# 2007 yılı merkezi yönetim bütçesi kanun tasarısı (maliye bakanlığı, kamu ihale kurumu, gelir idaresi başkanlığı, özelleştirme idaresi başkanlığı, gelir bütçesi) 15.tur

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Kemal Unakıtan (AK Parti, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 42. Birleşim
- **Tarih:** 24 Aralık 2006
- **Gündem:** 2007 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KANUN TASARISI (MALİYE BAKANLIĞI, KAMU İHALE KURUMU, GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI, ÖZELLEŞTİRME İDARESİ BAŞKANLIĞI, GELİR BÜTÇESİ) 15.TUR
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c142/b042/tbmm221420420369.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/kemal-unakitan-22-2006-12-24-2007-yili-merkezi-yonetim-butcesi-kanun-tasarisi-maliye-bakanligi-ka-3

> Kemal Unakıtan (AK Parti), 24 Aralık 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 42. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2007 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KANUN TASARISI (MALİYE BAKANLIĞI, KAMU İHALE KURUMU, GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI, ÖZELLEŞTİRME İDARESİ BAŞKANLIĞI, GELİR BÜTÇESİ) 15.TUR); konuşma 564 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (İstanbul) - Sayın Başkan, teşekkür ediyorum.

Sayın Tütüncü, dar ve sabit gelirli halkın borçlarının arttığını, tüketici kredilerinin borçlarının 9 kat arttığını, bu borcun nedenini sordu.

Değerli arkadaşlar, bu tüketici kredilerindeki borçların artması, bizi çok fazla endişeye kaptırmasın, kapılmayalım. Neden derseniz, tüketici kredileri, Türkiye'de, yakın tarihe kadar çok gelişmemiş kredilerdi. Sebebi de Türkiye'deki istikrar olmadığı için, ileride ne ödeyeceği, faizlere ne ödeyeceği belli değildi. Faizlerin gecelik yüzde 5 binlere vardığı yerde tüketicinin kredi kullanması mümkün değildir, hayal bile edilemez. Eğer tüketici önünü görürse bir krediyi alabilir. Mesela, nerede kullanıyor bunu? Ev almada kullanıyor tüketici, araba almada kullanıyor veyahut da bazı dayanıklı tüketim maddelerini almakta kullanıyor. Ama, bunu alırken de "kaç senede, ne ödeyeceğim" planını yapıyor. Eğer bu "kaç senede, ne ödeyeceğim" planını yapamazsa, yani, tüketici önünü gö- remezse, bu krediyi hiçbir zaman almaz. Ayrıca, bankalar da vermez zaten bu krediyi. Yani, ileride alamayacağı bir krediyi bankalar kolay kolay vermezler.

Dolayısıyla, tüketici kredilerinin artmaya başlamış olması, Türkiye'de güven ve istikrarın geldiğinin ve tüketicinin de kredi verenin de önünü görmeye başladığının bir işaretidir ve bunu yabancı memleketlerle kıyasladığımız zaman, yurt dışında, Avrupa'yla, Amerika'yla, diğer gelişmiş ülkelerle kıyasladığımız zaman, bu, çok daha düşük seviyelerde, bizim ülkemiz çok düşük seviyelerde. Bu, daha da artacaktır, bundan hiç kuşkunuz olmasın. Türkiye'deki güven ve istikrar geldiği oranda, fiyat istikrarı yerleştiği oranda ve Türkiye ekonomisi gelişip de halkın gelir seviyesi, geleceğe doğru gelir umutları arttığı müddetçe bu artacaktır. Bu yabancı memleketlerle, gelişmiş ülkelerle kıyasladığımızda, biz çok düşük seviyelerdeyiz. Bu daha da artacaktır. Bunun böyle bilinmesi gerekiyor.

Sayın Ekmekcioğlu, 2006 yılında 13,5 milyar hesaplanan, bütçe hazırlanırken hesaplanan bütçe açığı 2007 yılında 17 milyar oldu, aradaki farkı neyle, nasıl karşılayacaksınız indirirseniz eğer, diyor. Şimdi, ben, konuşmamda da arz ettim, bizim Hükümetimizin diğer hükümetlerden bir farkı var; o nedir? Bütçe açığı ne hesaplanmışsa, biz onun çok altında, performans sergiledik. Yani, mesela, bütçe açığını 45 milyar dedik, 30 milyarla kapattık; 29,5 milyar dedik, 8 milyarla kapattık; 13,5 milyar diyoruz, 3 milyar veya daha altında olacak bu seneki bütçe açığı. Yani, ilk geldiğimizde bütçe açıklarının gayrisafı millî hasılaya oranı yüzde 14,6'ydı, şimdi yüzde yarıma düştü bu oran, 1-2 değil. Maastricht kriteri yüzde 3'tür, dikkatinizi çekmek isterim. 3'tür Maastricht kriteri, 3'ün içerisinde olanlar "biz yerine getirdik" diyorlar. Bizimki yüzde yarıma düştü, belki daha bile aşağı düşecek. Şimdi, bu derece bizim performansımız başarılı ve bunu da yaparken, dediğimiz masraflardan daha az masraf yapıyoruz, düşündüğümüz gelirlerden daha fazla gelir toplayabiliyoruz. 2007 yılında da 17 milyar olarak hesapladık, bütçenin dengesi budur, fakat, geçmiş performanslarımıza bakarak, dört yıllık performansımıza bakarak, bunun çok daha düşük olacağını şimdiden tahmin etmek çok güç olmasa gerek.

Bunun için yeni bir vergi geliyor mu? Biz, yeni isimle bir vergi getirmiyoruz, getirmeyeceğiz de. Buna da ihtiyacımız yok. Onu açıkça söyleyeyim. (AK Parti sıralarından alkışlar) İlk geldiğimiz günler gibi değiliz biz.

Haa, şimdi "yüzde 7,8 oranında maktu vergilere bir yeniden değerleme geliyor..." Bu yıllardan beri yapılıyor. Bizim işimiz değil bu. Yıllardan beri, maktu vergilere bir değerleme yapılır. Eskiden bunlar, 35-40'lardı, 50'lerdi; şimdi 7,8. Bu, daha önce, bizden önce hazırlanmış bir kanunun gereğidir.

Ayrıca, Sayın Emek "bütçe kanunu kamu finansmanına uyuyor mu?" diyor. Evet, kamu finansmanının o ilgili maddesine aynen uyuyor, hiç şeyimiz yok.

Şimdi, Zeytinburnu'yla ilgili olarak bir, efendim, her yerde ilgi uyandırmış falan. Bu, yaptığımız ihalelerden bir ihale, böyle ihale çok yapıyoruz biz, yeni değil bunlar. Yine, Zeytinbumu'nda ihale, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümlerine göre yapılmış ve çıkarılan yönetmelik ve tebliğ hükümlerine göre yapılmıştır.

---

**Kaynak gösterme:** Kemal Unakıtan (AK Parti, İstanbul). “2007 yılı merkezi yönetim bütçesi kanun tasarısı (maliye bakanlığı, kamu ihale kurumu, gelir idaresi başkanlığı, özelleştirme idaresi başkanlığı, gelir bütçesi) 15.tur”. TBMM Genel Kurulu, 42. Birleşim tutanağı, 24 Aralık 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kemal-unakitan-22-2006-12-24-2007-yili-merkezi-yonetim-butcesi-kanun-tasarisi-maliye-bakanligi-ka-3 (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c142/b042/tbmm221420420369.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
