# Sporda şiddet ve düzensizliğin önlenmesine dair kanun tasarısı hakkında (s.s.646)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Kemalettin Göktaş (AK Parti, Trabzon)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 85. Birleşim
- **Tarih:** 31 Mart 2011
- **Gündem:** SPORDA ŞİDDET VE DÜZENSİZLİĞİN ÖNLENMESİNE DAİR KANUN TASARISI HAKKINDA (S.S.646)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/kemalettin-goktas-23-2011-03-31-sporda-siddet-ve-duzensizligin-onlenmesine-dair-kanun-tasarisi-hakkind

> Kemalettin Göktaş (AK Parti), 31 Mart 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 85. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SPORDA ŞİDDET VE DÜZENSİZLİĞİN ÖNLENMESİNE DAİR KANUN TASARISI HAKKINDA (S.S.646)); konuşma 1.097 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

KEMALETTİN GÖKTAŞ (Trabzon) – Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; hepinize saygılar sunuyorum.

İnsanlar eğlence için, stres atmak için zaman zaman sinemaya gider, tiyatroya gider, maça gider ve bu yasayla ilgili de, maçlara gitmenin sonucunda birtakım şiddet olaylarının meydana gelmesiyle ve bu olayların engellenmesiyle ilgili bir düzenleme getiriyor. Tabii, bu yasayı konuşurken spordaki birtakım sıkıntıları da dile getirmek gerektiğini ben düşünüyorum.

İnsanlar zaman zaman maçlara gittiğinde zevk alarak dönerler, eğlenerek dönerler ama bazen de eğlenme yerine büyük bir stres içinde döndüklerine de şahit oluyoruz. Dünya Kupası maçlarını hep beraber seyrettik, izledik burada, zaman zaman muhalefet ve iktidar kulislerinde hep beraberce izledik. Oradaki maçlarda, arkadaşlar, ne kadar güzel bir maç heyecanı vardı. O insanların nasıl mutlulukla, heyecanla tezahüratlara katıldıklarına, “vuvuzela” denen yerel çalgılarıyla beraber eğlendiklerine, stadı âdeta bir festival havasına dönüştürdüklerine hep beraber şahit olduk ve gerçekten de, değerli arkadaşlar, ben bundan çok keyif aldım, gıptayla baktım o insanlara. Acaba, bizim ülkemizde biz bu şekilde bir maç seyredemez miyiz, yani işte “A takımının taraftarı, B takımının taraftarı bir arada bu maçı seyredemez miyiz?” diye hep zaman zaman aklımdan geçmiştir. Tabii, oralarda bu mağlubiyet ve galibiyet kültürünün biraz daha ileri düzeyde olduğunu düşünüyorum. Bizde de zaman zaman bu kültürün daha çok gelişeceğini ve bir gün belki aynı düşüncede, festival içinde maçları seyredebileceğimizi ben düşünüyorum.

Değerli arkadaşlar, bizim, şimdi, maçlarda şiddete vesile olan olayları da bir değerlendirmemiz lazım. Yani, biz şu anda, spordaki şiddetin önlenmesiyle, düzenlenmesiyle ilgili bir konuyu görüşüyoruz. Evet, stattaki düzensizliği konuştuğumuz zaman stadın dışındaki düzensizliği de, o masa başı oyunlarını da görüşmemiz, konuşmamız lazım arkadaşlar. Bu şiddet niye oluyor, nasıl gelişiyor? Acaba bu şiddetin oluşmasında -aslında bunu derken, şiddeti yapanların yanında değiliz, onu söyleyeyim- bir tahrik unsuru var mı yok mu arkadaşlar? Buna da bakmak lazım, bunu da değerlendirmemiz lazım. Bir hakem, bir maçın kaderini etkileyebiliyor arkadaşlar. Karşımızda hakem arkadaşımız da var, bakıyor. Haklı, elbette ki insandır, hata yapabilir arkadaşlar ama bariz, duyuyoruz: “Bu sene şu takım şampiyon olacak, sen ağzınla kuş tutsan şampiyon olamazsın.”

Değerli arkadaşlar, ben, bir milletvekili olarak sahanın kenarında masayı kurup basın toplantısı yapan bir milletvekiliyim. İllallah dedik hakem hatalarından. Bir gün, bir maç sonucu, Merkez Hakem Komitesi Başkanını arıyorum, dedim: “Allah aşkına, bu Trabzonspor düşecekse düşsün, bırakın şunu ya, düşün yakasından. Ya, şu dünkü maçta penaltı verildi.” Bu penaltı hakikaten atılırken Allah’a dua ediyorum “Ya Rabbi, bunu atamasın bu çocuk, bu futbolcu bu penaltıyı atmasın.” diye, inanın içtenlikle dua ediyorum. Yani, biz yenileceğiz veya galip geleceğiz anlamında değil bu duam, korkuyorum, gol olursa bir olay çıkacak, hadise çıkacak. Dedim: “Ya, şimdi Merkez Hakem Komitesi Başkanı olarak sizden soruyorum, Allah aşkına, bu penaltı penaltı mıydı?” “Değildi.” diyor, “Haklısın, değildi.” diyor. Bu ve buna benzer birçok hatalar yapılıyor arkadaşlar.

Bakın, Beşiktaş-Trabzon maçının hakemine iki hafta maç verilmedi, geçen hafta Üçüncü Lig’den maç verildi ama bunu, bu cezayı biraz daha artırmak lazım. Biz, şiddeti yapanların asla yanında olmamalıyız arkadaşlar ama şiddete vesile olanlara da biz göz yummamalıyız değerli arkadaşlar. Çünkü takımlar, kulüp başkanları, yöneticiler, büyük fedakârlıklar yapıyor, masraf ediyorlar, futbolcu transfer ediyorlar, antrenör transfer ediyorlar, çalışıyorlar, çabalıyorlar, sahaya giriyorlar. Bu sahada, bu seyirci de, taraftar da bu takımın peşinde koşuyor. Ama gidip de o insanların emeğini çalmak, o insanlara saygısızlık yapmak gerçekten büyük bir kabahattir, büyük bir suçtur. O anlamda, bu konu üzerinde de şiddetle durmamız gerektiği kanaatindeyim.

MEHMET EMİN TUTAN (Bursa) – Hakemsiz oynatalım maçları.

KAYHAN TÜRKMENOĞLU (Van) – Yani sıkıntı hakemde mi?

KEMALETTİN GÖKTAŞ (Devamla) – Şimdi, bakın arkadaşlar, Trabzonspor birinci devre 9 puan önde.

MEHMET EMİN TUTAN (Bursa) – Ya!

AHMET YENİ (Samsun) – Trabzonspordan başka futbol takımı yok mu?

KEMALETTİN GÖKTAŞ (Devamla) – Bunlar sporumuzun konuları arkadaşlar, konu Trabzonspor değil.

MEHMET EMİN TUTAN (Bursa) – Bursaspor da 8 puan kaybetti.

KEMALETTİN GÖKTAŞ (Devamla) – Mehmet’çiğim, otur yerine, dinle beni.

9 puan önde.

AHMET YENİ (Samsun) – Fenerbahçe yok mu?

KEMALETTİN GÖKTAŞ (Devamla) – Fenerbahçenin antrenörü açıklama yapıyor, “Trabzonsporun penaltılarına bakınız.” diyor. Bu demeç yetti, bu demeç yetti arkadaşlar, oradan sonra daha bir şey yok. Şimdi, bir başka kulüp başkanı “Biz de hakem odasını mı basalım?” diyor. Arkadaşlar, bu da şiddet. Bu da şiddet, bunu neyle düzenleyeceğiz?

Şimdi, değerli arkadaşlar, şunu özellikle, yeri gelmişken söylemek istiyorum: Sporda epeyce para harcanıyor, kulüplerimiz harcıyor, Federasyonumuz harcıyor, Hükûmetimiz, hükûmetlerimiz harcıyor ama biz bugüne kadar sporda istediğimiz neticeyi alabilmiş değiliz. Yavaş yavaş kısmi başarılar sağlayabiliyoruz. Bunun için ben şöyle bir şey öneririm: Örneğin, futbolun daha gelişmesi için pilot bölgeler oluşturmamız lazım. Futbola daha yatkın olan vilayetler, iller neresiyse orayı pilot bölge yapmak üzere, futbolun gelişmesi noktasında oraya, tesisler noktasında, antrenör, teknik heyet noktasında, parasal noktada katkılar vermek lazım. Güreşte öyle, boksta öyle, basketbolda öyle, işte Erzurum’da kayak tesisi yapıldı, orada kayakta öyle ve dünyada ses getiren futbolcuları, sporcuları yetiştirmemiz lazım. O anlamda da yaptığımız bu harcamaların karşılığını bu şekilde alabileceğimiz kanaatindeyim.

Bir de diğer bir konuyu da dile getirmek istiyorum değerli arkadaşlar. Hakemler konusundan bahsettim. Hakemlerle ilgili, arkadaşlar, bunun artık profesyonelleşmesi lazım. Bilmiyorum var mıdır, hakem okulları olması lazım. Adamın mesleğinin hakemlik olması lazım. Bir öğretmenin, bir polisin -ne bileyim- bir doktorun hafta sonları statlara gitmemesi lazım. Mesleği hakemlik olan insanları hakem okullarından yetiştirmemiz lazım. Spor Akademisinin -bilmiyorum var mı o bölümü- hakem bölümünün açılması gerektiği kanaatindeyim.

Değerli arkadaşlar, yine bu da hepimizi ilgilendiriyor, ona da değinmeden geçemeyeceğim: Bu hafta da, millî maçta da bu meydana geldi, protokol krizi. Ne ise her maçta bir protokol krizi yaşanır. Milletvekili arkadaşlarımız bu krizi hep yaşıyor, hep yaşıyor, hep yaşıyoruz, kapan kapana. Bir bakarsın birisi gelir omzuna vurur “tık, tık” Ne oldu? “Burası komutanın yeri, kalk.” Allah Allah… Antalya’da maç seyrediyorum arkadaşlar, birisi geldi omzuma vuruyor “tık…” Ne var? “Burası genel müdürün yeri.” Arkadaşlar, böyle bir şey olur mu ya? Gelip elimize kapanan, bizden medet uman bir genel müdürün yaptığı şeye bakın: “Kalk, burası benim yerim, genel müdürün yeri.”

YAŞAR TÜZÜN (Bilecik) – Genel müdür olsa iyi, il müdürü diyor, şube müdürü…

KEMALETTİN GÖKTAŞ (Devamla) – Şimdi, arkadaşlar, burada özellikle Sayın Bakana sesleniyorum: Sen orada protokolde önde oturup, yanında vali, öbür yanında genel müdür… Milletvekili ne hâldedir buna bakacaksın, arkadaşlar, ayıptır bu, yakışmaz. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Bu, milletvekili arkadaşlarımıza bana göre en büyük nezaketsizliktir.

YAŞAR TÜZÜN (Bilecik) – Duymadı ama Sayın Bakan.

KEMALETTİN GÖKTAŞ (Devamla) – En büyük nezaketsizliktir.

Milletvekili arkadaşlarımız -inanın arkadaşlar- “Gittiğimde nereye oturacağım?” Ya, ikinci sıraya otursam seçmene karşı insan hesap ediyor. Bunların, bu protokol krizi denilen olayın artık bitmesi lazım. Şu milletvekili, saygın milletvekili arkadaşlarımızın burada yeri neresidir bilinmesi lazım. Yani “Ben bakanım, oturdum koltuğa, yanımda vali, yanımda genel müdür, öbürü ne olursa…” dememeli. Bakın millî maçta bu şey yaşandı, diğer maçlarda da yaşanıyor. Buna da artık son vermemiz lazım değerli arkadaşlar.

Kanunun ülkemize, milletimize hayırlı olması dileğiyle hepinize saygılar sunuyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Kemalettin Göktaş (AK Parti, Trabzon). “Sporda şiddet ve düzensizliğin önlenmesine dair kanun tasarısı hakkında (s.s.646)”. TBMM Genel Kurulu, 85. Birleşim tutanağı, 31 Mart 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kemalettin-goktas-23-2011-03-31-sporda-siddet-ve-duzensizligin-onlenmesine-dair-kanun-tasarisi-hakkind (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
