# 2007 yılı merkezi yönetim bütçesi kanun tasarısı (maliye bakanlığı, kamu ihale kurumu, gelir idaresi başkanlığı, özelleştirme idaresi başkanlığı, gelir bütçesi) 15.tur

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Kemal Unakıtan (AK Parti, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 42. Birleşim
- **Tarih:** 24 Aralık 2006
- **Gündem:** 2007 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KANUN TASARISI (MALİYE BAKANLIĞI, KAMU İHALE KURUMU, GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI, ÖZELLEŞTİRME İDARESİ BAŞKANLIĞI, GELİR BÜTÇESİ) 15.TUR
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c142/b042/tbmm221420420331.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/kemal-unakitan-22-2006-12-24-2007-yili-merkezi-yonetim-butcesi-kanun-tasarisi-maliye-bakanligi-ka

> Kemal Unakıtan (AK Parti), 24 Aralık 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 42. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2007 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KANUN TASARISI (MALİYE BAKANLIĞI, KAMU İHALE KURUMU, GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI, ÖZELLEŞTİRME İDARESİ BAŞKANLIĞI, GELİR BÜTÇESİ) 15.TUR); konuşma 6.553 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Maliye Bakanlığının 2005 yılı kesin hesabı, 2007 yılı gider bütçesi, Gelir İdaresi Başkanlığı, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ve Kamu İhale Kurumu bütçeleriyle, 2007 yılı gelir bütçesi üzerinde söz almış bulunuyorum. Sözlerime başlamadan önce, sizleri, şahsım ve bakanlığım adına saygıyla selamlıyorum.

2007 yılı bütçesinin görüşme süreci, yarın yapılacak bütçenin tümü üzerindeki görüşmelerle birlikte tamamlanmış olacaktır. Bütçe görüşmelerine yaptıkları katkılardan dolayı, tüm milletvekili arkadaşlarıma, şahsım ve Hükümetim adına teşekkür ediyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; konuşmamı sizlere bir kitapçık hâlinde dağıttığım için, zamandan dolayı, bazılarını atlayarak sizlere sunmaya gayret edeceğim, onun için anlayışınıza teşekkür ediyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sağlam bütçeler -daha önceki konuşmamda da bütçenin sunuş konuşmasında da arz etmiştim- güçlü ülkelerin sahip olduğu bütçelerdir. Bütçe, ne kadar sağlam, öngörülebilir ve güvenilir ise, ülkenin küresel ekonomideki yeri de o derece sağlam ve güçlü olur. Bu nedenle, bütçelerin iyi idare edilmesi zorunluluğu vardır. İyi idare edilemezse bütçeler, o ülkelerin ekonomik durumu, o ülkelerin geleceği maalesef parlak değildir. Bu, fevkalade önemlidir.

Değerli arkadaşlar, bütçe açıkları ekonominin temel hastalıklarıdır. Eğer, bir ülkede altından kalkılamayan derecede bütçe açıklan varsa, o ülkenin ekonomisinde büyük bir hastalık var demektir. Bunu, ülkemiz, geçmiş dönemlerde yaşadı ve çok büyük miktardaki bütçe açıklan, ülkenin yıllardır çektiği enflasyonun temel nedeni oldu ve yine, bütçe açıkları, o ülkelerde, ekonomik istikrarın, ekonomik güvenilirliliğin olmadığını gösterdi. Ondan dolayı da ekonomimiz, sürekli olarak, iyi bir büyüme gösterdi, arkasından hemen o büyümeler küçüldü ve istikrarsız volatilitesi çok fazla olan bir ekonomik seyir izlememize sebep oldu ve bundan dolayıdır, bakınız, son yirmi yılın büyümesi yüzde 2,5'lar civarında kaldı.

Değerli arkadaşlar, ekonomi tarihine baktığımız zaman, şöyle otuz yıl, kırk yıl, elli yıl öncelerine gittiğimiz zaman, eskiden, elli yıl önce, aynı durumda olduğumuz ülkeler vardı bizim. Mesela, bunlardan Güney Kore. Güney Kore, 60'h yıllarda öyle bir durumda idi ki, bizim ülkemizden daha bile kötü durumdaydı. Yıllardır Güney Kore'de bakanlık yapmış, çeşitli bakanlıklar yapmış... Bizzat, geçenlerde beni ziyaret etti, "Ben 1960'h yıllarda üniversite öğrencisiydim, o zaman, bazı günler okula aç gitmek mecburiyetinde kalıyordum." dedi. Şimdi, bir Güney Kore'yi alın, bir de Türkiye'yi alın. Güney Kore'nin gayrisafi millî hasılası 15 bin doların üzerine geçmiş. Bizimki, daha, hâlâ 5 bin doları zor buldu. O da, son dört yılda yaptığımız büyük atılımlardan. 2.500 dolardı biz geldiğimizde, 2.590 dolar. 5 bin doları, yani 2 misli katlayanı bizim Hükümetimiz zamanında gördü. Demek ki, Türkiye'nin ekonomi tarihinde bu bütçe açıkları, fevkalade, Türkiye'nin geri kalmasına yahut yeteri derecede ilerleyememesinin ana sebebidir değerli arkadaşlar. Bunlar, o kadar önemlidir.

Şimdi, bu bütçe açığı... "Ne olacak bütçe açığı?" diyoruz. Bütçe açığı olduğu zaman bunlar oluyor işte başımıza. Bütün bütçeler... Bende listesi var. 1983 yılından beri bütün bütçelerin gelirleri, giderleri, bütçe ödenekleri ne olmuş, gerçekleşmeleri ne olmuş elimde var. Bütün bütçeler, biz şu kadar masraf yapacağız, demişler, onu arşınla geçmişler. Bütçe açığımız şu kadar olacak, demişler, daha temmuz, ağustos olmadan onu geçmişler ve ek bütçeler yapmak için de Meclise tekrar gelmişler. Bu nedir? Bunun manası, bütçeyi iyi idare edememek demektir. Bunun neticesi ne demektir? Bunun neticesi, Türk milletinin refah seviyesinin düşük kalmasına sebep olmak demektir. Bu, bu kadar açık. Yani, bütçe açığı bu.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Trabzon) - 2004 yılında ek bütçe getirdiniz Sayın Bakanım.

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Şimdi, değerli arkadaşlar, bakınız, bu Maliye Bakanlığı ve bu Hükümet ne yaptı? Biz geldiğimiz zaman bütçe açığı 40 katrilyon liraydı eski parayla, yani, 40 milyar YTL'ydi. Şimdi, 2006 yılına geldiğimizde, elimizde kasım sonucu var, kasım sonucuna göre bütçe denk. Yani, fazlası var, ama, hadi onu söylemiyorum. Bütçe denk. (AK Parti sıralarından alkışlar) Kim yaptı bunu? Bu Hükümet yaptı. Yani, ne yaptı bu Hükümet? Bu milletin iki yakasını bir araya getirdi. Yani, ne yaptı bu Hükümet? Bu milletin parasına sahip çıktı arkadaş. Bu, bu kadar açık.

ATİLA EMEK (Antalya) - Acaba öyle mi Sayın Bakan?

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Bu milletten, bu fakir fukaradan topladığı paralara sahip çıktı. Yani, bunu çarçur ettirmedi.

Şimdi, bize geliyorlar... (CHP sıralarından "Allah Allah'" sesleri) Evet... Yani, fakirin fukaranın hakkını bu Hükümet korudu ilk defa. bu Hükümet korudu.

ALİ ARSLAN (Muğla) - Millet inliyor, parası pulu kalmadı.

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Eskiden, oraya harca, buraya harca, har vurup harman savur, çarçur et, ondan sonra çık milletin karşısına "ey millet, ben, senin için şunu yaptım, bunu yaptım..." Ne yaptın? Milletin parasına sahip çıkmadın. Bu, bu. Şimdi, bu Hükümet, bu milletin parasına sahip çıktı.

GÖKHAN DURGUN (Hatay) - Allah Allah! İşte bu IMF bütçesi.

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Bu mu IMF bütçesi? Ha, buna "IMF bütçesi" diyorlar devamlı. Bu mu, milletin parasına sahip çıkmak mı IMF bütçesi? (AK Parti sıralarından alkışlar)

GÖKHAN DURGUN (Hatay) - Bu, IMF bütçesi tabii.

İZZET ÇETİN (Kocaeli) - Milletin parasını Ofer'e vermek!

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Ha, gel de bakayım, verirsen bu bütçe denk tutar mı? Öyle lafla peynir gemisi yürümüyor. Lafla, konuş konuş konuş, bu milleti senelerdir böyle avuttular işte. (CHP sıralarından gürültüler)

GÖKHAN DURGUN (Hatay) - Bu bütçe ne kadar açık veriyor Sayın Bakan?

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Rakam var burada, rakam. Şimdi, oradan laf at, buradan laf at; gel kürsüye -ilkokul çocuklarının- yani, bayram günleri nutuk çeker gibi konuşmalar yap, bilmem neler yap, ondan sonra bütçe açık versin. Ee, ne oldu bu iş? Yok böyle numara! Burada rakamlara bakacaksınız. Rakamlar burada. (CHP sıralarından gürültüler)

GÖKHAN DURGUN (Hatay) - Ofer'le ilişkiniz ne Sayın Bakan?

ALİ ARSLAN (Muğla) - Hastanelerin parası ne oldu?

ATİLA EMEK (Antalya) - Zeytinburnu kime verildi Sayın Bakan?

FİKRET BADAZLI (Antalya) - Halep orada, arşın burada!

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Değerli arkadaşlar, bakınız, şimdi, 2005 yılı kesin hesap kanununu görüşüyoruz burada. Bundan önceki bütün kesin hesap kanunlarında, yani bizim Hükümetimizden önce, ne kadar gider denilmişse, onun çok fazlasını yapmışlar; ne kadar açık demişlerse, onun çok fazlasını yapmışlar. (AK Parti sıralarından "örnek ver" sesleri) Bakın, şimdi, 1995 bütçesini söylüyorum. Örnek... Vaktimiz kısa, onun için az vereceğim. Demiş ki: Giderimiz 1 milyar 330 milyon TL olacak.

HASAN FEHMİ KİNAY (Kütahya) - Hangi hükümet zamanında?

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Hâlbuki, sonra, sene sonu gelmiş, yahu, kusura bakma, 1 milyar 724 oldu gider, demişler. Nereye bunlar? Hem böyle diyorsun, nereye harcıyorsun bu milletin parasını?

FİKRET BADAZLI (Antalya) - Popülizm!

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Bu milletin parasını nasıl harcarsın arkadaş? "Kim ne verirse ben 5 kuruş fazla veririm, 5 lira fazla veririm." Verirsin de, bu milletin parasını verirsin.

GÖKHAN DURGUN (Hatay) - Bu milletin malını satıyorsun, malını! Fakir fukaranın malını satıyorsun babalar gibi!

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Sonra, bu milletten vergi toplayacaksın. Vergi alma. Vergi almadığınız zaman, gidiyor, borç alıyor, o borçların faizlerini ödüyor bu sefer bu millet. Başkası ödemiyor, başka millet ödemiyor, Türk milleti ödüyor bunları.

Onun için, değerli arkadaşlar, milletin menfaati, bu bütçeye sahip çıkmaktan geçer.

İZZET ÇETİN (Kocaeli) - Senin menfaatin?

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Bakın, şimdi, bizden önce... Hani "Sizden önce başladı bu iş." diyorlar. Bizden bir sene önce, 2002 yılında 98 milyar demişler harcayacağımız para, sonunda bir bakmışlar, 115,5 milyar harcamışlar. Hani sahip çıkılıyordu, bizden önce başlamıştı? Demek ki, bizden önce de bu bozukluk devam ediyordu. Şimdi 2003 yılına gelmişiz. 2003 yılında demişiz ki, 145 milyar harcayacağız, 140 milyar harcamışız. Bak, tasarruf yapmışız.

İZZET ÇETİN (Kocaeli) - 2007 yılında?

TUNCAY ERCENK (Antalya) - Kaç paralık iş yaptınız Sayın Bakan?

FİKRET BADAZLI (Antalya) - Tuncay, rakamlar ortada. Tuncay rakamları dinle.

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Demişiz ki, 149 milyar harcayacağız, 141 milyar harcamışız. 155 milyar harcanacak demişiz, 146 milyar harcanacak demiş... Şimdi, bu kesin hesap kanununda, ben size söyleyeyim, 2005 yılının kesin hesabında 29 milyar açık verecek diye hesaplamışız normalde, biz bunu, gelirlerimizi fazlalaştırmışız, giderlerimizi azaltmışız 8 milyar açık vermişiz. (AK Parti sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)

GÖKHAN DURGUN (Hatay) - Sattığınız fabrikalar nereye gitti?

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Kesin hesap kanununun özeti bu. Onun için, burası Maliye Bakanlığının bütçesi... Bütçe demek rakam demek, bütçe demek rakam. Bütçe demek laf demek değil, bütçe demek rakam demek.

İZZET ÇETİN (Kocaeli) - Somali heyetiyle ilgili ne söyleyeceksiniz?

MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin) - Gizlenen harcamalardan da bahsetsenize Sayın Bakan.

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Haa, bu böyle işte.

MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin) - Rakamlar verdim gizlenen harcamalarla ilgili, onları da söyleseniz.

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Şimdi, değerli arkadaşlar, biz buna Hükümet olarak ne diyoruz biliyor musunuz? Türkiye'nin normalleşmesi diyoruz. Öyle, çok fazla, Türkiye şöyle atladı, böyle zıpladı falan değil. Öyle atılımlar yaptık ki, artık, Türkiye şirazesinden çıkmıştı, Türkiye'yi normalleştirdik. Bunun adı bu.

GÖKHAN DURGUN (Hatay) - Belli oluyor!

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Yani, çok fazla böbürlenmiyoruz. Türkiye'yi normalleştiriyoruz.

İZZET ÇETİN (Kocaeli) - Vallahi, yavuz hırsız ev sahibini bastırırmış derler, ancak bu kadar olur ha!

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Şimdi, Türkiye'yi normalleştirmek ne demek? Türkiye'nin güvenilir olması sağlandı, istikrarlı olması sağlandı.

İZZET ÇETİN (Kocaeli) - Somali heyeti?..

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - İstikrarlı oldu da ne oldu? Haa...

GÖKHAN DURGUN (Hatay) - Nerede o istikrar Sayın Bakan, nerede? Kim güvenmeye çalışıyor? Kim güveniyor Türkiye'ye?

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Şimdi, içeride ve dışarıda, artık, Türkiye'nin prestiji arttı.

GÖKHAN DURGUN (Hatay) - Bakanları bile kapıda bekletiyorlar. (AK Parti sıralarından "Dinleyelim beyler, dinleyelim!" sesleri)

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Bunun rakamsal manası nedir biliyor musunuz değerli arkadaşlar? Eskiden, Türkiye'ye, 1 milyar dolar civarında yabancı sermaye gelirdi...

İZZET ÇETİN (Kocaeli) - Şimdi mısır gibi 15!

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - ...o da doğru dürüst gelmezdi bile.

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) - Şimdi mısır gibi, mısır!

ALİ CUMHUR YAKA (Muğla) - Kaç ton mısır geldi?

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) - Kaç ton mısır geldi?

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Şimdi, gazetelerin ekonomi sayfaları değil, artık, manşetlerine kadar çıkıyordu. Türkiye'ye neden yabancı sermaye gelmiyor? Bütün memleketler, gelişmekte olan memleketler, kendilerine yabancı sermaye çekebilmek için âdeta büyük bir yarış ve rekabetin içerisine girmiş durumdalar ve herkes de çekiyor, Türkiye bakıyordu. Neden? Türkiye'nin kendi evi düzgün değildi, kendi evi berbat bir durumdaydı....

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) - Yüzde 15 reel faiz veriyorsun, ondan!

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Senin evin berbat durumda olursa kim gelir sana Allah aşkına? Kimse bakmaz bile, yüzüne bile bakmaz. Haa, şimdi, Türkiye oradan bu duruma geldi. Şimdi oradan bu duruma gelince ne oldu? (CHP sıralarından gürültüler)

GÖKHAN DURGUN (Hatay) - Kâr eden tesisleri sattınız, Tekeli sattınız!

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - 1 milyardan, şimdi, bu sene, onuncu ay itibarıyla, 15,8 milyar dolar şu anda bilfiil yabancı sermaye geldi. (AK Parti sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar; CHP sıralarından gürültüler)

İZZET ÇETİN (Kocaeli) - Kaç kişiyi istihdam ettiniz?

GÖKHAN DURGUN (Hatay) - Nereye yatırım yaptınız, nereye? Kim yatırım yaptı?

İZZET ÇETİN (Kocaeli) - Parsel parsel satıyorsunuz! Nereye yatırım yaptınız, söyler misiniz? Hangi fabrikayı kurdunuz? Hangi fabrika?

GÖKHAN DURGUN (Hatay) - Hangi fabrikayı kurdunuz? Kime iş buldunuz?

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Bu ekimden ekime, yani, bir yıllık alırsak bu...

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, lütfen müdahale etmeyelim, rica ediyorum.

İZZET ÇETİN (Kocaeli) - Hangi fabrikayı kurduklarını söylesin!

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - ...21 milyara tekabül ediyor bu. Yani, 1 milyar nerede, 20 milyar nerede? Aradaki fark bu kadar açık. (AK Parti sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)

MEHMET KARTAL (Van) - Tekelin özelleşmesinden belli!

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Aradaki fark bu kadar açık.

Şimdi, değerli arkadaşlar, işte, AK Parti Hükümetinin farkı bu. Bunu, artık, kabul edelim.

GÖKHAN DURGUN (Hatay) - Sizin villalar ne oldu Sayın Bakan, sizin villalar?

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Haa, şimdi burada diyorlar ki: "Efendim, acaba, biz, beyazı nasıl siyah gösteririz?" Biraz önce konuşmaları ben dinledim.

İZZET ÇETİN (Kocaeli) - O konuyu en iyi sen yaparsın Sayın Bakan! En iyi sen yaparsın!

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Beyazı nasıl siyah göstermenin türlü ustalıkları burada dile getirilmeye çalışıldı, ama millet, bunları, her şeyi biliyor, görüyor

GÖKHAN DURGUN (Hatay) - Yapalım bir seçim de, görüyor mu görmüyor mu...

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Görüyor, hiç lüzum yok.

SALİH GÜN (Kocaeli) - Millet işsizlikten kırılıyor.

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Bana laf atmaya da gerek yok değerli arkadaşlar. Sakin olalım, yavaş yavaş bunlara bakalım.

SALİH GÜN (Kocaeli) - Millet aç, hâlâ "millet biliyor" diyor!

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - "Efendim, evet, şu arttı bu arttı, ama, reel olarak ücretler düştü." diyor. Allah Allah!

Şimdi, burada anlattık. Yine de ben anlatayım. Sayın Başbakanımız anlattı, ben anlattım.

GÖKHAN DURGUN (Hatay) - Hikâye anlatıyorsun.

MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin) - Burada, sizin 2007 programınızda yazmışsınız.

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Değerli arkadaşlar, bakın, dört yıllık TÜFE yüzde 53,1.

İZZET ÇETİN (Kocaeli) - İşçileri anlat.

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Bizim, şimdi, en düşük memur maaşı 2002'de 392 liraymış, 2006 Kasım ayında 765 lira. Yahu, 392 lira mı büyük, 765 lira mı? Yani, yapmayın... (AK Parti sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)

ALİ ARSLAN (Muğla) - Mazot ne kadar?

İZZET ÇETİN (Kocaeli) - Mazot ne kadar, mazot?

SALİH GÜN (Kocaeli) - Mazot 800 binden 3 milyona çıktı.

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Şimdi, burada, çıkmış, 765 lira 392 liradan nasıl küçük, onu göstermeye çalışıyor. Olmaz bu ya, olmaz!

GÖKHAN DURGUN (Hatay) - Senin villa ne oldu, villa?

SALİH GÜN (Kocaeli) - Mazot 800 binden 3 milyona çıktı, 3 milyona...

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Bakın, şimdi, değerli arkadaşlar, çok kıymetli muhalefet, beni dinleyin.

SALİH GÜN (Kocaeli) - Ne dinleyeceğiz?

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Şimdi, 2002 Aralık ayında asgari ücret 184 liraydı, 2006 yılında 380 lira.

ALİ ARSLAN (Muğla) - Mazot kaç para, mazot?

İZZET ÇETİN (Kocaeli) - Mazot, mazot... Mazotu söyle...

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - 184 lira mı büyük, 380 lira mı büyük? Ya, bunu bir söyleyin ya, hangisi büyük?

SALİH GÜN (Kocaeli) - 800 bin mi büyük, 3 milyon mu büyük?

BAYRAM ALİ MERAL (Ankara) - Sayın Bakan, açlık sınırı nedir?

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Böyle şey numaraları olmasın, yani, böyle, o mu büyük...

RAMAZAN KERİM ÖZKAN (Burdur) - 200 gram ekmek kaç para Sayın Bakan?

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - 380 lira 184 liradan daha küçüğü nasıl ispat edecek, böyle gayretlere girmeyin. Olmaz bu. Millet bunu biliyor.

BAYRAM ALİ MERAL (Ankara) - Sayın Bakan, açlık sınırı nedir?

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Millet matematik biliyor, millet rakamları biliyor, millet geçmişi biliyor. Millet sizi de biliyor, bizi de biliyor. (AK Parti sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)

RAMAZAN KERİM ÖZKAN (Burdur) - 200 gram ekmek kaç lira Sayın Bakan? 200 gram ekmek kaç para, onu söyleyin.

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Sen git fırına, oradan bir öğreniver. Hiç fırına uğramıyorsun.

GÖKHAN DURGUN (Hatay) - Senin haberin var mı?

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Hep sosyete yerlerinde dolaşıyorsunuz, ondan sonra, geliyorsunuz, halktan bahsediyorsunuz. Olmaz böyle şey! Gidin... Gidin, biraz dolaşın. Pazar mazar dolaşın, girin. Korkmayın, bir şey yapmaz millet. Seçim zamanı zor girersiniz, ama, şimdi gidin, bir şey demezler. Bir şey demezler.

GÖKHAN DURGUN (Hatay) - Sen kendinden kork Sayın Bakan, bizim bir korkumuz yok halkla!

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Değerli arkadaşlar, şimdi, bakınız, yaptığımız, tabii, bir sürü şeyler var. Geçen sefer de Sayın Başkan beni uyarmıştı, "Geçmiş hükümetler bir saatte anlatıyor, siz de onun kadar anlatın." dedi. Ben de söyledim, geçmiş hükümetler az iş yapmışlar, çok bile onların bir saat konuşmaları. Bizimki yap yap bitmiyor.

Şimdi, bakın, bir KÖYDEŞ projesinden bahsedeyim size, pek hoşlanmıyorsunuz; ama, yine de bahsedeyim.

GÖKHAN DURGUN (Hatay) - Tabii çünkü, bütün hortumcular orada.

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Şimdi, KÖYDEŞ projesi, değerli arkadaşlar, bizim Hükümetimiz zamanında tatbike konmuş, köylümüzün en önemli, rahata kavuşturan, refah seviyesini artıran, yolunu, suyunu, artık, benim suyum yok, yolum yok dedirtmeyecek bir proje tatbike koyduk. Öyle mi? Şimdi, köy köy dolaşın, ilçe ilçe dolaşın, kaymakamlara sorun, valilere sorun, bakın bakalım, cumhuriyet tarihinde nasıl bir proje bu proje. Köylülere gidin sorun, nasıl bir proje bu proje. Bu proje ile binlerce kilometre yol yapıldı, yüzlerce yere, binlerce köye su getirildi, hâlâ da götürülmeye devam ediyor. Geçen sene biz koyduk 2 milyar YTL ödenek, 2007 yılında, şimdi kabul edeceğiniz bütçede de aynı ödeneği koyduk. Bunun üzerine bir de, 10 binin altında kalan belediyelerimizin köy ve içme suyu ihtiyacını görmek için BELDES projesi getirdik. 300 milyon YTL de buna koyduk. Şimdi göreceksiniz. Milletin yüzü gülüyor yüzü...

FERİDUN FİKRET BALOĞLU (Antalya) - Sana gülüyorlar sana.

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Sizin yüzünüz gülmüyor; ama, milletin yüzü gülüyor. Buradaki şu Grubun da yüzü gülüyor. (AK Parti sıralarından alkışlar) Bu millete hizmet etmek güzel bir şey değerli arkadaşlar.

İZZET ÇETİN (Kocaeli) - Senin ve oğlunun yüzünün güldüğü kesin, halkın yüzü gülmüyor.

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Şimdi, bu projelere bir kulp takacaklar ya, bir şey diyecekler ya, efendim, bunu akrabaya verdiniz, tanıdıklara verdiniz ihaleleri, eşe dosta tanıdığa yoldan çağırıp çağırıp verdiniz. Değil mi?

MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin) - Ali Dibo yöntemiyle verdiniz.

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Şimdi, değerli arkadaşlar, KÖY- DES'in paralarını, ben, kaymakamlara gönderdim, ilçe başkanlarına göndermedim. (AK Parti sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)

MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin) - İhaleleri kim aldı, ihaleleri?

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - O kaymakamlar paralan harcarken de...

MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin) - İhaleleri kim aldı?

RASİM ÇAKIR (Edirne) - Talimatları dinlemeyen kaymakamı sürgün ettiniz ama.

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - ...valilerin denetimi altında yaptılar onu. Öyle mi? (CHP sıralarından gürültüler)

RASİM ÇAKIR (Edirne) - Kaymakama gönderdiğin parayı, Keşan Kaymakamı talimatı dinlemedi diye sürgün ettiniz. (AK Parti sıralarından "Otur yerine!" sesleri)

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Şimdi, değerli arkadaşlar, bu kaymakamlar, bu valiler, hep bunlar katakulli mi yaptılar yani, hep şey mi oldular ha? (CHP sıralarından gürültüler)

İZZET ÇETİN (Kocaeli) - Sen yaptın!

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Bunlara laf mı ediliyor? Bunların başkanlığında harcandı bu paralar. KOYDES'lere gönderdik, kaymakamların başkanlığında yapıldı bunlar. Paralan onlara verdik ve ihaleleri de onlar yaptılar, onların başkanlığında yaptılar.

HALİL AKYÜZ (İstanbul) - Orada istemediğin kadar Ali Dibolar var Sayın Bakan.

BAYRAM ALİ MERAL (Ankara) - Belediye meclis üyeleri yapıyor Sayın Bakan, Allah'tan kork!

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Bu ülkenin mülki amirlerine kimsenin laf etmeye hakkı yok, kimsenin öyle laf etmeye hakkı yok. (AK Parti sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar) Eğer, varsa elinde bir belge, getirirsin, sonuna kadar takip ederiz. Öyle laf etmenin âlemi yok. (CHP sıralarından gürültüler)

BAYRAM ALİ MERAL (Ankara) - Bir sürü belge var. Belgeleri verdik, ne yaptınız belgeleri?

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Ha, şimdi, ihaleyi o da alıyor, o da alıyor. .. Muğla'da bir parke ihalesini Cumhuriyet Halk Parti Belediyesi almış, şey mi olmuş orada yani? Ha? Orada da yolsuzluk mu var?

MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin) - Kırk yılda bir denk gelmiş.

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - CHP alınca yolsuzluk yok, bilmem ne alınca yolsuzluk var... Bu zihniyeti bırakın artık, Allah aşkına bırakın, millet bunu biliyor ya! Tamam, bırakın! (AK Parti sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)

MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin) - Aman iptal edin Sayın Bakan onu; yanlışlık olmuş, iptal edin!

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Neyi iptal edeceğiz?

MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin) - CHP'li belediye almış ya, iptal edin, yanlışlık olmuş.

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Millete hizmeti mi iptal edeceğiz?

RASİM ÇAKIR (Edirne) - Azıcık da belediyelere gönderin.

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Değerli arkadaşlar, Maliye Bakanlığının bütçesini konuşuyor olmamız hasebiyle, Maliye Bakanlığına bağlı olan Millî Emlak, hazineye ait taşınmazlar da bu dönemde etkin ve verimli olarak kullanıldı, işsizlik, konut açığı, çarpık kentleşme, bölgeler arası ekonomik ve sosyal dengesizlik gibi, ülkemizin kangren hâline gelmiş sorunlarının çözümünde önemli rol oynadı.

ATİLA EMEK (Antalya) - Unuttun, yine atladın Sayın Bakan.

İZZET ÇETİN (Kocaeli) - Zeytinburnu Marinası...

ATİLA EMEK (Antalya) - Ne olur bir açıklayıver.

RAMAZAN KERİM ÖZKAN (Burdur) - Biz danaburnu biliyoruz.

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Evet, sorun, açıklayalım her şeyi, sorun, açıklayalım.

ATİLA EMEK (Antalya) - Bekliyoruz.

MALÎYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Hiç kimseden bizim korkumuz yok, bunu bilin.

ATİLA EMEK (Antalya) - Ne var bu Zeytinburnu'nda?

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Değerli arkadaşlar, bir de bizim MA- SAK Başkanlığımız var. MASAK Başkanlığı olarak, biz, temel görevi, biliyorsunuz kara paranın aklanmasıyla ilgili her türlü suçları incelemektir. Bu kapsamda, bir defa, MASAK, yeni bir kanunu çıktı sizlerin gayretleriyle ve bu manada birçok eğitim faaliyetleri gerçekleşti. 2005, 2006 yılında ülke genelinde 22 eğitim faaliyeti gerçekleştirdi, 1.453 banka personeli eğitildi. Ayrıca, duyarlılığın artırılması ve yükümlü gruplarıyla iş birliğinin azami düzeyde gerçekleştirilmesi amacıyla şüpheli işlem bildirim rehberi hazırlandı.

Bu faaliyetler sonucunda 2006 yılının ilk on bir ayında şüpheli işlem bildirim sayısı 868'e ulaşırken, aynı ayda yüzde 136'lık bir artış sağlanmış oldu. Yine, yükümlülük denetimi faaliyetleri çerçevesinde 2005, 2006 yıllarında 30 banka, 11 sigorta şirketi, 257 yetkili müessese, 104 aracı kurum olmak üzere, toplam 402 yükümlü denetlenmiş oldu. Ayrıca, cumhuriyet savcılığına 26 adet suç duyurusunda bulunuldu.

Değerli arkadaşlar, ülkemiz, vergileme alanında kapsamlı bir yeniden yapılanma süreci içerisinde bulunuyor. Türkiye'de, biliyorsunuz en önemli husus -bizden önce- vergileri toplayamamak- tı. Şimdi, Gelir İdaresiyle ilgili... Gelir İdaresi Başkanlığımız var bizim. Bu Gelir İdaresi Başkanlığı bizim Hükümetimiz zamanında kuruldu. Yıllardan beri söyleniyordu: "Gelir idaresi başkanlığı ne zaman kurulacak, ne zaman reform yapılacak?" Çünkü, vergilerin toplanması için üç sacayağı var. Bunlardan bir tanesi mevzuattır. İyi bir mevzuat olmadıktan sonra vergi toplayamazsınız. İkincisi, iyi bir vergi idaresi olmadıktan sonra etkin bir vergi denetimi, etkin bir vergi toplama işini yapamazsınız. Üç, iyi bir vergi denetimi olmadıktan sonra, yine vergideki etkinliği sağlayamazsınız. O bakımdan, biz bunu üç ayak hâlinde bütün reformlarımızı yapmaya gayret ettik.

Bir defa, geldiğimiz zaman, memleketimiz ağır bir ekonomik krizden geçmişti. Herkesin vergi borcu vardı. Vergi idaresiyle herkes mahkemelik duruma düşmüştü. Çünkü, ödeyecek hâlleri kalmamıştı.

Biz geldiğimizde, bir defa, o nereden buldun falan o kanunları tamamen kaldırdık, vergi barışı getirdik. Vergi barışıyla binlerle dosya, raflarda olan binlerle dosya, bir defa, tamamen, karşılıklı olarak devletin uzattığı ele vatandaşlarımız da el verdiler ve vergi barışı suretiyle, hem onlar dertlerden, sıkıntılardan, mahkemelerden, ihtilaflardan kurtuldular -binlerce vatandaşımız, binlerce mükellefimiz- hem de devletimiz onları boşu boşuna takip etme işleminden kurtuldu ve devletin kasasına da, 4,7 milyar YTL para girdi. Bundan dolayı, ben, bütün vatandaşlarımıza ve mükelleflerimize, buradan bir kere daha teşekkür ediyorum. Yani, bu millet isterse, değerli arkadaşlar, bu millet isterse, vergisini de tam olarak öder, isterse, bu bütçesini de, bu milleti başka yerlere muhtaç etmeyecek bir hâlde tutar. Şimdi, devletle milletin kaynaşmasının önemli neticesi budur.

Ben, şimdi Maliye Bakanı olarak bakıyorum, Maliye Bakanı olarak bizim hiç kimseye ihtiyacımız yok. Bu milletin en büyük dostu kendisi. Kendinden başka da hakiki dostu yoktur. Bunu böyle bilmek lazım. O zaman, bu milletin kendi ayağı üstünde durabilmesi için bu vergilerini tam olarak ödeyip, bizi, bu milleti, bu devleti kimseye muhtaç etmemesi lazım. İşte, bu Hükümet bunu becerdi, bu Hükümet, bunu sağladı.

ALİ ARSLAN (Muğla) - Kayıt dışı ne kadar Sayın Bakan? Kayıt dışı rekor kırdı döneminizde.

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Şimdi, değerli arkadaşlar, biz, ayrıca bir iş daha yaptık. Bu gelirler artarken bizde, toplam gelirler artarken, biz vergilerin nispetlerini düşürdük, vatandaşın üzerindeki yükü düşürdük. Mesela, kurumlar vergisi ilk geldiğimizde yüzde 33'lerdi hatırlarsınız, yüzde 20'lere düşürdük bunu. Kurumlar vergisi ve dağıtılan vergiler toplamı yüzde 65'ti vergiler ve OECD'nin en yüksek vergi alan ülkeleri içindeydik biz. Şimdi, bunları biz yüzde 35'lere düşürdük. 65 nerede, 35 nerede? Biz bunları indirdik, bizim vergilerimiz arttı, topladığımız vergiler arttı. "At binenin, kılıç kuşananın" demişler, böyle... (AK Parti sıralarından alkışlar)

Biz, Hükümet olarak vergileri düşürüyoruz, bizim vergi gelirlerimiz artıyor. (CHP sıralarından gürültüler) Ama, ne olmuş? Bakın, ben size söyleyeyim: OECD ülkeleri arasında en düşük beş ülkenin arasına girdik. Yani, vergisi en düşük beş ülkenin arasına girdik.

İZZET ÇETİN (Kocaeli) - Rüyanı anlatmıyorsun değil mi Sayın Bakan? Bu gördüklerin, anlattıkların rüya değil!

GÖKHAN DURGUN (Hatay) - Sen Türkiye'yi mi anlatıyorsun, başka yeri mi anlatıyorsun?

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Tabii, siz, Türkiye'de dolaşmıyorsunuz ki, sizin kafanız başka yerlerde, başka yerlerde sizin.

GÖKHAN DURGUN (Hatay) - Biz buradayız da, siz burada değilsiniz. Başbakanın da, sizin de Türkiye'ye uğradığınız yok.

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Sizin şeyiniz, sizin kafanız başka yerde, sineyimillet mi, başka yer mi, bilmiyorum ki, anlayamadım ben yani, onu da pek kafam şey etmez. (AK Parti sıralarından gülüşmeler)

Şimdi, değerli arkadaşlar, ama, biz bu tarihte ne yaptık? Şimdi, kayıt dışı, evet, kayıt dışı fevkalade önemli. Şimdi, bizim zamanımızda, biz geldik, o da mükellef, bu da mükellef. Bir baktık, bazıları ölmüş, hiç alaka kalmamış, şu olmuş, bu olmuş, bir defa onları temizledik.

Ondan sonra, bizim zamanımızda, 330 bin kişi yeniden mükellef oldu. Taban artıyor, vergi tabanı tabana yayılıyor.

HÜSEYİN ÖZCAN (Mersin) - 189.301 iş yeri kapatıldı!

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Bunların içerisinden 170 bin tanesini, bizim elemanlarımız... Vergi dairesinin yolunu falan bilmiyor adam, 170 bin çalışıyor ama hiç kaydı kuydu yok. "Gel bakalım" dedik, onları bulduk tek tek. 170 bin kişiyi, biz, tespitlerimiz ve kontrollerimiz sayesinde yeni vergi mükellefi yaptık.

MAHFUZ GÜLER (Bingöl) - Bravo.

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Yeni vergi mükellefi yaptık, vergi tabana yayıldı ve dolayısıyla, bakınız, şimdi, hem bunları yaptık hem mali disipline riayet ettik, bu milletin parasına sahip çıktık hem de hizmetlerimizi artırdık, halka olan hizmetlerimizi artırdık. Nasıl hizmetlerimizi artırdık? Bir defa bir örnek vereceğim; Bizden önceki 2002 yılının bütçesi 98 milyar YTL'ydi, bizim şimdi bu 2007 bütçesi 204 milyar YTL. Yani, millete hizmetin bedeli. Sadece sağlıkta, sadece sağlıkta, biz geldiğimizde 9,9 milyar YTL sağlık masrafı yapılıyordu, biz, şimdi 25 milyar YTL yapıyoruz.

İZZET ÇETİN (Kocaeli) - Eczanelerin alacağı ne kadar Sayın Bakan?

ALİ ARSLAN (Muğla) - Hastane paralarına el koydunuz!

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Herkes şimdi eczanelerden paşa paşa, güzel güzel, rahat rahat, gidip ilaçlarını alıyor. Eskiden milleti sokuyordunuz kuyruklara, kuyruklarda bekle Allah... Adam hasta ya; hasta adam, bir de kuyrukta bekle.

GÖKHAN DURGUN (Hatay) - Şimdi, beklemiyor mu kuyrukta?

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - İki gün kuyruk, sonunda da "Yok senin ilacın."

GÖKHAN DURGUN (Hatay) - Hastaneleri sen görmedin galiba Sayın Bakan?

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Bu millete böyle eziyet çektiriliyordu. Bizim Hükümetimiz zamanında, bu millet, artık rahat gördü, rahat yüzü gördü, insan gibi muamele görüyor insan. (AK Parti sıralarından alkışlar) Bunu bilin, bu Hükümetin kıymetini bilin. Burada, çıkıp, beyazı nasıl kara göstereceğiz, onu yapmaya gayret edeceğinize, yani bu millet adına şu Hükümete bir teşekkür edin ya! Ama, siz etmeseniz de millet ediyor.

GÖKHAN DURGUN (Hatay) - Millet başka bir şey ediyor, başka bir şey!

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Göreceğiz. Değerli arkadaşlar, âdet yerini bulsun diye bir de bazı rakamlar vereyim size. Biz, 2007 bütçemizi 204 milyar olarak tahmin ettik. Buradan, gelirler olarak da, 173,9 milyar vergi gelirleri, 26,3 milyar YTL vergi dışı gelirler alacağız. Özel bütçeli idarelerin öz gelirleri 3,3; düzenleyici, denetleyici kurumların vergileri de 0,7 milyar YTL olacak. Toplam net genel bütçe geliri 184,3 milyar YTL.

Şimdi, bir de değerli arkadaşlar, bu sefer pek olmadı, ama, yukarıda, Plan ve Bütçede olmuştu, belki bundan sonraki konuşmalarda olur; dolaylı vergiler, dolaysız vergiler, ikide bir gelirler, derler ki: Dolaylı vergiler çok arttı, Avrupa'da şöyle, işte, OECD'de böyle. Değerli arkadaşlar, oradaki dolaylı vergilerin hesaplanmasıyla, dolaysız vergilerin, bizdekiler ayrı. Onlar, sosyal sigorta primlerini de dolaysız vergilerin içine koyuyorlar, dolayısıyla, oranlar değişik çıkıyor. Şimdi, ben de dedim ki: Koyun onları da içine, bakalım bizimki ne çıkıyor? Bizimki de, koyduğunuz zaman, dolaysız vergilerin payı yüzde 49 oluyor...

MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin) - Eskiden nasıl hesaplanıyorsa o yöntemle hesaplayın Sayın Bakan.

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Efendime söyleyeyim, dolaylı vergilerin de yüzde 51 çıkıyor. Şimdi, hiç öyle değil yani, göründüğü gibi değil. Ayrıca, yüzde 30'du şeyde de, OECD ülkeleri içerisindeki vergiler de 31,6; onlar da 33'e doğru çıkıyor. Şimdi, dolayısıyla, bütün maliye literatüründe veyahut da dünya maliye tarihinde, artık, bir değişim söz konusu. Gelirler arttıkça ve gelir dağılımı içerisindeki dağılım daha adaletli hâle geldikçe dolaylı vergilere daha önem veriyorlar. Bütün ülkelerde, bakınız, bütün ülkelerde kurumlar vergisini düşürüyorlar, gelir vergisini düşürüyorlar. Neden? Yabancı sermayeyi daha fazla çekmek için, bir de yatırım yapacak olan müteşebbisin önündeki vergi engellerini kaldırmak için.

TUNCAY ERCENK (Antalya) - Siz yatırım indirimini kaldırdınız; kurumlar vergisini indirdiniz, yatırım indirimini kaldırdınız; nasıl oluyor bu?

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Onun için, harcamalarda mesela, bizim şimdi indirdiğimiz bazı KDV oranları, Avrupa'da çok daha yüksek, çok daha fazla. Şimdi Bulgaristan Maliye Bakanı geldi, dedi ki: Biz her şeyde yüzde 15 yapıyoruz. Suda da mı yüzde 15? Evet. Ekmekte de mi yüzde 15? Evet. İlaçta da mı? Evet. Hepsinde yüzde 15 yapıyoruz, dedi.

MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin) - Eyvah, bunu duyunca ekmeğin KDV'sini artırmayın Sayın Bakan.

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Şimdi, bizde öyle değil tabii, bizde öyle değil. Ama, bizde bir şey var, ona dikkat etmemiz lazım.

MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin) - Ekmeğin KDV'sini artırmayın da.

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Şimdi, bu bütçe var ya, elimizdeki bütçe, konuştuğumuz, günlerden beri konuştuğumuz ve yarın da inşallah son konuşmalar yapılıp da oylayacağımız bütçe, işte o bütçenin açık vermemesine çok dikkat etmemiz lazım. O faiz dışı fazla fevkalade önemli. Şimdi, buna dikkat etmezsen ne oluyor? İşte son, yüzde 10'un üzerinde bütçe açıkları çıktı Macaristan'da, getirmedik vergi bırakmadılar; mecbur, başka çareleri yok. Koskoca Almanya bile, bütçe açığını önleyebilmek için, KDV oranlarını orada 3 puan daha artırdı. Biz indiriyoruz... Bakınız şimdi, Hükümetimizin durumunu takdirlerinize arz ediyorum. Biz vergilerimizi indiriyoruz. Tekstilde indirdik mi? İndirdik. Deri eşyalarında indirdik mi? İndirdik. Sağlıkta indirdik mi? İndirdik. İlaçta indirdik mi? İndirdik.

ALGAN HACALOĞLU (İstanbul) - Niyet mektubunda ne yazıyor?

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Gıdada indirdik mi? İndirdik. Millî eğitimde indirdik mi? İndirdik. Hepsinde indirdik. (AK Parti sıralarından alkışlar)

GÖKHAN DURGUN (Hatay) - Senin adın indirene çıktı zaten!

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - İndirdik mi bindirdik mi?

GÖKHAN DURGUN (Hatay) - Sen indirensin zaten!

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - İndi mi bindi mi? O kadar. (AK Parti sıralarından alkışlar) İndi, indi... Uzun lafın kısası, vergi yükünü indiriyoruz.

GÖKHAN DURGUN (Hatay) - Senin adın "indiren Kemal" olacak!

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Zaten bu topladığımız paraların da turşusunu kurmayacağız. Ne kadar fazla kayıt dışından da gelince, indirmeye de devam edeceğiz, bunu herkes de bilsin, vatandaşa dağıtacağız. Biz vatandaşa hizmet için gelmişiz, niyetimiz bu, bunun için gelmişiz.

İZZET ÇETİN (Kocaeli) - Keseni doldurmak daha önemli gibi geliyor bana, pastörize yumurtadan.

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Herkes kendini kendi gibi biliyor! Ne yapalım? Aynaya bakın, aynaya!

İZZET ÇETİN (Kocaeli) - Ben hiç ticaretle uğraşmadım, yumurta ticareti yapmadım.

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Aynaya, aynaya, aynaya! Sayın Başbakanımız öyle dedi "Aynaya bak aynaya!" O kadar.

İZZET ÇETİN (Kocaeli) - Aynaya bak aynaya! Neyi göreceksin? Herkes bir baksın aynaya!

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Şimdi, değerli arkadaşlar, bakınız, Maliye olarak yaptığımız, vatandaşımız daha önce gidiyordu -yahu, para ödeyecek, para- diyor ki: "Ey devlet, ben para kazandım, ondan da vergi ödeyeceğim, bu vergimi de buyur al." Onu vermek için kuyrukta bekliyor adam ya!

MAHFUZ GÜLER (Bingöl) - Üç gün gidip geliyor!

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Üç gün gidip geliyor, doğru. Üç gün gidip geliyor.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Trabzon) - Ne zaman bekliyordu Sayın Bakan?

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Kuyruk, kuyruk, kuyruk. Ondan sonra ter içerisinde...

MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin) - Ne zaman bu?

GÖKHAN DURGUN (Hatay) - Şimdi, siz ayağına kadar götürüyorsunuz!

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Ben o kuyrukta bayılanları biliyorum. Vakti zamanında ben de o kuyrukta bekleyenlerdendim.

İZZET ÇETİN (Kocaeli) - Fırsat kolluyordun sen o zaman, ne kuyruğu?

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Şimdi, biz, bir şey getirdik...

GÖKHAN DURGUN (Hatay) - Naylon faturadan dolayı mı?

MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin) - Sayın Bakan patron olmadan önceki dönem. Çok eski yani!

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Şimdi, biz öyle bir sistem getirdik ki...

Yalnız bir şey var, onu da söyleyeyim: Bu sistemin başlangıcı da, VEDOP projesinin başlangıcı, VEDOP-1 bizden önce başladı, onlara da teşekkür ediyorum ha. Neyse, hakkını verelim. Şimdi, biz bunu geliştirdik, VEDOP-2 kurduk, şimdi VEDOP-3 oluyor. Şimdi, vatandaşımız oturduğu yerden düğmeye basıyor, pıt, beyanname gitti. Oturduğu yerden... Şimdi, vergi dairesine gitmiyor, zaman harcamıyor, para harcamıyor, efendim, trafiği sıkıştırmıyor.

AHMET IŞIK (Konya) - Zaman ekonomisi.

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Efendime söyleyeyim, kâğıt bilmem ne harcama şeyleri yok, düğmeye bastı, beyanname gitti. Böyle, 18 Aralık tarihi itibarıyla 44 mil- yon 402 bin beyanname bu yolla alınmış. Bu büyük bir şey. Ben, doğrusu hizmeti geçen bütün arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Sağ olsunlar. Bu fevkalade önemli.

Şimdi, beyannameyi veriyor, parayı ödeyemiyordu eskiden. İşte, parayı, yok bankada gözüküyor... Şimdi, onda da bütün işlemler yapıldı, yine düğmeye basıyor, para da gitti.

Şimdi, bir şey daha getirdik "e-mükellef" diye. Mükellef gidiyor, bazıları, tam yurt dışına çıkacak, "senin yasağın var" diyorlar. Allah Allah, adam, şimdi, bu kadar gittiğine mi yazık olsun, bir de yanında arkadaşları var, onlara ayıp oluyor, dışandakilere ayıp oluyor filan. Şimdi artık, herkes düğmeye basıyor, kendi durumunu öğreniyor. Borcu mu var, alacağı mı var, yurt dışına çıkış yasağı mı var, başka işi mi var; şimdi, herkes tak diye hemen bu şeyden line'a giriyor; tak diye öğreniyor. Bu derece önemli oldu.

GÖKHAN DURGUN (Hatay) - Ne kadar büyük bir iş, ne önemli bir iş!

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Şimdi, bu derece çok şeyler getirdik mükelleflere ama, şimdi, yine, biz de düğmeye basıyoruz, o mükellef ne yapmış ayna gibi çıkıyor karşımıza.

TUNCAY ERCENK (Antalya) - Basıyorsun düğmeye af geliyor.

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Bas düğmeye al neticeyi. Tabii, bu kadar basit.

Bak, öğrendiniz değil mi? Tamam, çok güzel.

TUNCAY ERCENK (Antalya) - Bas düğmeye af gelsin. Kaçakçılık affı da gelsin.

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Şimdi, böyle düğmelerle, o zaman da yanlış yapan binlerce de mükellef karşımıza çıkıyor tabii. Onların da denetimi ona göre yapılıyor artık.

GÖKHAN DURGUN (Hatay) - Böyle düğmelerle iş gidecek!

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Denetim, hani dedik ya, bir ayağı da güçlü bir denetimden geçer. O güçlü denetim de artık kuruldu. Şimdiye kadar bir veri tabanı yoktu. O veri tabanı buraya gerçekleşti. Bütün artık, mükelleflerin nüfus kâğıdı numarası, hüviyet numarası mükellef numarası oldu. Hiç, tekrar, gidip de mükellef numarası alayım da, uğraşayım da, üç gün bekleyeyim yok.

TUNCAY ERCENK (Antalya) - Mükellef mi kaldı?

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Bak nüfus kâğıdına, o senin mükellef numaran kardeşim.

GÖKHAN DURGUN (Hatay) - Kepenk kapatıyorlar.

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Bu kadar basitleşti.

TUNCAY ERCENK (Antalya) - Çiftçi iflas etti. Esnaf iflas etti. Mükellef kalmış, ne mükellefi?

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Şimdi, ben size yapılan incelemelerin neticelerini fazla vaktinizi almamak için söylemiyorum.

Maliye olarak, değerli arkadaşlar, bir emanet aldık üstümüze. O emaneti layıkıyla yerine getirmenin gururuyla karşınızda bulunuyorum. Alnımız ak, başımız diktir. Milletimize hizmetimiz tamdır arkadaşlar. (AK Parti sıralarından alkışlar) Ve bu hislerle, bu duygularla 2007 yılının bütçesini size arz ediyorum.

TUNCAY ERCENK (Antalya) - Şu dokunulmazlığı da bir kaldırıverin Sayın Bakanım.

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Şimdi, kısaca Özelleştirme Başkanlığının da bütçesine geleyim.

Değerli arkadaşlar, özelleştirme, en büyük reformlardan bir tanesidir ülkelerin ekonomik hayatında. Yapısal reformlar dediğimiz reformlardan bir tanesidir. Ülkede birçok başarılar elde edebilir- siniz, fakat yapısal reformlar yapmazsanız, o başarıları kalıcı hâle getiremezsiniz. Vergi reformu yapacaksınız, bankacılık reformu yapacaksınız, adalet reformu yapacaksınız, özelleştirme yapacaksınız, bunlar fevkalade önemlidir.

MAHFUZ GÜLER (Bingöl) - Sosyal güvenlik...

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Sosyal güvenlik reformu yapacaksınız. Diyorum ya, say say bitmiyor. Onun için, kusuruma bakmayın, yani, bazılarını söyleyemiyo- ruz, onun için kusuruma bakmayın.

Şimdi, bu özelleştirme, 1980 yıllarından beri Türkiye literatürüne girdi, ekonomi literatürüne girdi. Özelleştirme yapmamız lazım. Daha o zamandan, birçok millet başladı ve onlar bitirdiler özelleştirmelerini ve maalesef, eskiden demirperde gerisi ülkeler derdik, onlar bile bitirdiler.

Şimdi, biz, söyle, konuş, konuş... Özelleştirme şöyle özelleştirme böyle, falan, yirmi seneyi aşkın bir zaman yahut yirmi seneye yakın bir zaman, yapıla yapıla 8 milyar özelleştirme yapıldı. Bizim ekonomi politikalarının önemli bir ayağı özelleştirme. Bunu, daha Parti Programı'nda anlattık. Partiyi kurarken dedik ki, biz bunları yapacağız. Hükümet olduk. Hükümet Programı'nda da söyledik ve işe başladık, hızlı bir özelleştirme yapma mecburiyetimiz vardı.

İZZET ÇETİN (Kocaeli) - Ofer ne demişti, Ofer?

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - O azmimizi belirtebilmek için, o kararlılığımızı belirtebilmek için, biraz da halktan gelen tarafımız da olduğu için, babalar gibi satarız dedik yani, kötü mü ettik ya. Yani, şimdi...

İZZET ÇETİN (Kocaeli) - Ofer ne demişti?

GÖKHAN DURGUN (Hatay) - Kendi babanın malı değil ki sataşın, milletin malı.

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Şimdi, arkadaş, biz dört yılda 18 milyar dolar özelleştirme yaptık; bu milletin kasasına girdi. Bu para, bu devletin kasasına girdi.

MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin) - Yani, milletin malını sattınız Sayın Bakan.

GÖKHAN DURGUN (Hatay) - Sayın Bakan, nerede o para?

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Şimdi, bir sürü, tabii, laflar ediliyor. Ben size bir şey soracağım.

MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin) - Milletin malını sattınız.

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - O kadar açık ve şeffaf yaptık ki, özelleştirme ihalelerine girip de, benim hakkım yendi diyen bir kişi duydunuz mu arkadaşlar ya, bir kişi duydunuz mu?

MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin) - 14,76'lar ne oldu?

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Bu muhalefetten başka bir kişi duydunuz mu? (AK Parti sıralarından alkışlar)

İZZET ÇETİN (Kocaeli) - Balıkesir SEKA'yı kime verdin, kaça verdin?

MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin) - 14,76 ne oldu?

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - İhaleye giriyor adam, "ya, benim hakkım yendi ya, bu ihalede" desin bir kişi, çıksın. Yok.

İZZET ÇETİN (Kocaeli) - Anlat, anlat, TÜPRAŞ'ı da anlat.

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Televizyonlarla bütün milletin huzurunda yapıyoruz.

MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin) - Yüzde 14,76 TÜPRAŞ hissesi nasıl satıldı Sayın Bakan? Duyan yok.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Bakan, konuşmanızı tamamlayın lütfen.

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Tamam Sayın Başkanım.

İZZET ÇETİN (Kocaeli) - Ofer'le, Oger'le nasıl görüştünüz? Kimin uçağıyla gittiniz?

GÖKHAN DURGUN (Hatay) - Kimin uçağına bindin?

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Ne derler? İşte, eremediği üzüme koruk derlermiş yani. Derler işte, diyorlar ne yapalım? Ama, o şunu desin, bu bunu, kim ne derse desin, bizim alnımız açık.

MUSTAFA ÖZ YÜREK (Mersin) - Biz demiyoruz, mahkeme diyor, mahkeme.

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Bu özelleştirmeyi de hakikaten babalar gibi yaptık. Yaptık yani, ne yapalım, yapıyoruz.

Değerli arkadaşlar, bir de ilgili Bakanlık olduğumuz için Kamu İhale Kurumu bütçesini de size kısaca anlatacağım. Ondan sonra da huzurlarınızdan ayrılacağım.

MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin) - Hatay kararından da bahsedin Sayın Bakan.

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Devamla) - Değerli arkadaşlar, Kamu İhale Kurumu, biliyorsunuz, idari ve mali özerkliğe sahip kamu tüzel kişiliğini haiz olan bir kurum. Şimdi, bunun görevleri; ihale sürecinde ilgili idarece yapılan işlemlere ilişkin şikâyetleri inceleyerek sonuçlandırma; Kamu ihale Kanunu ve Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'na ilişkin bütün mevzuatı, standart ihale dokümanlarını, tip sözleşmeleri hazırlamak; ihale ilanlarıyla ilgili esas ve usulleri düzenlemek ve bunları yayımlamak ve diğer bazı görevleri var. Şimdi, bu görevlerini şimdiye kadar layıkıyla yapmış olan bir kurumumuz. Bu Kurum, 2006 yılının ilk on bir ayında 3.039 tane şikâyet incelemiş ve sonuçlandırmış. 43.900 adet ihale ilanı yayımlamış. 7.677 adet elektronik, basılı ve ticari bülten abonesi de yapılmış.

Kurumun teklif edilen ödeneği, ödenek ve aynı zamanda elde edeceği gelir 66,3 milyon YTL olarak tahmin edilmiştir. Cari transferler harcama kalemi içindeki 5018 sayılı Kanun'un 78'inci hükmü gereği genel bütçeye gelir-gider farkı olarak aktarılacak olan 8,5 milyon YTL yer almaktadır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; iktidarımızın dördüncü yılını bitirip beşinci yılına girdiğimiz bu dönemde, mali disiplin ve güçlü bütçe yönetimi konusunda elde ettiğimiz başarı açık bir şekilde ortadadır. Bütçe açığının gayrisafı millî hasılaya oranı dört yıl gibi kısa bir sürede hayal edilmeyecek noktalara gelmiştir.

Geçtiğimiz dört yıla baktığımız zaman, sadece güçlü ve güvenilir bütçeler yapılmadı; aynı zamanda bu bütçelerin işleyişine ve uygulamasına yönelik olarak önemli reformlar geliştirildi. Uluslararası standartlara uygun bir kamu mali yönetim sistemi oluşturularak tüm kamu idarelerinin, bütçe hakkı kapsamında, Meclise hesap verme imkânı sağlandı.

Hükümetimiz, tüm sorunların üzerine cesaretle giderek diğer birçok alanda olduğu gibi bu alanda da başarıyı yakaladı. Mali yönetim sistemimizin yapısallaşmasına ve performansına çok büyük önem veriyoruz. Çünkü, biliyoruz ki cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk'ün de ifade ettiği gibi, millî egemenlik ancak mali egemenlikle mümkün olabilecektir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2007 yılı bütçesi ülkemiz ve milletimize hayırlı olsun. Yaptığınız yoğun ve yorucu çalışmalar için Hükümetim ve şahsım adına sizlere tekrar teşekkür ediyor, hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum. Sağ olun. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Kemal Unakıtan (AK Parti, İstanbul). “2007 yılı merkezi yönetim bütçesi kanun tasarısı (maliye bakanlığı, kamu ihale kurumu, gelir idaresi başkanlığı, özelleştirme idaresi başkanlığı, gelir bütçesi) 15.tur”. TBMM Genel Kurulu, 42. Birleşim tutanağı, 24 Aralık 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kemal-unakitan-22-2006-12-24-2007-yili-merkezi-yonetim-butcesi-kanun-tasarisi-maliye-bakanligi-ka (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c142/b042/tbmm221420420331.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
