# Bazı varlıkların milli ekonomiye kazandırılması hakkında kanun tasarısı (s.s.:302

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Kemal Unakıtan (AK Parti, Eskişehir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 17. Birleşim
- **Tarih:** 13 Kasım 2008
- **Gündem:** BAZI VARLIKLARIN MİLLİ EKONOMİYE KAZANDIRILMASI HAKKINDA KANUN TASARISI (S.S.:302
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/kemal-unakitan-23-2008-11-13-bazi-varliklarin-milli-ekonomiye-kazandirilmasi-hakkinda-kanun-tasaris

> Kemal Unakıtan (AK Parti), 13 Kasım 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 17. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI VARLIKLARIN MİLLİ EKONOMİYE KAZANDIRILMASI HAKKINDA KANUN TASARISI (S.S.:302); konuşma 626 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Eskişehir) – Teşekkür ederim.

Şimdi, tabii, dışarıdan para gelirken bu kanun gereğince, şu para, bu paradır diye bunu yaftalamamız, bunu isimlendirmemiz mümkün değildir. Neden? Herhangi elinizde bir veri olduğu zaman onu değerlendirirsiniz, veri olmadığı zaman boş yere kimseyi suçlamanız mümkün değildir ve burada, gelen paralarla da biz bir inceleme yapmayacağız, biz soruşturmayı yapmayacağız diye kanunda da söylüyoruz. Vergi tarhiyatı da yapmayacağız, diyoruz bunlarla ilgili. Neden? Bunun dışarıdan gelebilmesi için de bir teşvik unsurunun olması lazım. Korkutucu unsuruyla dışarıdan kimseden para isteyemezsiniz, getiremezsiniz. Ama, bu, kaynağı itibarıyla veyahut da sonradan gelip de “Yahu bu gelen para falandır.” diye bir ihbarlar neticesinde olursa ona da bakılır tabii ve biz burada açık açık söyledik; biz uyuşturucu parası istemiyoruz, biz terör parası istemiyoruz, biz silah kaçakçılığı parası istemiyoruz, biz rüşvet parası istemiyoruz, biz bankaların içini boşaltanların parasını istemiyoruz. Bununla ilgili varsa getirmesinler bize. Bunu da açık açık söylüyoruz, kanunen de söylüyoruz. Bir şey varsa üzerine de gideriz, onu da söylüyoruz. Ama daha gelirken “Senin adın Ahmet, sen bilmem necisin...” Olmaz böyle şey! Bir insanın önce eğer delili olmazsa, efendime söyleyeyim, o konuda deliller olmazsa kimseyi suçlamanız mümkün değildir; onu böylece belirtiyorum.

Sayın Genç “Garanti kapsamına alınan alacaklar ne kadardır?” diyor. Bir defa bu kanunun 2’nci maddesindeki durum… Bir, biz kimseye şu anda bu kanunla bir garanti vermiyoruz. Zaten garanti verilmeye kalkıldığı zaman da alacaklara garanti verilmez, mevduata garanti verilir. Mevduat başkadır, alacaklar başkadır. Özel sektörün şu kadar borcu var, onun borcu var, bunun borcu var, o ayrı bir mesele. Herkes kendi borcunu ödeyecek. Ama, burada bizim yapmış olduğumuz şey: Daha fonda olan bu yetkiyi biz Hükûmete alıyoruz, iki yıllığına Hükûmete alıyoruz. Bizim yaptığımız buradaki o ve bundan sonra Hükûmet gerek görürse, gerek görecek mi, görmeyecek mi, ne kadar gerek görecek, ne kadar yapacak, ne kadar yapmayacak ona Hükûmet karar verecek. Yani bunun yetkisini biz Hükûmete veriyoruz. Garanti, mevduata garanti meselesi de Hükûmetin takdirinde.

Peki, soruyor Sayın Genç: “Neden Hükûmete verdiniz bunu?” Şimdi, bunlar, bu gibi yaşadığımız bu zamanlar normal zamanlar değil. Böyle zamanlarda bu yükümlülüğü üstüne alabilecek Hükûmettir. İkincisi: Pratik olarak hemen birden hareket edebilecek de Hükûmettir. Yoksa biz birtakım bürokrasi içerisinde çabucak almamız gereken kararları, uzun zamanda alabilirsek veyahut da tamamen her şeyi bürokratların üzerine yıkarsak bunun altından kalkılmaz o bakımdan Hükûmet bu sorumluluğu alıyor ve bu kanunla da Hükûmet bir sorumluluk almış oluyor. O sorumluluğu icabında yerine getirecektir; gerektiği zaman, gerektiği şekilde.

Sayın Uzunırmak, kişi başına harcamaları ve kişi başına geliri söylüyor. Hepinizin bildiği gibi bizim Türkiye İstatistik Kurumumuz vardır. Bu Kurumumuzda, otururlar, efendime söyleyeyim kişi başına millî geliri hesaplarlar, efendime söyleyeyim Devlet Planlama Teşkilatı da bu konuda çalışır, kişi başına düşen millî geliri, harcamaları hepsini tespit ederler ve bunu da kamuoyuyla paylaşırlar. Ee, şimdi buraya artı bir değer geldiğinde bu kişi başına düşen geliri arttırır mı? Şimdi, dışarıdan adamın parası gelirse o parasını da sermayesini kuvvetlendirmek için veyahut da ekonomik durumunu kuvvetlendirmek için kullanıp da aktiflerini arttırdığı zaman tabii ki Türkiye’nin serveti artar. Türkiye’nin serveti arttığına göre de hesaplamalara yansır, müspet olarak da yansır. Bu da gayet normaldir. Türkiye’nin, Türklerin olan, Türk milletinin olan serveti, burada daha reel, daha iyi, daha gerçekçi olarak da hesaplanmış olur. Türkiye’nin de faydasına olan bir şeydir. Türkiye’nin borçlarının daha az olması…

ALİ UZUNIRMAK (Aydın) – Onu sormuyorum. Şu anda Türkiye’de olan kayıt dışı paranın kayıt altına alınmasını sağlıyorsunuz yasanın gerekçesinde, maddesinde.

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Eskişehir) – Evet.

ALİ UZUNIRMAK (Aydın) – Kayıt dışında dolaşan paranın kayıt altına alındığında tekrar bir sanal büyüme rakamı çıkıyor karşımıza.

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Eskişehir) – Çıkmaz… Çıkmaz… Büyüme öyle sanal olmaz. Olmaz… Olmaz…

Şimdi, bakın, o hesaplamalara bakarken, Türkiye’nin millî geliri hesaplanırken kayıt içi, kayıt dışı hepsi beraber hesaplanıyor veyahut da Türkiye’deki istihdam hesaplanırken hepsi hesaplanıyor onların. Hesaplamalar o şekilde yapılacağı için tekrar bir daha ilaveten başka bir şey çıkmaz.

---

**Kaynak gösterme:** Kemal Unakıtan (AK Parti, Eskişehir). “Bazı varlıkların milli ekonomiye kazandırılması hakkında kanun tasarısı (s.s.:302”. TBMM Genel Kurulu, 17. Birleşim tutanağı, 13 Kasım 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kemal-unakitan-23-2008-11-13-bazi-varliklarin-milli-ekonomiye-kazandirilmasi-hakkinda-kanun-tasaris (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
