruğu Nerede'' Efendim, o hastanenin dördüncü katındaki bilmem ne odası eczane odası, ilaç dağıtıyor Bakıyor, "İlacınız yok, onun yerme şu ilacı verelim " Yahut "İlacınız yok, bir hafta sonra gel " Hasta vatandaş, artık hastalıktan inim inim inliyor Bunun ilacını hemen vennek, hemen o vatandaşımızı şifaya kavuşturmak için gereken her turlu tedbiri almak varken, vatandaşlarımız, yıllarca, o hastanelerde, o ilaç kuyruklarında inim inim inletilmedi mı'' Bunu hepimiz bilmiyor muyuz9 Öyle mı 7

Şimdi, yapılamaz denilenleri yaptı bu Hükümet Ne yaptı9 O hastaneleri tek çalı altında topladı Şimdi artık herkes, ilacını öyle kuyruklarda değil, mahallesindeki en yakın eczaneden gidip paşa paşa alıyor ve bir an önce de tedavisine başlıyor Bu aradaki farkı, vatandaşımıza getirilen bu hizmeti ancak o valandaşımız anlar (AK Parti sıralarından alkışlar) Dolayısıyla, bundan dolayı ben, huzurlarınızda bizim Hükümetimize teşekkür ediyorum, Sağlık Bakanımıza teşekkür ediyorum. Başbakanımıza teşekkür ediyorum Bu ne kadar önemli bir husus

işte, bunu bu Hükümet başardı, sizler başardınız Burada sabahlara kadar çalışarak çıkardığınız kanunlarla onları başardınız Sizleri de tebrik etmek istiyorum

Bakınız, şimdi size çok önemli, çarpıcı bir rakam vermek istiyorum Sağlık harcamaları bir ülkenin en önemli harcamasıdır Gıdın, bugün Amerika'ya gıdın, orada en önemli harcamalardır Ama, ilen ülkelerde, insanına değer veren ülkelerde en önemli harcama sağlık harcamalarıdır ve bütçeler de de en önemli harcamalar olarak yer alır, bütçelerin en önemli harcama kalemidir

Şimdi, size çarpıcı bir rakam vereceğim Biz geldiğimizde, Hükümet olarak geldiğimizde, harcanan rakam, sağlık harcamalarının loplam rakamı 9,9 milyar YTL ıdı 2007 yılında bu rakam 25,2 milyar YTL'ye çıkıyor 9,9 milyar YTL -eski rakamlarla katrilyondu bunlar- şimdi 9,9'dan 25,2 milyar YTL'ye çıkıyor insanına önem veren bir Hükümet m performansıdır bu değerli arkadaşlar (AK Parti sıralarından alkışlar)

Değerli arkadaşlar, zaman sebebiyle, elinizde de yazılı olarak var, bazı yerleıde atlamalar yapıyorum, onun için hoşgörünüze sığınıyorum

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, korunmaya muhtaç çocuklarımız ile ozurlu vatandaşlarımızın hayat koşullarını iyileştirmek amacıyla önemli düzenlemeler yaptık Yapılan düzenlemelerde, kurumlarımız arasındaki yakın iş birliği sayesinde, hizmet götürdüğümüz bakıma muhtaç ozurlu sayısı hızla artmış, 2007 yılında 65 bin bakıma muhtaç özürlümüzün bakımını üstleniyoruz Daha düne kadar böyle bir hizmetten mahrum kalan bakıma muhtaç ozurlu vaiandaşlarımıza insanca yaşama imkânı sağlıyoruz

Ayrıca, bakım altında bulunan özürlülerimizin yaşamlarını daha rahat bir ortamda sürdürebilmeleri amacıyla "Engelsiz Yaşam Merkezi Projesi" geliştirildi 35 engelsiz yaşam merkezi inşaatına başlandı 105 adet engelsiz yaşam merkezleri yapımıyla proje çalışmaları devam etmektedir

Korunmaya muhtaç çocuklarımızın kurum bakımı yerine kendi oz aileleri yanında bakımını sağlamak amacıyla, aynı ve nakdî yardım yapıyoruz Bu kapsamda, ailelere yapılacak nakdî yardım miktarını 2005 yılına göre yüzde 100 arttırdık Geçmişle Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu yurtlarında kalan 8 044 çocuğumuza, sıcak aile ortamında kalabilmeleri için destek sağladık Daha önce Kurum yurtlarında ailelerinden uzakta kalan çocuklarımız, devletimizin sağladığı aynı ve nakdî destek ile artık, ailelerin yanında kalabilmektedir

Ayrıca, yurt ve yuvalarda kalan çocuklarımızın, koğuş sisteminin getirdiği olumsuzluklara maruz kalmaması ve bir aile ortamında bulunmaları için "Sevgi Evlen Projesf'nı başlattık ilk olarak, valiliklerimiz ve sivil toplum örgütlerimizin desteği ile 21 sevgi evi açtık, 120 sevgi evmı ise açıyoruz

Bu hizmetleri en iyi ve etkin bir şekilde yerine getirebilmesi için, Sosyal Hızmeller Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Mudurluğure gerekli kaynaklar tahsis edilmektir Genel Müdürlüğün bütçesini 2007 yılında, 2002 yılına göre yaklaşık 5 kat arttırdık, 792 milyon YTL'ye çıkardık

Değerli arkadaşlar. Hükümetimiz, vatandaşlarımıza. Sosyal Yardımlaşmayı ve Dayanışmayı Teşvik Fonu ve benzen kuruluşlar aracılığıyla aynı ve nakdi yardımlar yapmaya da devam etmektedir Bugüne kadar yapılan yardımların tutan 3 milyar YTL'yı aşmıştır

Hükümetimiz, ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza komur yardımları olarak, 2003 yılında I, I milyon aileye 663 bin ton, 2004 yılında 1,5 milyon aileye 1,1 milyon ton, 2005 ve 2006 yıllarında ust üste 1,8 milyon aileye 1,3 milyon ton ücretsiz komur dağıttık Böylece, yoksul ve dar gelirli kesimlerin rahat bir nefes almalarına imkân sağlamış olduk

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, Hükümetimiz döneminde, çiftçilerimize, doğrudan gelir desteği, mazot desteği, gübre desteği, hububat prim desteği gibi oremlı destekler sağlanmış, ayrıca çiftçi borçları ile sulama borçları yeniden yapılandırılmıştır "Çiftçiler için, çok, şunu yaptınız, bunu yapmadınız, eskiden böyleydi" diyenlere bir açık rakam venyorum şimdi 2002 yılında yapılan toplam tarımsal destek, butun tarımsal desteklerin toplamı 1,868 milyar YTL, 2007 yılında bu 5 milyar 250 milyon YTL Yanı, bizim Hükümetimizden önce "çiftçi, çiftçi" deyip çiftçinin haklarını, işte, çok fazla konuşanların çiftçilere toplam verdikleri para 1,868, şimdi 2006'da verdiğimiz 5 milyar YTL

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Trabzon) - Sayın Bakan, Yıllık Program'da 2,2 milyar YTL

MALİYE BAKANI KEMAL UNAK1TAN (Devamla) - Onun gerçekleşmesine bakarsanız bu rakamı bulursunuz

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Trabzon) - İmzanız olan kitapta farklı, 2,2 milyar YTL

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Oradaki ifade ettiği başka, bu başka Sayın Hamzaçebı, sen bilirsin bu işlen

MEHMET AKİF HAMZAÇEBI (Trabzon) - İmzanız var burada

TUNCAY ERCENK (Antalya) - Kitapta yazan şey niye farklı olsun Sayın Bakan'

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Değerli arkadaşlar, benim verdiğim rakamlara iyi dikkat edin, bu rakamlar Maliyenin rakamları

MEHMET AKİF HAMZAÇEBI (Trabzon) - Bu da Bakanlar Kurulunun rakamları Sayın Bakan

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Bu rakamları bir de okumak lazım tabu

MEHMET AKİF HAMZAÇEBI (Trabzon) - Bakanlar Kurulunun rakamları Sayın Bakan, rica ediyorum

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Başka yerlerde başka rakamlar var Bınsı, mesela, bir ödenek rakamıdır, birisi gerçekleşme rakamıdır Benim verdiğim gerçekleşme rakamlarıdır Onun için bu rakamlara iyi dikkat edin

SÜLEYMAN SARIBAS (Malatya) - Gerçekleşmiş mı Sayın Bakan'

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Bınsı, verdiği, 1,868 vermiş Çiftçiye, bunu bir daha söylüyorum, biz verdik 2006 yılında 5 milyar Al bakalım şimdi, ikisinin arasında (AK Parti sıralarından alkışlar)

Kim çiftçiyi koruyor, kim çiftçiyi düşünüyor, kim çiftçiden yana' Rakamlar ortada Lafla değil bunlar, rakam Verdin mı parayı, tıkoyu, ona bakarsın sen, vermedin mı yok, verirsen var Onun dışında (AK Parti sıralarından alkışlar, CHP ve Anavatan Partisi sıralarından gürültüler)

Bak, bir daha söyleyeyim tek tek, 2007 yılında

ALI TOPUZ (istanbul) - Çiftçilerin yanına gidelim beraber

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - 1,9 milyar doğrudan gelir desteği, 492 milyon mazot, 363 milyon gübre, 1,7 milyar YTL urun desteği, 710 milyon YTL hayvancılık olmak üzere, toplam 5 milyar 250 milyon YTL'dır

TUNCAY ERCENK (Antalya) - Sen başkasına verdin galiba çiftçiye verdim diye

SÜLEYMAN SARIBAS (Malatya) - Verdiniz mı Sayın Bakan bunları'

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Burada şimdi benden sonra çok konuşacaklar, çiftçi uzennden çok istismar yapmaya çalışacaklar, ama, ben, işte, rakam burada Bağdat orada, arşın burada (AK Parti sıralarından alkışlar)

FERAMUS ŞAHIN (Tokat) - Pancar fiyatları ne oldu Sayın Bakan'

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Şimdi, yine, tarım kredilerinde uygulanan faizler, yüzde 59'lardan yüzde 17,5'lara çekmişiz Tarımsal sulamadan kaynaklanan elektrik borçları, faiz yuku düşürülerek yemden yapılandırılmıştır Çiftçilerimizin kredi borcu yarıya indirilirken, kalan borçlan uygun koşullarda vadelendırılmıştır 2,7 milyar YTL'lık borç faizi silinmiştir, bunu özellikle söylemek istiyorum Ziraat Bankası tarafından çiftçilerimize verilen tarımsal kredi hacmi, 2006 yılı sonunda, 2002 yılına göre Ifikat artırılmıştır 200 milyon civarındaydı, 3,5 milyar YTL'ye çıkmış

Yine, Hükümetimiz döneminde, ekonomimizin ve sosyal hayatın temel dinamiği, omurgası olan esnaf ve sanatkârlarımızın desteklenmesi amacıyla. Hükümetimiz döneminde esnaf kredilerinin mıktan artırılırken, faiz oranlarının düşürülmesine öncelik verilmiştir 2002 yılından bu yana görülen artış, esnafa verdiğimiz önemin kayda değer bir örneğidir 2002 yılında yaklaşık 154 milyon YTL olan yıllık kredi hat-mı, 2006 yılı sonu itibarıyla yıl bazında 2,5 milyar YTL'ye ulaşmıştır Kredi miktarları artırılırken, uygulanan faiz oranları da hızla aşağı çekilmiştir 2002 yılında yüzde 47 olan faiz oranı, 2005 yılında yüzde 15 ve içinde bulunduğumuz yılda ise yüzde 13'e kadar gerilemiştir

Ayrıca, Hükümetimiz döneminde KOBİ'lere verilen destek de dikkate değerdir 2002 yılı itibarıyla 7,3 milyon YTL tutarında olan KOBİ'lere verilen destek, 350 milyon YTL'ye ulaşmıştır

Bilgi çağında bir ülke, ürettiği bilgi, geliştirdiği teknoloji ve bulduğu yenilikler ölçüsünde dünyada soz sahibi olacaktır

Bu anlayış çerçevesinde, Hükümetimiz, bilim ve araştırmaya buyuk önem atfetmiştir Bu nedenledir ki, bugün geldiğimiz noktada, araştırma projelerine cumhuriyet tarihinin en buyuk kaynağını ayırma onuru, Hükümetimizin olmuştur

Nitekim, 2005 yılı sabit fiyatlarıyla, 2002 yılında araştırma projelerine yapılan toplam kamusal destek sadece 277 milyon YTL iken, 2003 yılında 543 milyon YTL'ye, 2004 yılında 560 milyon YTL'ye, 2005 yılında 1 milyar 100 milyon YTL'ye, 2006 yılında ise bu kaynak 1 milyar 281 milyon YTL düzeyine gelmiştir Bakınız, yanı, 277 milyondan I milyar 281 milyon YTL'ye getirmişiz Burada, son dört yıl içerisinde yaklaşık 5 kat düzeyindeki toplam reel artışa dikkatinizi çekmek istiyorum 2010 yılına kadar ar-ge harcamaları bakımından, gelişmiş ülkeler seviyesine ulaşmak temel hedefimizdir Bu amaçla, 2007 yılında öngörülen kaynak mıktan, 2006 yılındaki kaynak tutarını da aşmış olacaktır

Bilgi toplumu olma yolundaki kararlılığını ortaya koyan Hükümetimiz, aktarılan bu kaynaklar sayesinde yapılacak olan araştırmalara, başta nanoteknolojı olmak üzere hayatı derecede önem vermektedir Zira, bilim ve teknolojisini kendisi geliştiremeyen bir ülkenin katma değerini sürekli ola rak artırması imkânı bulunmamaktadır Bu bağlamda, ınovasyon politikalarımızı tespit edeceğiz ve ar-ge faaliyetlerinin yem ürünlerin ortaya çıkarılmasındaki katkısını artıracağız

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, ınovasyon ise, bir ülkede rekabet gucunu, yaşam kalitesini ve refah düzeyini artıran en önemli faktördür Bugün, doğru ınovasyon politikaları sayesinde, ıssızlık, gehr dağılımındaki eşitsizlik ve bölgesel dengesizlikler gibi önemli ekonomik ve toplumsal sorunların çözümünün mumkun olduğu bilinmektedir Bu nedenle, ınovasyon politikasının ekonomik ve sosyal kalkınma poiıtıkalanmızın merkezine oturtulmasını teşvik edeceğiz Bunun için de, ınovasyon politikalarımızı acilen şekillendirip, toplumsal mutabakatla uygulamaya koyacağız

Değerli Başkan, değerli milletvekilleri, hepinizin bildiği gibi, trafik yoğunluğundan dolayı kapasitenin artırılması ıçm, 2002 yılt sonu itibarıyla, bölünmüş yol yapım çalışmalarına başlanmıştır

2003 yılı öncesinde ülkemizde 3 859 kilometre devlet yolu, 467 kilometre il yolu, 1 775 kilometre otoyol olmak üzere, toplam 6 101 kilometre bölünmüş yol mevcut ıdı Karayolları Genel Müdürlüğünce, 2003 yılı başından itibaren 8 bin kilometre yol güzergâhında çalışma yapılmıştır Ekim ayı itibarıyla, otoyollar dâhil olmak üzere, 12 666 kilometre bölünmüş yol hizmete sunulmuştur

Bölünmüş yolların dışındaki 2x1 şeritli yollara da ağırlık verilerek, 1 909 kilometre tek yol bitirilmiştir

Geçmiş yıllarda, devlet ve il yollarında yılda ortalama 7 bin kilometre asfalt yenileme çalışması yapılırken, 2003 yılında 9 390, 2004'te 14 000, 2005'te 15 986, 2006 yılında 15 343 kilometre asfalt yenileme çalışması yapılmıştır

2007 yılında ise ilave 1 500 kilometre bölünmüş yol ve 300 kilometre tek yolun sathı kaplama seviyesinde bitirilmesi hedeflenmektedir

Yır», Hükümetimiz döneminde uygulamaya konulan Bölgesel Havacılık Projesı'yle özel sektörün önündeki engeller kaldırılmış, bu suretle sivil havacılık sektörü âdeta şaha kalkmış ve ciddi bir atılım yapmıştır 2002 yılında iç hat yolcu trafiği 8 milyon 500 bin iken, 2005 yılında yüzde 139 artışla 20 milyon 500 bin yolcuya ulaşmıştır Sivil hava ulaşımında 2015 ıçm öngörülen yolcu trafiği hedeflerine, on yıl öncesinden, yanı 2005 yılında ulaşılmıştır

2002 yılında 150 hava aracı varken bugün 261 hava aracı vardır Yine, 2006 yılında 38 havaalanına yayılmıştır bulun yolcu, kargo trafikleri Sonuç olarak, sivil havacılık sektörü dünyada or lalama yüzde 5 büyürken ülkemizde bu oıan yüzde 30 olmuştur

Yıllarca hava taşımacılığında etkin kullanılmayan, Tokat, Uşak. Adıyaman, Siirt, Kahramanmaraş gibi birçok sayıda havaalanı sivil hava trafiğine açılarak ülke ekonomi sı ne kazandırılmıştır (AK Parti sıralarından alkışlar)

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, 2003 yılından önce Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün devam eden proje sayısı 1 500'un üzerindeydi Mevcut kaynaklarla, projeler ancak yirmi altı yılda tamamlanabiliyordu Çeyrek asırda tamamlanan tesis donemi kapaıılarak, açılış tarihi ve saati verilerek tesis bitirme donemi başladı

2003-2006 yıllarında tamamlanarak hizmete açılan tesis sayısı 366'dır Bu tesislerle yaklaşık 10 milyar YTL'lık dev yatırım stoku ülkemize kazandırılmış oldu

Baraj açılışlarında bir rekor kırıldı 94 adet baraj ve gölet açıldı Açılan tesisler 5 İR bin hektar araziyi sulu tarıma kavuşturdu Su sıkınlısı çeken on beş şehrimizde 10 milyon vatandaşımıza kaliteli içme suyu temin edildi Yarım asırdır hayalı kurulan, ama bir lurlu hayata geçırılemeyen Uısu ve Yusufeli Barajları ve Hidroelektrik Santralleri ile Bağbaşı Barajı ve Mavi Tünel gibi dev projelere başlanıldı Göletlerin balıkçılığa açılması ile yılda 34 bin ton üretim, milli ekonomiye 166 milyon YTL katkı ve 1 875 kişiye istihdam sağlandı

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, şimdi de size KOYDES'ten bahsetmek istiyorum Köylerimizin altyapısının desteklenmesi amacıyla, uzun yıllardan ben ihmal edilen koylumuzun yol, içme suyu, kanalizasyon ve tarımsal sulama ihtiyaçlarını karşılamak üzere buyuk bir seferberlik başlatmış bulunmaktayız Uygulamaya koyduğumuz KOYDES projesi kapsamında, ilk kez 2005 yılında bu amaçla il özel idareleri ile köylere hizmet götürme birliklerine 201 milyon kaynak aktarılmıştır 2006 bütçemizde bu 2 milyar YTL'ye çıkarılmıştır Bu ödenek, suyu ve yolu olmayan köylerimizin hizmetlerinde kullanılmaktadır

KOYDES projesi kapsamında, 2006 yılının ilk on ayında 18 492 kilometre kov yolu asfaltlandı Yine aynı surede 12 840 kilometre koy yolu stabilize malzemeyle kaplandı, I 754 kilometre yolun onarımı yapıldı Bunlara ilaveten 4 251 adet kopru ve sanat yapısı yapıldı

1923 yılından 2005 yılına kadar yapılan toplam 93 109 kilometre olduğuna göre, 2006 yılının ilk on ayında, butun cumhuriyet tarihinde yapılanın yüzde 20'sı yapıldı Cumhuriyet tarihinde yapılanın yüzde 2Û'sı, 2006 yılının ilk on ayında yapıldı

2006 yılının Kasım ayı itibarıyla bitirilen içme suyu projesi 5 568'dır Yıl sonunda bunu 8 556 olarak tamamlamayı hedefliyoruz Yine, ilk on ayda 857 koy veya yerleşim alanının kanalizasyonu da tamamlandı Yıl sonuna kadarda I 197 adet koyun kanalizasyonu tamamlanmış olacak

Evet, değerli arkadaşlar, bizim Hükümetimizin koylumuz hakkındaki goruşu ve politikası şudur Şehirlerimizde yaşayan vatandaşlarımız hangi altyapı hizmetlerinden yararlanıyorsa, koylumuz de aynısına sahip olacaktır Bu, koylumuzun en tabu hakkıdır (AK Parti sıralarından alkışlar)

KASİM ÇAKİR (Edime) - Alı Dıbolardan da bahset' Koy deyince Alı Di bol arı söylemeden geçemezsiniz

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, lütfen müdahale etmeyelim

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla)- Değerli arkadaşlar, 2007 yılında, şimdi size sunumunu yaptığım bütçede de, KOYDES projesi için 2 milyar YTL ödenek ayrılmıştır Bu bütçede de 2 milyar YTL ödenek ayrılmış TBMM B.-33 ]5. 12.2006 0:1

Çimdi, ayrıca, bu butçede, 2007 yılı bütçesinde, ilk defa nüfusu 10 binin altında olan belediyelerin su ve yol ihtiyacı için BELDES proıesı kapsamında 300 milyon YTL ödenek öngördük Bu ödenek, maddi durumu yetersiz olan belediyelerin acil içine suyu ve yol işlerinin yapılması için kullanılacaktır

---

**Kaynak gösterme:** Kemal Unakıtan (AK Parti, İstanbul). “2007 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu tasarısı ile 2005 mali yılı genel ve katma bütçe kesin hesap kanunu hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 33. Birleşim tutanağı, 15 Aralık 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kemal-unakitan-22-2006-12-15-2007-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-tasarisi-ile-2005-mali-yili-gen (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c140/b033/tbmm221400330004.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
